Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 13 Haziran 2018, Çarşamba

Kıbrıs sorununu çözelim ve başkanlık sistemine geçelim!

Paylaş  
5
6
6

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) ve Dr. Fazıl Küçük Vakfı’nın 4-5 Mayıs tarihlerinde Girne’de Oscar Hotel’de düzenlediği “KKTC İçin İdeal Yönetim Sistemi Tartışması: Başkanlık Sistemi ve Parlamenter Sistem Çalıştayı”nın sonunda ortaya çıkan genişletilmiş raporlar, basın toplantısıyla açıklandı.
DAÜ Rektörlüğünde dün Meclis eski Başkanı Sibel Siber, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Osam, Çalıştay Koordinatörü Doç. Dr. Deniz İşçioğlu, Dr. Fazıl Küçük Vakfı Başkanı Mehmet Küçük ve bazı rektör yardımcılarının da yer aldığı basın toplantısında çalıştayın genişletilmiş raporunu içeren kitapçık da dağıtıldı.
Bu çalıştaydan çıkan en önemli sonucu, Çalıştay Koordinatörü Doç. Dr. Deniz İşçioğlu dile getirdi...

Neydi bu sonuç?

“Mevcut sistem sürdürülebilir değildir...”

Evet, mevcut sistem çökmüştür...

-*-*-

Alın bir örnek!

Meclis iki gündür nisap sorunu nedeniyle toplanamıyor...

Kudret Özersay, Meclis’in toplanamaması nedeniyle muhalefeti suçluyor... Muhalefet de hükümeti eleştiriyor...

İşte çöküş buradadır...

Siber ne diyor?

“... Sistemle ilgili iktidar muhalefeti, muhalafet de iktidarı suçluyor... Ancak dünün iktidarı bugünün muhalefeti, muhalefeti de iktidarıdır”...

Yiro yiro dönüyoruz, aynı yere geliyoruz...

-*-*-
Siber, Anayasa’nın nisap için gerekli 26 sayısı dikkate alındığı sürece bu sorunun yaşanmaya devam edeceğini, bu verimsizliğin sistemi tıkayan bir takoz olduğunu söylüyor...

-*-*-

Bu sistem çökmüştür...

Sürdürülebilir değildir.

Herkes hemfikirdir.
Derhal başkanlık sistemine geçilmelidir...

Kıbrıs sorununun çözümünün kaçınılmaz olduğunu da iyice içimize sindirerek...

-*-*-

Size bir örnek daha vereyim...

Şu anda, Başbakan ve yardımcısını düşünün...

Diyelim ki, TC’deki başkanlık seçimleri ile ilgili görüş belirttiler...

Diyelim ki, Başbakan, “Umarım Sayın İnce kazanır” dedi...

Elbette dememeli.

Elbette etik değil...

Ama farzedin ki, yardımcısı, “Umarım Sayın Akşener kazanır” gibisinden bir görüş ifade etti..

Elbette etmemeli, elbette doğru değil...

Ama bir sohbette dile getirdiğini farz edin...

Evet, ayıptır, olmaz, diplomatik ahlakın dışında bir tavırdır falan ve de filan...

Canım, farz edin diyorum...

Sonucu ne olur biliyor musunuz?

Destekledikleri kişiler kazanmazsa, ikisi de siyasetten uzaklaştırılır, bir daha akademisyen de olamazlar. Onlara iş verecek üniversite bulamazlar...

-*-*-

Şaka mı yapıyorum?

Abarttım mı?

Hayır, anlayan anladı...

-*-*-

Kıbrıs sorunu çözülmelidir.

Ve akabinde ya da aynı anda veya daha öncesinde, başkanlık sistemine geçilmelidir.

Hemen şimdi!

Ya da tükeniş!

Seçim niye?

Polislerin emeklilik meselesi ne oldu?

Bir şey olmadı!

Olmayacak!

BRTK çalışanlarının yaklaşık bir yıllık ek mesaileri ne oldu?

Ödenmedi!

Ödenecek mi?

Mutlaka ödenecek ama zamanı belli değil!

-*-*-

Zorlu Töre açıkladı; CAS çalışanları da maaşlarını alamadı!

Alacaklar mı?

Mutlaka alacaklar ama ne zaman, bilmiyoruz...

-*-*-

Meclis dün yine toplanamadı!

Bugün toplanır mı?

27 ile zor!

Peki hükümet istifa mı edecek?

Sanmam canım...

Üstelik istifa etseniz ne olur, etmeseniz ne olur!

-*-*-

Bin defadır bunu anlatmaya çalışıyorum...

Bu ülkede demokrasi, ciddi anlamda sıkıntılıdır...

Bu sıkıntılı demokrasi içerisinde, Kıbrıs sorunu çözülmeden, evimizin içini temizlemek iddiasıyla hükümetçilik oynamak, sadece ve sadece kurulu düzeni devam ettirmek anlamındadır.

Hikayedir.

Film senaryosudur...

-*-*-

Belediye başkan adaylarına bakıyorum; sorry ama elle tutulur projesi olan yok...

Çünkü para yok!

Para, Koordinasyon Ofisi’nde...

AB’den veya başka kaynaklardan finans yani para bulunamaz mı?

Bulunamaz!

Çünkü, belediyelerimiz yasal değil!

Ganimetin üzerinde faaliyete kimse para vermez!

Ne yapalım?

Kıbrıs sorununu çözelim!

-*-*-

Veya ne yapalım?

