Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 9 Mayıs 2019, Perşembe

Hükümet düştü

Paylaş  
41
27
37

Yaklaşık bir aydır Halkın Partisi’nin hükümetten çekileceğini yazdım. Bildiğiniz gibi, hükümetin bozulmasıyla ilgili en çok kaleme alan gazeteci benim ve hükümetin mayıs ayında bozulacağını da kaleme alan ilk gazeteci benim. En başından beri ağırlıklıCTP’li okurlarım bana çok kızdılar, yazdıklarımın uydurmadan ibaret olduğunu vurgulayıp adeta sosyal medya da ağır ifadeler kullandılar. Yaklaşık 20 yıllık meslek hayatımda tasvip etmesem de bana yazılarımdan ötürü çok saldırı olmuştur. Ne yazık ki yazdıklarımı hazmedemeyenler olduğu gibi takdir edenler daha çok oldu. Ben işimi iyi yaptıktan sonra yapıcı eleştirileri alır hakaret içerenleri de görmezden gelirim.

En başından beri bu hükümet bozulsun diye bir kaygım olmadı hiç. Bir aydır söylüyorum ve yine belirtmekte fayda görüyorum, bir gazeteci olarak yaklaşık bir aydır perde gerisinde yaşanan tüm siyasi gelişmeleri kaleme aldım ve durum tespiti yaptım.

Kaynaklarım güvenilirdi ve beni çoğu zaman yanıltmadıkları gibi bu sefer de yanıltmadılar. En başından beri hükümetin her zaman başarılı olmasını isteyenlerden oldum ve başarılı olmaları için zaman zaman sert eleştirilerde yaptım ama bu hükümetin daha kuruluş aşamasında yasal ama meşru olmadığını yazdım.

Zira dört partinin arkasında halk desteği olmadığı gibi Ankara Hükümetinin de desteği yoktu. Ancak dört parti hem halka hem de mali açıdan tek destekçimiz olan Ankara hükümetine karşı bu hükümeti kurdu.

Halk dört partiye de oldukça düşük oylar vererek artık CTP, DP, TDP ve HP’yeiktidar ışığını yakmadı. 21 vekil çıkaran UBP’nin ihtiyacı olan % 10’luk bir artı oydu tek başına iktidar olması için.

Bu halkın kararı ev geç de olsa tecelli ediyor.

Söz konusu dört partinin başarılı olması için bir fırsat yakaladıklarını da yazdım vakti zamanında ama hepimiz biliyoruz ki doğal gelişen krizler, Ankara’nın destek vermemesi ve hükümetin performans zayıflığı hükümeti düşme noktasına getirdi.

Geç de olsa İlahların istediği oldu dersek doğru yorumlamış oluruz.

Tabii bundan sonra ne olacağı durumların nasıl şekilleneceği de son derece önemli.

Özellikle UBP içinde kabine kavgaları da başlamak üzere, bunu ilerleyen günlerde kaleme alacağız.

Tabii bugünden sonra oldukça hızlı bir süreç başlayacak, hükümetin bozulması, bakanlık pazarlığı, UBP ile HP arasındaki hükümet protokolü ve yaşanacak yasal süreç. Öyle sanıyorum ki eğer benim duyduğum gibi UBP ile HP anlaşmışsa yeni hükümetin kurulması ve güvenoyu alması hızlı gerçekleşecek, yok henüz netleşmemiş konular varsa bu süreç 15 günü bulacak.

 

Ekonomi çok kötü

Ülke ekonomik anlamda tam bir darboğazın içine girdi. Ülkemizde ekonomik yaşantının tam anlamıyla döviz üzerinden şekillenmesi ve ithalatın döviz üzerinden yapılması çok kısa süre içerisinde yeni zamların gerçekleşmesine neden olacak.

Küçücük bir ülke. Yollar sokaklar son model arabalarla dolu, bir o kadar da lüks ev. Sanırsınız ki Monaco prensliği mübarek. Gelin görün ki hepsi borç. Gördüğünüz dükkanlar, mağazalar, şaşalı iş yerleri hepsi borç, hepsi bankalara ipotek. Adeta yarın sabah ölecekmiş ve hiçbir kaygımız yokmuşçasına yaşıyoruz.

Hükümetten ne yazık ki hiç umudum yok, eskisinden de yoktu ama yenisinden hiç yok. Çünkü eskisinden öyle sandığınız gibi çok da farklı değil.

Türkiye oldukça hareketli bir dönemden geçiyor. Türkiye’nin ekonomisi oldukça büyük, bu nedenle yaşanan savaşlar, darbe girişimleri, iç sıkıntılar Türk ekonomisini kötü etkilese bile sarsmaz. Çünkü son derece akılcı ve profesyonel bir vizyonla yönetiliyor Türkiye. Kaldı ki büyük bir ekonomi ama biz fakirlerin durumu öyle değil işte. Türkiye dövizle uğraşmıyor çok fazla, bunu minimal anlamda söylüyorum. Yani tüccarı, vatandaşı dövizle borçlanmaz. Hatta yanılmıyorsa döviz borcu vermiyor bankalar. Ama biz fakir KKTC’de durum öyle değil.

Sorun her ne olursa olsun ki buna bu yazımızda da değiniriz; aslında Türkiye ile yaşanan bu anlaşmazlık bizim için iyi ve önemli bir sınavdır. Elbette ki Türkiye her zaman yanı başımızda olacaktır buna kimsenin şüphesi olmasın. Yaklaşık sekiz aydır Hükümet kendi imkanlarıyla ayakta durmaya çalıştı ve bunu gerçekten de kolay yapmıyor, özellikle son sekiz aydır yaşanan döviz krizinin ardından hükümet tarafından elektrik, akaryakıt ve tüp gaz gibi hayati konulara yapılan zamlar, kontrol edilemeyen ve her ne dense hükümetin bir türlü müdahale etmediği aşırı hayat pahalılığı Kıbrıs Türkünü canından bezdirdi.

