Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 30 Ağustos 2018, Perşembe

Taşın altına elimizi soldan mı koyalım sağdan mı?

Paylaş  
4
5
5

Taşın altına elimizi soldan mı koyalım sağdan mı?

Daha önce de yazmıştım; içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılı dönemlerde, bu sıkıntılara çare üretmenin yolu, çeşitli tedbirler içerir...

Onlarca ülkeden hatta onlarca şirketten bu konuda yüzlerce tedbir örneği toparlanabilir...

Ekonomistlerin, finans ve hesap uzmanlarının görevi bu tür tedbirleri belirleyip, hükümetlerin de yaşama geçirmesini sağlamaktır.

Bu gibi tedbirleri belirlemek için uzmanlardan oluşan bir kurul veya komite oluşturulabilir...

Ancak asıl olan, ideolojidir...

Nasıl mı?

Alacağınız tedbirlerin hangi sınıfı daha çok “üzeceği”, ideolojiyle alakalıdır...

Ve “sol” ile “sağ” kavramlarının temel ayrımı da buradadır...

Sol, halktan yanadır.

Sağ, zenginlerden yana...

Proleterya ve sermaye de diyebilirdik...

 

-*-*-

 

KKTC’de dörtlü koalisyonun bu konuda net bir tavır sergilemesini beklemek ciddi anlamda boşunadır...

Çünkü ideolojisi tutarsız DP ile ideolojisi belirsiz hatta ideolojisiz HP’nin yanında; sol gelenekten gelen CTP ve TDP’nin tavırları da ideolojik anlamda “tutarsız”dır...

 

-*-*-

 

Sosyalist ideolojik kültürden geldiğine inandığım CTP ve TDP’nin, çalışanlardan ek mesai kesintisi beklerken; sadece kumarhane ve bet ofislere, beyan edecekleri gelir üzerinden yüzde 20 daha fazla vergi koymaya çalışmaları komiktir...

 

-*-*-

 

Neler mi yapılabilir?

Cesaretle, mevduat zenginlerinin bankalardaki mevduatlarından tıraşlama yapılabilir...

“Efendim herkes bankalardan parasını çeker, mahvoluruz, batarız” diye mi korkuyorsunuz?

Herkes bankadan parasını çekerse ne olacak?

Deşifre etmez misiniz hepsini?

Bir çeşit “ihanet” değil mi bu?

Veya tedbirinizi alırsınız, bankaların kapalı olduğu saatlerde, 100 bin Euro’dan fazla tüm mevduatlardan yüzde 10 kesersiniz...

Mümkün değil mi diyorsunuz?

Güneyde mümkün olmamış mıydı?

 

-*-*-

 

Bankalardaki döviz borçlarından beşer bin Euro veya Sterlin silebilirsiniz...

Efendim mümkün değil?

Bankalar batar!

Bankalar batmaz efendim!

Bankalar sadece daha az kazanır!

Ama beşer bin Sterlinlik borç kesintisi kimseyi batırmaz!

 

-*-*-

 

“Bunları yapmak için yasal pozisyonumuz yok” mu diyorsunuz?

Yasa da yaparsınız isterseniz!

 

-*-*-

 

Elbette, serbest piyasa ekonomisi kuralları kapsamında, kişilerin mevduatlarına dokunma hakkı kimsede olamaz...

Elbette kapitalizm denen ideolojik barbarlıkta; zenginlere dokunmak mümkün değildir...

Ama, bu barbar ortamda, bu iğrenç düzende, CTP ve TDP’li bir koalisyonun tek çaresi, tek tedbiri, emekçilerden kesmek olmamalıdır...

Eğer “yapamayız, yapabildiğimizi yaptık” diyorsanız, bence çekilin, UBP, HP, DP, YDP var... İdeolojileri veya ideolojisizlikleri buna çok müsaittir...

Ama yaşadıklarımız, grev yasaklamak, çalışanı hırpalamak, sadece emeğin elini taşın altına koydurtmak CTP ve TDP’ye yakışmaz; bunlar sol tedbirler olamaz...

