Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Tahsin MERTEKCİ | 7 Mart 2012, Çarşamba

Halk Bağış (lar) mı?

Paylaş  
12
11
12

Ülkemizde yıllardır yapılan yönetsel yanlışlıkların acı sonucunu insanımız ağır bedeller ödeyerek yaşamaktadırlar.

Bütün ömürlerini zor şartlar altında geçiren ve gelecek kuşaklarına daha güzel günler yaşatmaktan başka düşünce taşımayan fedakâr ve cefakâr Kıbrıstürk halkı sarsıntı üzerine sarsıntı yaşamaya devam ediyor.

Beklentileri huzurlu, refah içerisinde adil bir yaşamı kendi doğduğu topraklarda yaşayabilmektir.

Bu nedenle yıllardan beri her türlü zorluğa rağmen iyimser bekleyiş göstermektedirler.

Demokratik, sosyal, hukuk devleti olabilme hedefli yaşama ulaşmaya çaba sarf ettikçe birileri bildiğini okumaya devam ediyor.

Halkın beklentilerine cevap vermek yerine sahip oldukları makamları korumak veya hedefledikleri makamlara ulaşmak için halktan aldıkları yetkiyi halka karşı kullanıyorlar.

Düşündükçe insanın kabullenmesi bir yana çıldırmaması hiçtendir.

Yöneticisi olduğunuz siyasi partiler aracılığı ile halka daha güzel günleri vaat ederek görev talep ederken, bağımsız devlete daha da güç katacağınızdan, daha çok istihdam, yatırım alanları, milli geliri artırıp, refah seviyesini yükseltmek, dünyada kabul edilirlik, ambargolardan kurtarmak,  çağdaş yaşama ulaştırmak ve tüm özgürlüklerle, adaleti ülkemize kazandırmak hedefleri önceliklerinizi oluşturuyor.

Bu hedeflerle halkın karşısına çıkıp yetki isteyenlerin bu yetkiyi aldıktan sonra halkla aralarında bir sözleşme hayat bulmaktadır.

Hayat vermek için sokak sokak, köy köy, şehir şehir  tüm ülkeyi adım adım gezerek her bir bireyle konuşarak en iyiyi vaat ettikten sonra bu programlardan sapmak, önemsememek ve hiç konuşulmamış gibi bildiklerini okumak ne kadar etik bir anlayış ve desteklerini aldıkları insanlarına saygı duymaktır.

Tüm dünyanın haksızlık yaparak tanımadığı, ambargolar uyguladığı, çağımıza ve insanlığa sığmayan bu anlayışa sahip her kemsi kınadığımız söylemler, yakarışlar ve insan onuruna yakışmayan davranışlar olarak suçladığımız kabuller ortada durmaktadır.

Tüm dünya ülkelerine Kıbrıstürk halkına uygulamalarından dolayı lanetler yağdıran yöneticilerin kendi insanlarına davranışları ibret vericidir.

İnsanlarını yokmuş gibi kabullenmeleri ve güçlerini ve yetkilerini aldıkları halklarına en hayati konularda karar verirken ne düşünüyorsunuz Sorusunu sorma ihtiyacı duymuyorlar.

Her konuda olduğu gibi ben ben yaparım olur, ben söylerim doğrudur kabul edilemez keyfi anlayışını sergilemekten çekinmiyorlar.

Tüm dünyadan şikâyet ettikleri kıbrıstürk halkını ve haklarını görmemezlikten gelmeleri, dünyada yokmuşuz gibi davranmaları ve hiçe saymalarıdır.

Bu anlayışı her platformda şiddetle kınayan yetkililer kendi halklarına farklı mı davranmaktadırlar.

Sizin yaptığınızı gördükçe söyleyecek ne sözünüz olabilir ki yabancılara değerli devlet adamlarımız.

Halkını tanımayan insanca yaşamı sunamayan ve sorunları karşısında çözüm üretemeyen siz değerli yöneticiler kıbrıstürk halkına özlediği, hayatı boyunca mücadele ettiği yaşamı başkaları mı sunacak?

O zaman siz hangi devletin geleceği adına, daha güçlü olması adına halkınızın huzuru, refahı ve adaletli yaşamı getirmek adına görev talep edip yetki istemiştiniz?

