Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 2 Mart 2018, Cuma

Gece kulüpleri müşterilerinin çok büyük çoğunluğu evli erkeklerdir...

Paylaş  
12
15
13

  • Birileri de çıkıp ‘insanlar seks işçisi, seks kölesi olarak kullanılamaz, devlet eliyle de bu iş yapılamaz, bu ‘sektör’ tamamen lağvedilmeli’ demiyor.

Gece kulübünde çalışan bir kadının ölmesi aynı tartışmaları tekrar tekrar gündeme getirdi.

Ben meselelerin makul miktarda tartışılmasını ve derhal harekete geçilmesini savunanlardanım.

Ama bizde bu şekilde olmuyor ne yazık ki... Biz yıllar boyunca aynı konuyu tartışıyoruz, olayın etkisi azaldığında veya unutulduğunda tartışmayı bırakıyoruz, benzer bir olay yaşandığında ise sanki yıllarca tartışmamışız gibi tekerleği yeniden keşfediyoruz.

Bu gerçekten can sıkıcı ve işe yaramaz bir yöntem.

Yıllarca bu ülkede gece kulüpleri, oralarda pasaportları ellerinden alınarak, asgari insani koşullara dahi sahip olmadan çalıştırılan kadınlar meselesi tartışıldı durdu.

Nereye vardık?

Elimizde bir gece kulübü çalışanı kadının cesedinden başka ne var?

Gencecik bir insanın ölümünden başka ne elde ettik?

Ve bu olay unutulduktan sonra elimizde ne olacak? Yeni bir ceset mi?

***

Bir kere bu ara yolcu formüller gerçekten mide bulandırıcı...

Herkes gece kulüplerinin denetlenmesini, yasalara uygun çalışmasını, insanların çalışma şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor.

Yahu siz delirdiniz mi?

Birileri de çıkıp ‘insanlar seks işçisi, seks kölesi olarak kullanılamaz, devlet eliyle de bu iş yapılamaz, bu ‘sektör’ tamamen lağvedilmeli’ demiyor.

Sallanan temel aynen kalsın ama o eğreti temel üzerine inşa edilmiş dairelerin kolonunu, kirişini sağlamlaştıralım diyorlar.

Bir evin temeli bozuksa o evi yıkıp temelini de en sağlamından atıp yeniden yapmak zorundasınız.

***

Meseleyle ilgili herkes birbirini kandırıyor.

Adeta danışıklı dövüş...

Gece kulüplerinde çalıştırılan seks işçisi kadınların çalışma izinlerinde dansçı yazıyor.

Ama bu kadınların dansçı olmadığını herkes çok iyi biliyor.

Düzenli aralıklarla devlet hastanesinin zührevi hastalıklar bölümlerinde kuyruklara girip kontrolden geçen kadınları kimse görmüyor demesin bana...

Hangi dans grubu 10’ar, 20’şer kişilik gruplarla zührevi hastalıklardan sağlıklı raporu alır?

Ayrıca devlet bunlardan vergi de alıyor, yani yapılan işi bir anlamda tanıyor.

Ondan sonra da zevahiri kurtarmak için ‘bütün gece kulüpleri şehir merkezinden daha ücra yerlere götürülsün’ kısmı tartışılıyor.

Yani ortada bir rezalet var ancak bunu yok etmek yerine gizlemek yolu seçiliyor.

Adlarını vermeyelim; geçmişte bu konuda meclis kürsüsünden kötü örnek veren milletvekillerimiz bile mevcut.

***

Bu yüzden bu iş otorite ister.

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’nın kendi yetkisi dahilinde belediyenin farklı yasalarını öne sürerek bu işyerlerini mühürlemesi takdire şayandır.

Harmancı istese devlet kademeleri gibi davranıp görmezden gelebilirdi.

Harmancı belediye kurallarını çalıştırarak gerekli mühürlemeyi yaptı.

Devletten de aynı irade beklenmez mi?

Ülkede yüzlerce sivil toplum örgütü var, onlarcası sadece insan hakları, kadın hakları gibi alanlarla çok yakından ilgililer ama buna rağmen bunların hayvan haklarını koruyan derneklerin yaptıkları kadar bir eylem ve kararlılık içinde olmadıklarını görmek de insanın içini acıtıyor.

Bu yüzden Harmancı’nın bu adımının devamını İçişleri ve Çalışma Bakanlıklarının getirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Sn. Ayşegül Baybars ve Sn. Zeki Çeler’in bireysel olarak, yaşama bakış anlamında bu meseleyi en doğru yerinden yakalamış insanlardan olduklarına güvenerek bu adımı atmaları boyunlarının borcu olduğu, attıkları takdirde de arkalarında büyük bir kamuoyu desteği bulacaklarına şüphe olmadığını bilmelerini istiyorum.

***

Son bir not: Bu tartışmalar gündeme geldiğinde ‘kulüpler kapanırsa bekarlar ne yapacak’ konusu gündeme gelir.

Böylesi çarpık ve yozlaşmış bir tartışmanın içine girmek dahi istemiyorum ama herkesin şunu bilmesini istiyorum ki; bu kulüplerin müşterilerinin çok büyük çoğunluğu evli erkeklerdir.

Tersini iddia eden varsa da tartışmaya hazırım.

O yüzden neresinden tutsanız elinizde kalan bir rezilliğin içinde kaldık.

Bir de dün bir basın organına açıklama yapan bir gece kulübü sahibinin feryadı ibretlik diye paylaşmak istedim. Gece kulübü sahibi “Devlet kaçak çalıştırılan evleri ve otostop yapan hayat kadınlarını bıraktı bizimle uğraşıyor” diyor.

Pes doğrusu... Cevap vermek yerine bir özdeyişle cevap vermek daha uygun olacaktır, “Kötü örnek, örnek teşkil etmez.”

Kapatın bu kulüpleri.

Eksik olsun vergileri.

Kapatın bitsin.

Devletin sosyal yönünü biz unuttuk, siz hatırlatın.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs Postası’nın 17’nci yılını kutladığımız şu günlerde...
Polat ALPER | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Kağıt kokusu ile klavye çıtırtısı arasındaki aslında kalın sayılabilecek o çizgi, birkaç senede ne kadar da silikleşti.
Doğanın kanunu işte… Yeni olan eskiyi, genç olan yaşlıyı geçiyor. Bir an bile duraksamıyor.
İnt...
Taziye mesajı ile emirname politikası olmaz
Polat ALPER | 7 Aralık 2018, Cuma
Günlerdir ülkede Mağusa ve İskele bölgelerinde uygulamaya konulmak istenen emirname tartışması gündemin odağına oturmuştu.
Peşinen söyleyeyim; emirnameye külliyen karşıyım.
Yıllardır özellikle Girne ve çevresinde uy...
Bir gün değil, her gün!
Polat ALPER | 3 Aralık 2018, Pazartesi
Dünya Engelliler Günü size neyi ifade ediyor?
Bana ne yazık ki doğru düzgün bir engelli politikası olmayan bir devleti, engelli insanları acınacak varlıklar gibi gören sözde duyarlı vatandaşları, sadece bugüne özel b...