Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 7 Ocak 2019, Pazartesi

Vicdani ret gündem değiştirme mi?

Paylaş  
29
34
24

İlginç bir gündemden geçiyoruz yine. Ülkede ekonomik kriz halen en üst seviyede yaşanırken, yeni yıla % 30 zamlarla girilirken, dövizin yine zirve yapma yolunda hareketliliği sürerken ve en önemlisi de 2019 yılının birçok anlamda kötü gideceği yüksek sesle konuşulurken zaman zaman sesi yükselen vicdani retçiler bir anda gündem olmaya başladı.

Bu konuda anayasa da bir boşluk var gibi görülse de aslında hiçbir lehte ya da aleyhte bir madde yok. Öte yandan vicdani ret konusunda bir mahkeme kararı da var ortada.  İki bin lira ceza ya da 20 gün hapislik.

Peki nedir bu olup biten? Kim bu vicdani retçiler, yapmak istedikleri nedir? Önce ona bakalım.

Vicdani ret meselesi aslında yanlış bir şekilde gündeme getiriliyor. Vicdani ret hakkı talep eden vatandaşlar aslında askerliğini yapmış fakat yılda bir kez gittikleri seferberliği yapmak istemeyen kişiler.

Ama vicdani ret bu değil!

Vicdani ret tamamen askerliği yapmama hakkıdır. Şu an için verilen kavga bu değil. Öyleyse bu kavga bu gürültü neden?

Yani askerliğini yapmış bir KKTC vatandaşının yılda bir kez ve bir gün askeri seferberliğe gidip bir köşede tüm gün oturması, top kek yiyip akşam saat beşe doğru kağıdını alıp evine gitmesinin zararı nedir?

Amaç askere gitmek istememe ise verilen kavga bu değil.

Gelin Vicdani reddin tam anlamına bakalım;

“Vicdani ret, bir bireyin politik görüşleri, ahlaki değerleri veya dinsel inançları doğrultusunda zorunlu askerliği reddetmesidir. Vicdani retçiler kendilerini antimilitarist ya da pasifist olarak tanımlayabilmektedirler. Bu hakkın uygulanması ülkelere göre farklılık gösterebilmektedir. Bazı ülkeler zorunlu askerliğe alternatif olarak vicdani retçilere kamu hizmetinde bulunma olanağı sunarlar. Birey kamu hizmetini de reddederse buna "total ret" denir. Vicdani retçilere göre kendilerinin tavrı, yaşamını düşündüğü gibi sürdürmek istemenin, bütün insanlar gibi kendilerinin de en doğal hakkı olduğunu, bu meşruiyete dayalı olarak ve gizlenme gereği duymadan yaşama isteğini duyurup, bütün sonuçlarına katlanılacağı bir eylem biçimidir.[1]” https://tr.wikipedia.org/wiki/Vicdani_ret

Tanım açık. Var mı böyle bir durum bizim ülkemizde? Hayır yok!

Amaç gündem değiştirme mi?

Eğer talep edilen askerlik yapmak istemeyenlerin askere gitmeme hakkını kullanması ise bunu anlayabilirim. Bazı ülkeler profesyonel askerliğe geçmiş durumda ancak sürekli savaş tehdidi altında bulunan bir ülkede yaşıyoruz. Bunun ister idrakinde olun ister olmayın ve şu an Kıbrıs’ta profesyonel ordu sistemi yok. Yani maaşlı bir orduya sahip değiliz. Bu bir vatani görev olarak yapılıyor.

Öyleyse kimse kusura bakmasın ama ilk önce vicdani ret isterken neyi talep ettiğini öğreneceksiniz, sonrasında da buna hakkınız olmadığını bileceksiniz.

Çünkü bu hakka sahip olmamanın önemli gerekçeleri var.

Bana katılmayabilir bazı arkadaşlar ama gerçekler var ve bu yazdıklarım kesinlikle bir milliyetçilik propagandası değil.

Halen ateşkes devam ediyor

1974’de Kıbrıs bir savaş yaşadı ve ateşkes yapıldı. Halen bir çözüm bulunmaya çalışılıyor. Yani yarın sabah taraflar yeniden savaşabilir. Orta yerde imzalanmış bir anlaşma yok. 1974’ten bugüne küçük silahlı çatışmalar ve asker vurmalar yaşansa dahi sıcak çatışma gerçekleşmiş değil.

Ancak yarın sabah tek taraflı bir çatışmanın olmayacağı ve ateş kese kalındığı yerden devam edilmeyeceğini kimse garanti edemez.

Fiilen böyle bir ortam varken vicdani ret diye bir durum söz konusu olamaz. İnsanlar bunu talep edebilir ama taleplerinde haklılıkları olmaz.

Defalarca kez askerliğin kısaltılması istendi ve kısaltılabildiği kadar kısaldı. Gönül arzu eder ki askerlik tamamen kalksın ama düşünebiliyor musunuz bir ülkenin ordusu askeri olmasın. Hele hele Kıbrıs gibi her an sıcak çatışmaya gebe, birkaç yüz kilometre uzağında sürekli savaşın olduğu bir bölgeden bahsediyoruz.

Her ülkenin kuralları var uymazsanız!!

Bir ülkeyi devlet yapan yasalarıdır, nizamıdır. Nasıl ki bazı ülkelerde uyuşturucu kullanmak belli oranlara kadar serbest bırakılmış ama birçok ülke de hapislik ile cezalandırılmış ise ve herkes bundan hoşnut olsa da olmasa da kurallara uymak zorundadır, askerlik yapmayı reddetmek de bunun gibidir.