Haliyle, CTP ve TDP’den de “solcu” diye bahsedilemez...

 

-*-*-

 

Haaaa kolaysa gel de sen yap!

Doğrudur!

Yazarak, çizerek ve konuşarak Dünya’nın en büyük devrimcisi olmak kolaydır...

Ama siz, seçildiniz...

Ve sizi seçenler, “sol” taraftan seçmiştir...

Bilmem anlatabildim mi?

Kimse size, emekçiyi ezin, sermayeye dokunmayın demedi!

 



Bir garip KKTC siyaseti!

 

Kıbrıs Cumhuriyeti ekonomik kriz yaşadığı günlerde, çok milliyetçi bir kaç siyasetçimiz, “TL’ye geçsinler yardımcı olalım” diyerek, alay etmeye çalışmıştı...

Ne acı!

Ne yanlıştı o açıklamalar...

 

-*-*-

 

BES eski başkanlarından Savaş Bozat hatırlattı... CTP ve TDP muhalefetteyken, bir grev olayında, kendilerine nasıl destek verildiğini söyledi... Bozat, "2012 yılında Lefkoşa Belediyesinde eylem yapıldığında UBP hükümeti de aynı kararı almış ve sendikamız red cevabı verdiğinde ertesi gün eylem yerine gelip eylemcilere destek veren CTP VE TDP şimdi nerede?" diye sordu.

 

-*-*-

 

Halkın Partisi henüz hiç seçime girmediği günlerde; neredeyse şu anda yaşadığımız tüm sıkıntılarla ilgili mutlaka bir hatta birden fazla sanal çözüm paylaşımı yapıyordu!

Hepsi “sanal” kaldı!

 

-*-*-

 

Örnekleri sıralayabiliriz...

Genelde doğu tipi gelişmemiş demokrasilerde, bu tür “dün dündür, bugün bugündür” şeklinde “Demirelleştirebileceğimiz” siyasi tavırlar doğaldır...

 

-*-*-

 

Bugünlerde koalisyon hükümetinin “gittigider.com” sitesinde en çok tıklanan olduğu konusunda bazı iddialar var...

HP ile UBP koalisyon kurar mı?

Bilemem...

Peki, YDP destekli DP – UBP koalisyonu olur mu?

KKTC’de her şey olabilir!

 

-*-*-

 

Kanal T’de dün sabah programım sırasında Hazar Yahat adlı bir izleyici, “o vali buraya gelecek” sloganını kullandı...

Hani Kıbrıs sorununun çok konuşulduğu, bizim irademiz dışında gelişmelerin, liman söylentilerinin ayyuka çıktığı gergin günlerdeyiz...

Bir şakaydı Hazar Yahat’ın söylediği ama sonra bir miktar yayıldı...

Kim bilir; bir bakarsınız, bir sabah federal çözüm hayallerimiz zaten tükendi; evet bir sabah uyanırız, “olağanüstü hal” diyen parti başkanının da işaret ettiği o rotadan bir gemi gelir, içinden bir vali iner!

 

-*-*-

 

Bizim siyasetçilerimiz mi?

KKTC’de siyaset, Türkiye’nin mutlak yalakasıdır.

Bunu kötülemek için söylemiyorum.

Sistem budur!

En basit örneği mi?

15 Temmuz 2016’daki kalkışma veya darbe girişimi başarılı olmuş olsaydı, KKTC’de bil-a istisna tüm askeri ve mülki erkan, şükran çekecekti! Tersi oldu, yine şükran çektiler...

Vali gelsin, hepsi esas duruşta, limanda bekler pozisyondadır!

 

-*-*-

 

Bu arada hatırlatmış olayım; bugün Türkiye’de 30 Ağustos Zafer Bayramı...

Kutlarken dikkatli olun; Türkiye’deki yönetim, Malazgirt meselesine daha yoğun ilgi gösterdi...

İlk kopacak fırtınada, “bunlar çok Kemalist” diyerek, sizi de rüzgar almasın!

 



Prodromos gerçeği söylemedi mi?

