Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 19 Temmuz 2019, Cuma

İşte tarihi belgeler!

Paylaş  
66
16
63

Cem Yılmaz’ın dediği gibi “fakirin fakire yaptığı zülüm gibisi yok”… Bu sözün anlamına birazdan geleceğiz. Kıbrıs Türkü’nün kurtuluşunun 45’nci yıl dönümü. Kimsenin tanımadığı, çoğu zaman bizim dahi beğenmediğimiz bir devletimiz var çok şükür.

Birkaç gündür Türk Jetleri Kıbrıs üzerinde uçuyor. Ne yalan söyleyeyim, izledikçe gururlandım. İnsanın içi kabarıyor. Uzun zaman oldu ki Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları bu tür bir gösteri yapmadı. Her yıl yapılan rutin gösteriler değil kastettiğim. Neredeyse yarım saat birkaç gün Kıbrıs üzerinde gezmediler. Kiminle karşılaştıysam dün bu durumdan memnuniyetini dile getirdi.

Yazının en başından söyleyeyim bu hamasi bir yazı değil!

Bazen çocuklar baba ya da annelerinin yaptığı işten utanırlar ama aslında helaliyle kazanılan her para övünç kaynağıdır, utanç değil. Biz Kıbrıslı Türkler, belki hepimiz değil ama çoğumuz devletimizden hep utandık. Halbukibaşımızı sokacağımız tek ev şimdilik bu.

İyi yönetilmiyor mu? Evet çoğu zaman iyi yönetilmedi bu devlet ama bu devletin ayıbı değil, halk olarak bizim seçtiklerimizin beceriksizlikleri ve halk olarak bizim ayıbımız. Ülke yönetmesini bilmeyenleri halk seçiyorsa bu ayıp o halkındır, Devletin değil.

Savaş yılarını yaşamayan ama çocukluğumuzdan bugüne kadar acı savaş olaylarını dinleyerek büyüdük.

En azından benim jenerasyonum her iki açıdan şanslı. Hem savaş yıllarını 1960 öncesi 63 ve 74 olaylarını yaşamadı; birinci bu açıdan şanslı ikincisi de Mücadele yıllarında neler olup bittiğini birebir babalarımızdan dedelerimizden dinleme fırsatı bulduk.

Bu nedenle tarihte karşımıza çıkan her tarihi kimliği iyi tanıyoruz ancak yeni nesilin yani 1990 yılı ve sonrası hayata merhaba diyen genç arkadaşlarımızın haline bakıyorum da içler acısı.

Popüler kültürün yalnızca oyuncağı haline gelmekten öte; sözde sosyalist ideoloji altında Rumların tamamını kardeş ve yaşanılacak ya da sığınılacak bir kapı olarak görüyorlar.

Annan planı sonrasında Rum arkadaşlar edinmiş insanlardan biriyim bende; ağzımın payını alana kadar ne iyi insanlar şu Rumlar; bir de hep kötüler durur şu azılı milliyetçi kesilen kesimler diyordum.

Ta ki bir yemek davetinde giriştiğim sözlü münakaşanın neredeyse yumruklaşmaya varmasına kadar. Dünya görüşü olarak bir sosyal demokrat olmaktan ve Kuzey Kıbrıs’ın geleceğinin çözümsüz kalmasından yana biri değilim.

KKTC Halkının daha iyi bir geleceğe ancak her iki tarafı da mutlu edecek bir çözümle gerçekleşeceğini savunanlardanım.

Ancak sahte solculara canım sıkıldığı gibi sahte milliyetçilere de canım sıkılır. Sahte solcuların önemli bir kısmı Rum tarafından düzenli maaş alırken sahte milliyetçilere de Rum tarafındaki marketlerde bol bol rastlayışıma anlam veremem.

 

1974’teki tarihi belgeler

20 Temmuz 1974’te gerçekleşen Mutlu barış harekatında Türk jet uçaklarının Kıbrıs üzerindeki uçuşları sırasında Rum halkını barışa davet eden broşürler atmıştı.

Bu hep anlatılır. Geçtiğimiz hafta Mora bölgesinde Rumlara karşı savaşan bir mücahid atılan bu afişlerden toplamış ve saklamış, bir ortamda buluştuk ve bana bu broşürlerin orijinallerini göstererek “bu tarihi belgeler artık pek az insanda vardır, sen gazetecisin sana fotokopilerini çekip veriyorum arşivine koy” dedi ve bana iki ayrı broşürün kopyasını verdi.

Bugünkü yazımda yayınlıyorum.  Broşürün bir tanesinde “ Kıbrıs Rumları. Ada Türkleri ile beraber kardeşçe yaşamanız için çok uğraştık ve sabrettik. Kıbrıs ve yunan idarecileri sizi birbirinize düşürdüler. Boş yere kan döktürdüler. Hür vatanınızı Enosis denen boyunduruk altına sokmak istediler. Siz de idarecilerinize artık yeter demsini biliniz” Kıbrıs Türk barış kuvvetleri komutanı…

 

Yazıyor mesela…

Evet, iki belgeden bir tanesinde yazanları aktardım size. Bu broşürler hem Türkçe hem de Rumca olarak yazılmış zamanında.

