Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 6 Mart 2018, Salı

Yüz binlerce turist ülkeye para karşılığı sevişmeye mi geliyor?

Paylaş  
33
26
30

  • İki lafınızdan birinin ‘milyonlar harcayarak yaptığımız yatırımlar’ olması, durumun vahametini daha da berbat hale getiriyor. Demek ki insan teni satarak milyonlar kazanılıyor. Demek ki seks satarak, insanları seks kölesi haline getirerek milyonlar kazanılıyor.

Kaldığımız yerden devam edelim...

Gündem gece kulüpleri olunca; her şeyin paraya ve vergiye dayalı olduğunu savunup, adına da gece kulübü denilince sanki bu yerler kadın bedeninin satıldığı seks yapılan yerler olmaktan çıkacak ve nezih yerlermiş gibi bir izlenim doğacak. Bununla da kalmayıp bu eylemin yapıldığı ticari fiiliyatı da ‘sektör’ olarak tanımlayacaksınız...

Burada satılan, ticareti yapılan şeyin türünün önemsizleşmesi, üzerinin kapatılması ve sözüm ona gece kulübü sahiplerinin kendileri de dahil bir yalanın parçası olmaları esas sorun.

Kadın bedenini alıp satan mekanlar, yapılan işin devlet tarafından sanki özel hastane işletmek veya bir restoran faaliyeti yürütmekmiş gibi ele alındıkları sürece, bu faaliyet masumlaştırıldıkça pervasızlık daha da artacaktır.

Dolayısıyla devletten aldıkları gece kulübü (eğlence mekanı) lisansı ile çalıştırdıkları mekanlarda seks ticareti yapanların örgütlenmesi, birlik kurması, yetmeyip üzerine sağı solu tehdit eden açıklamalar yaparak kamuoyuna seslerini duyurması, “Vergi veriyoruz, milyonlar yatırıyoruz” özgüveniyle donanmış ‘kulüp’ sahiplerinin sanki normal bir ‘iş’ yapıyormuş sanrısıyla hareket etmesinin tek sebebi devletin ilgili kurumlarının bile bile lades olmalarıdır.

***

İki lafınızdan birinin ‘milyonlar harcayarak yaptığımız yatırımlar’ olması, durumun vahametini daha da berbat hale getiriyor.

Demek ki insan teni satarak milyonlar kazanılıyor.

Demek ki seks satarak, insanları seks kölesi haline getirerek milyonlar kazanılıyor.

Ve devam ediyorlar; hiçbir sektör gece kulüplerinin denetlendiği kadar denetlenmiyormuş...

Bu denetlenmelerin nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. İnşallah bu adaya dansçı olarak çalışma izni alınarak getirilen kadınların muhaceret, sağlık kontrolü, hayat koşulları ve denetleme dediğiniz sözde denetlemelerin teferruatını da bu sütunda ileriki günlerde yazacağız.

“Yani hem ülkeye milyonlarca turist gelsin, hem gazinolar gece kulüpleri olmasın. Bugün Avrupa’nın tüm ülkelerinde gece kulüpleri vardır.”

Bu sözlerinizle gece kulübü adı altında kadın bedeni satmanın turizmin olmazsa olmazı olduğunu savunuyorsunuz. Adaya gelen turist segmentinden haberiniz olmadığı, kaç ülkeden turist geldiğinden de bihaber olduğunuz ortada. Sözde gece kulüplerinize müşteri olarak gelen ve/veya sizlerin otellere servis ettiğiniz hizmetin büyük bir çoğunluğunun casino müşterileri ile sınırlı olduğuna bakmadan yaptığınız açıklamalarınızla ülkenin lokomotif sektörü olan turizm sektörüne sekte vuruyorsunuz.

Tek doğru verdiğiniz bilgi Avrupa'nın tüm ülkelerinde gece kulüplerinin olduğudur. Sizlere Avrupa ülkelerinde gece kulüplerinin hangi kanunlarla, denetimlerle ve devleti kandırma şansları olmadan, amacını aşmadan, eğlence ile sınırlı kalmak kaydı ile çalıştırıldıklarını incelemenizi salık veririm. Avrupa ülkeleri arasında Kuzey Kıbrıs örneği de varsa sizlere “Kötü örnek örnek teşkil etmez” sözünü hatırlatmak isterim.

***

Şu satırlar Gece Kulüpleri Birliği'nin basın açıklamasından alınmıştır. Lütfen dikkatle okuyunuz:

“Bizler yasaların bize çizdiği çerçevede işimizi en iyi ve en sağlıklı şekilde yapmaya çalışıyoruz. KKTC’nin bir turizm adası olduğu gerçeğini unutanlar bir yandan hem “Ekmek bütün, köpek tok olsun” istiyor. Yani hem ülkeye milyonlarca turist gelsin, hem gazinolar gece kulüpleri olmasın.

