Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Turgay HİLMİ | 28 Mayıs 2014, Çarşamba

T.B.G. ve otobüste Azrail ile randevu

Paylaş  
85
198
96

7 Eylül 1983

Gecenin yarısında telefonum çalıyor. Durmak bilmiyor. Derin uykumdan sökülerek kalkıyorum.

Konservatuvar’dan trompetçi arkadaşım Uwe, “ Turgay, bağlı olduğum Hilpoltstein Gönüllü İtfaiye’sine az önce alarm verildi. Münih Nürnberg istikametinde seyreden bir otobüs Allersberg çıkışından önce büyük kaza geçirmiş. Kıbrıs’tan Londra’ya gidiyormuş. Durum kötüymüş. Ekibimle gidiorum.” Dedi.. “Yoldayım” dedim ve eşofmanlarımı giyip uçtum. 20-25 dakikalık yol bitmek bilmedi.

Mavi ışıkları uzaktan görmeye başlamıştım.

Kaza karşı istikamette idi.

Vardığımda gördüğüm manzara korkunçtu.

Sol tarafı arkadan ortaya kadar yırtılan otobüsün içinde koltukların arasında sıkışmış yolcular, dışarı çıkmayı başaran yaralı yolcular.

Ambulanslar, yerde yatan yaralılar ve onları tedavi edip çevredeki hastanelere gönderen doktorlar.

Aralarında arkadaşımın bulunduğu itfaiye görevlileri tedbirler alıyordu. Işık kuleleri kurulmuştu.

Yaklaştım otobüse.

Bağrışanların aksanından Kıbrıs Türkçe’sini duyuyordum.

Cesaretlendim. İlk yardım bilgime güvenerek itfaiye, ve diğer ekiplere koltuk aralarında sıkışan yaralı yolcuların çıkartılması için yardım ediyordum.

Yardımcı olduğum bir yaralı hep pasaportunu soruyordu. Tekrarlıyordu. “ Where is my passport, my passport, my passport….”

Yara almadan kurtulanları Kızıl Haç merkeze götürmüştü. Anneler çocuklar. Moraller sıfır.

Yaralılar durumlarına göre çevredeki hastanelere dağıtılmıştı.

Beş kişi ise hayatını kaybetmişti.

Yaralıların dağıtıldığı bütün hastanelere ve Kızıl Haç’a gitmiştim. Elimde liste ailelerine haber ulaştırmaya çalıştım.

Sonra öğrendiğim detaylara göre, acil durma şeridinde olan otobüse kağıt yüklü 40 tonluk TIR kamyonu 91 km sürtatte fren yapmadan çarparak otobüsün sol tarafını arkadan ortaya kadar yırtmıştı.

Yolcular Avusturya’da seyahat ederken 23 yaşındaki şoförün geç farkettiği bir tren otobüse çarpıyor. Yaralanan olmuyor.

Şoför tutuklanıyor. Yedek şoför ve başka bir otobüs ile yola devam ediliyor.

Hollanda kaytlı ve 3 yıl önce trafikten men edilmiş olan güvenlik açısından yetersiz otobüsün Almanyada arka lastiklerinden biri patlayınca acil şeritte duruyor. Ama arkası biraz otobanın içinde kalıyor.

O an arkadan gelmekte olan Avusturya plakalı TIR kamyonu ise 20 saat aralıksız yolda olan yorgun şoförün yönetimide fren yapmadan otobüse vuruyor.

Bilanço: 5 kişi hayatını kaybetti, 10 ağır , 35 hafif yaralı.

O yıllarda henüz cep telefonu yoktu ve Almanya’dan Kuzey Kıbrıs operatör aracılığı ile belki bağlanabiliyordu.

Fakat ülkemizden Almanya daha kolay aranabiliyordu.

Babamın o dönemde Telefon Dairesi’nde Genel Müdür olması benim aracılığım ile otobüste bulananların Kıbrıs’taki ailelerine bilgi vermemi sağladı. Telefonlarım susmak bilmedi.

