Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 19 Ağustos 2019, Pazartesi

Tiyatrocu kahramanlığa oynamaz

Paylaş  
18
17
15

Derin ekonomik kriz içinde olan memleketin hiç şüphe yoktur en az destek gören alanı sanattır. Ülkemizde sanat her alanda gerektiği gibi desteklenmemektedir. Sanatın hangi alanıyla olursa olsun gerçek anlamda ilgilenenlerin sayısı da hayli azdır. Bu nedenle tüm sanatçıların önünde saygıyla eğilirim; çünkü sanat icra etmek para değil gönül işidir.

Malum konu Yaşar Ersoy hocamızın oyunu sansürlendi meselesi. Bir patırtı bir şamata ortalık oturdu kalktı. Cuma günü canlı yayına gitmezden önce bu konuyu araştırdım. Birkaç gündür de takip ediyorum; öyle anlıyorum ki Yaşar Hoca kendisi üzerinden popülizm ve siyaset yapılmasına olanak tanımış oldu bu kadar patırtının ardından.

Belki Hoca’nın derdi kendi düşüncesi çerçevesinde haksızlığa uğradığını ifade etmekti ama Hoca’nın tepkisi sanatsal tepkiden çıkıp siyasi tepkiye dönüştü.

Yani aslında sanata siyaset karıştığı düşüncesiyle gösterilen tepkiyle birlikte ters döndü. 

Ersoy değerli bir sanatçı ama!

Yazının başında da ifade ettim; gerçek sanatçı kolay yetişmiyor, bir Yaşar Ersoy da kolay yetişmiyor. Bunu kabul etmek lazım her şeyden önce. Şahsen Ersoy benim nazarımda değerli bir tiyatrocu ve yönetmendir.

Yazılarımdan dolayı ben de ağır saldırılara maruz kalıyorum örneğin. Bana ağır saldıranlara lafımı söyleyip geçiyorum; çünkü kimse beni sevmek ya da kabul etmek zorunda değil. Bence Hoca da bunu böyle görsün ve yoluna devam etsin. İnsanlar bazen reddedilir ve buna kırılırlar ama reddedilmenin yani istenmemenin sebebi siyasi midir yoksa edebi mi?

Devlet Tiyatroları, Yaşar Hoca’nın oyununu reddetti diye neden  sansürcü olsun? Allah aşkına biraz mantıklı düşünün. Böyle bir mecburiyeti yok ki Devlet Tiyatrolarının.

Bugüne kadar eminim birçok yazarın ya da yönetmenin oyunu da reddedilmiştir. O zaman da sansürcü değildi.

Ne diyor bu  yazar da yahu diyeceksiniz; hemen söyleyim ne demek istediğimi; dostlarım Devlet Tiyatroları aynı zaman da bir iş verendir; Yaşar Hoca’nın oyunu kabul görseydi Hoca bu oyunu ücretsiz mi yönetecekti? Elbette ki hayır. Emeğinin karşılığı neyse de almak en doğal hakkıdır, hele hele Yaşar Hoca gibi önemli bir yönetmenin; demek ki neymiş Devlet Tiyatroları işveren konumundaysa kendi şartlarını da koyma hakkı vardır. Geçtim siyasi makamdır, edebi kuruldur şudur bu dur. Uygun bulunmadı bu kadar net. 

Ersoy’a sansür uygulanmadı

Bana göre Devlet Tiyatrolarından Yaşar Hocaya hiçbir sansür uygulanmadı. Sadece oyunu içerik açısından uygun bulunmadı. Mesele bu kadar basittir ve ifade ettiğim gibi Devlet Tiyatrolarının böyle bir mecburiyeti de yoktur.

Çünkü ister Devlet Tiyatroları olsun ister LTB Başkanı Harmancı olsun ya da bir başka “İşveren” Yaşar Hocanın kaleme aldığı her oyunu kabul etmek zorunda değildir.

Hoca, Devlet Tiyatrolarına bu sert tavrıyla haksızlık yapmıştır. Hali hazırda perde gerisinde birçok oyuncunun da kendisine çok ciddi tepkisi olduğunu duyuyorum.

“Yıllar önce bizi bırakıp kaçtı” diyor tiyatrocu meslektaşları, anlayacağınız Hocaya sevgiden kaynaklı ciddi kırgınlıklar var.

Ama yeri gelmişken şunu söylemem gerekir Tiyatro Müdürlüğüne yeni atanan Erdinç Akgür’ün de uygun olmayan içeriğin mahiyetini açıklaması gerekir ki ne olduğunu hepimiz öğrenelim. Çünkü bu konu gereğinden fazla büyütülmüş ve kamuoyu içerik hakkında bilgisiz kalmıştır. 

