Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 25 Ağustos 2018, Cumartesi

Beleşe denize gireceğimiz yerleri seçerken!

Paylaş  
14
3
13

Süleyman Oral...

Mardinli...

Yıllardır tanırım...

Çocuktum, Gaziveren’den bisikletle Yedidalga’ya gidip denize girdiğimiz plajlardan biri O’na aitti...

Şimdi O’na ait değil...

Bir bankamıza geçti sanırım...

Ne yazık ki...

-*-*-

Her insan ekonomik sıkıntıya girebilir...

Her iş insanı, her girişimci, hatalı yatırımları veya beklenmedik gelişmeleri iyi hesaplayamayabilir...

Ayağını yorganına göre uzatmamış olabilir...

İşler düşmüştür, şudur, budur derken; “Mardinli açık artırmayla satışa çıkarılacak” dendiğinde, içim cız etmişti doğrusu...

Ve satıldı...

Alan finans kurumu, banka ya da her neyse, “... Borcunuzu ödeyin, restoranı geri teslim ederiz” demiş...

-*-*-

Süleyman Oral’ın oğlu da şikayetçi olmuş tapudan... “Yerimize, malımıza tam değeri biçmediler” demiş ve bunun bir komplo olduğunu da söylemiş...

Sadece en güzel balığı değil; en güzel lahmacunu ve pideyi de ilk orada yedim...

Dedem ve nenemle, halamla, çocuklarımla ve hepsinden öteye arkadaşlarımla anılarım var orada... 70’lerden, 80’lerden beri...

-*-*-

Derken bayram tatilindeyken bizler; yani dört gün yazı yazmaya ara verdiğimizde; üç kişi denize beleşe girmek için gitmiş Mardinli’ye...

Evet, denize girmek beleşe...

Kızmış Süleyman Mardinli...

Çok kızmış...

Adamın zaten canı da yanıyor...

Neredeyse yarım asırdır para döktüğü, alın teri döktüğü bu yer elinden gitti, gidiyor. An meselesi...

Haliyle kızar tabii ki!

Yarası var, siz yaraya basıyorsunuz!

Evet, anayasal bir hak denize beleşe girmek ama Mardinli, “Anayasanızı da tanımam” demiş...

Kızgınlıkla söylediğinden eminim...

-*-*-

Süleyman Mardinli üç genç insana şiddet uygulamışsa, kesinlikle haklı değildir...

Ama, hani, bunca lüks içinde yüzen yerler dururken, canı yanmış bir insanın o yanan canını kurtarmak için çırpındığı mekana gitmek de hoş olmamış...

Denize beleşe girmeyi sonuna kadar savunsam da; sanki yaralı bir insana yardımcı olmak değil, son bir tekme vurmak gibi geldi bana...

-*-*-

Ve eğer insanlığımız ölmemişse; ne isterse olsun, Süleyman Mardinli’ye saygı duymak, O’nu dinlemek de şarttır diye düşünüyorum...

Ve denize beleşe girme eylemcisi kardeşlerime de tavsiyemdir; lüks otellerin plajları daha çok hedefinizde olursa, feleğin tekmesini zaten yemiş garibanlar yerine, kumarhanelerden milyar dolarlar kazanan ve Türkiyeli sanatçıların milyonlar götürdüğü vergi kaçakçılığı merkezlerini zorlarsanız, daha haklı olursunuz... Bilmem anlatabildim mi?

CTP VE TDP SOLCU MU?

Türkiye Amerikalı papazı Amerika’ya teslim ederse, döviz krizi azalır mı?

Sanmıyorum...

Evet yaptığım spekülasyondur ve hiç bir bilimsel tarafı yoktur ama tahminim ya da beklentim bu yöndedir...

Peki manyak Trump görevden azledilirse ne olur?

İnşallah! Bu çok muhteşem bir şey olur elbette!

O zaman doların ciddi zarar görmesi mümkündür...

Peki TL ile bunun bağlantısı olabilir mi?

Yani TL, dolar karşısında değer kazanır mı?

Bunu da beklemem!

-*-*-

Kısacası, TL’nin, günlük yaşamda sıkça kullandığımız Euro, dolar ve sterlin karşısında şu anda geldiği noktadan ciddi anlamda geri gitmesini örneğin iki ay önceki noktaya gerilemesini beklemek bence saflıktır...

