Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 8 Ocak 2019, Salı

Aman asgari ücrete dikkat!

Paylaş  
21
20
19

Yeni yıla bir intihar bir şüpheli ölüm ve bir cinayet haberiyle girdik. Ocak ayının daha bugün sekizi. Üç trajik ölüm haberi var. Yeni yıla girmek ile sadece zaman merhumunun değiştiğini ancak yaşananların değişmeyeceğini yazmıştık. Öyle de oluyor.

Bir vicdani ret gürültüsüdür gidiyor. Bakalım nereden duracak bu mesele. Tek kelimeyle suni gündem, inanın ki başka bir şey değil.

Ama gelin bakalım bir ekonomiye. Hayat devam ediyor bir yandan, hayat şartları iyileşmediği gibi asgari ücret de artmadı. Zikredilen rakamlar bir taraftan da işverenleri tedirgin ediyor ve işçi azaltmaya gideceklerini söylüyorlar.

Hayat zor asgari ücret daha yukarda olması gerekiyor bunu kabul etmeyen yok ama bu maaşlar nasıl ödenecek ve işsizliği artırabileceği yönünde ciddi uyarılar var.

Bugün ayrın asgari ücrette şekillenmeler olabilir. Bakalım ne olacak ne kalacak.

Ülkemizin yetiştirdiği başarılı ve genç bir ekonomist olan Görkem Çelebioğlu ile dün yine bir araya gelip uzunca bir sohbet ettik. Görkem hem Kuzey hem de Güney’deki ekonomik yapıyı oldukça yakından izleyen ve bununla ilgili ciddi araştırmalar yapan bir ekonomist. Görkem özellikle ülke ekonomisinin ve bu ülke de dönen sıcak paranın da izlediği yolları yakından takip ediyor. Tek derdi KKTC ekonomisinin nasıl hızla kalkınabileceği meselesi.

Dünkü sohbetimizde Asgari ücreti konuştuk. Bildiğiniz gibi fakir vatandaşın tek bel bağladığı artış asgari ücret artışı. Genelde hükümet hep işveren tarafından yer alırken son zamanlarda Çalışma Bakanlığı daha aktif rol üstlenip ortayı bulmayı başarıyor.

Ancak Görkem’in asgari ücret artışı ile ilgili ilginç değerlendirmeleri oldu dün bana.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler dostumun ilgiyle okuyacağını tahmin ediyorum.

İlginizi çekeceğini düşündüğümden sizlerle paylaşıyorum. İşte Görkem’in incelemeleri…

“6 Ay’da bir yapılan bu artış gazetelerin gündemini birkaç günlüğüne meşgul etti... Son senelerdeki en ciddi artış olmasına rağmen asgari ücretli memnun olmadı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarından memnuniyetsizlik çıkması normal. Çünkü genel hatlarıyla ilgili komisyon üyelerinin de eli kolu bağlı.

Yapılacak olan artışın Devlet Bütçesi’ne paralel olması şart. Aksi halde TC ile yapılan Mali Protokol ve beraberinde verilen sözlerin tutulması imkansız.

Bu yüzden herhangi bir komisyondan ülkenin dengelerini değiştirmesini beklemek haksızlık olur.

Aşağıda tarif edeceğimiz üzere KKTC’de ekonomisindeki genel durgunluk son 10 senedir değişmemiştir. Sorunun temelinde de KKTC’nin istikrarsız politik yapısı vardır.

Asgari ücret neden bu kadar önemli?

Ülkenin bir bütün olarak kazancı, işçisiyle ve işvereniyle emek vererek yarattıkları bir pastadır. Asgari ücret ise bu pastayı dilimleyen bir bıçak görevi görmektedir.

Asgari ücret analizi yapılırken hem pastaya hem de dilimlere bakmadan doğru bir resim ortaya çıkmayacaktır. Eğer ülkede refah azalıyorsa dilimlerin de ufalması normaldir. Refahı arttırıcı önlemlerin alınması elzemdir.

Diğer tarafta, pasta büyürken dilimler gittikçe ufalıyorsa sorun refah değil eşitsizliktir. Eşitsizlik sorunu, sanılanın aksine çözülmesi çok daha zor bir meseledir.