Özgürlük ve bağımsızlık üzerine kurduğunuz tüm kurumlarımız ellerinizle birer birer yıkılıyor.

Hatırlatmak isterim özgürlük  ve bağımsızlık kitaplarda yazıldığı şekilde kalacak kadar değersiz değildir.

Kıbrıstürk halkı özgürlüğüne, geleceği hakkında karar vermeye, kendi kendini yönetmeye emek, fedakârlık ve canlarıyla sahip çıkmışlardır.

Birileri makamlarını daha uzun sürelere taşısın, halkını ve ne istediklerini dikkate almasın ve teslimiyetçi anlayışlarla kararlar versin diye, asırlardır var olma mücadelesi vermediler.

Siz makamlarınıza saygı duymuyor kendinizi memur olarak görüyor olabilirsiniz.

Ancak unutmayın kıbrıstürk halkı sizi devletlerini tüm halk adına daha iyi yönetesiniz sahip çıkıp yüceltesiniz diye o makamlara seçtiler.

Gelişmelere ve gelişmeler karşısında takındığınız tutumlara bakınca siz de halkınıza ihaneti seçmiş durumdasınız.

Halk Bağış (lar) mı?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
1
7 Mart 2012, Çarşamba
tahsin mertekci         - bostancı
mehmet bey siz vatandaşı olduğunuz bir devletin, başka bir devlete bağlanmasını mı istiyorsunuz? anlamakta zorlanıyorum. sorunları ortadan kaldırmak ve insanca yaşamak mı? yoksa sorun var diye başka bir ülkeye bağlanmak mı? olmaz ama diyelimki böyle bir karar verildi ama halkımız verdiği kararın yanlış olduğunu ve sorunların ortadan kalkmadığını gördü ne olacak, bağlanacak başka bir ülke mi arayacağız? sevgilerime mehmet.

7 Mart 2012, Çarşamba
mehmet         - lfkş
aynı açıklamayı 90"larda Tansu Çiller de yapmılştı. aslında o açıklamaya göre şu an her ne pahasına olursa olsun bağlı olması gerekirdi. ama araya AB müzakereleri girdi. Şimdi sayın Mertekçi; Halep ordaysa arşın burada. Halkın dediği olur diyorsan haydi er meydanına, referanduma...

YAZARIN SON 10 YAZISI
29 Temmuz 2014, Salı    Katiller
1 Mayıs 2014, Perşembe    Adalet
8 Mart 2014, Cumartesi    Can ve yağ
20 Ocak 2014, Pazartesi    Nasıl bir algı bu?
25 Kasım 2013, Pazartesi    Sorumsuzluk ölüm saçıyor...
22 Kasım 2013, Cuma    Karşı çıkıyor ve reddediyorum
20 Kasım 2013, Çarşamba    Yıkılıyor
2 Ekim 2013, Çarşamba    Kırgınım
28 Ağustos 2013, Çarşamba    Hizmet için HÜKÜMET mi? Partisel hakimiyet kurup HÜKMETMEK mi?
10 Ağustos 2013, Cumartesi    Örgüt

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Katiller
Tahsin MERTEKCİ | 29 Temmuz 2014, Salı
Katliamlara müdahale etmeyi bırakın, bunun bir savunma olduğunu söyleyen şahsiyetler katildirler.Ve katiller tüm dünya insanlığı önünde hesap vermelidirler.FİLİSTİN başta olmak üzere, Mısır, Suriye, Irak ve tüm dünyad...
Adalet
Tahsin MERTEKCİ | 1 Mayıs 2014, Perşembe
İnsanın avazı çıktığı kadar bağırası geliyor.Sesini duyacak, duyunca da anlayabilecek yetkili olduğunu bilse.Bu diyarda ne gezer.Kendinden önce görevde olanları yaptıklarından dolayı eleştirenler öyle iddialıdırlar ki...
Can ve yağ
Tahsin MERTEKCİ | 8 Mart 2014, Cumartesi
Ortaya koyduğun ilke, program ve planlama iddiaların sana bir kimlik oluşturur. Kimliğine saygı oluşur ve halk seçimler aracılığı ile gücünü belirler. Ortaya çıkan güç, sana sorumluluklar yükler. Verilen sorumluluk hü...