Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 3 Temmuz 2018, Salı

Kanunlara rağmen imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorgulanmalı...

Paylaş  
20
4
19

KKTC’nin tanınmamışlığı, izolasyonların kırılması gerektiği, bir çözüm gerçekleşmemesi durumunda kısa vadede ülkenin bu ‘fanusa kapatılmış’ halinden kurtulup nefes alabilmesi için neler yapılabileceği her zaman tartışma konusu olmuştur.

Amacımız bu çoğu bayatlamış tartışmalara bir yenisini eklemek değil.

Derdimiz, bu tanınmamışlık veya izole edilmişlik ortamında ülkenin tanıtımını yaptığı için KKTC yetkilileri nezdinde plaketlerle ödüllendirilen bir program ve yaşadığı birtakım sorunların Türkiye medyasında algılanışı...

Survivor adlı yarışma programından bahsediyorum.

Milliyet yazarı Ali Eyüboğlu’na göre Survivor Kıbrıs finali için adaya girişte ekibe sorun çıkartılmış.

Eyüboğlu konuyu köşesine taşımış.

İddialar neler bir bakalım...

“Survivor 2018’in finaline birkaç saat kala yarışmanın üç yıldır yapıldığı Nuh’un Gemisi’nde bir grupla sohbet halindeyiz. Konu, KKTC’de yatırımı ve işi olan Türklerin karşılaştıkları zorluklara geldi. Gruptaki biri, bu yıl Acun Medya ekibinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne girişte karşılaştığı sıkıntıları anlattı. Bunlardan biri, “Survivor 2018” finalinde çekim yapacak kameraların KKTC’ye girişinde yaşanan sıkıntı… Acun Medya ekibi, bir hayli uğraştan sonra kameraları Ercan Havalimanı Gümrüğü’nden geçirebildi. İkincisi ve daha da ilginç olansa şu: Her “Survivor” finalinde birinci açıklandığında havai fişekler patlar, konfetiler yağar şampiyonun üstüne… Havai fişekler gümrüğe takılınca finalde sadece konfeti patlatıldı. “Survivor” ekibi önceki yıllarda havai fişekleri KKTC’ye sokarken sorun yaşamazken, bu yıl öyle olmadı. Ercan Havalimanı görevlileri çeşitli gerekçelerle havai fişeklere giriş izni vermedi. Havai fişek yerine sadece konfeti patlatılan gecede KKTC Kültür ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, her yıl “Survivor”ın finalini yaparak Kuzey Kıbrıs’ın tanıtımına katkı sağlayan Acun Ilıcalı’ya teşekkür plaketi takdim etti”.

Eyüboğlu’nun köşesine taşıdığı iddialar bunlar...

KKTC’ye havai fişek sokmak isteyen ekibe, yasal mevzuat gereği izin verilmemesi, KKTC’nin çıkardığı bir zorluk olarak algılandı.

Sayın Eyüboğlu, KKTC’nin kanunları, mevzuatları olan bir devlet olduğunu ve gümrük mevzuatı uyarınca nelerin KKTC’den geçirilip nelerin geçirilmesinin yasaklandığını veya nelerin özel izne tabi olduğunu incelemek yerine Survivor ekibinden ‘birinin’ sözlerini peşinen doğru kabul edip sitemleri kamuoyuna aktarıyor.

Ancak değil bir başka ülke vatandaşı, KKTC vatandaşı birisi dahi adaya patlayıcı madde kapsamında değerlendirilen havai fişekleri izinsiz sokamaz.

Gerekli başvurular, izinler ve sair bürokratik gereklilikler yerine getirilmeden gümrükten alınan bir karton sigara gibi onlarca havai fişeğin adaya sokulduğu nerede görülmüş?

Türkiye gümrüğü böyle bir şeyi kabul eder mi?

Veya İngiltere, Almanya, Pakistan?

Birkaç sene önce benzer bir durum, yine Survivor finalinde kullanılmak üzere Nusr-Et lokantalarından 200 kg. eti adaya sokmak istediklerinde de yaşanmış ve gümrük mevzuatına takılan etler adaya kabul edilmemişti.

