Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Polat ALPER | 18 Şubat 2019, Pazartesi

Mazisi Tufan Hoca’dan da öteye dayanıyor...

Paylaş  
20
19
20

Mazisi Tufan Hoca'dan da çok öteye dayanan, çürümüşlüğün fotoğrafı gözümüze sokuluyor

Tufan Erhürman, Başbakan olmadan önce de toplumun tanıdığı, bildiği, fikirlerini önemsediği önemli bir hukuk profesörüydü.

Özellikle hukuk alanındaki değerlendirmeleri; gerek içinin doluluğu gerekse de topluma ulaşabilirliği ve sabun köpüğü gibi dağılıp gitmemesi açısından kıymetliydi.

Bir süre sonra siyasete atıldı.

Hem de CTP’nin en zor dönemlerinden birinde adeta ateşten bir gömlek giydi.

Birçok kesim, kendisinin akademisyen olarak kalması gerektiğini, siyasetin pisliğinin böylesi temiz insanlara bulaşmaması gerektiğini iyi niyetle savundu, kimileri de dar grupsal çıkarlarla düşünüp siyasete yeni bir soluk ve enerji getirebilecek bu genç hocanın önünü kesmek için olmadık argümanlara sarıldı.

Ben en başından itibaren Tufan Hoca’nın siyasete girmesini, parti başkanı olmasını hatta bununla da kalmayarak siyasette kalıcılaşmasını, zira böylesi insanların siyasete, siyasetin de böylesi insanlara katacağı olumlulukların olumsuzluklardan fazla olduğunu düşünenlerden oldum.

Evet, siyasetin gerçekten ‘pis’ diye tabir edilebilecek yönleri olsa da Tufan Hoca’nın ‘boyu uzundur’, uzun boyu sayesinde o çamurlu yolda yürüyüşü sırasında elbette kir sıçrar ama boğulmayacaktır, hatta çamuru dahi belki kurutabilir diye düşündüm.

Bu görüşümde ısrarcı olmak istiyorum.

Ne var ki Tufan Hoca’nın BRT’de son katıldığı canlı yayın kaygılarımın canlanmasına neden oldu diyebiliriz.

Evet, Hoca bireysel olarak iyi birisi olabilir. Nitelikli, kalender veya insan canlısı olduğu da kanısındayım.

Ancak programda öne çıkan noktalara dikkat ettiğimizde ülkede Tufan Hoca’dan da öteye dayanan, hocadan da eski ve yerleşmiş bir çürümüşlüğün fotoğrafının gözümüzün içine sokulduğunu görebiliyoruz.

KIB-TEK meselesinden kamu reformuna, ekonomik paketten Dome Otel’e, sendikal meselelerden özelleştirmelere dek gündeme getirilen konular aslında her ülkede benzer şekilde yaşanan süreçler veya sorunlar olarak algılansa da bizdeki tezahürünün çok daha kangrenleşmiş sorunlardan kaynaklandığı ve çözümünün de yine bu kangrenli parçalara müdahale edilmeksizin sırf birilerinin iyi niyeti ile mümkün olmasının beklenemeyeceği açık.

Bizdeki siyaset-bireysel rant ilişkisi, diğer ülkelere nazaran çok daha girift, küçük bir toplum oluşumuzdan kaynaklı her şeyin önüne geçen ve birbirine göbekten bağlanmış olduğu bir ilişki biçimi olarak öne çıkıyor.

Ve gündeme gelen sorunlar ile bu sorunların kaynakları düşünüldüğünde, Tufan Hoca gibi yozlaşmışlıkla uzaktan yakından ilgisi olmayan bu pırıl pırıl Başbakan enerjisini, eğitimini, birikimini, yeteneklerini üstlendiği vazifeye harcaması gerekirken, yozlaşmış kişi ve kurumların komplo ve iftiralarına harcıyorsa gereken tek şey sağduyu ile düşünüp siyaset gözetmeksizin doğrunun yanında durmaktır.

Bu, sadece Tufan Hoca özelinde değil, benzer duruş sergileyen siyasetçilerimiz için de geçerlidir.

Yozlaşmış siyasete esir olan bireyler; aile, arkadaş, parti ve hatta ülke mevhumunu kaybetmişlerdir.

Parti gözetmeksizin, yozlaşmış siyasetten uzak siyasetçilerin yanında yürüyüp, yozlaşmış siyasete dur demenin tam zamanıdır.

Kötümserliği bırakıp elimizdeki iyilerin kıymetini bilelim.

Aklın yolu ile ülkemize sahip çıkalım!

Bilmemiz gerekiyor ki tüm bu yaşanan siyasi çürümüşlüklerin mazisi Tufan Hoca'dan da çok öteye dayanıyor. İçinde bulunduğumuz süreçte çürümüşlüğün fotoğrafı gözümüze sokuluyor.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Eylül 2019, Salı    Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...
19 Ağustos 2019, Pazartesi    UBP tabanında homurdanmalar var...
14 Ağustos 2019, Çarşamba    Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
13 Ağustos 2019, Salı    Bakan yasal zorunluluğu görmezden gelirse!
11 Ağustos 2019, Pazar    Bencil bir hayat hikayesi!
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Popüler felsefemiz 'yaşadıktan sonra el yordamıyla tedbir'
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Hakkıdır Hakk'a Tapan Milletimin 'Kazanılmış Hak'
22 Temmuz 2019, Pazartesi    Asya, Afrika, Avrupa üçgenine dikkat!
21 Haziran 2019, Cuma    'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi
4 Haziran 2019, Salı    Trafik, izolasyon ve Bayram dileklerim...

banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs Türk Halkının onurlu duruşu ve vefası bunu emrediyor...
Polat ALPER | 10 Eylül 2019, Salı
Takribi 45 yıldır Türkiye ile aramızda rahmetli Rauf Raif Denktaş’la başlayan, güvene dayalı, ihtiyaca müteakip maddi ve manevi destek, ardından Sayın Derviş Eroğlu ile sembolik protokollerle devam eden ve Derviş Bey’...
UBP tabanında homurdanmalar var...
Polat ALPER | 19 Ağustos 2019, Pazartesi
UBP tabanına kulak verin, tabanda homurdanmalar var.
UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ın önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını sıklıkla dile getiriyor. UBP adayı kim olacak sorusu günd...
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller...
Polat ALPER | 14 Ağustos 2019, Çarşamba
Laiklik ve din düşmanlığının farkını ayırt etmeli. Topluma, din korkusu aşılamak eğreti öğreti olmaktan öteye gitmez. Tabi ki tersi için de ayni eğretilik geçerlidir.
Kıbrıslı Türkün mayası sağlamdır. Bizler, samimi ...