Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 12 Mart 2018, Pazartesi

Güler misin ağlar mısın?

Paylaş  
33
23
35

  • Canınız sıkıldıkça sorunun asıl muhataplarına yani seks işçilerine hiçbir şekilde ulaşmayarak, sadece kendi şişkin egonuzu okşayıp hayatın hiçbir yerine temas etmeyen sözde bir entelektüellik ile seks işçilerini o hayattan kurtaramazsınız.

Ülkemizde herkes, her şeyden anladığı, her ama her konuda neyin nasıl yapılacağı konusunda fikir sahibi olduğunu zannettiği için kantarın topuzu zaman zaman kaçabiliyor.

Bu topuz kaçma meselesinde ise kimi zaman komik, kimi zamansa trajik sonuçlar ortaya çıkıyor.

Her şeyi bildiğini sanmanın verdiği bir cahil cesareti insanı ne hallere sokuyor diye de izlemekten başka çaremiz yok.

Ama işin içine haddini bilmezlik ve hakaret girdiğinde buna bir cevap zaruri oluyor.

Nadire Bahadi, bizim gazetemizin gözbebeklerinden birisidir.

Hiçbir haberini araştırmadan, teyit etmeden önümüze getirmez.

Biz, Nadire’ye bu nedenle güveniriz, ‘Nadire yaptıysa temeli sağlamdır’ diye düşünürüz.

Yine bizim Nadire, kimsenin kolayına ulaşamayacağı yerlere de ulaşır.

Nadire gazetecidir, kaynakları vardır, bağlantılarını değerlendirmesini bilir ve herkes havayı yumruklarken, havanda su döverken, anca bağırıp çağırırken o bir anda asıl konuyu haberleştirmiş olarak kamuoyuna sunar.

Bunun yanında Nadire, evli ve anne bir kadın olarak hem eviyle hem de işiyle olan koordinasyonunu çok iyi yürütür.

Nadire’nin gecenin 3’ünde bir cinayet vakasında olay yerinde olduğu gibi tatil zamanında gözüne çarpan bir konuyu çoktan yazıp gazeteye yollamış ve tatiline kaldığı yerden devam etmişliği de çok olmuştur.

Bu nedenle her şeyi çok iyi bildiğini sanan şuursuz sosyal medya kahramanları, Nadire’ye ‘satılmış kalem’ derken 10 değil 100 defa daha düşünmelidirler.


***
Sonda yazacağımızı başta yazdık, konuyu bilmeyenler ‘ne oluyor’ diyebilirler...

Kıbrıs Postası muhabiri Nadire Bahadi, bir gece kulübü çalışanının hayatını kaybetmesinin ardından birçok acar gazetecinin dahi başaramadığı bir habere imza atmak, ülkenin gündeminde olan gece kulüplerinde dönen kadın istismarını göz önüne sermek ve buna dur demeye katkı koymak adına tek başına gidip seks işçileriyle görüştü.

Korkudan dışarı dahi çıkamayan insanları röportaj yapmaya, çalıştıkları ve yaşadıkları ortamların kapılarını objektiflere açmaya ikna etti.

Ve seks işçisi kadınların anlattıklarını hiçbir sübjektif değer yargısını işin içine katmadan haberine taşıdı.

Ve her şeyi bilen aşırı duyarlıgiller anında Nadire’ye ve Nadire şahsında Kıbrıs Postası’na hakaret etme cesaretinde bulundular.

Haberin gece kulüplerini desteklediği sonucunu çıkaran aklı evveller öncelikle okuma-yazma konusunda pişmek, ardından ve en önemlisi okuduklarını anlamak konusunda kendilerini yetiştirmek zorundalar.

Neymiş; hayat kadınları patronlarına ‘baba’ diyormuş.

Demiyorlar mı diyelim? Diyorlarsa bunu saklayalım mı? Yalan mı söyleyelim? Nadire, kadınlar ne dedilerse onu yazdı, buradan gece kulüplerinin desteklendiği fikrine hangi cahil ve körleşmiş gözlerle varabildiniz?