Sebebi çok açık ve netti... KKTC'ye et ithalatı yasaktı.

Neden sokulsun?

KKTC’yi her istenilenin yapılabildiği ve hiçbir engellemeyle karşılaşılmayan bir ülke olarak görüyor olabilirsiniz ama ada, sorma gir hanı da değil ki...

Acun Ilıcalı, her sene Survivor’ın sezon finalini KKTC’de yaparak gerçekten teşekkürü de, plaketi de, takdiri de hak eden bir iş yapmaktadır.

Ancak bu durum kimseye KKTC kanunlarını delme, yok sayma veya üstü örtülü bir şekilde imtiyaz isteme hakkı da vermemektedir.

Kaldı ki Acun Ilıcalı’nın da bu anlamda basına yansımış bir şikayeti, serzenişi bulunmamaktadır.

Ekipten kim olduğu belirsiz birisinin hatta belli ki 'görevinin gerekliliğini yapmayı başaramamış' birisinin başlarından geçen bir olayı anlatması neticesinde Sayın Eyüboğlu etkilenmiş ve “KKTC’de her istediğimizi yapamıyorsak, kanunlarını yok sayıp yüzlerce havai fişeği sokamıyorsak bu nasıl yavruvatan” demeye getirmektedir.

Bu tavırlar zaten Kıbrıs ve Kıbrıslıya belli bir bakış açısının ürünüdür ve artık gına gelmiştir.

Adanın kanunları ve gümrük mevzuatı ne zaman ‘engel’ olarak değerlendirilir hale gelmiştir?

Yasal mevzuatı yerine getirdikten sonra bu ülkeye yatırım da yapabilirsiniz, program da çekebilirsiniz ama böylesi üstü örtülü imtiyaz talepleri ile KKTC makamlarını durduk yere zorluk çıkaran, sorunlu, kısır bürokratik bir döngüye hapsolmuş bir yer olarak göstermemelisiniz.

Bu yazınız, KKTC’nin Türkiye’de yerleştirilmeye çalışılan birçok yanlış algıya destek niteliğinde olmuştur, bari ‘yasalara aykırı bir şekilde adaya patlayıcı madde sokmaya çalışılmasına izin vermeyen KKTC makamları hakkında ‘sıkıntı yaratan’ türünde bir sonuca lütfen varmayınız.

KKTC makamları kanunları uyguladığı için sıkıntı yaratan taraf değildir.

Kanunlara rağmen sırf işin içinde KKTC olduğu için imtiyaz bekleyen zihniyetin kendisi sorunludur.

Ali Eyüpoğlu’nun Milliyet’teki köşe yazısı için >>

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bakın üniversite öğrencisi Alihan Bak ne icat etmiş...
Polat ALPER | 4 Haziran 2018, Pazartesi
Yaz geldi…
Yakında birer ikişer orman yangınları başlar.
İnsan bir yandan ‘orman mı kaldı ki yansın’ umutsuzluğunu, diğer yandan da insan eliyle doğanın tahrip edildiği kadar onarılabileceğini de düşünmüyor değil.
...
Daha neler... ‘Sentetik içeceklerine ot içsinler’
Polat ALPER | 24 Mayıs 2018, Perşembe
Çok basit sorular soracağım:
Bir çocuğunuz var, yaşça kendinden büyük başka çocuklar her gün mahallede çocuğunuzu dövüyor.
Tepkiniz ne olurdu?
Çocuğunuzu korursunuz, müdahale edersiniz, aileleriyle konuşursunuz, ço...
Bir Kıbrıslı Türk olarak 'bizim kızın' başarılarıyla seviniyoruz
Polat ALPER | 21 Mayıs 2018, Pazartesi
Hazar’ın Türkiye’de bir dizide oynayacağını ilk duyduğumda çok gururlanmıştım.
Hazar’ın babası Süleyman Ergüçlü ağabeyimiz ile  uzun yıllardır her pazartesi hiç aksatmadan görüşürüz. Esprileri ve sınır tanımayan şakal...