Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 11 Temmuz 2018, Çarşamba

Ülkeden, Dünya Kupası’ndan ve İngiltere’den notlar

Paylaş  
7
4
6

Erdoğan hoş geldi mi gelmedi mi?

Dün bir kaç gazetemiz “hoş geldiniz” diye başlık attı, sanırım iki gazetemiz ise “hoş gelmedin” başlığını kullandı...

Demokrasilerde, protesto da vardır ve olmalıdır...

“Şu Rumcuydu, bu Rumlarla işbirliği yapıyordu”dan girmenin bir manası yok...

Ama seçilmiş bir devlet başkanına, demokratik protesto ötesine geçip “hakaret” etmek de hoş görüye yakışmaz...

Bence Kıbrıslı Türklere de uymaz!

-*-*-

Efendim “diktatördür!”...

Ne münasebet!

50 milyon seçmenin en az 25 milyonunun oy verdiği seçilmiş biridir sonuçta!

Haaa Türkiye’de insan hakkı ihlalleri, adaletsizlik ve benzeri konularda şikayetiniz mi var?

Protesto edin!

Ama hakaret, protesto değildir!

-*-*-

Basın – Sen’in açıklaması bence en doğru en kaliteli “protesto”ydu...

Meslektaşlarımızın tutuklu yargılanmasına karşıyız...

Bir gazeteci neyle suçlanırsa suçlansın; tutuklu yargılanmamalı...

Çünkü kalemle insan yaşamını tehdit edemez.

Ayrıca gazeteciler, düşünceleri nedeniyle de tutuklanmamalı ki bu da ayrı bir mesele...

-*-*-

Ayrıca, Erdoğan’ın seçilmesiyle, CHP’nin Kıbrıs sorunuyla ilgili gazabından da korunduğumuzu aklınızdan hiç çıkarmayın!

Bence Erdoğan’ın Kıbrıs sorununa bakışı; CHP’nin bakışından daha az ırkçı, daha az Turancı, daha az fetihçidir...

Bunu da not düşmekte fayda var...

-*-*-

Farklı tellerden farklı notalar çalalım; farklı notlar yazalım...

Mesela arazi tartışması...

Bir üniversiteye arazi verildi...

Evet arazi kiralandı...

Kuralı neyse, o uygulandı...

Üniversitenin izinleri hazır mı?

Hazır!

Rektörü konuğumdu geçen hafta...

Öğrenci alımları başlıyor...

Bu ülkede, bu üniversiteye ismini veren “Rauf Raif Denktaş’ı” en acı eleştirenlerden biriyim...

Hala, Kıbrıs Türk toplumuna özellikle 1974’ten sonra hiç iyilik yapamadığına inanıyorum...

Ama, izinleri tamam, eğitime hazır bir üniversiteye arazi kiralanmasını “bu isme” veya “soy isme” bağlayıp vurmak, bence doğru değildir...

-*-*-

Haberal Kıbrıslı’nın dünkü manşeti bence en önemli gündem maddesiydi...

İnşaat işçilerinin sıcaklarda eziliyor olması...

Bu konuda en ciddi adımı atması gereken, en paralı örgütlerimizden biri olan Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’dir...

Taşeronların 10 gün önerisine, İşveren Sendikası’nın “yarı ücreti öderiz” teklifine, bu birlik de “yarısını da biz öderiz” diye destek olsa, işçiler en azından 10 gün dinlenmiş olmaz mı?

Günahtır, yazıktır...

Bu sıcakta!

-*-*-

Kubilay Özkıraç...

Efsane sendikacı...

El- Sen’in yeniden başkanı oldu...

Kubilay Özkıraç ile senelerce birlikte voleybol oynadık...

Gerçek bir ağabeydir bizim için...

Ama sendikacılığının, sporculuğunun ötesinde, çok sağlam bir kötü gün dostudur...

Propagandasını yapacak değilim... Ama bir yakını, bir tanıdığı hasta olmasın, Özkıraç anında oradadır...

Ancak asıl önemli olan, elektrikle ilgili tartışmalardır...

Bu tartışmalar çok büyüyecek...

Türkiye’den elektrik getirilmesini isteyenlerle “hayır jeneratör alalım” diyenler birbirine girecek...

Özelleştirme çok net bir şekilde gündeme gelecek...

Kubilay Özkıraç bu kavgaların tümünde, başrolde olacak...

Ayrıca bu kavga, her açıdan büyük olacak!

Özelleştirelim mi özelleştirmeyelim mi?

Türkiye’den mi gelsin elektrik, yoksa jeneratörleri mi alalım?

Çeşitli çıkar grupları birbirini yiyecek!

Kolay gelsin!

-*-*-

Ve elektriğe zam...

Ardından benzin zammı...

Hükümetin çaresi vardı veya yoktu...

Koalisyon ortaklarından biri, geçmişte halka “zam yapıldı ödemeyin” demişti...

Şimdi aynı çağrıyı yapabilir mi?

Yapamaz!

Güzel bir tecrübe!

-*-*-

Ve Dünya Kupası...

Bu satırları yazarken Belçika – Fransa yarı finali oynanmamıştı...

Bu akşam İngiltere – Hırvatistan oynuyor...

Tüm kalbimle İngiltere’yi destekliyorum...

Ve merak ediyorum; eğer İngiltere Dünya Şampiyonu olur ve ben de yanımda Rasıh Reşat’la birlikte Dereboyu’nda korna çalıp arabayla tur atabilir miyiz?

