Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 2 Nisan 2018, Pazartesi

Şekerden kalelere hapsolmuş, kâğıttan evlere sığınmış insanlar

Paylaş  
28
33
28

Tevfik Kolaylı, ya da yaygın bilinen adıyla Neyzen Tevfik, sokakta gördüğünüzde dikkat etmeyeceğiniz birisiydi...

Üstü başı genellikle dökülürdü... Zayıf ve alkolle de çok haşır neşirdi...

Fakat; böylesi bir dış görünüşe sahip olmasına rağmen o zehir zemberek zekası, hicivciliği, küfrü dahi bu denli iyi kullanan kuvvetli bir kaleme sahip oluşu ve elbette neyiyle bütünleşmiş bir modern çağ filozofluğu ile isterse torba giysin, isterse yüzü saç sakaldan görünmez olsun herkesin dikkat kesildiği, önemsediği, itibar ettiği, bulunduğu ortamda ağırlığının derhal hissedildiği hep yazılır, çizilir...

Sizin de etrafınıza böyle insanlar yok mu?

Aslında içindeki cevherin önemli olduğuna inandığından ‘kürküne’ dikkat etmeyen, ‘ye kürküm ye’ dünyasının insanı olmayan, olamayan ve belki de en fenası; insanlara ‘benim aklıma, zekâma, bilgime, kültürüme, sanatıma, içimde parlayan cevahire bakın’ diye sessiz bir çığlıkla haykıran insanlar yok mu etrafınızda?

Mutlaka böyle değerli insanlarınız vardır...

‘Ah, Mehmet çok zekidir ama kendine yazık etti, çok başka yerlerde olabilirdi’ denilen insanlara hiç dikkat ettiniz mi?

Ortalama zekânın üzerinde, vasat insanlardan fersah fersah ileride olduğu için anormal diye dalga geçilen veya dikkate alınmayan insanlarla tekrar tekrar dalga geçen sıradanlığa sarılmak yerine o insanların ne dediklerine bir kez olsun kulak verdiniz mi?

*

Yaşadığımız dünya ne yazık ki şeklin, şemalin, binilen arabanın, takılan saatin, elbisenin, kredi kartı limitinin boyutuna göre insana yaklaşılan bir dünya...

Küçücük ülkemiz de bu erozyondan elbette etkileniyor...

Yüzbinlerce liralık araçlarla kendini göstermeye, ‘ben arabamla varım’ demeye, kendini bir şekilde ispatlamaya çalışan ama en basit bir genel kültür sorusunu dahi cevaplayamayacak veya nizami bir mektup dahi yazamayacak kadar donanımı olmayan insanların itibar gördüğü bir ülkede yaşadığımız, gün geçtikçe ayyuka çıkıyor...

Satın alınmış itibarlarla aslında dokunsan yıkılacak şekerden kalelere hapsolmuş insanlar...

Kiralık saygınlıklarla ilk fırtınada yıkılıveren kâğıttan evlere sığınılmış...

*

Parayla değil bilgiyle, şatafatla değil içerikle, zorlamayla değil doğalında kazanılan saygınlıklara, itibara, güvene, insanlığa sahip olmak için ne yapmamız gerekli?

Biçime değil de öze bakmayı öğrenmeliyiz...

Gerçekten nitelikli ama satın alacak/kiralayacak imkanı olmadığı için bir kenara atılan, görmezden gelinen, marjinal denilerek dışlanan, deli diye dalga geçilen dolu, dopdolu beyinlere, pırıl pırıl zekalara, patlamak için yer arayan yeteneklere hak ettikleri değeri ve yeri göstermeliyiz...

Bildiğim tek şey var; o da takılarımızın, arabalarımızın, banka hesaplarımızın, giysilerimizin, havalı tatillerimiz ve görgüsüz zevklerimizin sosyal hayatımıza yapılmış makyajlar oldukları ve ilk yağmurda akıp gidecekleridir...

Makyaja ihtiyacı olmayan güzelliğin ise o yağmurda daha da parlamaya devam edeceğidir...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Şubat 2019, Salı    Vicdanla kanun arasına sıkıştık...
18 Şubat 2019, Pazartesi    Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...
6 Şubat 2019, Çarşamba    İngiliz siyaseti çırpınıyor...
27 Aralık 2018, Perşembe    Kıbrıslıların Türkiye’de sağlık mağduriyeti
10 Aralık 2018, Pazartesi    Kıbrıs Postası’nın 17’nci yılını kutladığımız şu günlerde...
7 Aralık 2018, Cuma    Taziye mesajı ile emirname politikası olmaz
3 Aralık 2018, Pazartesi    Bir gün değil, her gün!
21 Ağustos 2018, Salı    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir...
30 Temmuz 2018, Pazartesi    Ailemiz yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor...
3 Temmuz 2018, Salı    Kanunlara rağmen imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorgulanmalı...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Vicdanla kanun arasına sıkıştık...
Polat ALPER | 19 Şubat 2019, Salı
Ben İskele eski kaymakamı Kemal Yılmaz’ı iyi tanımam. Birkaç sefer karşılaşmamız haricinde bir mesaimiz olmadı.
Kişilik özelliklerini, siyasi görüşünü, idarecilik vasıflarını bilmem.
Eski kaymakam şu anda ceza...
Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...
Polat ALPER | 18 Şubat 2019, Pazartesi
Mazisi Tufan Hoca'dan da çok öteye dayanan, çürümüşlüğün fotoğrafı gözümüze sokuluyor
Tufan Erhürman, Başbakan olmadan önce de toplumun tanıdığı, bildiği, fikirlerini önemsediği önemli bir hukuk profesörüydü.
Özelli...
İngiliz siyaseti çırpınıyor...
Polat ALPER | 6 Şubat 2019, Çarşamba
İngiliz siyaseti çırpınıyor...
İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki, İngilizlerin tam üye olduğu 1973'ten bu yana hep inişli çıkışlı oldu.
2016'da yapılan Brexit referandumu ise, coğrafi olarak Manş Denizi...