Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 31 Temmuz 2019, Çarşamba

Saray da yıkılırsa... Vay halimize...

Paylaş  
6
4
4

Hangi işimizde hayır var diyesim geldi dün sabah Cumhurbaşkanlığı sarayının üzerinde oturduğu surların yıkıldığını görünce. Hayırsız hükümetler silsilesinden oluşan bir ülkeyiz. Yani konuya nasıl nerden girilir diye düşünüyorum yazıyı yazarken. Gerek Türkiye’den gerek İslam ülkelerinden gerekse AB’den bugüne kadar tonla para aktığı bu ülkeye. İşin sonunda kendi devletine inanmayan siyasiler kalabalığı olunca kendi ülkemizin zenginliklerine de sahip çıkmak ne aklımıza geldi ne önceliğimiz oldu ne de umurumuz oldu.

Yalan mı? Cumhuriyeti biz kurduk diyen ve bununla övünen parti değil mi UBP?

İşte kurdukları devletin enkaza dönüşmüş halini yıllardır izliyorlar.

Ülkenin sahip olduğu kültürel zenginlikleri korudu mu hükümetler bugüne kadar?

Ya da liderlerimize sahip çıktık mı bugüne kadar?

Dr Küçük anıtı… Fuhuş yuvası

Üzülerek yazıyorum bunu. Bir Anıtkabir’e bakın bir de Dr Küçük’ün anıtına. Atatürk, Türkiye için ne ise Dr Fazıl Küçük de bizim için aynıdır. Bir anıt yapıldı ki dostlar alış verişte görsün. Yapıldı yapılmasına ama törenden törene hatırlandı sadece. Yıllarca anıtın içinde gençler alkol aldı, kırık içki şişelerine ben kaç kez şahit oldum, yıllarca fuhuş yapıldı hem anıtın bahçesinde hem çevresinde. Kaç kez yazıldı çizildi. Kaçamak yapan çiftlerin buluştuğu yer oldu Anıt tepe.

Yalan mı?

Yazıldı çizildi; bir ara yok asker bekledi yok polis bekledi, yanılmıyorsam belli saatlerde açılıp kapanıyor. Kapısı kilitleniyor. Yok önem veren yok. Bu ülkede siyaset yapan tüm hükümetler ve tüm başbakanların ayıbıdır bana göre.

Dr Küçük bu topluma ne kadar hizmet etti; bunu bilmeyen mi var?

Denktaş’ın kurduğu devlet, Denktaş’ı unuttu

Benzer durumlar Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş içinde geçerli. Görüşlerine katılırsınız katılmazsınız. Rahmetli Denktaş Bey bu halka uzun yıllar liderlik yaptı ve bir devlet kurup bize bıraktı. Kaç yıldır bir anıtı bitirilemedi. Bitirmek istemedi hükümetler çünkü para yok dediler.

Menfaat sağladıkları işadamlarına menfaat sağlarken en azından Denktaş beyin anıtını bitireceksiniz şartı da konsaydı bari. Madem bu devletin kurucusuna son bir vefa gösterme imkanı yok, madem ki bu kadar aciz bu devlet.

Yok! O da yapılmadı. Geceleri gidin Denktaş beyin anıtının ön tarafında parkın yanına. Göreceksiniz arabaların içinde içki içen, öpüşen sevgilileri.

Nasıl bir ayıptır bu nasıl bir utançtır.

Bu dediklerimi biri yapabilir mi Anıtkabir de?

Devlete inanmadık… Hep menfaat

Kimse kusura bakmasın ama gerçek budur. Hiçbir siyasi bu devlete inanmadı. Birçoğunun içinde hep bir makama gelme isteği vardı ve öyle de davrandılar. İş ola törenlere katılıyorlar her sene, iş ola anma törenleri yapılıyor ve iş ola birkaç kelam ediliyor.

Herkes nasıl bir makama gelir de şovumu yaparım, başarır kendime aileme bir menfaat sağlarımın peşinde.

Başka hiçbir gaileleri yok.

Saray yıkılmasa da imajı gitti

Yahu bir düşünsenize; şöyle bir haber yayınlansa. Türkiye Cumhurbaşkanlığının duvarları bakımsızlıktan çöktü. Nasıl bir etkileşim olurdu?