 

Şehitlerin hakkını verebilmek

Devlet olarak geçmişe dair savaşta hayatını kaybeden şehitlerimizin ve sonrasında onların yakınlarının varlığına ne kadar sahip çıkabildik. Bu yönde Şehit Aileleri ve malul Gaziler Derneği’nin çalışmaları var ama bence yalnız bırakılıyorlar.

Devlet olarak Şehitlerimize gerçek anlamda sahip çıkmamız gerekiyor.  Yabancı ülkelerde devletler geçmişlerine çok ciddi şekilde sahip çıkarlar.

Her zaman yakınsakta mücadele yıllarına oranla kıyasladığımızda bugün ciddi bir refah sürdüğümüzü söyleyebiliriz. Babalarımızın ve dedelerimizin inanılmaz zorluklar içinde yaşam savaşı vermelerine dair kanaatimce ne yeteri kadar belgesel çekilmiştir ne de yeteri kadar film.

Her yıl görmeye alıştığımız belgesellerin ve 10 yılda çekilen bir tarihi filmin dışında geçmişe ne kadar sahip çıktık ve görsel olarak ebedileştirdik?

O günlerden bugüne çok şey değişti. Çözüm için çok uğraşlar verildi. Ama artık Kıbrıs Türk tarafı bundan yoruldu sanırım, haklı olarak.

Çözümü yıllarca savundum. Talat’ın hem başbakanlığı hem de Cumhurbaşkanlığı döneminde en ateşli savunucularından oldum. Dönemin Eroğlu siyasetini en sert dille eleştirdim; çözüme inandım ve savundum ama hiçbir zaman Rum hayranı olmadım.

Sn Akıncı’ya da çok ciddi bir destek verdim.

Gelin görün ki elde var hüzün. Biz Kıbrıslı Türklerden nefret eden bir Rum yönetimi ve Rum halkı var. Ne yazık ki bu gerçek. Bu insanların büyük bir çoğunluğu bizi görmek dahi istemiyor. “Kıbrıs Cumhuriyeti” de onların işgalinde. 40 yıldır da bu gerçek değişmiyor arkadaşlar.

1963’te Kıbrıslı Türkleri katletmek suretiyle Cumhuriyetin dışına iten bir yapıya hala hayranlık duyanlar varsa bu hayranlığı bir daha gözden geçirsin.

***************

Günün Sözü

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin.

Cemal Süreya

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
11
 
2
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
4
ONAY BEKLEYENLER
1
19 Temmuz 2019, Cuma
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Kalemine sağlık Sn Altıner samimi ve gerçekçi bir yazı....

19 Temmuz 2019, Cuma
UV         - Girne

19 Temmuz 2019, Cuma
Goncoloz         - Sorma Gir hani
Gokhan'cigim biraz da empati yap, oselestiri yap ve kendi kendine sor. Hep rumlar mi sucludur? Bu 45 yillik surecte, Dis siyasetin basarisiz olmasinda, cozum olmamasinda hic mi bizim, Denktas'in ve vizyonsuz TC dis politikasinin sorumlulugu yoktur, hic mi?

19 Temmuz 2019, Cuma
Hasan         - Girne
45 yılın sonunda olanları göremeden,
45 yıl öncesinde olanları anlayamayız !Kibrisli Turkler en buyuk gocleri yasadi 74den sonra .Pardon be gardas ama ne baris geldi ne de huzur 45 yil sonra.

YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Ekim 2019, Cuma    Başbakanı rahat bırakın
17 Ekim 2019, Perşembe    Tatar aday gibi...
16 Ekim 2019, Çarşamba    Hasbanı çıkar Ahmet Çakar
15 Ekim 2019, Salı    Memleketin tadı kaçtı...
14 Ekim 2019, Pazartesi    Olmadı başkan!
11 Ekim 2019, Cuma    Özersay'dan UBP'ye tehdit...
10 Ekim 2019, Perşembe    Amcaoğlu kararlı ama baskı altında
9 Ekim 2019, Çarşamba    Trafik kazalarına hapislik cezası sorgulanmalı
8 Ekim 2019, Salı    UBP sessizce evet dedi...
7 Ekim 2019, Pazartesi    CTP'liler kurultay sevmiyor

banner
banner
banner
banner
banner

Başbakanı rahat bırakın
Gökhan ALTINER | 18 Ekim 2019, Cuma
Şu sıralar Başbakan Ersin Tatar’ın üzerine her yerden yürüyorlar. Kıbrıs Postası’ndaki sabah programını sunarken üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun ve HP Genel Başkanı Kudret Özersay’ın yakın dostlarından olan Ser...
Tatar aday gibi...
Gökhan ALTINER | 17 Ekim 2019, Perşembe
Tatar'ın UBP içindeki belli zümrelerce tasfiye edilmek istendiğini dile getirdik. Bu kesinlikle yalan değil. Ancak bu tasfiyeyi yapmak isteyen başta üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve ekibi, Tatar'ın aday olup da b...
Hasbanı çıkar Ahmet Çakar
Gökhan ALTINER | 16 Ekim 2019, Çarşamba
Kıbrıs Türk halkı oldum olası Türkiye’deki futbolla hep yakından ilgilenmiştir. Vakti zamanında hakem olanlar sonradan kapağı televizyon programlarına atmış kimisi saygın bir çerçevede kimisi ise külhanbeyi edalarında...