Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Turgay HİLMİ | 2 Haziran 2014, Pazartesi

Maronit’lerden özür dilemeliyiz... Ve Adana Bebekli Kilisesi

Paylaş  
59
145
64

Yıllardır, köyleri Koruçam’da kimseye bir rahatsızlık vermeden yaşayan Maronitler bizimle bu toprakları paylaşıyorlar.

Zararları oldumu birisine? Faydaları oldu mu birisine? Bilmiyorum.

Kendi kendine yaşayan bir cemaat. Zamanında göçe zorlanmışlar ve kendilerini Kıbrıs’ta bulmuşlar.

Yoksa onları “azınlık” olarak mı görmek istiyoruz?

Biz yaşadık da hoşumuza mı gitti acaba?

Alman arkadaşlarımla yıllar önce Koruçam’ı ziyaret ettiğimde Kiliselerine de girdik.

O zaman hayatta olan, yaşı çok ilerlemiş ve koltuğunda oturan papazlarının yanına gittik. Bize gülümseyerek seslendi.

Peder Antoine dünyada görevde olan en yaşlı papaz idi 90+ yaşlarında. Papa da onu bu nedenle ödüllendirmiş.

Bunu biliyormuyduk?

Gazetelerde birkaç gün önce çıkan haberlere göre bu cemaat, Değirmenlik’te restore edilen bir Maronit şapeline giderek ayin yapmış. Ayinin bitmesine 10-15 dakika kala polisimiz içreye girerek ayini durdurmuş.

“Bitirelim” dedilerse de izin verilmemiş.

Polis emir kuludur ve aldığı emri doğru veya yanlış yerine getirmekle yükümlüdür. Duygusal davranamaz.

Keşke bu kesin ve net davranışı Nuh’un Gemisi Oteli’nin inşaası sırasında “yanlışlıla” yık(tır)ılan Azize Thekli Şapel’ni “yanlışlıkla” yık(tır)anlara da gösterseydi.

Durdursaydılar yıkımı.. Maalesef tam tersi oldu..

Zamanın Başbakanı da “daşcıkları toplayıp gene yaparık” demişti.

Değirmenlik’te ise ayin durdurulmuş. Pek de efendice olmadan.

Ben çok etkilendim, üzüldüm ve çevremdeki yabancılara karşı inanılmaz mahçup oldum.

Bütün dünya önünde haksızlığa uğradığımızı kabul ettirmeye çalışan bir ülke olarak bu yapılan bu dini istismar bizi bayağı bir geriye atmadı mı?

Özgürlük, hak hukuk diye haykırıyoruz. Ama istediğimiz ile yaptığımız pek örtüşmüyor galiba. Hepimiz öyle düşünmüyoruz.

Kendimize yapılmasını istemediğimiz birşeyi neden acaba başkalarına yapıyoruz?

Yoksa ben çok mu hassasım? Bilemedim.

Bu olay hayatımda yaşadığım bir anımı uyandırdı içimde. Tam tersi gibi birşey.

Yıl 2000, Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın davetlisi olarak Adana’da bulunuyorum. Konserlerim 21 ve 22 Nisan’da.

Konser salonunun hemen yanında Seyhan Otel’de kalıyorum.

Provalar dışında kalan zamanımı Adana’yı gezerek değerlendiriyorum.

Şehirde yürürken karşıma yüksek duvarları üzerinde ok uçlu uzun demirlerle çevrili bir kilise’nin damı ve kulesi çıktı. Damın üzerinde Meryam Ana heykeli olduğu için kilise “Bebekli Kilise” olarak da anılan St. Paul Kilisesi.

Kocaman bir de demir kapısı vardı. Üzerinde iki güvenlik kamerası. Kenarında zil düğmesi ve hoparlör.

Merak ettim zile bastım.

Titrek, yabancı aksanlı bir erkek sesi “buyurun” dedi.

“Geçerken kilisenizi gördüm, içeriyi de gezebilirmiyim acaba” dedim.

Kapı açıldı ve kısa boylu yaşlıca bir Rahip karşıma çıktı. İtalyan.

Uzatmadan içeriye doğru yürüdük. İç duvarda zincire bağlı küçük bir çan Kilise’nin çanı olarak kullanılıyormuş.

“Çan kulenizdeki çan çalışmıyor mu” dedim. “ O yasak” dedi.

Kilisenin tarihçesini anlattı. 1880 yılında yapılan bir İtalyan Katolik kilisesi.

Konuşurken iki de orta yaşlı rahibe gelip bana seslendiler.

Dışarıda havanın ılık olmasına rağmen Kilise’nin yüksek tavanından dolayı içerisi soğuktu.

“Isıtmıyormusunuz” dedim, “kaloriferimiz bozuk, paramız olmadığı için tamir ettiremiyoruz” dedi.

Kiliseyi gezdikten sonra bana kahve ikram ettiler.

Ertesi gün Paskalya’ları idi. Heyecanla hazırlık yapıyorlardı.

Çukurova Senfoni’nin bu haftaki solisti olduğumu ve arzu ederlerse Paskalya ayinleri sırasında söyleyecekleri şarkılara Korno’m ile eşlik edebileceğimi söylediğimde sevinerek kabul ettiler.

