Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 26 Şubat 2018, Pazartesi

Hiçbir şey göründüğü gibi değil ne yazık ki...

Paylaş  
16
12
16

Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekatı’na dair şimdiye dek çok şey yazıldı, çizildi, söylendi.

Türkiye küçük gruplar haricinde operasyonun başarısı için gönül birliği içerisinde birbirine kenetlenmiş durumda.

Cepheye giden askerler dualarla uğurlanıyor, yollarda ilerleyen askeri konvoylara vatandaşların sevgi selleri görülmeye değer.

Olayın askeri boyutuyla ilgili yetkililerin yaptıkları açıklamalar ise gün be gün terör odaklarının inine girildiğini gösteriyor.

Askeri bir stratejist değilim ancak görünen o ki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgedeki terör unsurlarını tamamen temizlemesi zaman alacak gibi.

Ve her başarının öncesinde yaşandığı gibi ortalığın karıştırılması, manipülasyonlar, saldırılar, suni gündemler birbirini kovalar durumda...

***

Afrin Harekatı, tüm dünyada geniş yankı buldu.

Bu ‘yankı’ kelimesi, işola kullanılan bir kelime değil.

Gerçekten uluslararası camia, BM’sinden NATO’suna, Suriye üzerinde çeşitli çıkar beklentileri olan uluslararası kuvvetlerden iç dengelere kadar çalkantılı bir sürecin içerisine girildi.

Türkiye’ye yönelik sözde uyarılar, diplomatik girişimler, kamuoyu oluşturma çabaları ve hatta tehditler birbirini kovaladı.

Ancak hiçbiri başarılı olamadı, hiçbiri Türkiye’yi bu operasyonu yapmaktan alıkoyamadı, hiçbiri Türkiye’yi durdurmayı başaramadı.

Bu anlamda uzun yıllar sonra uluslararası büyük güçleri karşısına alarak doğru bildiğini yapmaktan geri adım atmayan bir iradenin ortaya çıkmış olmasının önemi de tarihe bir not olarak düşüldü...

Evet... Türkiye Afrin konusunda direndi, kararlı tutumundan vazgeçmedi ve kazanacak...

***

Çeşitli güç odakları, Türkiye’ye Afrin üzerinden yapamadıkları baskı veya koparamadıkları tavizi Türkiye’nin başka alanlarına yönelerek gerçekleştirmeye çalışıyorlar...

Ekonomi, borsa, döviz ve iç siyasi dengelerle oynamak, ‘büyük ekonomik kriz geliyor’ tedirginliğiyle yaratılan bir manipülasyon ortamı... Hiçbiri işe yaramadı... Türkiye bildiğini yapmaya devam ediyor. Bu durum da birtakım güçlerin yaygara koparmasına yetiyor.

Tabii ki bu feveranı yüksek sesle ve başarısızlıklarını ortaya çıkartacak şekilde ortaya koyamıyorlar.

Ve Türkiye’nin başından beri en önemli gündemlerinden olan Kıbrıs sorununu çeşitli platformlarda kaşıyarak Afrin’de alamadığı Kıbrıs’tan koparmak niyetindeler...

Uluslararası emperyalizm böyle bir şey aslında...

Dev bir pastanın bir ucunu yiyemediği anda diğer yerlerine saldırır... Niyeti, pastanın hepsine sahip olmaktır.

Türkiye’nin son günlerde özellikle münhasır ekonomik bölgede yaşadığı ‘aksiyonu bol’ gerilimler bunun bir göstergesi örneğin...

İtalyan şirketiyle Türk savaş gemilerinin yaşadığı filmlere taş çıkartacak gerginlik, bunun bir örneği...

Konunun AB’ye, uluslararası platforma taşınması bunun bir örneği...

Sadece dış kutupta değil, KKTC’nin iç siyasal yaşantısında da yaşanabilecek kaoslardan beslenerek Türkiye’ye sözüm ona vurmak da bu işin bir parçası...

Türkiyeli-Kıbrıslı çatışması, 22 Ocak olayları, sağcı-solcu kutuplaşması, anlaşma isteyen-istemeyen çelişkisi, Anastasiadis’in tekrar başkanlığa gelmesiyle birlikte şimdiye kadar kabullenilmiş parametreleri yeniden keşfetmeye çalışan ancak aba altından da sopa göstererek en temel diplomatik teamülleri dahi göz ardı eden tutumlarıyla Kıbrıs müzakereleri meselesini yeni bir kilitlenmeye götüreceğinin sinyallerini veren çıkışları...

Daha sayalım mı?

***

Hiçbir şey göründüğü gibi değil ne yazık ki...

Keşke öyle olsaydı...

O zaman her şey çok daha basit olurdu...

Gerek KKTC’de gerekse bölgemizde yaşadığımız bir dizi gerilim, gelişme ve hareketlilik, aslında dev bir uluslararası siyasetin çatışması üzerine kurulu...

Bu çatışmadan bağımsızlığını, dik duruşunu ve ülkesinin çıkarlarını korumayı başaranlar zaferle çıkacaktır.

Manipülasyonlar veya kutuplaştırmalarla dünyanın dört bir yanını sömüren güçler değil.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Eylül 2019, Salı    Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...
19 Ağustos 2019, Pazartesi    UBP tabanında homurdanmalar var...
14 Ağustos 2019, Çarşamba    Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
13 Ağustos 2019, Salı    Bakan yasal zorunluluğu görmezden gelirse!
11 Ağustos 2019, Pazar    Bencil bir hayat hikayesi!
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Popüler felsefemiz 'yaşadıktan sonra el yordamıyla tedbir'
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Hakkıdır Hakk'a Tapan Milletimin 'Kazanılmış Hak'
22 Temmuz 2019, Pazartesi    Asya, Afrika, Avrupa üçgenine dikkat!
21 Haziran 2019, Cuma    'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi
4 Haziran 2019, Salı    Trafik, izolasyon ve Bayram dileklerim...

banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...
Polat ALPER | 10 Eylül 2019, Salı
Takribi 45 yıldır Türkiye ile aramızda rahmetli Rauf Raif Denktaş’la başlayan, güvene dayalı, ihtiyaca müteakip maddi ve manevi destek, ardından Sayın Derviş Eroğlu ile sembolik protokollerle devam eden ve Derviş Bey’...
UBP tabanında homurdanmalar var...
Polat ALPER | 19 Ağustos 2019, Pazartesi
UBP tabanına kulak verin, tabanda homurdanmalar var.
UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ın önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını sıklıkla dile getiriyor. UBP adayı kim olacak sorusu günd...
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
Polat ALPER | 14 Ağustos 2019, Çarşamba
Laiklik ve din düşmanlığının farkını ayırt etmeli. Topluma, din korkusu aşılamak eğreti öğreti olmaktan öteye gitmez. Tabi ki tersi için de ayni eğretilik geçerlidir.
Kıbrıslı Türkün mayası sağlamdır. Bizler, samimi ...