Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 4 Şubat 2019, Pazartesi

Kanserden gidiyoruz

Paylaş  
21
24
18

Sürekli yaşanan ölümlü trafik kazaları ve genç  yaşta kansere yenik düşen yurttaşlarımızın haberlerini duydukça ciddi anlamda sarsılıyoruz. Kazalar dün de kaleme aldığım üzere birçok etkenin birleşimi olmakla birlikte yollarda polis korkusunun olmamasından kaynaklanıyor. Bu noktada hem yol güvenliği hem polis istihdamının olmaması hükümetleri birincil dereceden sorumlu hatta suçlu kılıyor. İngiliz döneminde nüfusun az olmasına karşın artan motor kazalarının önüne sürat yapamayan 2,5 attan fazla olan motorlarının ülkeye girişinin yasaklandığını her zaman büyüklerimizden dinlemişizdir.

Sürat yapma, yarışma hırsı eğitimle de kazanılabilecek bir çözüm olmayacağını sanıyorum. Öte yandan  gençlerin hızla kansere yenik düşmelerinin birçok etkeni var. Ama bunun altında yatan en temel sorun ise sağlık sisteminin yetersiz oluşudur. Kanser illetinin hem tanısının geç konmasında hem de tedavi aşamasında yeterli olunamaması bireylerden ziyade sağlık sisteminin bir sorunudur.

Bugün hala kanser hastalarının tedavisini yurt dışında yaptırmaya çalışan bir devletimiz varsa o ülkede iyi bir sağlık sistemi olduğu zaten söylenemez.

Sağlık Bakanlığı her ne kadar iyi adımlar atmaya çalışsa da sorunları hızla düzeltme şansı hepimiz biliyoruz ki yok. Bu konu ciddi bir yatırım istiyor.

Kanser vakaları hızla artıyor

Kıbrıs Postası Gazetesi’nin de haberlerini incelediğimde korkutucu tablo birçok haberde karşımıza çıkıyor. Ülkede   yaklaşık 7 bin kişi kansere karşı mücadele ediyor. Rakamlar, son sayıma göre her 42 kişiden birinin kanserle mücadele ettiğini ortaya koyuyor

Yaş ayırt etmeyen kanser hastalığı çocuklarda da genetik ve çevresel nedenlerden dolayı görülebiliyor. Anne ya da babanın sigara kullanması hastalık riskini yüzde 13 artırıyor. KKTC’de son on sekiz yıl içerisinde kanser hastalığına yakalanan çocuk sayısı ise 60

Ülkede en çok görülen kanser çeşidi kadınları vuruyor. Kadınlarda meme kanseri yüzde 35,6 gibi yüksek bir oranla ilk sırada. Bunu yüzde 13,3 ile prostat kanseri, yüzde 8,9 ile cilt kanseri, yüzde 8,9 ile lösemi ve yüzde 6,7 ile rahim kanseri izliyor.

Kanser hastalarının yaklaşık 3’te 1’i (35,6%) KKTC Devlet Hastanesi’nde tedavi görüyor. Yüzde 20,2’si Türkiye’deki özel hastanelere, yüzde 15,6’sı Türkiye’deki devlet hastanelerine, yüzde 15,6’sı KKTC’de bulunan özel hastanelere, 6,6’sı Güney Kıbrıs ve İngiltere’deki hastanelere gidiyor. 

KKTC vatandaşları arasında her 100 bin kişiden 666’sında kanser vakası görülürken, KKTC’de yaşayan TC vatandaşları arasında her yüz bin kişiden 211’inde, hem KKTC hem de TC vatandaşı olanlarda ise her yüz bin kişiden 448’inde vaka görülüyor.

Kadınlar daha mı çok kansere yakalanıyor

40 yaşına gelmiş her kadının mamografi testi ve meme muayenesi yaptırması gerektiğini söyleyerek 50 yaşına gelindiğinde de kalın bağırsakla ilgili gizli kan testi yapması gerekiyor bir kere.

Ancak risk grubunda olan kişilerin hekimlerin hazırlayacağı program doğrultusunda kontrollerini yaptırtması gerekiyor. Hemen hemen birçok şeyin kansere zemin hazırladığı gerçeği yanı sıra en çok da gıdalardaki zehir oranının yüksek olması kanser vakalarını tetikliyor.

Ünlü kanser uzmanı Prof. Dr. Mustafa Camgöz’ün bir açıklamasına gözüm ilişti. Yer vermekte fayda var zira bu yazıları pek çok kanser hastası da okuyor. “Kanserin dağılmasını önlemek için de gıdaların büyük rolü var.  Tuz kanserin düşmanıdır. Sıfır tuz kullanacağız. Balık yağları, bu kanserli hücredeki kanalları bloke ederek, dağılmayı önlüyor. Yeşil çay, hep söylediğim bir şey, tonlarca yeşil çay için. Kansere etkisi, bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kırmızı biber kansere iyi gelir.”…

Pek çok alanda olduğu gibi kanserin tedavisi de ciddi bir enstitü ya da hastane istiyor. Umarım Lefkoşa’daki onkoloji hastanesi bu ihtiyacı giderme konusunda yardımcı olur. Vatandaşlara belki bilinçli olmak düşüyor ama günümüz dünyasında bu o kadar da kolay değil. 