 

Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu, “Kıbrıslı Türkler belirleyici bir tercih yapacak; ya bizimle birlikte, çağdaş bir devletle Avrupa Birliği’nde olacaklar ya da Türkiye’nin insafına kalacaklar” dedi...

Eğri oturun, doğru konuşun!

Yampuri bakın, mantıklı düşünün!

Prodromos kardeş, yanlış bir şey mi söyledi?

Prodromos kardeş, hatalı bir saptama mı yaptı?

Ya Kıbrıs sorunu çözülecek, çağdaş, Avrupalı, Euro ile yaşayan medeni insanlar olacağız...

Ya da Türkiye ne derse o...

Eller önde bağlı, “şükran” da gene!

Prodromos kardeşim doğruyu söyledi...

Dün benim yazdığım tamamen buydu...

Ne demiştik dünkü yazımızdaki başlıkta?

“Tekçare: Federal çözüm - Avrupa – Euro...

(Başka önerisi olan varsa, buyursun söylesin)”



En güzel kadın

 

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) İyi Niyet Elçisi oscar ödüllü Hollywood yıldızı Cate Blanchett, Arakanlı müslümanların yaşadıklarına ilişkin, "Ben bir anneyim ve tanıştığım her bir mülteci çocuğun gözlerinde kendi çocuklarımı gördüm. Her anne babanın gözlerinde kendimi gördüm. Bir anne çocuğunun ateşe atılmasına nasıl dayanabilir? Onların hikayesini asla unutamıyorum. İşte bu nedenle, uluslararası barış ve güvenliği sağlamakla yükümlü olan BMGK'nin bu krizi çözmek için birlikte çalışmasını istiyorum" dedi.

Blanchett, Bangladeş'teki Arakan’lı müslüman kamplarındaki deneyimlerini BM Güvenlik Konseyindeki Myanmar oturumunda konsey üyeleri ile paylaştı.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Eylül 2018, Pazartesi    Özel yaşama girmemek esas olmalıdır
23 Eylül 2018, Pazar    Eyvallah- İnşallah!
22 Eylül 2018, Cumartesi    Gelecek endişem korkunçtur!
21 Eylül 2018, Cuma    Polis beni labord etti! Cezamı ödemeyeceğim!
20 Eylül 2018, Perşembe    Ya çözüm ya da iki büyük balık bizi yutacak!
19 Eylül 2018, Çarşamba    Türkiye’ye baskı yapmak mevcut konjonktürde hikayedir!
18 Eylül 2018, Salı    Eğitim yorumu!
17 Eylül 2018, Pazartesi    Nazi kafası il turizm ve sınır kapıları!
16 Eylül 2018, Pazar    İki şarkı... Onlar Trump'a ve Pinochet'e söylemişler!
15 Eylül 2018, Cumartesi    Ondan bundan, sağdan soldan, yandan yandan; her konudan!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Özel yaşama girmemek esas olmalıdır
Serhat İNCİRLİ | 24 Eylül 2018, Pazartesi
Bir gazetemiz geçtiğimiz günlerde UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün boşandığı eşinin bazı iddialarını manşetinden yayınladı...
Elbette kimseye “doğrudur yaptığınız” veya “yanlıştır yaptığınız” demek “haddime” değ...
Eyvallah- İnşallah!
Serhat İNCİRLİ | 23 Eylül 2018, Pazar
Türkiye’nin çıkarları mı yoksa Kıbrıs Türk toplumunun çıkarları mı?
“Ayrımız gayrımız olamaz!” mı diyorsunuz?
Mutlaka böyle düşünenler vardır ama “ayrımız ve de gayrımız net bir şekilde ortadadır” diyenler de!
 
-...
Gelecek endişem korkunçtur!
Serhat İNCİRLİ | 22 Eylül 2018, Cumartesi
Gelecek endişem korkunçtur!
En kötü günlerimizi yaşıyoruz...
Ve bu kötü günler bizim yeteneksizliğimiz veya beceriksizliğimiz sonucu olmadı!
Ama ne yazık ki bu kötü günleri,  “dik duramayışımız” sonucu yaşadığımızı...