Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 15 Nisan 2019, Pazartesi

Biz kaç kişiyiz...

Paylaş  
67
137
72

img Ben kimim? Benim kimliğim, varlığım ne anlama gelir? Biz kaç kişiyiz? Bazılarına göre Akdeniz'de küçük bir adada yaşayan, günden güne nüfusu azalan “bir avuç Kıbrıslı” dan biri olabilirim. Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün, bana ve benim mensubu olduğum halka, benim gibi düşünenlere, kendi kafanızdan hangi yüzdeyi münasip görürseniz görün, bir gerçek değişmez...

Ben bu ülkede yaşıyorum.

Benim vatanım burası...

Çivi mi çaktım? Evet, çivi çaktım, kök saldım...

Üstelik yalnız olmadığıma da eminim, bu ülkede benim gibi düşünen insanlar da var...

Yıllar önce, Ocak 2014'de yazmış olduğum köşe yazılarımın birinde;

“Ülkenin 1974 sonrasını iyi okumak gerekiyor. Vatandaşlıktan doğan doğal hakları vatandaşa 40 yıla yakın bir süredir 'kıyak' adı altında ayrıcalıkmış gibi gösterilerek verildi, buna da 'partizanlık' denildi. Vatandaş doğal hakkını lütfenle, ricayla, hatta ilkelerinden taviz vermek zorunda kalarak sahip olabildi. Bu baskıyı reddedenler öteleştirildi. Öteleştirilenler, yıllar içerisinde sisteme yenildi ve dahil oldu.” dedim...

Ardından gelen okuyucu mesajlarına baktığımızda meğer ne çok insan benimle hemfikirmiş...

O günlerde aldığım mesajın ve telefonun haddi hesabı yok.

Hemen hepsi olumluydu.

Kimdir bana görüşlerini ileten bu insanlar:

Hemen hepsi okumuş, eğitimli insanlardı.


Öğretim üyesinden ev kadınına, gazeteciden sanatçıya, reklamcısından işadamına, eski siyasetçisinden sporcusuna geniş bir yelpazeden insandı.


En küçüğü otuzlu yaşlarında, en büyüğü ise 70’li yaşlarındaydı.

Neler mi söyledi bu insanlar bana?...

Özetleyeyim:

  • Hiçbiri hükümet üyelerine veya muhalefete yani siyaset yapanlara düşman değil. Tüm sorunların akıl yoluyla çözülmesi gerekliliğine inanıyorlar ve siyaset yapanların büyük bir çoğunluğunu bu yöntemi seçmedikleri için suçluyorlar hatta yeteneksiz buluyorlar. 

  • Hepsi toplumun özlük haklarını hiçe sayan, toplum bireylerini öteleştiren, gerginleştiren üsluptan şikâyetçi.

  • Hiçbiri ülke sorunlarını çözmekten aciz, siyaset üretemeyen gerek iktidar gerekse muhalefet mensubu siyasiler yüzünden televizyonu açmak, gazete okumak istemiyor.

  • Hepsi demokrasiye gönülden inanmış insanlar. Ama çoğunluğun otoriter bir mutlakiyetçiliğe dönüşmesinden rahatsız.

  • Hiçbiri mevcut durumdan memnun değildi.

  • Hepsi kutuplaşmadan, gerginleşmeden şikâyetçiydi.

  • Hiçbiri artık kendini bu ülkenin öz evladı hissetmiyor.

Evet, ben kimim, kimi ve neyi temsil ettiğimi çok iyi biliyorum.

Bildiğim, bugün hayatta olmayan bir büyüğümün bana vasiyet bıraktığı o cümle: “Burası bizim doğup büyüdüğümüz topraklar, sahip çıkmalıyız”

Bildiğim, Kıbrıs’ta benim gibi insanlar da var ve bu insanlar artık huzur içinde yaşamak, gelecekle ilgili belirsizliklerden uzak, vatandaşlıktan doğan özlük haklarını pazarlıksız alabileceği bir hayat istiyor...

Kıbrıslı Türk Halkı artık yorgun, bitkin, Kuzey Kıbrıs mutsuz...

Yaşamanın, var olmanın bile keyfini çıkaramıyor...

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı halkının önüne 2023 hedefini koydu..

Diğer ülke liderleri de Türkiye benzeri gelecek hedefleri açıklıyorlar...