Refah ve eşitsizlik tedavileri çok farklı iki sorundur. Bu yüzden tespit doğru yapılmalı.

Asgari ücret 10 senede 10 dolar arttı

KKTC’nin gerçek nüfusu nedir sorusuna dahi net bir yanıt alınamazken ekonomik bir teşhis yapmak güç. Elimizde doğruluğuna inanabileceğimiz kısıtlı veri var.

Kısıtlı verilerin birinci kaynağı asgari ücret oranları. Resmi gazetede yayınlanıp uygulamaya giren bu oranların Sosyal Sigorta Sistemi ve Devlet Bütçesi ile beraber işleme konulması asgari ücret uygulamasına güvenimizi arttırmaktadır.

Diğer tarafta, KKTC’nin dış ticaret hacminin %90’ına sahip TC’deki asgari ücret ile kıyaslama yapılması KKTC’deki gidişatın göreceli olarak nasıl olduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır.

Görmeyi beklediğimiz tablo, en büyük ticari partnerimiz zenginleşiyor ve asgari ücretini arttırıyorsa, bizim de bu paralelde refahımızın artması ve asgari ücretin yükselmesidir.

Bu bağlamda cevap bulunması gereken soru: KKTC’nin en büyük ekonomik partneri olan Türkiye Cumhuriyeti kendi asgari ücretlisine nasıl bir refah artışı sağladı. Aynı dönemde KKTC’de durum ne oldu?

Dolara endekslediğimiz asgari ücret oranlarının TC ile kıyasla gittikçe düştüğü aşikardır.

Türkiye’de 2007’de aylık 394 USD olan asgari ücret 2017 yılına gelindiğinde 501 USD’ye arttı. Asgari ücretli çalışan 10 senede 107 dolarlık alım gücü artışı yaşadı. Diğer bir değişle asgari ücretli çalışanın alım gücü %25 arttı.

Aynı dönemde KKTC’de asgari ücret 603 USD’den 613 USD’ye arttı.Yani 10 senenin karşılığı 10 USD oldu. Asgari ücretli çalışanın alım gücü yerinde saydı

Son 10 senede sayısız defa sendikalar demeçler verdi, işverenler maliyetlerden şikayet etti ancak asgari ücretlinin alım gücü sabit kaldı.

Yerinde saydı demek aslında iyimser bir söylem. Amerikan Doları aynı sürede %18 değer kaybetti, 10 sene öncenin 600 Doları ile bugünkü 600 Dolar aynı alım gücüne sahip değil.

Türkiye ile KKTC arasındaki bu fark ülkenin ekonomik gidişatından dolayımı? Yoksa gelir adaletsizliğinden mi?

Sorun Pasta’nın boyutu mu? Yoksa dilimleri mi?

KKTC’nin pastası nasıl büyüyecek: yeni ekonomik düzen

KKTC olarak son 10 senede asgari ücretlimizin alım gücünü 10 Dolar arttırabildik. Sebebi toplum olarak da son 10 senede yerinde saymamız. Hatta enflasyon ile birlikte geri gitmemizdir.

Ülke sınırları içerisinde alım gücünü arttırmanın 2 yolu vardır. Bu yollardan birisi için mazeretimiz var ancak diğeri için hiçbir mazeret yoktur.

Birinci Basamak - Yeni işletmelerin ayakta durabilmesi için finans ve eğitim olanaklarının sunulması. KKTC Ekonomi Bakanlığı’nın yürüttüğü Esnaf Kredisi Programları ve Girişimcilik Eğitim Programları KKTC imkânlarının çok üzerinde fayda sağlamaktadır.

İkinci Basamak -  Yeni işletmelerin önündeki bürokratik engellerler kaldırılmalı. KKTC bu kriterde tam anlamıyla sınıfta kalmakta. Durumun ne kadar vahim olduğunu anlamak için çok basit bir örnek yeterli.

Dünya Bankası’nın belirlediği İş Yapma Kolaylığı Endeksine göre son sırada yer alan, yani Dünya’daki en iş yapılamaz ülke olan, Somali’de yeni bir işletme 9 Prosedür ile kurulurken, KKTC’de benzer bir işletme 16 Prosedür ile kurulmakta.

