Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 21 Mayıs 2018, Pazartesi

Bir Kıbrıslı Türk olarak 'bizim kızın' başarılarıyla seviniyoruz

Paylaş  
31
23
30

Hazar’ın Türkiye’de bir dizide oynayacağını ilk duyduğumda çok gururlanmıştım.

Hazar’ın babası Süleyman Ergüçlü ağabeyimiz ile  uzun yıllardır her pazartesi hiç aksatmadan görüşürüz. Esprileri ve sınır tanımayan şakaları ile vazgeçilmezimizdir. Keza annesi Neşe Ergüçlü de çok sevip, değer verdiğim birisidir.

Hazar’ı 15-16 yaşlarından bu yana tanırım.

O yıllarda bile ne istediğini bilen, isteklerinin peşinden giden, içinin güzelliği yüzüne vurmuş ve çalışkan birisiydi.

Bu güzel niteliklerini büyüdükçe daha da geliştirdi, başka güzellikler ekledi Hazar.

Birkaç işte yer alıp da kendini bir anda ‘oyuncu’ ilan etmenin de, aynı hızda piyasadan silinmenin de mümkün olduğu, ne yazık ki çok fazla nitelik aramayan ve sakız gibi şekeri bittiğinde çiğnenip atılan bir sektör ve oyunculuk anlayışına direnebilmenin tek başına istekle, inatla veya direngenlikle ilgili olmadığını kavradı en başta...

Kendini donattı, entelektüel gelişimine hiçbir zaman ara vermedi.

Bir anda parlayıp bir anda sönenlerden olmamanın yolu çalışkanlık, direngenlik ve sabırla birlikte oyunculuk teorisine hakim olmak, kendini entelektüel alanda hiç durmadan geliştirmek olduğunu çok iyi gördü, kavradı ve uyguladı.

Dolayısıyla Hazar, bir saman alevi olmadı.

Balon gibi şişirilip ilk iğne darbesinde patlayıp yok olmamasının nedeni en başta balon değil teorik ve pratik alanda kendini donatmış, ne istediğini bilen ve uygulayan gerçek bir oyuncu olmak için çabalaması ve bunda da başarılı olmasıdır.

***

Hazar’ın tüm işlerini izledim.

Heyecan duyarak, kendi çocuğumuz ekranda nasıl başarı gösterirse öyle hissederek, sevinerek, gülümseyerek, eleştirerek izledim.

Birçok Kıbrıslı Türk’ün de benzer durumda olduğunu tahmin ediyorum.

Zeki Alasya gibi, Derviş Zaim gibi, Lütfiye gibi, Hazar gibi ve daha birçok hatırlayamadığım değerlerimize sarılmak zorunda olduğumuzun farkındalığını görmek beni mutlu etti.

***

Ve Hazar Ergüçlü ismi artık sadece Türkiye sanat camiasında değil, dünya çapında bir başarıya talip.

Bir Kıbrıslı Türk olarak ‘bizim kızın’ başarılarıyla seviniyoruz.

Cannes’da kırmızı halıda yürümesi başarı yolundaki niyetinin Türkiye sınırlarının ötesi olduğunu belli etti.

Nuri Bilge Ceylan gibi başlı başına ayrı bir sinema ekolü ile çalışıyor olmak ve Cannes’da dünya yıldızlarıyla birlikte kırmızı halıda yürümek daha mesleğinin başındaki gencecik Hazar için olduğu kadar bizler için de bir övünç kaynağı.

***

Dedim ya, Hazar’ı ve ailesini uzun yıllardır bilirim.

Şımarmayacak, tersine yaptığı her işte bir şekilde ‘kusurlar’ bularak kendini eleştirmekten, hatta çoğu zaman kendi kendine haksızlık etmekten geri durmayacak, kendini ilerletmenin yegane yolunun devamlı kendiyle hesaplaşmak olduğunu hiç unutmayacaktır.

Sanatın hiçbir zaman sona ermeyecek, sadece küçük molalara yer verilen ömür boyu bir maraton olduğunu biliyor Hazar.

Ne bireysel gelişimine, ne de o güler yüzlü direngenliğine son vermeyeceğini de ben biliyorum.

Yolun açık olsun, daha nice başarıların olsun Hazar.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Şubat 2019, Salı    Vicdanla kanun arasına sıkıştık...
18 Şubat 2019, Pazartesi    Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...
6 Şubat 2019, Çarşamba    İngiliz siyaseti çırpınıyor...
27 Aralık 2018, Perşembe    Kıbrıslıların Türkiye’de sağlık mağduriyeti
10 Aralık 2018, Pazartesi    Kıbrıs Postası’nın 17’nci yılını kutladığımız şu günlerde...
7 Aralık 2018, Cuma    Taziye mesajı ile emirname politikası olmaz
3 Aralık 2018, Pazartesi    Bir gün değil, her gün!
21 Ağustos 2018, Salı    Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir...
30 Temmuz 2018, Pazartesi    Ailemiz yeni yatırımlarla büyümeye devam ediyor...
3 Temmuz 2018, Salı    Kanunlara rağmen imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorgulanmalı...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Vicdanla kanun arasına sıkıştık...
Polat ALPER | 19 Şubat 2019, Salı
Ben İskele eski kaymakamı Kemal Yılmaz’ı iyi tanımam. Birkaç sefer karşılaşmamız haricinde bir mesaimiz olmadı.
Kişilik özelliklerini, siyasi görüşünü, idarecilik vasıflarını bilmem.
Eski kaymakam şu anda ceza...
Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...
Polat ALPER | 18 Şubat 2019, Pazartesi
Mazisi Tufan Hoca'dan da çok öteye dayanan, çürümüşlüğün fotoğrafı gözümüze sokuluyor
Tufan Erhürman, Başbakan olmadan önce de toplumun tanıdığı, bildiği, fikirlerini önemsediği önemli bir hukuk profesörüydü.
Özelli...
İngiliz siyaseti çırpınıyor...
Polat ALPER | 6 Şubat 2019, Çarşamba
İngiliz siyaseti çırpınıyor...
İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki, İngilizlerin tam üye olduğu 1973'ten bu yana hep inişli çıkışlı oldu.
2016'da yapılan Brexit referandumu ise, coğrafi olarak Manş Denizi...