Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 19 Mart 2018, Pazartesi

Kıbrıslı Türkler önce Çanakkale'ye, ardından da Milli Mücadele'ye katıldılar

Paylaş  
15
19
13

  • Olur... Bizim atalarımız Çanakkale’de, Türkiye’deki insanların ataları Mağusa’daki esir kamplarında toprağa düşmüşse olur.
  • Aynı cephede tetik çekmişseniz, aynı ruhla savaşmış, aynı duyguyla kol kola tutunmuşsanız olur.
  • Aradaki bu tarihsel manevi bağdan ders alması gerekenlerin sayısının azımsanmaması gerektiğini düşünüyorum.

18 Mart Çanakkale Zaferi aslında sadece ve sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir destan değil.

Her ne kadar kuru bir tarih bilgisi olarak ezberimizde tutuyor olsak da Çanakkale Zaferi’nde bizim de, yani Kıbrıslı Türklerin de kanı var.

Osmanlı ordusunda şehit olanlar ile Kıbrıslı Türk şehitlerin sayısını kıyaslamak tabii ki mümkün değil.

Mesele, Anadolu’nun başı dara düştüğünde gönüllü bir şekilde Çanakkale’ye, daha doğrusu ölüme gözünü kırpmadan giden Kıbrıslı Türklerin varlığı...

Baf’ın Finike köyünden Salih Zeki (İğnegöl) ve Şehidoğlu Ailesi’nin dedeleri Makri (Uzun) Hasan gibi pek çok Kıbrıslı Türk’ün önce Çanakkale’ye, ardından da Milli Mücadele’ye katıldıklarını biliyor muydunuz?

Bu nasıl bir birlik ve dayanışma ruhudur gerçekten insan duygulanıyor.

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ulvi Keser’in Bilim ve Ütopya Dergisi’nde yayınlanan ‘Kıbrıs’ta Çanakkale Savaş Esirleri’ başlıklı makalesi, İngilizlerin Çanakkale’deki Türk savaş esirlerini Kıbrıs’taki kampa nasıl doldurduğu ve o günleri oldukça çarpıcı bir dille anlatıyor.

Ulvi Keser Hoca, Gazimağusa’daki Çanakkale Şehitliği’nde bulunan ve kamplarda hayatını kaybeden; isim ve mezarları bilinen 33, sadece isimleri bilinen ancak mezarları bulunamayan 217 Türk Çanakkale şehidi olduğu bilgisini paylaşıyor.

Mezarları belli olmayan bu Türk şehitlerinin iki tanesi 1916, 76 tanesi 1917, 59 tanesi 1918, 62 tanesi 1919, 18 tanesi de 1920 yılında hayatlarını kaybetmiş.

Kıbrıslı Türkler gerek Çanakkale’de gerekse Milli Mücadele’ye maddi-manevi desteklerini sundukları gibi, adaya getirilen Çanakkale esirlerinin de ihtiyaçlarını karşılamak, onlara destek olmak ve hatta onları kaçırmak için birçok girişimde de bulunmuşlar.

***

Son günlerde Kıbrıslı-Türkiyeli ayrımını kaşımaya çalışanların çabalarını sağduyulu insanlar kadar bu tarih de boşa çıkartacak.

Geçmiş, bugüne nasıl müdahale edebilir? Olur mu hiç öyle şey?

Olur... Bizim atalarımız Çanakkale’de, Türkiye’deki insanların ataları Mağusa’daki esir kamplarında toprağa düşmüşse olur.

Aynı cephede tetik çekmişseniz, aynı ruhla savaşmış, aynı duyguyla kol kola tutunmuşsanız olur.

Aradaki bu tarihsel manevi bağdan ders alması gerekenlerin sayısının azımsanmaması gerektiğini düşünüyorum.

Mesele aslında 1974’ü işaret ederek 40 küsur yılı işaret edenlerin anlattığı gibi değil mesele 103 yıl öncesinden ele alınmalı. Kasıtlı gündemlerle, provokasyonlarla iki ülke insanını birbirine düşürmek en başta Çanakkale’de şehit olan Kıbrıslı Türklerin ve İngiliz esaretinde Kıbrıs’ta şehit olan Türkiyeli şehitlerin kemiklerini sızlatır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir...
Polat ALPER | 21 Ağustos 2018, Salı
Bu yazıyı yazarken niyetim bir bayram yazısı yazmak ve biraz da bayram vesilesi ile yayınlanan mesajlara değinmekti fakat...
Doğrusunu isterseniz çocukluğumda babadan oğula aşılanmış, ileri yaşlarda bunu idrak edebil...
Ailemiz yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor...
Polat ALPER | 30 Temmuz 2018, Pazartesi
Bir süredir Kıbrıs Postası ailesi olarak doğum sancıları yaşıyoruz.

İnternet gazeteciliğinin amiral gemisi Kıbrıs Postası, Kuzey Kıbrıs Postası gazetesinin yanına kardeş kuruluşlar gelmeye devam ediyor.

Kıbrıs P...
Kanunlara rağmen imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorgulanmalı...
Polat ALPER | 3 Temmuz 2018, Salı
KKTC’nin tanınmamışlığı, izolasyonların kırılması gerektiği, bir çözüm gerçekleşmemesi durumunda kısa vadede ülkenin bu ‘fanusa kapatılmış’ halinden kurtulup nefes alabilmesi için neler yapılabileceği her zaman tartış...