Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Turgay HİLMİ | 11 Nisan 2014, Cuma

Makamlarımız ve yasalarımız bizi atlardan korudu

Paylaş  
64
135
64

img Mağusa Serbest Limanı’na Mersin’den gelen bir gemi 14 tane atı transit olarak bırakmış. Balık istifi gibi 9 metre uzunluğunda bir konteyner içinde.

Başka bir gemi onları alıp Libya’ya götürecekmiş. Bekletilmişler konteynerin içinde.

Nakliyat şirketi de onlara arpa ve su vermiş.

Atçılık kulübü başkanı seyahat eden atlara arpa değil balya verilirmiş diyor.

Kapalı yerde hayvanlar üç gün dört gün beş gün bekletilince ikisi düşüp ölmüş. Biri de can çekişiyor.

Diğerleri ise sefalet içinde.

Atlar ölünce bir anda makamlarımız ve sorumlular ortaya çıkıyor.

Herkes görevini yaptığını söylüyor.

Mesela ölen atlar Mağusa çöplüğünde usülüne göre gömülmüşler. Dini tören mi yapmışlar? Görev tamam.

Veteriner dairemiz atların konteyner içinde çok uzun bekletildiğini açıklamış ve atlar bu nedenle öldükleri belirtmiş. Atlar uzun süre hareketsiz kalınca tek mideli oldukları için karın gazından ölürlermiş. Yerinde bir tespit, ölüm sebepleri saptanmış, Biz de bilgilendirilmiş olduk. Görev tamam.

Atlar konteyner içinde serbest liman bölgesinde mobilya gibi depolanıyorlar. Veteriner dairesine atların belirli bir alan içerisinde konteynerden çıkıp serbest dolaşmaları için herhangi bir müracaat yapılmamış. Veteriner dairesi aklanıyor.

Veteriner dairesi sorumlusu yasalar gereğince ülkede olmayan at hastalıklarından ülkeyi ve vatandaşları korumak için gerekli tedbirlerin alındığını belirtiyor. 14 at konteynerde hapis kalıyor. Halk sağlığı en üst düzeyde tutulmalı deniyor. Görev tamam halk emniyette.

Nakliyat şirketi üstlerine düşen görevin atları bir gemiden diğer gemiye yükleme olduğunu ve onlara arpa ve su vermek olduğunu söyleyip işin içinden sıyrılıyor.

Nakliyat şirketi, geminin bağlı olduğu şirketin bir gün sonra limana giriş beyan ettiğini iddia ediyor.

Geminin bağlı olduğu şirket bir hafta sonra geleceklerini söylediklerini iddia ediyor.

İki şirket de vıjjjjj aradan sıyrılıyor.

Veteriner dairesi konteyner açılmasın diyor fakat gemi gecikince açılsın diyor. İş işten geçince.

Atların seyisi ve sahibi zaten atların inmesini istemiyormuş. Ama ölduklerini öğrenince izin vermiş. Demek ölmeden kapı açılmazmış.

Atlar yarış atı değilmiş de binek atıymış. Değerleri de 500-600 dolarmış. Yani ucuz ölme izinleri varmış.

Atçılık kulübü sahibi atların 2-3 yaşında koşu atı olduklarını söylüyor.

Seyis kimseden şikayetçi değilmiş.

Herkes güzel bir “GILIF” uydurup aradan sıyrılıyor.

Atlar mı? Esas suçlu onlar. At olmasaydılar bu iş başlarına gelmezdi.

Onlar da görevlerini yapıp At gibi şerefleri ile ölüyorlar.

Neyse, toplum olarak büyük bir tehlike atlattık ve makamlarımız, yasalarımız sayesinde At hastalığına yakalanmadan kurtulduk.

Şimdi atlar gemi ile Libya’ya doğru yola çıkmışlar varıp varmayacakları meçhul.

Ülkemizde iyiki büyük baş hayvanlarda brusella veya başka hastalık yok. Yemleri hormonsuz. Hepsi sağlıklı. Biz de sağlıklı et yiyoruz, sağlıklı süt içiyoruz. Dersem şaka etmiş olurum.

Sebzelerimizda bir gram hormon yok. Elektrik santralı bacalarından zehirli duman çıkmıyor.

İran’a gönderilen tavuklarımız kaçıp bize geri geliyor çünkü İran’da güvende değillermiş. İranlılar da utanmadan bizim tavuklar hastalıklıymış diyorlar.

Haaaa limanlarımıza gelen iki ayaklılar mı? Söyletmeyin beni şimdi.

Bir problem mi var? Sorun nerede?

Herşey “resmen” kontrol altında.

Atlar gerçek, bizler ise insan taklidi yapan iki ayaklı zavallılar..

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Mart 2019, Perşembe    Friedrich Alexander Üniversitesi’nde 33 yıl
12 Şubat 2019, Salı    Cenazeniz mi var?
17 Ocak 2017, Salı    Hapsedilen Yetenekler
23 Kasım 2016, Çarşamba    Kıbrıs Postası 15 yaşında tıkır tıkır
19 Eylül 2016, Pazartesi    Kültür sanat ayıbımız
8 Temmuz 2016, Cuma    Ülkeyi nasıl tanıtmam
6 Mayıs 2016, Cuma    Numaracı Girne Belediyesi
16 Şubat 2016, Salı    Bellapais'e Bakanlık ambargosu
20 Ocak 2016, Çarşamba    Acı gerçekler
26 Ağustos 2015, Çarşamba    Alo Elif'ciğim ben Turgay Abi'n

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Friedrich Alexander Üniversitesi’nde 33 yıl
Doç. Turgay HİLMİ | 21 Mart 2019, Perşembe
1986’da Almanya’da yedinci yılım idi. Almanya ve Avrupa içinde konserden konsere koşuyorum.
Çocukluğumdan kalan haylazlığım, içimdeki ateşim ile ele avuca sığmıyorum.
Kim benimle konser ver diyorsa geri çevirmiyorum...
Cenazeniz mi var?
Doç. Turgay HİLMİ | 12 Şubat 2019, Salı
Cenazeniz mi var?
Yüreğiniz dağlanıyor. Hele gencecik ve beklenmedik bir ölüm ise içiniz parçalanıyor.
Aileye ateş düşüyor.
Bu acılar içinde bir de halledilmesi gereken bürokratik işlemler var.
Ölüm geceyarısı evd...
Hapsedilen Yetenekler
Doç. Turgay HİLMİ | 17 Ocak 2017, Salı
Her şeyin aşırısına kaçılan bir zaman diliminde çocuklarımızı   istemeden de olsa zararlı alışkanlıklardan uzak tutmasını bilemiyoruz. Daha da ileri gidip onları teşvik ediyoruz. Dozunu bilmeden.
Toplumumuzda küçük b...