Sınıfın en kötüsünden fersah fersah geride olmak kabul edilemez olduğu kadar da anlaşılabilir bir durum.

Bürokratik engellerin kaldırılması mevcut 10 Bakanlık arasında uzun vadeli ve de koordineli bir çalışma gerektirmekte.

Üçüncü Basamak - Yeni İşletme kurma ‘’Kültür’’ünü kazandırmak. KKTC’nin büyük devlet ekonomisinden nemalanan ufak çıkar çevreleri işletmeci olmaya kötü bir unvan kazandırdı. Bu da yetmezmiş gibi yenilerin önünü kesmek üzere ciddi çalışmalar içerisine girdi.

Üçüncü basamakta tablo tamamen karamsar değil...

Türkiye ile yapılan Mali Protokol çerçevesinde hayata geçen Rekabet Yasası ‘’Ben Tek Olayım’’ zihniyetindeki işletmelerin önüne bir engel olarak çıkmakta.

Diğer taraftan doğruları yapan yeni işletmelerin sosyal medya ortamında süratle yüceltilmesi Yeni İşletmecilere motivasyon sağlamakta.

Her tür kültür değişiminde olduğu gibi, İşletmeci Olma Kültürü’nün de devreye girmesi de zaman alacaktır.

Bu kültürün değişmesindeki esas görev yeni nesile düşmekte. Dünya’ya devamlı bağlı yeni ‘’Mobil Nesil’’ haksızlığa sesini daha rahat çıkartıyor. ‘’Ben Tek Olayım’’cılar yerine ‘’Yeni İyiler’’ böylece gelecektir.

Yeni İşletmelerin önünün açılmasında reçete belli, mazeretimiz yok. Tek eksiğimiz siyasi istikrarın yakalanması.

KKTC’nin ekonomik tedavisi gayet nettir, ancak uygulayacak irade eksiktir”...

**************

Günün Sözü

Parmak uçlarıma hapsettim seni, dokunduğum her yerde seni hissediyorum, canım yanıyor.

Cemal Süreya

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Temmuz 2019, Perşembe    Paramız yok yemeye, tahtırevan ile gideriz gezmeye
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Türkiye - AB dostluğu 165 milyar Dolar...
16 Temmuz 2019, Salı    Askerin yeri kışlası...
15 Temmuz 2019, Pazartesi    Rumlara bir şans daha...
12 Temmuz 2019, Cuma    Bu skandalı kim temizleyecek?
11 Temmuz 2019, Perşembe    Senin orada kalmayacağın kesin!
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Polise ramak kala da ölebilirsiniz...
9 Temmuz 2019, Salı    Akıncı söz dinleyen biri değil...
8 Temmuz 2019, Pazartesi    Protokol, Çavuşoğlu yüzünden gecikti...
5 Temmuz 2019, Cuma    Tek kelimeyle raydan çıktık...

banner
banner
banner
banner
banner

Paramız yok yemeye, tahtırevan ile gideriz gezmeye
Gökhan ALTINER | 18 Temmuz 2019, Perşembe
KKTC ekonomisi neden istenilen kalkınmayı sağlayamıyor ve neden kalkınamıyor; bu konular üzerine birçok insan kelam kesmiştir. Ekonomist dostum Görkem Çelebioğlu ile uzun bir aradan sonra buluşup bir kahve içtik. Bir ...
Türkiye - AB dostluğu 165 milyar Dolar...
Gökhan ALTINER | 17 Temmuz 2019, Çarşamba
Rum tarafının baskıları sonuç verdi ve önceki gün Avrupa Birliği bir açıklama yaparak Türkiye’ye bir yaptırım kararı üretti. Neden oldu peki bu durum bunu bir inceleyelim, sonrasında Rumların, Cumhurbaşkanı Akın...
Askerin yeri kışlası...
Gökhan ALTINER | 16 Temmuz 2019, Salı
Faşist Yunan darbesinin 45’nci Türkiye’deki darbe girişiminin ise üçüncü yılı. Her ikisinin arkasındaki merkez aynı noktaya mı bağlanır bilemeyiz ama günün sonunda her iki girişimde kışlasında oturması gereken askerle...