Tükettiğimiz gıdaların hemen hemen hepsinde kanser yapıcı maddeler var. Soluduğumuz hava kesinlikle temiz değil. Geriye ne kalıyor, genetiğimizin de kansere yakalanmamızda aktif rol oynayacağını göz önünde bulundurursak  geriye devletin bu işe adam akıllı el atması kalıyor.

Trafik kazaları sert tedbirlerle ciddi anlamda azaltılabilir ve önlenebilir ama kanser ancak devlet yardımıyla erken tanı ve doğru tedaviyle ömür uzatabilir ya da kurtarabilir.

Kansere yakalandığınızı öğrendiğinizde ne yaparsam yapayım öleceğim korkusuyla yola çıkmanızı engellemeli devlet.

Birçok kanser hastasına depresyon tedavisi de uygulanıyor ve moralleri yüksek tutulmaya çalışılıyor.

Kanser kader mi?

Bir gazeteci olarak en çok sorduğum sorulardan biridir. Kanser olduysak illa ki ölmemiz mi lazım. Yoksa ömrümüzün bir şekilde son bulma şekli midir kanser? Bu sorunun cevabını tam anlamıyla veremesek de kanser olan kişinin acınmak yerine, ona üzülmek yerine iyileşmesi ya da uzun yaşaması için el vermek gerekiyor.

Kaldı ki birçok kanser vakasının iyileştirilme umudu var. Yeter ki doğru tanı ve tedavi uygulansın. Doğru tanı ya da doğru tedavi bizde hala başarıyla uygulanmıyor. Bakınız erken tanı demiyorum, hastanın kanser olduğunu anlamayan doktorlarımız var. Belki bunları küstürmemek için iyi doktor diyoruz ama kanser işi uzmanlık istiyor.

Kanser genelde tekrarlayan bir hastalık, buna kader de desek bu devletin ve bu toplumun görevidir bir kanser hastasına layıkıyla bakmak ve doğru davranmak.

Eğer bir kanser hastasıysanız bir gün daha fazla yaşamak için gereğini yapın. Kimsenin size acımasına izin vermeyin.

***************

GÜNÜN SÖZÜ

Aşk karşı duruldukça bütün bütün devleşir, her türlü engel, büyümesi için ona bir vesiledir.

Balzac

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
4 Şubat 2019, Pazartesi
Mustafa         - Lefkoşa
Gökhan bey 40 günlük elektrik faturası da aynı 20 günlük te aynı otomatiğe bağladı kib tek yüzde 30 zam yapıldığında petrolün varil fiyatı 83 dolardı dolar 7.2 yDi dolar 5.2 ye petrol varil fiyatı 53 dolara düştü anamızı bellediler sira mezardaki nenemize geldi

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Nisan 2019, Cuma    Özersay, Çavuşoğlu'na sordu... Cevap?
18 Nisan 2019, Perşembe    Özersay'ı ortakları hep yalnız bıraktı
17 Nisan 2019, Çarşamba    Çocuklar ölmese be dostlar...
16 Nisan 2019, Salı    Erhürman istifa eder mi?
15 Nisan 2019, Pazartesi    Ankara hazır... Lefkoşa değil...
12 Nisan 2019, Cuma    UBP ile HP teyit etti... Bozulacak...
11 Nisan 2019, Perşembe    Beş yaşındaymışım gibi anlat "Başbakanım"
10 Nisan 2019, Çarşamba    Geçimsizler ülkesi...
9 Nisan 2019, Salı    Özersay'dan ayrılık sinyalleri...
8 Nisan 2019, Pazartesi    Nikos alkollü müydü?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Özersay, Çavuşoğlu'na sordu... Cevap?
Gökhan ALTINER | 19 Nisan 2019, Cuma
Koalisyonun bozulup bozulmayacağı tartışmaları sürerken Başbakan Yardımcısı ve HP Genel Başkanı Kudret Özersay apar topar Ankara’ya gitti. Fotoğrafa ilk baktığınızda Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Gu...
Özersay'ı ortakları hep yalnız bıraktı
Gökhan ALTINER | 18 Nisan 2019, Perşembe
Bizim hükümet bu işi yürütemeyecek düşüncesi her geçen gün daha fazla aklımda yer etmeye başladı. Nasıl olacak bu işler? Nasıl devam edecek herkes merakla bekliyor. Mali protokolün imzalanmayacağı iddia ediliyor bir y...
Çocuklar ölmese be dostlar...
Gökhan ALTINER | 17 Nisan 2019, Çarşamba
Bilge Lord’un davası devam ediyor. Prof Dr Mehmet Çakıcı’nın olayı incelemesi ve mahkemenin Çakıcı’dan görüş alması son derece yerinde bir karar. Çakıcı bugüne bugün kendi sahasında tek kelimeyle bir markadır.
Açıkça...