Ayin ve şarkılar Türkçe idi. Senin benim gibi insanlar güzel giysileri içinde gelip dualarını edip, şarkılarını söyleyip Paskalyalarını kutladılar. Barış ve huzur içinde ayrıldılar.

Almanya’ya dönünce kaloriferlerini tamir ettirebilmeleri için bir yardım konseri düzenleyip bağış olarak toplanan parayı hesaplarına havale ettim..

Rahibelerin bana el yazısı ile göndermiş olduğu mektubu yayınlıyorum. Türkçe’leri zayıf olmasına rağmen minnetar oldukları satırları arasından sıcacık hissediliyordu.

Eminim gerek Katolik Kilisesi, gerek Maronit Kilisesi bizi herazman hatırlayacak ve anacak.

Arada küçük bir fark ile.

İNSAN olmayı oğrendiğimiz zaman da bu “küçük fark” aradan kalkacaktır.

Bu “küçük farkı” da dini özgürlüklerini kısıtladığımız için Maronit cemaatinden “küçük bir özür” ile ortadan kaldırabiliriz.

Şimdi büyüklüğümüzü gösterme zamanı.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
4
ONAY BEKLEYENLER
1
4 Haziran 2014, Çarşamba
Metin         - Dipkarpaz
Sayin Turgay isin en komik ve aci tarafi,KKTC'nin Disiseri BAKANI'NIN bu polis baskinindan haberi bile olmamasi ve gecengun Guney Kibris'da popazin yardimlari,onculugu ile Kibris Turkleri ve muftusu 50 yildan sonra rum hukumeti tarafindan onarilan Tahtakale Camisi'nde namaz kilinmasi.Aramizdaki fark korkunc degil mi?

2 Haziran 2014, Pazartesi
Serhan         - Lefkosa
Kamil arkadasa katiliyorum.Kesge bugun meclisde tum partilerin anlasarak referanduma sunulacak olan anayasamiz da polisimiz de sivilestirilseydi.Dunyanin hangi ulkesinde kendi [polisi yabanci bir ordunun komutanina baglidir?

2 Haziran 2014, Pazartesi
Kamil         - Girne
Yaziniz super sayin Turgay.KKTC'de malesef demokrasi carki tam olarak donemiyor ama polisleri de suclamamak lazim cunku polisimiz malesef ve malesef yetki olgusu vijdan ve mantik olgusundan kat kat yuksek olanlarin hegemonyasindadir ve hepimiz bu mentaliteyi anlamak da zorlaniyoruz.Ben bir tarihci olarak hatirlatmak da fayda goruyorum ve gurur da duyarim,turkce konusan Kibrislilarin %60+si asimile,devsirme olmus katolik kokenlidirler.

2 Haziran 2014, Pazartesi
Mustafa Kemal TÜMKAN         - GİRNE
Tebrikler, Saygılar. Güzel öğretiler, güzel örnkler...

YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Ocak 2017, Salı    Hapsedilen Yetenekler
23 Kasım 2016, Çarşamba    Kıbrıs Postası 15 yaşında tıkır tıkır
19 Eylül 2016, Pazartesi    Kültür sanat ayıbımız
8 Temmuz 2016, Cuma    Ülkeyi nasıl tanıtmam
6 Mayıs 2016, Cuma    Numaracı Girne Belediyesi
16 Şubat 2016, Salı    Bellapais'e Bakanlık ambargosu
20 Ocak 2016, Çarşamba    Acı gerçekler
26 Ağustos 2015, Çarşamba    Alo Elif'ciğim ben Turgay Abi'n
16 Haziran 2015, Salı    Yangın ve Papaz
26 Ocak 2015, Pazartesi    Girne Belediyesi'ne, Almanya, Avusturya, Fransa ve Türkiye'den selam ola

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Hapsedilen Yetenekler
Doç. Turgay HİLMİ | 17 Ocak 2017, Salı
Her şeyin aşırısına kaçılan bir zaman diliminde çocuklarımızı   istemeden de olsa zararlı alışkanlıklardan uzak tutmasını bilemiyoruz. Daha da ileri gidip onları teşvik ediyoruz. Dozunu bilmeden.
Toplumumuzda küçük b...
Kıbrıs Postası 15 yaşında tıkır tıkır
Doç. Turgay HİLMİ | 23 Kasım 2016, Çarşamba
Saatlerin çalışmasına herzaman hayran kaldım.
Eskiden zemberkliydiler. Hergün kurardık. Bazen biraz geri kalır veya biraz ileri giderlerdi. Gözüne büyük mercek takan saatçilere götürüp ayar yaptırırdık.
Günümüzün sa...
Kültür sanat ayıbımız
Doç. Turgay HİLMİ | 19 Eylül 2016, Pazartesi
Arkadaşlarımla Nürnberg’te bir toplantıdayım. Bir kasabanın yıllık sanat etkinliklerinin programını planlıyoruz.
Devlet katkısı yanında iş insanları, şirketler ve vakıfların da katkıları konuşuluyordu.
Toplantı sonu...