Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 29 Ocak 2019, Salı

Bu çift ayrılacak... No way

Paylaş  
19
24
18

Bu çift ayrılacak... No way

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın geçtiğimiz haftaki basın toplantısını izledim. Akıncı’nın sürecin bugüne kadar nasıl işlediğini ve gelinen son aşamayı bir daha özetledi. Oldukça doğru kelimeleri seçerek Rum tarafının sürece nasıl zarar verdiğini ve Türk tarafının artık daha fazla bir bilinmezi yaşamak istemediğini doğru kelimelerle ortaya koydu. Akıncı’nın bu kadar duruşu net bir tavır izledikten sonra hala Akıncı düşmanları sırf Akıncı gitsin ve çözüm düşmanı bir cumhurbaşkanı yerine gelsin diye daha ne kadar abuk subuk şeyler uyduracaklar onu da bugün yarın göreceğiz.

Konuşmanın genelinden şunu anlıyoruz ki; Rum tarafı ya Kıbrıs adasını her anlamda eşit ölçülerde Kıbrıslı Türklerle paylaşacak ya da süreç çıkmaza girmesinin ötesinde başka riskler ve sorunlar doğuracak.

Akıncı’nın yapılması ve yapılmaması gerekenleri bir daha dikkatli şekilde telaffuz etmesi ve Rum Lider NikosAnastasiades’e çağrı yapması yerinde oldu ama öyle anlıyorum ki Akıncı’nın sözlerinin tamamı Rum tarafının, fazlasını değil Kıbrıslı Türklere hakkı olanı vermesi gerektiğinin ve bunun aksinesinde çözümün mümkün olamayacağının bir kez daha altını çizmesi yerinde bir tespit oldu.

Akıncı’nın Kıbrıs’ta üniter devletin olmasının mümkün olmayacağını ve iki ayrı devletin de Rumlar tarafından kabul edilmeyeceğini söylemesi hani şu gevşek federasyon söylemlerine iyice açıklık getirdi.

Akıncı, Federasyon dışında bir çözümün mümkün olamayacağını bir kez daha ortaya koydu.

Akıncı’nın ısrarla eşitlik talep etmesi ve Kıbrıslı Türklerin haklarına halel getirebilecek bir çözümü kabul etmeyeceğini ifade etmesini umarım bazı kalın kafalılar artık anlar ve Akıncı’yı ne olursa olsun çözüm olsun yaklaşımında olmadığını anlarlar.

Kıbrıs sorununda çok önemli bir yol ayrımına gelindi, en azından hem ben böyle görüyorum hem de kamuoyundaki genel algı bu yönde. Kıbrıs’ta çözüme o kadar ihtiyaç olduğu bir dönemde ne yazık ki Rum Lider Nikos Anastasiades’in hiçbir surette Kıbrıslı Türkleri hem ülkenin hem de yönetimin eşit ortağı görmemesi ve asla görmeyeceğini de açıkça beyan etmesi, Kıbrıs Türk tarafını net bir yol ayırımına getirmiş durumda.

Bundan sonrası ne olur bilemem demeyeceğim çünkü artık bundan sonrasında Kıbrıs’ı son derece gergin günlerin beklediğini ama özellikle Kıbrıslı Rumların hayli korku içeceğini çekinmeden dile getirebiliriz.

Açıkça bir savaş çıkmayacağını bilsek dahi sıcak çatışma ortamına hızla yaklaşılacağına hep birlikte şahit olacağız.

Ya birileri Rum Lider Anastasiades’e ciddi bir güvence verdi ki çözüm konusunu yokuşa sürüyor ya da whiskyi şu sıralar fazla tüketiyor. Çünkü çözüm zemininden uzaklaşmak en çok da Kıbrıs Rum halkının huzurunu kaçıracaktır ve bunun tek sorumlusu elbette ki Anastasiades’in kendisi olacaktır.

Cumhurbaşkanı göreve geldiği günden bugüne çok  dirayetli bir süreç götürdü. Gerek güven yaratıcı önlemler için gerekse Kıbrıs sorunun çözüm süreci için engel çıkartanlar her zaman oldu tabii. Akıncı yılmadı, doğruları söylemeye ve savunmaya devam etti. Bu doğruları halkıyla paylaşmaya da devam etti. Süreçlerin pozitif manada bir numaralı aktörü oldu.

 Keşke Anastasiades de Akıncı’ya ayak uydurabilse, onun kadar kararlı, dirayetli ve istikrarlı olabilseydi, elektrik ve telefon konuları karşılıklı olmak üzere çoktan çözümlenirdi. Henüz uygulamaya konulmamış, hiçbir güven yaratıcı önlem açıkta kalmazdı ve çözüme çok önceden örneğin CransMontana da ulaşmış olurduk.

Hidrokarbon konusu çok baş ağrıtacak

Her ne kadar son bir haftadır ses çıkmıyor olsa dahi Rum tarafının Navtex ilan ederek hidrokarbon arayışları ve Anastasiades’in tek yanlı davranıyor olması çok yakında ciddi sıkıntılara gebe olduğumuzu gösteriyor bize. Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider Anastasiades’e, her zaman yönetimi ve zenginlikleri paylaşmaya ihtiyaç olduğunu ve düşünce yapısını artık değiştirmesi yönünde tavsiyelerde bulundu ama bu öneriler Nikos tarafından hep negatif şekilde karşılık buldu. Umarım Anastasiades yakında patlak verecek tehlikeleri dikkate alır ve aklını başına toplar.

Savaş çığırtkanlığı olsun diye yazmıyorum bunları; Rum tarafı liderleri yüzünden son derece sıkıntılı günler yaşayacak, bunları hep birlikte deneyimleyeceğiz.