On yıllardır medyanın her mecrasından filmlere kadar, gangsterlerin lideri manasında 'Mafya Babası' teriminin kullanılmasından sizin 'baba' kelimesinden ne anladığınızı merak ediyorum doğrusu.

Canınız sıkıldıkça sorunun asıl muhataplarına yani seks işçilerine hiçbir şekilde ulaşmayarak, sadece kendi şişkin egonuzu okşayıp hayatın hiçbir yerine temas etmeyen sözde bir entelektüellik ile seks işçilerini o hayattan
kurtaramazsınız.

Uzaktan gazel okumak yerine emekçi bir kadın ve bir anne olan Nadire’nin haberinden kendinize yontmanız gereken sonuçlar çıkarmak yerine sorumsuzca insanlara saldırmak, savunduğunuz hiçbir şeyin ciddiye alınmaması sonucunu doğuruyor.

Nadire'nin haberi sorumlu kurumların dikkatini çekmiş ve konuyla ilgili gazetemizden bilgi istenmiştir. Bu sonuç dahi, verilen mücadelede Nadire'nin haberinin, şuursuzca eleştirenlerin laf kalabalığından ileri gitmeyen söylemlerinden çok daha etkin olduğunun göstergesidir.

Yaptığı haberdeki somut/objektif duruma sübjektif yorumlar yaparak seks işçilerinin bilinç durumunun seviyesini ortaya koyarak birilerini suçlamak yerine ‘vaziyet budur’ diyen bir haberi kaleme alan kadın muhabir ve de bunu basan gazete ile ilgili harcanan bilinçsiz laflar kantarın topuzunun kaçtığının göstergesidir.

Nadire'nin büyük emek harcayarak kaleme aldığı “Konsomatrislerin ışıklı sahnenin gerisindeki bilinmedik hayatları...” başlıklı haberinin 9 Mart 2018 tarihli Kıbrıs Postası gazetesinden veya kibrispostasi.com internet adresinden bir kere daha okunmasını tavsiye ederim.

“Konsomatrislerin ışıklı sahnenin gerisindeki bilinmedik hayatları...” haberini okumak için >>>

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Şubat 2019, Salı    Vicdanla kanun arasına sıkıştık...
18 Şubat 2019, Pazartesi    Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...
6 Şubat 2019, Çarşamba    İngiliz siyaseti çırpınıyor...
27 Aralık 2018, Perşembe    Kıbrıslıların Türkiye’de sağlık mağduriyeti
10 Aralık 2018, Pazartesi    Kıbrıs Postası’nın 17’nci yılını kutladığımız şu günlerde...
7 Aralık 2018, Cuma    Taziye mesajı ile emirname politikası olmaz
3 Aralık 2018, Pazartesi    Bir gün değil, her gün!
21 Ağustos 2018, Salı    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir...
30 Temmuz 2018, Pazartesi    Ailemiz yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor...
3 Temmuz 2018, Salı    Kanunlara rağmen imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorgulanmalı...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Vicdanla kanun arasına sıkıştık...
Polat ALPER | 19 Şubat 2019, Salı
Ben İskele eski kaymakamı Kemal Yılmaz’ı iyi tanımam. Birkaç sefer karşılaşmamız haricinde bir mesaimiz olmadı.
Kişilik özelliklerini, siyasi görüşünü, idarecilik vasıflarını bilmem.
Eski kaymakam şu anda ceza...
Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...
Polat ALPER | 18 Şubat 2019, Pazartesi
Mazisi Tufan Hoca'dan da çok öteye dayanan, çürümüşlüğün fotoğrafı gözümüze sokuluyor
Tufan Erhürman, Başbakan olmadan önce de toplumun tanıdığı, bildiği, fikirlerini önemsediği önemli bir hukuk profesörüydü.
Özelli...
İngiliz siyaseti çırpınıyor...
Polat ALPER | 6 Şubat 2019, Çarşamba
İngiliz siyaseti çırpınıyor...
İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki, İngilizlerin tam üye olduğu 1973'ten bu yana hep inişli çıkışlı oldu.
2016'da yapılan Brexit referandumu ise, coğrafi olarak Manş Denizi...