Yanılabilir miyim?

Elbette!

Çünkü tekrar ediyorum; bu yazdıklarım hiç bir bilimsel değerlendirmeyle ortaya çıkmış şeyler değildir; sadece beklentilerimdir...

-*-*-

O zaman ne olacak?

Kesinlikle yaşam kalitemizden kesinti yapmak zorunda kalacağız!

Bu da toplumsal anlamda mutluluğumuzun daha da geriye gitmesi demek olacak...

Daha az tatil, daha az alış veriş, daha az meyhane, daha az mutfak harcaması kabul edilebilirdir...

Ama, daha az sağlık veya daha az eğitim mümkün müdür?

İşte toplumun asıl kaybedeceği yer burasıdır.

-*-*-

Bu konuyu biraz açalım...

Toplumları yoksullar, orta sınıf ve zenginler olarak ayırırsak; ekonomik sıkıntılardan en çok etkilenenin orta sınıf olduğu gerçeğinden kaçamayız...

Yoksul olan zaten yoksuldur...

Garibanın ekmeği, soğanı ve suyu vardır...

Onlarla idare eder...

Zenginler, ekonomik krizlerden asla etkilenmez...

Ancak örneğin bizimkisi gibi orta sınıfın çok kalabalık olduğu toplumlarda şu anda içinde olduğumuz ekonomik durum, çok ciddi sıkıntılar yaratır.

-*-*-

Örneğin orta sınıf, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu avantajı ile çocuklarını Türkiye dışındaki ülkelerde okutabilme “lüksünden” veya “şansından” vazgeçmek zorunda kalır... Yine orta sınıf, çocuklarını özel orta dereceli okullarda okutmaktan vazgeçer...

Sağlıkta da sıkıntı yaşanır...

Devlet, burada çok kaliteli eğitim ve çok kaliteli sağlık sunmak zorundadır.

Sunabilir mi?

Sunamaz...

-*-*-

Konut edinme veya kiralama da sıkıntıya düşer...

Yani sosyal devletin en önemli ödevleri olan sağlık, eğitim ve barınma ciddi anlamda göçer... Çöker... Batar...

-*-*-

İşte bu ahval ve şerait içerisinde, hükümette olanların ideolojik duruşları çok önemlidir...

İdeolojik duruş, kimden yana daha ağırlıklı kararlar alacağınızı yakından ilgilendirir...

Bu yüzdendir ki, en başından beri örneğin Halkın Partisi’ni eleştirmekteyim...

İdeolojisiz parti olmaz demeye çalışmamın sebebi budur...

CTP’ye, “oturun ve lütfen sağlam bir ideolojik duruş sergileyin” mesajı vermeye çalışmamın sebebi budur...

DP’yi bir yana bıraktım...

Şu anda üzgünüm ama DP’nin örgütlü bir parti görüntüsü ciddi anlamda erozyona uğramış durumdadır...

TDP’nin de “siyasi duruşunu” belirlemesi, belirledikten sonra da dik duruş sergilemesi kaçınılmazdır...

-*-*-

Neden mi?

Çünkü, çalışanların ek mesailerini kesmek mi doğru olandır yoksa zenginlerin ciddi mevduatlarının ucundan azıcık koparıvermek mi?

Eğer sağlıklı ideolojiniz yoksa, buna karar veremezsiniz!

-*-*-

Çok basit bir şekilde açıklayayım...

“Solcu musunuz sağcı mısınız?”

Bu soruya, evelemeden, gevelemeden yanıt verebilmektir şu anda asıl olan...

Halkın Partisi buna yanıt veremez.

DP, bence yanıt verecek durumda değildir... Bu partinin derhal UBP’ye katılması, ülke geleceği açısından kaçınılmazdır diye düşünmekteyim ki bu da ayrı bir yazı konusu...

Peki CTP ve TDP?

Evet, ideolojik yapısı olmayan, adeta tek kişinin “tarikatı” gibi duran Halkın Partisi ve aynı şekilde yine tek kişinin ya da tek soyadının partisi olmanın ötesine geçmesi mümkün görünmeyen DP’den çok, CTP ve TDP’nin, bu topluma yanıt borcu vardır; solcu musunuz, sağcı mısınız?