Gönül isterdi ki Anastasiades, Hem Akıncının hem Türkiye’nin hem de kendi muhalefetinin yaptığı eleştirilere kulak assın. Ben yaptım oldu mantığından uzaklaşsın ve adamız işbirliği alanı ortamı haline dönüşebilsin ki bu durum da bizi yaşayabilir huzur içinde bir çözüme götürebilsin.

Eğer geçmişte olduğu gibi ben yaptım oldu mantığıyla ısrar edecekse zenginlikleri ve yönetimi paylaşmaktan uzak bir görüntü çizecekse bunun kimseye yararı olmayacak. Ama bu tarihsel sorumluluğu, olumsuz olmasını durumunda,  doğabilecek tehlikeleri de düşünerek şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki bunun tarihsel sorumluluğu ne Akıncı’nın boynunda ne de Kıbrıs Türk tarafında olacaktır.

Doğru olan Anastasiades’in bu bilinçle durumunu Akıncı’nın ve Türkiye’nin söylemleri çerçevesinde gözden geçirmesidir.

Kapıların açılması Akıncı’nın başarısı

Aslında Kıbrıs konusu durağan gibi görünse de değil. Örneğin Derinya ve Aplıç Kapıları karşılıklı geçişlere açıldı. Bildiğiniz gibi Anastasiades ve Akıncı hangi kapıların açılacağı yönünde konuşurken, Akıncı Derinya ve Aplıç kapılarını önerdi ve ısrar etti, çünkü her iki toplumdan da istek vardı bu kapıların açılması için. Verdiği bu siyasal kararın arkasında durdu. Eski hükümet, çalışmaların yavaşlatılması için herşeyi yaptı ama Akıncı çalışmaların durmaması için siyasi kararı verdiği günden bugüne sürekli sürdürdü.

Sözün özüne gelecek olursak; karşımızda Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin lehine hiçbir şeyi kabul etmeyen bir Rum liderliği var. Eğer Rum tarafı Türklere eşitlik vermeyi kabul etmeyecekse, bu tutumunu devam ettirecekse gelinen nokta kadife ayrılıktan başka bir şey değil.

************************

Günün Sözü

Hayat yaşandığı kadardır. Ötesi ya hatıralarda bir iz ya da hayallerde bir umuttur.

Pablo Neruda

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
1
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
29 Ocak 2019, Salı
Feridun kemal         - Magusa
Bu cift ayrilacak da? Olanlar cocuklara olacak. Yani kktc lilere olacak. Bizi ne kibris cumhuriyeti korur, ne de beslemeler diyen ler korur. Bu ulke bizlerindir be efendiler. 74 de gelenlerle birlikte. Burasi bizim vatanimizdir. Sn. Cavusoglunun degil.bu kadar asagilanmak yeter.yeter. onbinlerin soga cikma zamani geliyor gibi. Hani anavatanda olanlar biz de de olacakti? Beceriksiz hukumet madem ki gidip derdini anlatamiyor? Ve bize beceriksiz ve besleme deniyor? Bur kez daha dusunmemuz gerekir. Efendiler? 12 yasindaydim 1974 de. Simdi 56 yasindayim. Hep ayni senaryo. Gelecek yok. Torunumun gelecegi yok. Ilgililer varlugimi uygun fiata alsin be gidecem ailemle bu ulkeden. Varsin mutlu olsun ctp de ubp da dp da

YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Şubat 2019, Perşembe    Memleketin ayarı kaçtı...
20 Şubat 2019, Çarşamba    Metazori koalisyon... Kaç ay daha?
19 Şubat 2019, Salı    UBP-HP görüştü mü? Yakınlaşma var mı?
18 Şubat 2019, Pazartesi    Başbakan kılıcı çekti... Görevden almalar sürecek
15 Şubat 2019, Cuma    Ataoğlu: "Turizmde baş döndürücü gelişmelere hazır olun"
14 Şubat 2019, Perşembe    Ucuz seçim propagandası yapmasak hocam!
13 Şubat 2019, Çarşamba    Gazı bitmiş lamba gibiyiz
12 Şubat 2019, Salı    Eski günlerde olduğu gibi... Fakiriz...
11 Şubat 2019, Pazartesi    Atalay'a tepki çok... Hangisini yazalım...
8 Şubat 2019, Cuma    Haydi FETÖ'cüler eve

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Memleketin ayarı kaçtı...
Gökhan ALTINER | 21 Şubat 2019, Perşembe
Memleketin ayarı kaçtı...
Ülke genelinde darp ve hırsızlık olaylarına artık alıştık, çok fazla yadırgamıyoruz. Bu konu zaten artık istikrarlı bir hal aldı. Kimse kusura bakmasın ama doğarken bile eşit doğmadığımız bu...
Metazori koalisyon... Kaç ay daha?
Gökhan ALTINER | 20 Şubat 2019, Çarşamba
Metazori koalisyon... Kaç ay daha?
Ulusal Birlik Partisi ile Halkın Partisi’nin yakınlaştığı ve bir dizi gayrı resmi görüşme gerçekleştirdiğiyle ilgili yazımız dün hayli ses getirdi. Yazımda da ifade ettiğim gibi tar...
UBP-HP görüştü mü? Yakınlaşma var mı?
Gökhan ALTINER | 19 Şubat 2019, Salı
Aslında bu yazıyı birkaç gün sonra yazmayı planlıyordum ama geciktirmenin pek bir anlamı olmadığını düşünüp bugün kaleme alayım dedim. Zira gündemi gereksiz yere olsa dahi çokça işgal ediyor.Bir süreden beridir UBP il...