Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 11 Ocak 2019, Cuma

Elektrik faturalarına ne oldu böyle?

Paylaş  
10
7
7

Elektrik faturalarına ne oldu böyle?

Ocak ayının ilk 10 gününde gelen elektrik faturaları hepimizi bir an da deliye çevirdi. Herkes elektrik faturasına baktı ve adım gibi eminim herkes aynı cümleleri kurdu; “bir yanlışlık olmalı, çaktırmadan zam mı yaptılar acaba”.

Eminim herkesin aklından ilk önce bu fikirler geçti. Bunu öğrenmenin bir yolu olmalıydı. Açıkçası ben hemen bir ay önce kullandığım elektrik kilovatı ile bu ay kullandığıma baktım. Tam iki katını kullanmışım.

Şöyle bir düşündüm. Bu fatura Aralık 2018 tarihli faturanın bir sonucuydu. Hızla düşündüm yine “acaba havalar ne zaman soğumuştu, bir ihtimal inverter olmayan ve klima taklidi yapan klimamı mı fazla çalıştırmıştım”. Hemen Kasım 2018 tarihli faturama baktım. Sonuç ortadaydı her ay kullandığım elektriğin tam iki katını kullanmıştım.

Bir an da sakinleştim ama içimdeki gazeteciliğin vermiş olduğu şüphecilik hissi de kendini korumaya devam etti.

Yerimde durur muyum; önüme gelene elektrik faturasını sordum, herkes Hükümete bu ay gelen elektrik faturası nedeniyle sövmekle meşguldü.

Fakat gerçek gün gibi ortada duruyordu; her zaman yaktığımdan iki kat fazla yakmıştım. Sonra kendi kendime iki önemli soru sordum ve içimdeki şüphe tavan yaptı.

Can alıcı iki soru?

Birinci soru şuydu; ben her zamankinden fazla neyi kullandım?

Cevap açıktı; hiçbir şey ama gerçekten hiçbir şey.

Peki, gelelim ikinci soruya; neden elektrik faturasını sorduğum herkese tam iki katı gelmişti. Ben dâhil sorduğum en az 10 kişinin durumu aynıydı.

Ne olmuştu ki de sonuç böyle çıkmıştı?

Ben başkasının evinde neyi fazla kullandığını bilemem ama kendimi net biliyorum. Stabil bir hayatım var benim ve ekstra hiçbir şey kullanmadım.

Ne oldu ki hem bana hem sorduğum insanlara faturanın tam iki katı gelmişti?

Gelin görün ki ortada yaktığım kilovat miktarı da vardı. Kim bu oranla oynayabilirdi ki?

Hemen Kıbtek’deki eski dostları aradım ve sordum. Kilovatla oynanamaz cevabını aldım.

Zam var mı peki? Hayır, zam da yok.

Faturalar neden 30 günlük değil?

Sonra sır perdesi biraz aralanır gibi oldu. Ben araştırmaya devam ediyorum, bunun sebebini bulmam lazım. Eğer bir bit yeniği varsa Kıbtek Yönetim Kuruluna ver yansın edeceğim çünkü tek kelimeyle bayrak açacaktım.

Elimde her Allahın günü reytingi yüksek bir canlı yayın ve tam sayfa köşe yazısı var. Kıbtek Yönetim Kurulu Başkanına Allah acımalıydı.

Devam edelim.

Elektrik faturaları 30 günde bir gelmek durumunda fakat ince bir şey fark ettik meslektaşlarımla birlikte; faturalar bu ay kimi yurttaşa 6 kimisine 8 kimisine tam 10 gün gecikmeli gelmişti ve ortada bir başka önemli iddia vardı; Kıbtek bunu bilinçli olarak yaptı ve 30 günde gelecek olan faturanın süresi uzadığı için bu 10 günlük zaman farkında yaktığımız elektrik miktarı level atlamıştı, yani bir başka deyimle daha yüksek tarifeye çıkmıştık.