Kuzey Kıbrıs'ın gelecekle ilgili hedefinin belirsizliği, halkın yarınını dahi görememesi, ülkede hakim olan karanlık havayı günden güne daha da vahim hale getiriyor.

Çok mu zor bu belirsizliği ortadan kaldırma? İmkânsız mı...

Hayır...

Sun Tzu`un savaş teorilerine değinmeden edemiyorum.

Sun Tzu Çinli bir generaldir ve savaş stratejisi teorisyeni olarak dünyadaki tüm askerler tarafından bilinir. Savaş sanatının felsefesini yazan; düşünceleri, yaşam felsefesi olarak da benimsenen ve hala geçerli olan bir bilgedir.

Sun Tzu, liderlerin düşmanını ve kendi yeteneklerini tanımasına, savaştan önce olasılıkların çok iyi hesaplanmasına, iyi planlamalar yapılmasına ve “ağır bir çarpışmaya girmeden savaşların kazanılmasına hep önem vermiştir.

Sun Tzu'nun belli başlı söylemlerinden en önemli olduklarını düşündüklerimden bazılarını sizlerle paylaşmak istedim;

“NE ZAMAN SAVAŞACAĞINI NE ZAMAN SAVAŞMAYACAĞINI BİLEN KAZANACAKTIR.”

"BİR İŞİ, EYLEMİ VEYA SAVAŞI NE KADAR KISA SÜREDE UZATMADAN BİTİRİRSEN, O İŞTEN O KADAR FAYDA İLE ÇIKARSIN", yani;

Savaşı kazanan general, savaştan önce bir çok hesaplamalar yapan generaldir. Savaşı kaybeden general ise savaştan önce daha az hesaplama yapmış olan generaldir.

"HAYATINIZDA VEYA BİR SAVAŞTA ÇIKMAZA GİRMEMENİZ İÇİN STRATEJİNİZ VE TAKTİĞİNİZ OLMALIDIR", yani;

Taktikleri olmayan strateji, zafere giden en uzun yoldur. Stratejisi olmayan taktikler ise yenilgiden önceki gürültüdür.

Kim bilir, belki de kıssadan hisse çıkarmak gerekiyordur...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
1
27 Ocak 2014, Pazartesi
ETEM TOSUN         - LONDRA-CYPRUS
AH BE POLAT BEYİ AH İÇİMİ YAKTIN İÇİMİ AMA NAPALIP -EZEVEK PAPAZ DURMADI ADAM GİBİ DA BIU GARAGÖZLERİN DON GİYMESİNİ SAĞLADI FAKAT İNŞALAH HALKIMIZIN UYANIP ÜZERLERİNDE OLAN ÖLÜ TOPRAĞINI ATACAKLARINA İNANIYORUM GENEDA UYAN EY MİLET UYAN DA BU SEÇTİKLERİN ÇOCUKLARININ GÖÇETMEYE DEVAM ETMELERİ İÇİN YENİ ASKERLİK YASASINI BİLE RAFA KALDIRDILAR

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

YÖK, üniversitelerimize durumsal değil kurumsal bakmalı
Polat ALPER | 23 Nisan 2019, Salı

YÖK’ün KKTC’deki üniversitelere tutumu durumsal değil kurumsal olmalı.


Kıbrıs Postası’nın dünkü manşeti, aslında üniversitelerin, YÖDAK’ın ve siyasiler başta olmak üzere sivil toplumun vermesi gereken bir tepkiy...
Anlaşmasız Brexit'e doğru adım adım...
Polat ALPER | 2 Nisan 2019, Salı
İngiltere Parlamentosu, ülkenin Avrupa Birliği'nden ayrılmasının koşullarını düzenleyen anlaşmayı 286'ya karşı 344 oyla 3’üncü kez reddetti.
Anlaşma daha önce de Ocak ayında 230, bu ay ise 149 oy farkla reddedilmişti...
Cumhurbaşkanı Akıncı'nın taziye mesajı düşündürdü...
Polat ALPER | 12 Mart 2019, Salı
Tavuri ülkenin iyi tanıdığı bir isimdi… Lakabının hakkını hep verdi. Kitaplara konu olacak bir hayat sürdü. Kimilerince renkli bir sima olarak görüldü, kimilerince azılı bir dolandırıcı, sabıkalı bir kişi…...