Yoksa, ortaklarınızdan zerre farkınız kalmadı mı?

Mesela Türkiye ne derse o mu?

-*-*-

Solcu ile sağcı arasında ne fark vardır?

Bu soru çok sık sorulurdur eskiden...

Sonra, “artık sol – sağ mı kaldı!” denmeye başlamıştı bazı çevreler...

Oysa, solcu ve sağcı olmak, hayatın gerçeğidir, hayatın kendisidir.

KKTC’de şu anda solcu olmak, emekçinin ek mesaisiyle veya maaşıyla oynamak değil; zenginin mevduatından vergiyle veya tıraşla kesinti yapabilmektir...

CTP ve TDP için bunu yapmak, başarmak, tarihi bir görevdir...

Değilse, yine hüsran!!!

Daha önce hep olduğu gibi!!!

KANADALI YILDIZ

Rachel McAdams... 39 yaşındaki Kanadalı oyuncu, Mean Girls, The Notebook, Wedding Crashers, Red Eye, State of Play, The Time Traveler's Wife, Sherlock Holmes, The Vow gibi filmlerde rol aldı... Çok güzel bir kadın ve muhteşem bir oyuncu...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
4
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
4
ONAY BEKLEYENLER
0
28 Ağustos 2018, Salı
Hatice Ada         - Lefkoşa
Remzi bey, bizim toplumunun saygısız davranışları çok çok iğrenç. Ben size öneririm yolun açık olsun, yurtdışına. Bakalım senin gibi insanlar nasıl kendini kurtaracak. Herhalde, Türk toplumun arasında sığınarak.
Ayıp sana.

28 Ağustos 2018, Salı
Ahmet Erdoğan         - Girne
“Remzi” sende saygı göstersene farklı konuşan ve yazan yurtdışında topluma!
“Remziye” nene 🤣

28 Ağustos 2018, Salı
Remzi         - Lefkoşa
Olgun Aziz,sen önce türkceyi öğrensene, çok komik ve laubali olduğunun farkında değilsin🤣🤣🤣

25 Ağustos 2018, Cumartesi
Olgun aziz         - Outer Himalayas
Bakarim formdan dustun.. ..yadiklarina basladim katilayim..
Evet yasin getirdigi olgunluk ....belki

YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Kasım 2018, Cuma    Aplıç’tan geçtik!
15 Kasım 2018, Perşembe    KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
14 Kasım 2018, Çarşamba    Molohiya! Molohiya! Not marijuhana!
13 Kasım 2018, Salı    2020’de örtülü ödenek kimin olacak?
12 Kasım 2018, Pazartesi    What can I do for you?  
11 Kasım 2018, Pazar    Yılmaz Özdil'in hatırlattığı!
10 Kasım 2018, Cumartesi    UBP'nin işi kolay değil! (Bir adet UBP yorumu)
9 Kasım 2018, Cuma    Eşit devlet mi? Hadi oradan!
8 Kasım 2018, Perşembe    Toplumsal yokluk!
7 Kasım 2018, Çarşamba    İki eşit devlet!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Aplıç’tan geçtik!
Serhat İNCİRLİ | 16 Kasım 2018, Cuma
Aplıç’tan geçtik!
Lefke Barajı..
1973’te en son gördüm herhalde...
Yaş altıydı...
Hatırlıyor muyum!
Evet!
Ve dün oradaydım...
Aplıç’tan geçtim, barajı gördüm, ağzına kadar su dolu...
Nostalji’nin dibiydi...
B...
KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
Serhat İNCİRLİ | 15 Kasım 2018, Perşembe
KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
Türkiye’nin, tüm komşularının toprak bütünlüğüne saygısını bir yana bıraktım...
Kürt sorunu nedeniyle, Türkiye’nin “Garantörü olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti sınırları içerisinde etnik kö...
Molohiya! Molohiya! Not marijuhana!
Serhat İNCİRLİ | 14 Kasım 2018, Çarşamba
Molohiya! Molohiya! Not marijuhana!
Federal çözüm en akla yakın olanıdır.
Neden?
Rum tarafı üniter devletten yana...
Türk tarafı ayrı devlet istiyor...
Ortası federasyon!
Bu nedenle bu çözüm modeli akla en uyand...