Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 18 Şubat 2019, Pazartesi

Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...

Paylaş  
19
19
19

Mazisi Tufan Hoca'dan da çok öteye dayanan, çürümüşlüğün fotoğrafı gözümüze sokuluyor

Tufan Erhürman, Başbakan olmadan önce de toplumun tanıdığı, bildiği, fikirlerini önemsediği önemli bir hukuk profesörüydü.

Özellikle hukuk alanındaki değerlendirmeleri; gerek içinin doluluğu gerekse de topluma ulaşabilirliği ve sabun köpüğü gibi dağılıp gitmemesi açısından kıymetliydi.

Bir süre sonra siyasete atıldı.

Hem de CTP’nin en zor dönemlerinden birinde adeta ateşten bir gömlek giydi.

Birçok kesim, kendisinin akademisyen olarak kalması gerektiğini, siyasetin pisliğinin böylesi temiz insanlara bulaşmaması gerektiğini iyi niyetle savundu, kimileri de dar grupsal çıkarlarla düşünüp siyasete yeni bir soluk ve enerji getirebilecek bu genç hocanın önünü kesmek için olmadık argümanlara sarıldı.

Ben en başından itibaren Tufan Hoca’nın siyasete girmesini, parti başkanı olmasını hatta bununla da kalmayarak siyasette kalıcılaşmasını, zira böylesi insanların siyasete, siyasetin de böylesi insanlara katacağı olumlulukların olumsuzluklardan fazla olduğunu düşünenlerden oldum.

Evet, siyasetin gerçekten ‘pis’ diye tabir edilebilecek yönleri olsa da Tufan Hoca’nın ‘boyu uzundur’, uzun boyu sayesinde o çamurlu yolda yürüyüşü sırasında elbette kir sıçrar ama boğulmayacaktır, hatta çamuru dahi belki kurutabilir diye düşündüm.

Bu görüşümde ısrarcı olmak istiyorum.

Ne var ki Tufan Hoca’nın BRT’de son katıldığı canlı yayın kaygılarımın canlanmasına neden oldu diyebiliriz.

Evet, Hoca bireysel olarak iyi birisi olabilir. Nitelikli, kalender veya insan canlısı olduğu da kanısındayım.

Ancak programda öne çıkan noktalara dikkat ettiğimizde ülkede Tufan Hoca’dan da öteye dayanan, hocadan da eski ve yerleşmiş bir çürümüşlüğün fotoğrafının gözümüzün içine sokulduğunu görebiliyoruz.

KIB-TEK meselesinden kamu reformuna, ekonomik paketten Dome Otel’e, sendikal meselelerden özelleştirmelere dek gündeme getirilen konular aslında her ülkede benzer şekilde yaşanan süreçler veya sorunlar olarak algılansa da bizdeki tezahürünün çok daha kangrenleşmiş sorunlardan kaynaklandığı ve çözümünün de yine bu kangrenli parçalara müdahale edilmeksizin sırf birilerinin iyi niyeti ile mümkün olmasının beklenemeyeceği açık.

Bizdeki siyaset-bireysel rant ilişkisi, diğer ülkelere nazaran çok daha girift, küçük bir toplum oluşumuzdan kaynaklı her şeyin önüne geçen ve birbirine göbekten bağlanmış olduğu bir ilişki biçimi olarak öne çıkıyor.

Ve gündeme gelen sorunlar ile bu sorunların kaynakları düşünüldüğünde, Tufan Hoca gibi yozlaşmışlıkla uzaktan yakından ilgisi olmayan bu pırıl pırıl Başbakan enerjisini, eğitimini, birikimini, yeteneklerini üstlendiği vazifeye harcaması gerekirken, yozlaşmış kişi ve kurumların komplo ve iftiralarına harcıyorsa gereken tek şey sağduyu ile düşünüp siyaset gözetmeksizin doğrunun yanında durmaktır.

Bu, sadece Tufan Hoca özelinde değil, benzer duruş sergileyen siyasetçilerimiz için de geçerlidir.

Yozlaşmış siyasete esir olan bireyler; aile, arkadaş, parti ve hatta ülke mevhumunu kaybetmişlerdir.

Parti gözetmeksizin, yozlaşmış siyasetten uzak siyasetçilerin yanında yürüyüp, yozlaşmış siyasete dur demenin tam zamanıdır.

Kötümserliği bırakıp elimizdeki iyilerin kıymetini bilelim.

Aklın yolu ile ülkemize sahip çıkalım!

Bilmemiz gerekiyor ki tüm bu yaşanan siyasi çürümüşlüklerin mazisi Tufan Hoca'dan da çok öteye dayanıyor. İçinde bulunduğumuz süreçte çürümüşlüğün fotoğrafı gözümüze sokuluyor.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Haziran 2019, Cuma    'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi
4 Haziran 2019, Salı    Trafik, izolasyon ve Bayram dileklerim...
6 Mayıs 2019, Pazartesi    Endüstri 4.0 ile yeni bir dünya kuruluyor!
29 Nisan 2019, Pazartesi    Ülkeye zararı çok büyük olanlardan başlayalım!
25 Nisan 2019, Perşembe    'Tekdüze Düşünenler' ve siyasi algı...
23 Nisan 2019, Salı    YÖK, üniversitelerimize durumsal değil kurumsal bakmalı
15 Nisan 2019, Pazartesi    Biz kaç kişiyiz...
2 Nisan 2019, Salı    Anlaşmasız Brexit'e doğru adım adım...
12 Mart 2019, Salı    Cumhurbaşkanı Akıncı'nın taziye mesajı düşündürdü...
11 Mart 2019, Pazartesi    Tufan Hoca İngiltere’de “yeni bir KKTC” mesajı verdi

banner
banner
banner
banner
banner

'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi
Polat ALPER | 21 Haziran 2019, Cuma
Birkaç gündür ülke siyasi tarihine şahit olmuş, toplumsal hafıza ve devlet hafızasına hakim olduklarına inandığım, birkaç birkaç önemli isimle sohbet şansım oldu.
Yakın tarih saydığım, KKTC'nin ilanı itibarı ile başl...
Trafik, izolasyon ve Bayram dileklerim...
Polat ALPER | 4 Haziran 2019, Salı
Nerede o eski bayramlar nostaljisinin sözde kaldığının bilinciyle sizlere en bilindik bayram dileklerimi günümüzden temenniler ekleyerek sunmak isterdim.
Mübarek Ramazan Bayramınızı kutlar, tüm sevdiklerinizle birlik...
Endüstri 4.0 ile yeni bir dünya kuruluyor!
Polat ALPER | 6 Mayıs 2019, Pazartesi
Yeni dünyanın farklı nitelikte bir üretim ve eğitim sürecini bize dayatmakta olduğunu görüyoruz.
Bu süreç yaratıcı insan gücüne en fazla gereksinim duyulan bir süreç olacaktır.
Yaratıcı zekanın en fazla ihtiyaç duyd...