Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 4 Şubat 2019, Pazartesi

Kanserden gidiyoruz

Paylaş  
20
24
17

Sürekli yaşanan ölümlü trafik kazaları ve genç  yaşta kansere yenik düşen yurttaşlarımızın haberlerini duydukça ciddi anlamda sarsılıyoruz. Kazalar dün de kaleme aldığım üzere birçok etkenin birleşimi olmakla birlikte yollarda polis korkusunun olmamasından kaynaklanıyor. Bu noktada hem yol güvenliği hem polis istihdamının olmaması hükümetleri birincil dereceden sorumlu hatta suçlu kılıyor. İngiliz döneminde nüfusun az olmasına karşın artan motor kazalarının önüne sürat yapamayan 2,5 attan fazla olan motorlarının ülkeye girişinin yasaklandığını her zaman büyüklerimizden dinlemişizdir.

Sürat yapma, yarışma hırsı eğitimle de kazanılabilecek bir çözüm olmayacağını sanıyorum. Öte yandan  gençlerin hızla kansere yenik düşmelerinin birçok etkeni var. Ama bunun altında yatan en temel sorun ise sağlık sisteminin yetersiz oluşudur. Kanser illetinin hem tanısının geç konmasında hem de tedavi aşamasında yeterli olunamaması bireylerden ziyade sağlık sisteminin bir sorunudur.

Bugün hala kanser hastalarının tedavisini yurt dışında yaptırmaya çalışan bir devletimiz varsa o ülkede iyi bir sağlık sistemi olduğu zaten söylenemez.

Sağlık Bakanlığı her ne kadar iyi adımlar atmaya çalışsa da sorunları hızla düzeltme şansı hepimiz biliyoruz ki yok. Bu konu ciddi bir yatırım istiyor.

Kanser vakaları hızla artıyor

Kıbrıs Postası Gazetesi’nin de haberlerini incelediğimde korkutucu tablo birçok haberde karşımıza çıkıyor. Ülkede   yaklaşık 7 bin kişi kansere karşı mücadele ediyor. Rakamlar, son sayıma göre her 42 kişiden birinin kanserle mücadele ettiğini ortaya koyuyor

Yaş ayırt etmeyen kanser hastalığı çocuklarda da genetik ve çevresel nedenlerden dolayı görülebiliyor. Anne ya da babanın sigara kullanması hastalık riskini yüzde 13 artırıyor. KKTC’de son on sekiz yıl içerisinde kanser hastalığına yakalanan çocuk sayısı ise 60

Ülkede en çok görülen kanser çeşidi kadınları vuruyor. Kadınlarda meme kanseri yüzde 35,6 gibi yüksek bir oranla ilk sırada. Bunu yüzde 13,3 ile prostat kanseri, yüzde 8,9 ile cilt kanseri, yüzde 8,9 ile lösemi ve yüzde 6,7 ile rahim kanseri izliyor.

Kanser hastalarının yaklaşık 3’te 1’i (35,6%) KKTC Devlet Hastanesi’nde tedavi görüyor. Yüzde 20,2’si Türkiye’deki özel hastanelere, yüzde 15,6’sı Türkiye’deki devlet hastanelerine, yüzde 15,6’sı KKTC’de bulunan özel hastanelere, 6,6’sı Güney Kıbrıs ve İngiltere’deki hastanelere gidiyor. 

KKTC vatandaşları arasında her 100 bin kişiden 666’sında kanser vakası görülürken, KKTC’de yaşayan TC vatandaşları arasında her yüz bin kişiden 211’inde, hem KKTC hem de TC vatandaşı olanlarda ise her yüz bin kişiden 448’inde vaka görülüyor.

Kadınlar daha mı çok kansere yakalanıyor

40 yaşına gelmiş her kadının mamografi testi ve meme muayenesi yaptırması gerektiğini söyleyerek 50 yaşına gelindiğinde de kalın bağırsakla ilgili gizli kan testi yapması gerekiyor bir kere.

Ancak risk grubunda olan kişilerin hekimlerin hazırlayacağı program doğrultusunda kontrollerini yaptırtması gerekiyor. Hemen hemen birçok şeyin kansere zemin hazırladığı gerçeği yanı sıra en çok da gıdalardaki zehir oranının yüksek olması kanser vakalarını tetikliyor.

Ünlü kanser uzmanı Prof. Dr. Mustafa Camgöz’ün bir açıklamasına gözüm ilişti. Yer vermekte fayda var zira bu yazıları pek çok kanser hastası da okuyor. “Kanserin dağılmasını önlemek için de gıdaların büyük rolü var.  Tuz kanserin düşmanıdır. Sıfır tuz kullanacağız. Balık yağları, bu kanserli hücredeki kanalları bloke ederek, dağılmayı önlüyor. Yeşil çay, hep söylediğim bir şey, tonlarca yeşil çay için. Kansere etkisi, bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kırmızı biber kansere iyi gelir.”…

Pek çok alanda olduğu gibi kanserin tedavisi de ciddi bir enstitü ya da hastane istiyor. Umarım Lefkoşa’daki onkoloji hastanesi bu ihtiyacı giderme konusunda yardımcı olur. Vatandaşlara belki bilinçli olmak düşüyor ama günümüz dünyasında bu o kadar da kolay değil. 

