Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan ALTINER | 9 Ekim 2019, Çarşamba

Trafik kazalarına hapislik cezası sorgulanmalı

Paylaş  
22
20
20

Uzun zamandır kaleme almayı planlıyor olsam da şu seçim gündemi hayli beni oyaladı diyebilirim. Muhtemelen bu hafta da önemli yazılar kaleme alacağım seçim kritiğiyle ilgili olarak. Ancak haftanın o karmaşık havasında kaybolmadan önemli bir konuyu ele alalım; trafik kazaları, ölümler ve hapse düşen insanlar. Olayı neresinden alırsanız alın, neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Bir tarafta trafik kazası sonucu hayatını kaybedenler diğer taraftan da hapse düşen ya da düşme tehlikesiyle psikolojileri bozulan insanlar.

Yazının hemen başında belirteyim, bu yazımdaki dikkat çekmeye çalıştığım haksız yere başı belaya giren sürücüler içindir. Telefon kullanan, alkol alan, sürat yapan sürücüler bu kapsamın dışındadır.

Kendi halinizde yolunuzda giderken, belki bir iş çıkışı, belki yemeğe yetişme çabası ya da sevdiklerinizle geçen bir Pazar günü, sağına soluna bakmadan yola atılan dikkatsiz bir yaya, çarpmanız sonrasında yaya hayatını kaybediyor ve sizin için dram dolu günler başlıyor. Hâlbuki siz o gün işinizden yorgun argın çıkmış, eve sevdiklerinize ulaşma çabasındasınız, belki nezlesiniz, belki hasta belki de çok keyifli ama dikkatsiz bir motor sürücüsü ya da dikkatsiz bir yayanın yola atılması sonrasında her şey siyah oluveriyor birden.

Dikkatsiz sürüş Allahın emri

Eğer ortada ölümlü bir trafik kazası varsa illa ki dikkatsiz bir sürüş vardır, yoksa da vardır. Alkol alan ya da süratli araç kullanan bir sürücüyü hiçbir zaman savunan yazılar yazacak değilim. Bu kabul edilebilir değil zaten. Ancak kendi halinde işine gücüne giderken dikkatsiz bir yaya sizin başınızı pekâlâ derde sokabilir. Özellikle son birkaç yıldır yolun içine sağına soluna bakmadan atılan o kadar motor sürücüsü ve yaya var ki şaşar kalırsınız.

Trafikteyken bu insanlara son derece dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü eğer bir yayaya çarpmışsanız ve ölmüşse size cezaevinin yolu gözükmüş demektir. Siz dikkatsiz sürüş yapan birisinizdir. Ve gelin görün ki mahkemeler, yargıçlar kendiliğinden oluşan kamuoyu baskısının da etkisiyle olsa gerek, yasaların kendilerine verdiği yetkiyi çekinmeden hapislikten yana kullanabiliyorlar.

Sonuç değişmeyecek

Ortada bir gerçek var ki ölüme sebep veren, haklı ya da haksız bir sürücüye mahkeme tarafından verilen hapislik cezası hiçbir şekilde kimsenin acısını dindirmiyor. Ne gideni geri getiriyor ne de vicdanları rahatlatıyor. Dahası ölüme sebebiyet verdiği için hapse düşen sürücü cezaevinden psikolojisi bozulmuş bir insan olarak topluma çıkıyor ve bu insanı da kaybediyoruz. Ne aile düzeni kalıyor ne de geleceği.

Yargıçlar günün sonunda, siyasilerin yaptığı yasaları uyguluyor ve illaki bir hapislik cezası veriyorlar, veriyorlar vermesine ama kısa bir süre sonra kimse öleni hatırlamıyor, kimse hapse gireni de hatırlamıyor ama hapse giren hapisten çıktıktan sonra normal hayatına geri dönemiyor.