Elimdeki listelere göre aileleri bigilendiriyordum.

Zor görüşmelerdi.

Soyadı Pirgalı olan yaralı bir amcanın hastanede yanındaydım. Eşinin kazada öldüğünü söyleyememiştim ona.

Verdiği telefon numarasından Londra’da oturan kızını aramıştım. Hemen gelmişti.

Birkaç yıl önce sınıf arkadaşlarım ile arkadaşımız Vedia Asım’ın Balalan’daki evinde toplanmıştık.

Arkadaşım Tümer Garip babasını da getirmişti.

“Sen” dedi “yıllar önce benim oğlumu O Otobüsten çekip çıkardın ve onun için hayattadır” dedi.

Tümer’e baktım..

“Tamer’i demek ister” dedi.

“Amcacığım farkında değildim” dedim.

“Sen bana telefonda söylediydin ben çok iyi hatırlarım” dedi.

Birkaç hafta önce ise Tamer Burhan Garip beni arayıp sanat üzerine benimle bir çekim yapmak istediğini söyledi.

Bir anda O kazadan söz etmeye başladı. O günden sonra hayatı değişmiş. Bambaşka olmuş.

“Ne tuhaf” dedi “ kazada ekipler geldiğinde hep pasaportumu soruyordum” deiğinde donup kaldım.

Demek ki koltukların arasından çıkararılmasında yardımcı olduğum ve pasaportunu soran yaralı, Tamer Burhan Garip idi.

Azrail ile randevulaşanlardan T.B.G.

Evet Tamer Burhan Garip.. Sana ve korkunç kazada mucize sonucu hayatta kalanlara uzun ömürler, yaşamlarını yitirenlere Tanrıdan rahmet dilerim.

Aradan 31 yıl geçmesine rağmen O korkunç tablo hiçbir zaman gözümün önünden gitmeyecek..

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Mart 2019, Perşembe    Friedrich Alexander Üniversitesi’nde 33 yıl
12 Şubat 2019, Salı    Cenazeniz mi var?
17 Ocak 2017, Salı    Hapsedilen Yetenekler
23 Kasım 2016, Çarşamba    Kıbrıs Postası 15 yaşında tıkır tıkır
19 Eylül 2016, Pazartesi    Kültür sanat ayıbımız
8 Temmuz 2016, Cuma    Ülkeyi nasıl tanıtmam
6 Mayıs 2016, Cuma    Numaracı Girne Belediyesi
16 Şubat 2016, Salı    Bellapais'e Bakanlık ambargosu
20 Ocak 2016, Çarşamba    Acı gerçekler
26 Ağustos 2015, Çarşamba    Alo Elif'ciğim ben Turgay Abi'n

banner
banner
banner
banner
banner

Friedrich Alexander Üniversitesi’nde 33 yıl
Doç. Turgay HİLMİ | 21 Mart 2019, Perşembe
1986’da Almanya’da yedinci yılım idi. Almanya ve Avrupa içinde konserden konsere koşuyorum.
Çocukluğumdan kalan haylazlığım, içimdeki ateşim ile ele avuca sığmıyorum.
Kim benimle konser ver diyorsa geri çevirmiyorum...
Cenazeniz mi var?
Doç. Turgay HİLMİ | 12 Şubat 2019, Salı
Cenazeniz mi var?
Yüreğiniz dağlanıyor. Hele gencecik ve beklenmedik bir ölüm ise içiniz parçalanıyor.
Aileye ateş düşüyor.
Bu acılar içinde bir de halledilmesi gereken bürokratik işlemler var.
Ölüm geceyarısı evd...
Hapsedilen Yetenekler
Doç. Turgay HİLMİ | 17 Ocak 2017, Salı
Her şeyin aşırısına kaçılan bir zaman diliminde çocuklarımızı   istemeden de olsa zararlı alışkanlıklardan uzak tutmasını bilemiyoruz. Daha da ileri gidip onları teşvik ediyoruz. Dozunu bilmeden.
Toplumumuzda küçük b...