Ya da ABD Başkanlık sarayı bakımsızlıktan bazı yerleri yıkıldı. Ya da Rum başkanlık sarayının ön kirişleri bakımsızlıktan yıkıldı. Nasıl bir yankı uyandırırdı?

Diyeceksiniz ki amma yerlerle kıyasladın. İşte tüm mesele bu! Biz kendimizi adam yerine koymuyoruz, kendimizi önemsemiyoruz. Eee biz kendimizi adam yerine koymazsak başkaları ne diye koysun.

Cumhurbaşkanlığı sarayının askeri barınaklarının olduğu yerin hemen ardında yıkılmalar oldu. Peki ya surların yarısı çökseydi ve içinde uyuyan askerler ölseydi. Olmaz değil mi öyle şeyler? Peki neden olmasın?

Ya da Cumhurbaşkanı Akıncı bugün sabah makamına geldiğinde bahçenin sahaya düştüğünü görse ne hissederdi?

Ya da içinde misafir kabul ederken surların yarısı bir anda çökse ne olurdu?

Ben söyleyeyim; tek kelimeyle rezil olurduk tüm dünyaya.

Ama gelin görün ki kimin umurunda; hatta Cumhurbaşkanının itibarsızlaştırmaya çalışan şaklabanlar derin bir ohh bile çekerdi.

Biz böyleyiz ne yazık ki toplum olarak. Mayamız bozuldu değil zaten bozuktu diye yazdığımda da canı sıkılıyor bazılarının ama ne yazık ki öyle.

Surların tarihi açıdan önemi vardı meselesine hiç girmiyorum; o durum zaten bambaşka. Daha ona da girersek, yazı uzar gider.

Örneğin şu an Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu olsaydı, Başbakan Ersin Tatar çoktan surları yeniden inşa etmeye başlamıştı bile.

Anlıyor musunuz demek istediğimi?

Surları tamir etmek Cumhurbaşkanlığı makamının işi değil. Bütçesi yetmez zaten.

Ayıptır günahtır beyler; bu devlete sahip çıkacak bir hükümeti yok mu ülkenin? Lafla değil, icraatla.

*************

GÜNÜN SÖZÜ

Geçmişten ders al, anı yaşa, geleceğe dair umutların olsun. En önemlisi sorgulamaktan sakın vazgeçme...

Albert Einstein

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
8
 
1
 
2
 
0
 
1
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Ekim 2019, Cuma    Başbakanı rahat bırakın
17 Ekim 2019, Perşembe    Tatar aday gibi...
16 Ekim 2019, Çarşamba    Hasbanı çıkar Ahmet Çakar
15 Ekim 2019, Salı    Memleketin tadı kaçtı...
14 Ekim 2019, Pazartesi    Olmadı başkan!
11 Ekim 2019, Cuma    Özersay'dan UBP'ye tehdit...
10 Ekim 2019, Perşembe    Amcaoğlu kararlı ama baskı altında
9 Ekim 2019, Çarşamba    Trafik kazalarına hapislik cezası sorgulanmalı
8 Ekim 2019, Salı    UBP sessizce evet dedi...
7 Ekim 2019, Pazartesi    CTP'liler kurultay sevmiyor

banner
banner
banner
banner

Başbakanı rahat bırakın
Gökhan ALTINER | 18 Ekim 2019, Cuma
Şu sıralar Başbakan Ersin Tatar’ın üzerine her yerden yürüyorlar. Kıbrıs Postası’ndaki sabah programını sunarken üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun ve HP Genel Başkanı Kudret Özersay’ın yakın dostlarından olan Ser...
Tatar aday gibi...
Gökhan ALTINER | 17 Ekim 2019, Perşembe
Tatar'ın UBP içindeki belli zümrelerce tasfiye edilmek istendiğini dile getirdik. Bu kesinlikle yalan değil. Ancak bu tasfiyeyi yapmak isteyen başta üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve ekibi, Tatar'ın aday olup da b...
Hasbanı çıkar Ahmet Çakar
Gökhan ALTINER | 16 Ekim 2019, Çarşamba
Kıbrıs Türk halkı oldum olası Türkiye’deki futbolla hep yakından ilgilenmiştir. Vakti zamanında hakem olanlar sonradan kapağı televizyon programlarına atmış kimisi saygın bir çerçevede kimisi ise külhanbeyi edalarında...