Şimdi elimde zayıf olmakla birlikte bu önemli iddia var. 10 günden ne kadar bir şey çıkar? daha yüksek tarifeye çıksak dahi son 10 günlük farkla daha yüksek bir fatura gelmiş olabilir miydi?

Bu soruların da cevabı açıktı aslında; neden olmasın!

Bu arada aklınızda olsun ilk 217 kilovat 0,79 kuruştan, ikinci 217 kw 0,87 kuruştan ve üçüncü 217 0,94’ten çarpılıyor. Yani bir diğer deyişte siz ilk 217 kw’yi geçtiniz mi çarpan çok acıtmadan artıyor ama 500 kwları bulmuşsanız işte o zaman işiniz yaş.

Bunun başka nasıl izahı olabilirdi?

Şimdi Ekonomi ve Enerji bakanı Özdil Nami’ye bu soruyu sorsam vereceği cevap eminim ki şu olacak hem de gülümseyerek “fazla yaktın Gökhancığım, işte kilovatta ortada, havalar soğudu”.

Bence de çok mantıklı bir cevap olurdu olmasına ama hemen hemen herkesin yaşam biçimi aynı, insanlar her aykinden tam iki katı fazla kilovatı neyle nasıl yakacaktı?

Bu soruların cevabını elbette ki bulacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Hele hele petrolün varil fiyatı 85 dolardan 50 Dolara düşmesine karşın, elektriğin ucuzlamasını beklerken Aralık 2018 faturalarının bu denli yüksek gelmesi iyice sorgulanmalı.

Pazartesine bu konunun daha da üzerine gideceğiz.

Adeta kazıklanıyoruz ve ne yazık ki farkındayız. Hükümette bunu gözümüzün içine baka baka hiç. Çekinmeden yapıyor…

****************

GÜNÜN SÖZÜ

Ağlarsa anam ağlar kusuru yalan ağlar

ANONİM

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
16
 
0
 
0
 
3
 
0
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
11 Ocak 2019, Cuma
Feridun kemal         - Magusa
Allah bin turlunuzu versin. Ayiptir be nami.

YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Ocak 2019, Çarşamba    Özersay bölünmüş Kıbrıs istiyor
15 Ocak 2019, Salı    Öde babam öde
14 Ocak 2019, Pazartesi    Anıtlar aşk yuvası olmasın!
10 Ocak 2019, Perşembe    Polisin otoritesi sallanmasın!
9 Ocak 2019, Çarşamba    KKTC'ye gelmeyin! Ölebilirsiniz
8 Ocak 2019, Salı    Aman asgari ücrete dikkat!
7 Ocak 2019, Pazartesi    Vicdani ret gündem değiştirme mi?
4 Ocak 2019, Cuma    Yol hatalı… Suçlu kim Sayın Başbakan?
3 Ocak 2019, Perşembe    Toplum çok hasta
2 Ocak 2019, Çarşamba    Savaşan: "Siyaset edeptir, yaşama terbiyesidir"

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Özersay bölünmüş Kıbrıs istiyor
Gökhan ALTINER | 16 Ocak 2019, Çarşamba
Dışişleri Bakanı Kudret Özersay bir süreden beridir Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün artık adadan çıkması için sürekli çağrı yapıyor. Açıkçası Özersay gibi Kıbrıs konusunu çok iyi bilen bir s...
Öde babam öde
Gökhan ALTINER | 15 Ocak 2019, Salı
Öde babam öde
Çelebioğlu: “Ya harcamaları kısıp devletin ekonomi içindeki payını azaltacak, ya da vergi gelirlerini bir şekilde arttırıp harcamaya devam edecek.  Ortalama hükümet ömrü 1,5 sene olan bir ülkede Devlet...
Anıtlar aşk yuvası olmasın!
Gökhan ALTINER | 14 Ocak 2019, Pazartesi
Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Önderi Dr. Fazıl Küçük’ün ile Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ne ilginç tesadüftür ki uzun süren hayat mücadelelerinin ardından neredeyse aynı tarihlerde vefat edip ayni...