Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 1 Şubat 2019, Cuma

Türkiye’ye karşı hiç samimi olmadık

Paylaş  
23
24
20

Türkiye’ye karşı hiç samimi olmadık

Hatırlıyorum da eskiden verilen kavgalar daha çok ideoloji üzerindenmiş gibiydi geliyor bana. Ancak gelin görün ki şimdilerde tüm kavgalar artık ekonomik ve bireysel menfaatlere dayanıyor. Türkiye dolar ve Euro ile yaşamını şekillendirirken, bizler bu ülkede sterlin ve Euro ile yaşamaya çalışıyoruz. Ev alacaksan sterlinle alıyorsun; çünkü tüm inşaat malzemeleri İngiltere’den geliyor ya ondan. Hade arabaları anlıyorum; Avrupa’dan gelenler Euro, Japonya, Kore gibi ülkelerden gelenler ise Dolarla getiriliyor. Peki ya şu evleri ne yapacağız?

Gelin görün ki Türkiye ile olan samimiyetimizi de kaybettik. Yıllardır bize para verip insanca yaşamamız için uğraşan tek dostumuz AK parti Hükümetini de kandırmaktan ve bir şekilde para almaktan öteye de gidemedik. Gelen siyasetçiler giden siyasetçiler Kıbrıs Türk Halkının menfaatini değil hep kendi ceplerini düşündüler.

Deyim yerindeyse kedimize kadar yardım eden Türkiye Yardımdım heyetine bile her ayağımız takıldığında laf ettik. Kimse alınmasın ama biraz nankörlük ettik.

Tek müttefikimiz olan Türkiye’den soğumamız için bazı yanlış düşüncelerin peşinden bile koştuk. Şimdi ise elde var hüzün.

Çözüm de olmadı…

Peki, ne var şimdi elimizde? Gelin bir bakalım. Yaklaşık 1,5 yılda ülkeyi seçimden seçime sürükleyen bir ton siyasetçiyle çalışma mekanizmaları demokratik anlayıştan uzak partiler var; ürettiğini satamadığı için batan üreticiler, borçlarını ödeyemediği için hapis yatmış ve yatacak vatandaşlar. Hade yurttaş deyim, sosyalist bir hükümet var ne olmasa. Uyuşturucu kullanımı arttı, intihar ve de cinayetler arttı. Dahası tecavüzlerde arttı bu memlekette.

Ne karamsar tablo değil mi? Karamsar usta karamsar, bu anlattıklarımdan ibaret KKTC. Bu kadar net. Gençlerin neredeyse hepsi kaçmak istiyor bu ülkeden, birçoğu nereye gideceğini bilmeden.

Aile kurumu dediğimiz yapı çöktü. Aldatmalar aldı başını gitti. Boşanan çiftler, ortada kalan çocuklar ve tüm bunlara yetişemeyen bir Sosyal Güvenlik bakanlığı. Yetişemez de bütçesi yok ki.

Şimdi ben yazının başlığını bahtı kara diye atsam “ey yahu sen da amma negatifsin ha” diyenler çıkacak illaki.

Yalan mı?

Yalnızca elektrik değil devletin çeşitli kademelerinde de zamlar olmaya devam edecek. Asgari ücretin hali belli. Kolay kolay artmaz. Artacak olsa da 30 Lira 50 Lira artar. O kadar.

Yapın kardeşim elektriği de zamlayın. Sterlin almış başını gitmiş, ne olmasa KIBTEK batacak, bu zamlarla vatandaş elektrik borcu ödeyemez ki.

Bizim memleketin derdi bitmez Allah bitirmesin. Bu duayı da her defasında kim yapıyorsa duası Allah katında her halde çok makbul ki iyi tutuyor. Demokrat Parti Eski Lefkoşa Milletvekili Dr Mustafa Arabacıoğlu’nu günlerden bir gün konuk aldığımı hatırlıyorum. Çeşitli sektörlerde mesailerin ödenmemesi bizim memlekette her zaman devam eden bir sorundur. O zamanlarda varmış ki Arabacıoğlu bir hesap kitap yaptı ve önüme serdi. Ek mesai ödeneceği yere istihdam yapılsa hem işsizliği azaltmış oluyorsunuz hem de çoğu zaman adaletsizce dağıtılan ve her alanın hak ederek aldığına şüphe ile bakılan ek mesai meselesini ortadan kaldırmış olacaksınız. Bunu anlatmıştı Arabacıoğlu bana.

Hatırlayın bu ek mesai ve ek mesai yerine istihdam konusu ne zaman yeniden gündeme gelmişti. Malum konu Ercan havalimanındaki gümrük çalışanlarının mesailerindeki sıkıntılar, hava kontrollerinin ek mesai sıkıntıları nedeniyle mesaileri bitince iş bırakıyorlardı. Haklılar mıydı peki? Evet haklılar. Adamlar almadığı mesai ödeneği için neden çalışsınlar ki. Herkesin kendine ait bir sosyal hayatı var. Ek mesai aldıkları için bu çalışanlar aileleri ile birlikte olmaktan feragat ediyorlar.