Tükettiğimiz gıdaların hemen hemen hepsinde kanser yapıcı maddeler var. Soluduğumuz hava kesinlikle temiz değil. Geriye ne kalıyor, genetiğimizin de kansere yakalanmamızda aktif rol oynayacağını göz önünde bulundurursak  geriye devletin bu işe adam akıllı el atması kalıyor.

Trafik kazaları sert tedbirlerle ciddi anlamda azaltılabilir ve önlenebilir ama kanser ancak devlet yardımıyla erken tanı ve doğru tedaviyle ömür uzatabilir ya da kurtarabilir.

Kansere yakalandığınızı öğrendiğinizde ne yaparsam yapayım öleceğim korkusuyla yola çıkmanızı engellemeli devlet.

Birçok kanser hastasına depresyon tedavisi de uygulanıyor ve moralleri yüksek tutulmaya çalışılıyor.

Kanser kader mi?

Bir gazeteci olarak en çok sorduğum sorulardan biridir. Kanser olduysak illa ki ölmemiz mi lazım. Yoksa ömrümüzün bir şekilde son bulma şekli midir kanser? Bu sorunun cevabını tam anlamıyla veremesek de kanser olan kişinin acınmak yerine, ona üzülmek yerine iyileşmesi ya da uzun yaşaması için el vermek gerekiyor.

Kaldı ki birçok kanser vakasının iyileştirilme umudu var. Yeter ki doğru tanı ve tedavi uygulansın. Doğru tanı ya da doğru tedavi bizde hala başarıyla uygulanmıyor. Bakınız erken tanı demiyorum, hastanın kanser olduğunu anlamayan doktorlarımız var. Belki bunları küstürmemek için iyi doktor diyoruz ama kanser işi uzmanlık istiyor.

Kanser genelde tekrarlayan bir hastalık, buna kader de desek bu devletin ve bu toplumun görevidir bir kanser hastasına layıkıyla bakmak ve doğru davranmak.

Eğer bir kanser hastasıysanız bir gün daha fazla yaşamak için gereğini yapın. Kimsenin size acımasına izin vermeyin.

***************

GÜNÜN SÖZÜ

Aşk karşı duruldukça bütün bütün devleşir, her türlü engel, büyümesi için ona bir vesiledir.

Balzac

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
4 Şubat 2019, Pazartesi
Mustafa         - Lefkoşa
Gökhan bey 40 günlük elektrik faturası da aynı 20 günlük te aynı otomatiğe bağladı kib tek yüzde 30 zam yapıldığında petrolün varil fiyatı 83 dolardı dolar 7.2 yDi dolar 5.2 ye petrol varil fiyatı 53 dolara düştü anamızı bellediler sira mezardaki nenemize geldi

YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Şubat 2019, Perşembe    Memleketin ayarı kaçtı...
20 Şubat 2019, Çarşamba    Metazori koalisyon... Kaç ay daha?
19 Şubat 2019, Salı    UBP-HP görüştü mü? Yakınlaşma var mı?
18 Şubat 2019, Pazartesi    Başbakan kılıcı çekti... Görevden almalar sürecek
15 Şubat 2019, Cuma    Ataoğlu: "Turizmde baş döndürücü gelişmelere hazır olun"
14 Şubat 2019, Perşembe    Ucuz seçim propagandası yapmasak hocam!
13 Şubat 2019, Çarşamba    Gazı bitmiş lamba gibiyiz
12 Şubat 2019, Salı    Eski günlerde olduğu gibi... Fakiriz...
11 Şubat 2019, Pazartesi    Atalay'a tepki çok... Hangisini yazalım...
8 Şubat 2019, Cuma    Haydi FETÖ'cüler eve

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Memleketin ayarı kaçtı...
Gökhan ALTINER | 21 Şubat 2019, Perşembe
Memleketin ayarı kaçtı...
Ülke genelinde darp ve hırsızlık olaylarına artık alıştık, çok fazla yadırgamıyoruz. Bu konu zaten artık istikrarlı bir hal aldı. Kimse kusura bakmasın ama doğarken bile eşit doğmadığımız bu...
Metazori koalisyon... Kaç ay daha?
Gökhan ALTINER | 20 Şubat 2019, Çarşamba
Metazori koalisyon... Kaç ay daha?
Ulusal Birlik Partisi ile Halkın Partisi’nin yakınlaştığı ve bir dizi gayrı resmi görüşme gerçekleştirdiğiyle ilgili yazımız dün hayli ses getirdi. Yazımda da ifade ettiğim gibi tar...
UBP-HP görüştü mü? Yakınlaşma var mı?
Gökhan ALTINER | 19 Şubat 2019, Salı
Aslında bu yazıyı birkaç gün sonra yazmayı planlıyordum ama geciktirmenin pek bir anlamı olmadığını düşünüp bugün kaleme alayım dedim. Zira gündemi gereksiz yere olsa dahi çokça işgal ediyor.Bir süreden beridir UBP il...