Abiciğim, ablacığım Türkiye’ye bağlanalım mı?

Mümkün mü?

Değil!

O zaman seçim niye?

Seçimden keyif alıyoruz.

At yarışı gibi, horoz dövüşü gibi...

O kadar!

Kolay gelsin!

Ne diyelim ki!
Vatandaşlık iptalleri davasında devlet kaynaklarının israfı!

Bazı davalar vardır, sonucunu bilirsiniz...

Yargıya başvurmazsınız...

İngilizlerin “out of court settlement” dediği, “mahkeme salonu dışında anlaşmaya varmak” yolunu seçersiniz...

Neden?

Tabii ki astarı yüzünden pahalı olmasın diye...

Kazanacağınız tazminat, dava açmaya değmezse; mahkeme masrafları zaten tazminatı yutacaksa, o davayı açmaya gerek olmaz, anlaşırsınız...

Vatandaşlık iptalleri ile ilgili davanın nasıl sonuçlanacağını eminim iyi bir avukat olan İçişleri Bakanı da, hukuk profesörü olan partisinin başkanı da, aynı şekilde akademisyen hukukçu Başbakan da çok iyi biliyor...

En azından tahmin ediyor...

Acaba diyorum; devletin  ya da vergi mükelleflerinin parasını boşa harcamak yerine; siyasi hedef gütmeksizin, şova kaçmaksızın, iptalller meselesini bir kez daha değerlendirmek mantıklı olan bir şey değil mi?

Hiç masraf yapmadan, vergi mükellefinin parasını boşa harcamadan “Özür dileriz, maddi hata yaptık, iptaller yasal değildir” demek; devletin parasını harcayıp da sonuçta aynı yere gelmekten daha iyi olmaz mı?

Kısa bir “hükümet” yorumu!

Türkiye ile KKTC arasındaki bilmem ne protokolü hazır...

Yenidüzen yazdı dün...

Taslak.

Dönüşüm Taslağı...

Yanlış anlamış olabilirim ama taslaktan çıkardığım şudur;

1 - Telekomünikasyon özelleşecek...

2- Kıb – Tek’te fonksiyonlarına ayrıştırılacak... Bazı fonksiyonlar özelleşecek...

3- Mağusa Limanı, Girne Turizm Limanı ve Girne Antik Limanı da özelleşecek...

Gerisi katakulli...

Haaa Kooperatif de özelleşir mi?

Satılır mı?

Bilemem...

Bildiğim tek şey, çok ciddi tartışmalar yaşayacağımız...

Bence bu “taslak”, bu “hükümeti” zorlar...
  Bir kadın ve adam hikayesi!

Adam: Aşkım dün mesajına cevap veremedim. Eylemdeydim. Düştüm ayağımı burktum. Kaçarken de üstüne biber gazı yedim... Şu anda hastanedeyim, çok kötü durumdayım.
Kadın: Eylem kim?

Havaalanlarında oy kullanımı sürüyor

Yurt dışında yaşayan Türk seçmenler, Türkiye’deki havaalanlarında oy kullanmayı sürdürüyor... İstanbul Atatürk Havaalanı en yoğun oy kullanılanların başında geliyor...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Haziran 2018, Pazar    Abbas the passenger!
23 Haziran 2018, Cumartesi    İktifa ve istifa!
22 Haziran 2018, Cuma    Bu sistemde kimse istese de temiz kalamaz; köşesinden, kıyısından kire mutlaka bulaşır!
21 Haziran 2018, Perşembe    Kıbrıs sorununun çözümü, Kuzey Kıbrıs’ın gelişmesi demektir: Omorfo örneği
20 Haziran 2018, Çarşamba    Hakem de hakim de halktır!
19 Haziran 2018, Salı    Yerel seçimlerden sonra partiler toparlanmalı!
18 Haziran 2018, Pazartesi    Fırat Ataser
14 Haziran 2018, Perşembe    CAS nedir, ne değildir?
12 Haziran 2018, Salı    Öylesine bir siyasi yazıdır!
11 Haziran 2018, Pazartesi    Tatilimizi ülkemizde geçirelim, Londralıları getirmenin her yolunu da deneyelim!

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Abbas the passenger!
Serhat İNCİRLİ | 24 Haziran 2018, Pazar
Başlığı okuyup, Türkçe’ye çevirip, bugün ülkemizde ve TC’de yapılacak seçimlerle ilgili “Yolcudur Abbas bağlasan durmaz” noktasına sakın kimse gelmesin ha!
Aşağıdaki konucuklar arasından en çok ilgimi çekenden bir ba...
İktifa ve istifa!
Serhat İNCİRLİ | 23 Haziran 2018, Cumartesi
Nerede hatalıyız?
Mesela ülkede İlahiyat Koleji istemiyor muyuz?
KKTC’de bu tür bir koleje karşı mıyız?
Bu konuda parti programında, seçim manifestosunda net ifadeleriniz olmalıdır.
Aksi takdirde çuvallarız...
-*...
Bu sistemde kimse istese de temiz kalamaz; köşesinden, kıyısından kire mutlak...
Serhat İNCİRLİ | 22 Haziran 2018, Cuma
 
Mesele nedir?
Mesele, “temizlik, şeffaflık, hesap verebilirlik”çabalarının aslında “boş” olduğudur...
Memlekette, ne acıdır ki siyasette veya devletin her hangi bir kademesinde; “tertemizim” diyebilecek “kişi” sa...