Tabii burada yargıçların bir suçu yok, yasayı yapan Meclis. Ölümlü trafik kazalarına sebebiyet veren ve suçlu olan sürücüler için dahi farklı cezalar uygulanması gerektiğine inanıyorum. Bu belki de uzun süre trafikten men cezası, belki de önemli miktarda tazminat veya başka ağır cezalar. Her ne pahasına olursa olsun kazaya sebebiyet veren unutmayın ki genç bir çocuk, çocuklarına bakmak zorunda olan bir anne ve baba ve her şeyden önemlisi tüm yuvasını dağılma noktasına getirecek bir aileye veriliyor bu ceza.

Bu nedenle Meclis, toplanma ve iş yapma özürlü olmuştur artık, trafik kazalarına hapislik ön gören yasayı tekrardan gözen geçirip iyileştirmek zorundadır.

Unutmayın kazayı yapan sade bir vatandaş olabileceği gibi bir yargıç, bir vekil, bir bakan hatta bir başbakan da olabilir.

Demem o ki bu kötü kader bir gün sizin kapınızı da çalabilir. Kazada kaybedilenin ardından bir de kazayı yapanı kaybetmenin topluma bir faydası var mı?

Bu ülkenin ne cezaevinde, ne yollarında ne de düzeninde bir iyileşme olmadığı sürece hep bizler mağdur olacağız ve kötü piyango herkesin kapısını her an çalabilir.

*********************

UBP’de kabine değişir mi?

Kurultayın ardından hızla dedikodular aldı yürüdü. UBP Genel Başkanı Tatar’ın hükümetteki kendi atadığı kabinesi ile ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu uzun zamandır duyuyoruz. Hatta ve hatta UBP’li bakanların kendi aralarında da çeşitli kırgınlıklar olduğunu duyuyorum. Şimdi hangi bakan hangi bakanla hangi sebepten dolayı mesafelidir buraya isim isim yazarım ama her bir bakanla dostluğumuz olduğundan, en azından şimdilik doğru bulmuyorum. Kurultayda Tatar’ın lehine çalışmayan ya da pasif davranan bakanlar olduğu ve ilerleyen günlerde Tatar’ın kabinede değişiklikler yapacağını duyuyorum. Bakalım ne olacak.

Günün Sözü

Kimseyi suçlama, Suçlanacak biri varsa o da sensin. Sonuçta o sana küçük bir umut verdi, Sen ise ona her şeyini verdin.

CEMAL SÜREYA 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Ekim 2019, Perşembe    Tatar aday gibi...
16 Ekim 2019, Çarşamba    Hasbanı çıkar Ahmet Çakar
15 Ekim 2019, Salı    Memleketin tadı kaçtı...
14 Ekim 2019, Pazartesi    Olmadı başkan!
11 Ekim 2019, Cuma    Özersay'dan UBP'ye tehdit...
10 Ekim 2019, Perşembe    Amcaoğlu kararlı ama baskı altında
8 Ekim 2019, Salı    UBP sessizce evet dedi...
7 Ekim 2019, Pazartesi    CTP'liler kurultay sevmiyor
4 Ekim 2019, Cuma    Yargıya güvenin... Son kalemiz
3 Ekim 2019, Perşembe    Hep bir numarayla kaybettik...

banner
banner
banner
banner

Tatar aday gibi...
Gökhan ALTINER | 17 Ekim 2019, Perşembe
Tatar'ın UBP içindeki belli zümrelerce tasfiye edilmek istendiğini dile getirdik. Bu kesinlikle yalan değil. Ancak bu tasfiyeyi yapmak isteyen başta üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve ekibi, Tatar'ın aday olup da b...
Hasbanı çıkar Ahmet Çakar
Gökhan ALTINER | 16 Ekim 2019, Çarşamba
Kıbrıs Türk halkı oldum olası Türkiye’deki futbolla hep yakından ilgilenmiştir. Vakti zamanında hakem olanlar sonradan kapağı televizyon programlarına atmış kimisi saygın bir çerçevede kimisi ise külhanbeyi edalarında...
Memleketin tadı kaçtı...
Gökhan ALTINER | 15 Ekim 2019, Salı
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Türk Hükümeti arasında yaşanan yüksek gerilimin ardından ortam sakinleşir mi bilemem ama Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Habertürk’e ve basına yaptığı açıklama sanırım havayı biraz yumuşattı....