Akgür olayı netleştirdi

Müdür Akgür uzun bir açıklama yaptı ama şu paragraf olayı netleştiriyor “Sayın Ersoy’la Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları arasında sunduğu teklifin kabul edildiğine veya edileceğine dair herhangi bir anlaşma söz konusu değildir. Ortada olan sadece ve sadece bir teklif ve bu teklifin uygun bulunmamasıdır. Yasa koyucu bir edebi kurul oluşturduğuna göre bir yazarın oyunu doğrudan doğruya hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadan oynanır diye bir kaide yoktur. Eğer böyle bir durum söz konusu ise edebi kurul kaldırılması lazımdır. Bu aşamada toplumsal fayda ve bütünlük açısından doğru bulmadığım için oyunda yer alan bazı ifadeleri ve bölümleri açıklayacak değilim.” http://sozkibris.com/devlet-tiyatrolari-muduru-akgurdevlet-tiyayrolari-milli-cagdas-dogrultuda-gorev-yapmalidir/ 

Devlet finanse edecek ama karışmayacak… Ne kadar mümkün?

Sansür konusunda gürültü çıkaranların çoğunluğu sosyalist ideolojiye sahip; komünist rejimin bir zamanlar ki merkezi olan Rusya da sanat kimin kontrolündeydi? Devletin!

Rusya pek çok değerli sanatçı yetiştirmiştir bu dünyaya. Devlet sanatçıyı ödesin ama karışmasın demek kulağa çok güzel geliyor ama bu o kadar kolay bir şey değil. Sanatçı demek aykırı olmak mıdır? Cevabı evetse kime göre neye göre.

Örneğin kaç gündür tartışılan konu bu; devlet kararlar noktasında sanata karışmasın bunu sanatçılar yapsın. Hangi sanatçılar? Rum tarafından ödenenler mi?

Unutmayın ki bir devlet kuralları, kanunları ve yasalarıyla var olur. Buna menfaati olan ülkelerle ilişkileri de eklenir. Bu her ülke her devlet için geçerlidir. Bu nedenle devletin sanatı finanse edip bu bahsettiğimiz yasalar ve menfaatler çerçevesinde müdahale etmemesi söz konusu olabilir mi?

Çocuk musunuz siz ki böyle saçma bir şeyi talep ediyorsunuz?

Örneğin gidin filanca belediyeye ve bir oyun sunun, anlaşırsak bu oyunu senin köyde oynayalım deyin ama oyunun içeriği de o belediye başkanını kötüleyen bir propaganda içersin, belediye başkanı size para verir mi bu oyun için; ya da izin verir mi?

Dünyanın hiçbir yerinde bunu görmezsiniz, emin olun.

Yaşar Hocamıza kimse sansür uygulamadı, benim görüşüm de bu yönde. İsteyen katılır isteyen katılmaz. Bir gazeteci olarak yıllardır binası olmayan Devlet Tiyatroları oyuncularının ve Kıbrıs Türk halkının kendi meslektaşlarını izleyebileceği bir salonlarının eksikliğini daha çok dile getirmesini ve bu yönde sert tepkiler ortaya koymasını beklerdim ben bu büyük ustadan. Ama o reddedilmenin kırgınlığını yaşıyor.

Tüm tiyatro oyuncularını  saygıyla selamlıyorum.

***************

GÜNÜN SÖZÜ

BENVOLIO: Beni dinle ve onu düşünme, unut!

ROMEO: Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?

Romeo ve Juliet, William Shakespeare

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
14
 
0
 
4
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
19 Ağustos 2019, Pazartesi
        - Girne

YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Eylül 2019, Cuma    Bu sefer savaş çıkabilir...
19 Eylül 2019, Perşembe    Patlama nedeni yangın değil! Kesinleşti
18 Eylül 2019, Çarşamba    Erhürman adaylığı kafasına koydu...
17 Eylül 2019, Salı    Gençler parasız yaşıyor...
16 Eylül 2019, Pazartesi    UBP'den çatı aday sinyali mi?
13 Eylül 2019, Cuma    Şeytan üçgeni!
12 Eylül 2019, Perşembe    Rezil bir memleket... Dökülüyoruz...
11 Eylül 2019, Çarşamba    Çavuşoğlu neden sertleşti?
10 Eylül 2019, Salı    Yoğun bakıma giren ölüyor!
9 Eylül 2019, Pazartesi    Başbakan, Ersan Saner'i istiyor

banner
banner
banner
banner
banner

Bu sefer savaş çıkabilir...
Gökhan ALTINER | 20 Eylül 2019, Cuma
Cephanelik patlamasının soruşturması ve etkileri, yankıları derken yaklaşık birkaç gündür hızla tırmanan ve sonuçlarını pek de kestiremediğimiz bir gerginlik yaşanıyor Akdeniz’de. Rum tarafı Türkiye’nin kıta sahanlığı...
Patlama nedeni yangın değil! Kesinleşti
Gökhan ALTINER | 19 Eylül 2019, Perşembe
Geçtiğimiz hafta tam da bugün sabaha yakın saat 01:30 civarlarında Çatalköy’de patlayan cephaneliğin yankıları halen sürüyor. Konuyla ilgili henüz bir netice alınmaması; Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın Bakanlar Kur...
Erhürman adaylığı kafasına koydu...
Gökhan ALTINER | 18 Eylül 2019, Çarşamba
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin dışına çıkıyorum zaman zaman ama olmuyor geri dönüyorum. Arada bir farklı yazı da yazmak lazım; öyle tahmin ediyorum ki okurlarımız cumhurbaşkanlığı seçimleriyle henüz pek yakından ilgile...