Bugün Avrupa’nın tüm ülkelerinde gece kulüpleri vardır. Bizden yana son günlerde dert yananların tümünün bu bağlamda AB savunucu olması, kendileri ile nasıl çeliştiklerinin en büyük göstergesi. Eğer bugün bu ülkede gece kulüpleri olmazsa merdiven altında kontrolsüz bu işlerin yapılacağı hiç kimsenin aklına gelmiyor mu? Biz, bize çizilen kurallar çerçevesinde işimizi yapma gayretindeyiz. Şehir içinden çıkacaksınız dediler, milyonlar harcayıp yaptırdığımız mekânları terk edip bize gösterilen yerlerde yine milyonlar harcayıp mekânlar yaptık.

Tüm çalışanlarımızın izinleri, sağlık kontrolleri devletimiz tarafından düzenli olarak yapılıyor. Hiçbir kimseyi zorla çalıştırmıyoruz, kapılarımız herkese açık."

“Gece kulüpleri olmasa merdiven altında kontrolsüz seks ticareti yapılır” şeklinde bir akıl yürütme, ülke insanının cinsel eğitimini aşağılar, yozlaşmışlığı yenmek için planlı bir şekilde yürütülecek ve belki de birkaç nesil sonrasında başarıya ulaşacak ama en sonunda insan satarak para kazanma ‘işinin’ köküne kibrit suyu ekecek bir politikaya da başından düşmanlık barındırır.

Şu, “Hiç kimseyi zorla çalıştırmıyoruz” zırvasını her duyduğumda aklıma Kıbrıs'ta çok bilindik olan birkaç özdeyiş gelir lakin burası yeri değil...

***

Merak etmeyin, iddia ettikleri gibi insanlar sapıklaşıp da sağa sola saldırmaz.

Kendilerine verilen işletme izninin çerçevesi dışına çıkan hepsi kapatılsın, kazanacağınız koskoca bir insanlık olur.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
1
 
0
 
0
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
6 Mart 2018, Salı
Fırat Gürses         - Antalya
Kusura bakmayın ama başımızdan hükümet bunlara göz yuman
Tr de fuhuşa bile baskın yapılıyor
Sizin orada göz yumuluyor
Neymiş kız dansciymis
Dansdan sonra yatak odası barda para alan pezevenkler bilmiyormu KKTC polisi
Doğru ya onlarda haracini alıyor
KKTC tam bir fuhuş yuvasına dönmüş
Ne bir devlet çalışma düzeni var
Ne de ilerilik
belediyesinden tut
Zerresine kadar
Al parayı gece humar seks başka bir b..k yok...
Duzeltin anasını s.ktiniz memleketin

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Şubat 2019, Salı    Vicdanla kanun arasına sıkıştık...
18 Şubat 2019, Pazartesi    Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...
6 Şubat 2019, Çarşamba    İngiliz siyaseti çırpınıyor...
27 Aralık 2018, Perşembe    Kıbrıslıların Türkiye’de sağlık mağduriyeti
10 Aralık 2018, Pazartesi    Kıbrıs Postası’nın 17’nci yılını kutladığımız şu günlerde...
7 Aralık 2018, Cuma    Taziye mesajı ile emirname politikası olmaz
3 Aralık 2018, Pazartesi    Bir gün değil, her gün!
21 Ağustos 2018, Salı    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir...
30 Temmuz 2018, Pazartesi    Ailemiz yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor...
3 Temmuz 2018, Salı    Kanunlara rağmen imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorgulanmalı...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Vicdanla kanun arasına sıkıştık...
Polat ALPER | 19 Şubat 2019, Salı
Ben İskele eski kaymakamı Kemal Yılmaz’ı iyi tanımam. Birkaç sefer karşılaşmamız haricinde bir mesaimiz olmadı.
Kişilik özelliklerini, siyasi görüşünü, idarecilik vasıflarını bilmem.
Eski kaymakam şu anda ceza...
Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...
Polat ALPER | 18 Şubat 2019, Pazartesi
Mazisi Tufan Hoca'dan da çok öteye dayanan, çürümüşlüğün fotoğrafı gözümüze sokuluyor
Tufan Erhürman, Başbakan olmadan önce de toplumun tanıdığı, bildiği, fikirlerini önemsediği önemli bir hukuk profesörüydü.
Özelli...
İngiliz siyaseti çırpınıyor...
Polat ALPER | 6 Şubat 2019, Çarşamba
İngiliz siyaseti çırpınıyor...
İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki, İngilizlerin tam üye olduğu 1973'ten bu yana hep inişli çıkışlı oldu.
2016'da yapılan Brexit referandumu ise, coğrafi olarak Manş Denizi...