-*-*-

Bu arada Dünya Kupası’nda İngiltere değil; Belçika, Fransa ve Hırvatistan’dan birinin kazanması da beni çok mutlu eder...

Fransa ve Belçika; göçmen çocuklarının ağırlıkta olduğu takımlardır...

Şampiyon olmaları, ırkçılığa karşı en büyük zaferlerden biri olur...

“Faşizme karşı omuz omuza”nın futboldaki iki takımıdır Belçika ve Fransa...

Hırvatistan mı?

Yarı finaldeki takımların en yoksulu...

Kazanırsa, zenginlere karşı zafer kazanan bir ülke olacak ve yine mutlu olacağım...

Ama şunu kesinlikle eklemek isterim; “yürü be Kane!”

-*-*-

İngiltere’nin futbolda Dünya Şampiyonu olma şansı var mı?

Var tabii ki!

Futbol bu!

Ama İngiltere, siyaseten karışmış durumda...

Muhafazakar Parti’de iki ağır top, Brexit Bakanı David Davis ve Dışişleri Bakanı Boris Johnson istifa ettiler...

Brexit olmayabilir mi?

Hayır olacak...

Brexit karşıtlarının ağır bastığı bir çözüm modeli ortaya konulacak... Yani çok katı ve keskin bir ayrılış değil; gümrükte, dış politikada, ticarette daha sıkı ilişkiler bulunan bir ayrılış gibi görünüyor...

Peki Davis ve Johnson?

Davis’i bilemem ama Johnson’un net hedefi, parti liderliği!

-*-*-

Ve Tayland...

İnsanlık, bu ülkede bir kez daha mutlu yüzünü gösterdi...

Bu ülkede, 23 Haziran'da bir mağarada mahsur kalan 12 çocuk ve antrenörlerinin tamamı dün itibarıyla çıkarıldı.

Bizim saatle, sabahın ilk ışıklarıyla kurtarılan çocukların sayısı 11'e ulaşmıştı...

Çocukları Tham Luang Mağarası'ndan çıkarma operasyonu Pazar günü başlamış, ilk gün 4 çocuk dışarı çıkarılmıştı. Pazartesi günü ise erken saatlerde dalgıçlar  4 çocuğu daha su basmış olan mağaradan çıkarmayı başardı.

İlerleyen saatlerde 3 kişi daha kurtarıldı.

Mağaradan çıkarılan çocuklar hastaneye götürülerek sağlık taramasından geçirildi... Sadece 2 çocuğun ciğerlerinde enfeksiyon saptandığı bildirildi.

Bunun dışında çocukların fiziksel ve ruhsal sağlık durumlarının iyi olduğu kaydedildi.

Çocukların ailelerini görmelerine de izin verildi.

Çocuklar bir hafta boyunca hastanede gözetim altında tutulacaklar.

Büyük bir insanlık olayı; muhteşem bir mutluluk...

Operasyonu gerçekleştirenlerin elleri dert görmesin...

Benzer bir mutluluğu, Şili’de 33 madencinin kurtarılması operasyonunda da yaşamıştık...

O zamandan bu yana, tüm Dünya ilk kez birlikte mutluluk yaşamış oldu...

Böyle şeyler, bu tür felaketler elbette yaşanmasın ama yaşandığında da, tüm Dünya, acıları, huzursuzlukları bir nebze olsun “birlikte” unutmayı başarıyor...

Sevgilerimiz Tayland’a gitsin...
Yürü be Kane!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Kasım 2018, Cuma    Aplıç’tan geçtik!
15 Kasım 2018, Perşembe    KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
14 Kasım 2018, Çarşamba    Molohiya! Molohiya! Not marijuhana!
13 Kasım 2018, Salı    2020’de örtülü ödenek kimin olacak?
12 Kasım 2018, Pazartesi    What can I do for you?  
11 Kasım 2018, Pazar    Yılmaz Özdil'in hatırlattığı!
10 Kasım 2018, Cumartesi    UBP'nin işi kolay değil! (Bir adet UBP yorumu)
9 Kasım 2018, Cuma    Eşit devlet mi? Hadi oradan!
8 Kasım 2018, Perşembe    Toplumsal yokluk!
7 Kasım 2018, Çarşamba    İki eşit devlet!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Aplıç’tan geçtik!
Serhat İNCİRLİ | 16 Kasım 2018, Cuma
Aplıç’tan geçtik!
Lefke Barajı..
1973’te en son gördüm herhalde...
Yaş altıydı...
Hatırlıyor muyum!
Evet!
Ve dün oradaydım...
Aplıç’tan geçtim, barajı gördüm, ağzına kadar su dolu...
Nostalji’nin dibiydi...
B...
KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
Serhat İNCİRLİ | 15 Kasım 2018, Perşembe
KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
Türkiye’nin, tüm komşularının toprak bütünlüğüne saygısını bir yana bıraktım...
Kürt sorunu nedeniyle, Türkiye’nin “Garantörü olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti sınırları içerisinde etnik kö...
Molohiya! Molohiya! Not marijuhana!
Serhat İNCİRLİ | 14 Kasım 2018, Çarşamba
Molohiya! Molohiya! Not marijuhana!
Federal çözüm en akla yakın olanıdır.
Neden?
Rum tarafı üniter devletten yana...
Türk tarafı ayrı devlet istiyor...
Ortası federasyon!
Bu nedenle bu çözüm modeli akla en uyand...