Yasalara uymazsanız cezası neyse çekersiniz. Devleti devlet yapan düzenli yaşam kurallarına sahip olması ve silahlı güçlerce korunmasıdır. Silahsız bir dünya safsatasını bir yana bırakalım lütfen. Kimse komik olmasın.

Böyle bir dünya hiç olmadı ve olmayacak.

Yok efendim ben kabul etmiyorum, reddediyorum neyse cezası da çekerim diyorsanız sizi tutan yok. Yasaları çiğnersiniz cezanızı da çekersiniz.

Nasıl ki bir vatandaş “ben anlamam bu uyuşturucuyu kullanacağım” diyorsa ceza karşılığı neyse onu da göze alarak kullanır ya da satar.

Demokrasi herkesin her istediğini özgürce yapabildiğini yönetim şekli değil, kimse karıştırmasın, bu anarşinin tanımıdır.

Demokrasi hukuk kuralları çerçevesinde özgürce yaşamaktır.

Hükümet ne yapacak?

Gelelim işin çözümüne. Hükümet oturur bir bu konuda bir yasa yapar ve derse ki vicdani retti kabul ettik yasasını meclisten geçirdik artık isteyen askere gitmeyebilir, bu ülke de kimse askere gitmez. O zaman da o bazılarının barra çektiği Türk ordusu aman kaçmasın diye ağlarsınız. Haa yok biz Türk ordusunu da istemeyiz tamamen asker sıfır olsun derseniz işte o zaman bu yasayı yapan Hükümetin de Vatan sevgisi sorgulanır, bunu isteyenin de Rum’a hizmet edip etmediği sorgulanır.

Rum tarafında askerlik bizden daha fazla iken tamamen askerden arınmış bir Kuzey Kıbrıs talep eden ve buna onay veren bir hükümetin karşılığı ancak vatan hainliğidir; kimse kusura bakmasın.

Tekrar etmekte fayda var; vicdani ret askerliği yapmış kişilerin seferberliğe gitmeme hakkı talebi değil askerlik yapmama hakkının talebidir.

Bu hükümet bu adımları atabilecek güçte ve kanaatte ise sonuçlarına da elbet siyaseten katlanacaktır.

Unutulmaması gereken bir başka önemli nokta ise zorunlu askerliğin olduğu bir ülke de bu kararın nasıl alınacağıdır.

Herkes aklını başına toplasın derim.

****************

Günün Sözü

Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin belki de gülmeden ölürsünüz.

Victor Hugo

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
7 Ocak 2019, Pazartesi
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Meclisin mesai harcayacağı en önemli ve acil konu bu vicdani red konusu mu? Bu şu demek mi oluyor?Sağlık, eğitim, trafik, uyuşturucu, ulaşım, yargıdaki yığılma, rüşvet, çevre katliamı ve daha onlarcası bir tamam çözüldü kala kala bir kaç kişinin vicdanını rahatlatma işi kaldı! Onların ki da vicdani olmaktan ziyade siyasi gibi durmakta. Harşey tamam dört başı mamur bir ülke ve bir hükümet var da ben mi haksızca eleştirmekteyim? Çok yazık meclisin halkın gözündeki saygınlığını baltalamaktan başka bir şey değil bu haller..!

YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Haziran 2019, Pazartesi    Taçoy istifa ediyor... İbre Saner'den yana
14 Haziran 2019, Cuma    UBP 'hayır' diyecek mi?
13 Haziran 2019, Perşembe    Gerildik sonra gerildik...
12 Haziran 2019, Çarşamba    Baybars etkin olamıyor...
11 Haziran 2019, Salı    Türk - Rum çatışması çıkabilir...
10 Haziran 2019, Pazartesi    Devletin itibarı sıfırlandı
7 Haziran 2019, Cuma    Polis neden güvenliği sağlayamıyor?
3 Haziran 2019, Pazartesi    İlginç ayrılıklar yaşanacak...
31 Mayıs 2019, Cuma    Savaşan: "Siyaset edep ister"
30 Mayıs 2019, Perşembe    Güvenoyu krizi çözüldü...

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Taçoy istifa ediyor... İbre Saner'den yana
Gökhan ALTINER | 17 Haziran 2019, Pazartesi
UBP 'hayır' diyecek mi başlıklı Cuma günkü yazım aldığım duyumlara göre UBP içerisini hayli karıştırmış ve oldukça ses getirmiş. Başbakan Ersin Tatar ile de kısa bir görüşme yaptık telefonda. Anladığıma göre UBP-HP ko...
UBP 'hayır' diyecek mi?
Gökhan ALTINER | 14 Haziran 2019, Cuma
Haber sitelerine dün akşam saatlerinde son dakika haberi olarak düştü Hüseyin Özgürgün ile ilgili tezkere haberi. Haberde  “Özgürgün aleyhindeki bazı iddialarla ilgili polis tarafından hazırlanan ve savcılığa iletilen...
Gerildik sonra gerildik...
Gökhan ALTINER | 13 Haziran 2019, Perşembe
Akıl en büyük sermayedir derler ama doğrudur. Allah akıl yolundan şaşırtmasın da derler o da doğrudur. Toplumun en az yarısının antidepresan kullandığını tahmin edebiliyoruz geriye kalan diğer yarısının da büyük ihtim...