Dediğim gibi hükümet ve Kıbrıs Türk halkı ciddi bir sınavdan geçiyor.

Hiç kimseden net bir şey duymasam da bunun en akılcı cevabı Ankara Hükümeti ile Lefkoşa Hükümetinin arasında protokol şartları çerçevesinde gerekli uyumun sağlanamaması diyebiliriz.

Türkiye haklı olarak bugüne kadar hep kandırıldı ve verilen sözlerin birçoğu tutulmadı. Bu nedenle Ankara imza edilecek protokole uyulmasını ve şartlarının yerine gelmesini istiyor. Öyle anlıyoruz ki hükümet bu şartları tam anlamıyla yerine getirebilecek noktada olmadığı için bu protokol de imzalanmıyor.

****************

GÜNÜN SÖZÜ

Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar

ANONİM

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
11
 
1
 
9
 
0
 
4
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
4
ONAY BEKLEYENLER
0
9 Mayıs 2019, Perşembe
Hasan         - Girne
Yok yok Ali Lefkosa gardas,oz be oz Girneliyim.Benim sitemim x veya y partiden ,partilerden hukumet kurulurkenden herkes ve ozellikle isverenlerin baskisi ile yazi yazan arkadaslar hemenden bu hukumet uzun gitmez,istifa etsinler,ekonomiyi duzeltemiyorlar gibisinden yazi yazmaya baslarlar ama seankide KKTC bagimsiz,kendi para birimi olan bir ulkemis gibi elestirirler.Benim derdim couklarin,torunlarin gelecekleri ne olacak bu acik hapishane ulkesinde.Bizdemi isin kolayi olan ulkeden goc edelim?Acikla bana yeni hukumet bunlardan dah mi iyi olacak?TC biraz para muslugunu acacak gecici olarak,4-5 ay sonra gene yazarlarimiz topa tutacak.Bilmem anlatabildim mi...

9 Mayıs 2019, Perşembe
Ali         - Lefkoşa
Uzun zamandir yazilarinizi takip ederim ne dediyseniz oldu.allaha şükür bu beceriksizlerden kurtulduk .kina yakin diyen arkadaş her halde bu memlekette yaşamaz veya para ihtiyaci yok fazla durumu iyi de bu abik sabik hükümeti savunur,geçinemiyoruz bir arkadaş bu cep hirsizlari yüzünden .halkin cebine saldirmya başladilardi artik bin şükür kurtulduk.gelen de düzeltmezse oda gider

9 Mayıs 2019, Perşembe
Hasan         - Girne
Yakdimin kinayi gardas?Siz bu kafa yapiniz ile DGBK'yi(dagdan geldim bagdakini kovarim partisi)2-3 yila kadar hukumet yaparsiniz ama kina bile bulamayacaksiniz yakasiniz.Bu arada belirteyim adanin kuzeyindeki partilerin hicbirine uye degilim,sadece cocuklarima,torunlarima gelecek arayan bir vatanseverim.Iyi bir gelecek simdilik ruya.Insallah rum bir hata yaparda anlasma,cozum olur,yoksa gelecegimiz borudur.

9 Mayıs 2019, Perşembe
Febyo         -

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Ağustos 2019, Pazartesi    Tiyatrocu kahramanlığa oynamaz
16 Ağustos 2019, Cuma    Tutun papazı kaçmasın...
15 Ağustos 2019, Perşembe    Namaz derin iştir... Sen anlamazsın...
9 Ağustos 2019, Cuma    Cumhurbaşkanı adayı rezil oldu
8 Ağustos 2019, Perşembe    Hayal kırıklığı olan Özersay'ın kendisidir
7 Ağustos 2019, Çarşamba    Hasipoğlu, "UBP adayını çıkarmazsa... Bunun bedeli olur"
6 Ağustos 2019, Salı    Veresiye dönemi başladı...
5 Ağustos 2019, Pazartesi    Kendi cephanemizi üretmeye başladık
2 Ağustos 2019, Cuma    Emredersiniz yaparız...
1 Ağustos 2019, Perşembe    Günay Çerkez'i entrikalarınıza alet etmeyin!

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Tiyatrocu kahramanlığa oynamaz
Gökhan ALTINER | 19 Ağustos 2019, Pazartesi
Derin ekonomik kriz içinde olan memleketin hiç şüphe yoktur en az destek gören alanı sanattır. Ülkemizde sanat her alanda gerektiği gibi desteklenmemektedir. Sanatın hangi alanıyla olursa olsun gerçek anlamda ilgilene...
Tutun papazı kaçmasın...
Gökhan ALTINER | 16 Ağustos 2019, Cuma
Hani söze nereden başlanır diye bir düşündüm. Ciddi bir kısır döngü içerisindeyiz toplum olarak. Neyle mutlu olacağımızı nasıl mutlu olacağımızı bilemiyoruz. Hep bir şikayet ve hep bir tepki içindeyiz. Bu öyle bir tep...
Namaz derin iştir... Sen anlamazsın...
Gökhan ALTINER | 15 Ağustos 2019, Perşembe
Uzun tatilleri hiç sevmedim hayatım boyunca; yayın yapmadım mı yazı yazmadım mı kendimi işe yaramaz hissederim. Benim yapacak çok işim de yoktur, fazla oturdum mu tembellik gelir üstüme. Sonra sağa sola çatmaya başlar...