Tabii işin bir de başka boyutu var. Eski çalışanlar kendileri için % 45 yeni işe girenler için yasaya bağlı olarak % 30 ödenek istiyorlar. Hükümetin önerisi ise herkes % 30 alsın.

Asıl tartışma buradan çıktı.

Ek mesai yerine istihdam yarat

Bir kere hükümet kabahatli. Önce oradan başlayalım. Kardeşim ya ödeyeceksin adamların ek çalışma saatlerini, emek hırsızlığı yapmayacaksın ya da istihdam yapacaksın fazladan ve bu ek mesai işine son vereceksin. Şahsen ben bir çalışana ek mesai ödenmesine karşıyım. Çünkü ek mesai birçok devlet dairesinde var ve bireysel menfaate göre kötü amaçlı kullanılabiliyor. Hükümet ek mesai ödemek yerine ihtiyaç olan tüm bölümlere istihdam yaratsın ve hem işsizliği azaltsın hem de her şey yoluna girsin. Çünkü verilen ek mesailer çoğu zamanda amacına hizmet etmeyebiliyor.

Hep sorma gir hanı olduk

KKTC’de mal girişi olsun, yolcu girişi olsun tek güvenli olan yer bir tek Ercan havalimanıdır. Onun dışında kara sınır kapılarından kimlerin girip çıktığına ve yakalandığına kaç kez şahit olduk ya da deniz limanlarının su istimale ne kadar açık olduğunu ve bu limanlarda ciddi su istimaller yapıldığına kaç kez şahit olduk. Dedikodunun biri bin para bu saydığım yerler için. Bir tek Ercan havalimanı güvenli sınır kapısı olarak duruyor. Zaten Ercan havalimanında da ciddi anlamda polis sıkıntısı var.

Ercan’da polis de yetersiz

Ercan havalimanındaki muhaceret polisinden tutun da görevli polislere kadar personelin yetersiz olduğunu sürekli duyarız. Tabii polis teşkilatının fazladan polisi var da oraya görevlendirmiyor diye bir şey yok, hükümetin ciddi anlamda polis istihdamı yapması gerekiyor. Birçok merkez karakolunda da hizmetler lütfen diye dönüyor.

Usta ya Devlet olacağız ve bunun gerekliliklerini yerine getireceğiz ya da oynamayacağız bu oyunu.

Para yok

Zaten neyi ödemeye parası oldu ki bu hükümetin? Bütçe açığı her geçen artıyor.

Anlıyor musunuz ne kadar aciz durumlara düşüyoruz. Hem mali açıdan hem de ülke deki sınır güvenliğini ekonomik anlamdaki güvenilirliğini sağlama açısından.

Kim neden bizi ciddiye alsın ki?

Ne kadar acı yapamıyoruz biz bu işi gerçekten yönetemiyoruz. Dört tane partiden oluşan bir koalisyon koca bir hükümet ama iktidarı yok işte!

****************

GÜNÜN SÖZÜ

“Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer ve bilirsin, o nehir asla durmaz.”

Grange

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
10
 
0
 
3
 
0
 
0
 
0
 
1
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Nisan 2019, Cuma    Özersay, Çavuşoğlu'na sordu... Cevap?
18 Nisan 2019, Perşembe    Özersay'ı ortakları hep yalnız bıraktı
17 Nisan 2019, Çarşamba    Çocuklar ölmese be dostlar...
16 Nisan 2019, Salı    Erhürman istifa eder mi?
15 Nisan 2019, Pazartesi    Ankara hazır... Lefkoşa değil...
12 Nisan 2019, Cuma    UBP ile HP teyit etti... Bozulacak...
11 Nisan 2019, Perşembe    Beş yaşındaymışım gibi anlat "Başbakanım"
10 Nisan 2019, Çarşamba    Geçimsizler ülkesi...
9 Nisan 2019, Salı    Özersay'dan ayrılık sinyalleri...
8 Nisan 2019, Pazartesi    Nikos alkollü müydü?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Özersay, Çavuşoğlu'na sordu... Cevap?
Gökhan ALTINER | 19 Nisan 2019, Cuma
Koalisyonun bozulup bozulmayacağı tartışmaları sürerken Başbakan Yardımcısı ve HP Genel Başkanı Kudret Özersay apar topar Ankara’ya gitti. Fotoğrafa ilk baktığınızda Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Gu...
Özersay'ı ortakları hep yalnız bıraktı
Gökhan ALTINER | 18 Nisan 2019, Perşembe
Bizim hükümet bu işi yürütemeyecek düşüncesi her geçen gün daha fazla aklımda yer etmeye başladı. Nasıl olacak bu işler? Nasıl devam edecek herkes merakla bekliyor. Mali protokolün imzalanmayacağı iddia ediliyor bir y...
Çocuklar ölmese be dostlar...
Gökhan ALTINER | 17 Nisan 2019, Çarşamba
Bilge Lord’un davası devam ediyor. Prof Dr Mehmet Çakıcı’nın olayı incelemesi ve mahkemenin Çakıcı’dan görüş alması son derece yerinde bir karar. Çakıcı bugüne bugün kendi sahasında tek kelimeyle bir markadır.
Açıkça...