Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 6 Eylül 2018, Perşembe

Federal çözümün alternatifi ölümdür: “Temizleyin!!! Bizi!”

Paylaş  
17
13
15

Federal çözümün alternatifi ölümdür: “Temizleyin!!! Bizi!”

Cemal Özyiğit olayına iki açıdan bakmak lazım...

Birincisi “mutaassıp” açıdır...

Mutaassıp kime denir?

“... Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp, ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen” kişiye denir...

Cemal hocam, bu tipte bir kişi tarafından diplomatik teamüller de hiçe sayılarak cezalandırılmıştır.

Kimin haklı, kimin doğru veya kimin haksız ya da yanlış olduğu meselesi bir yana; Cemal hocanın, bunu bilerek, kendi duruşunu da iyi analiz ederek, Türkiye’ye asla gitmemesi gerekiyordu...

Cemal hocam, Meclis’teki bir konuşmasında “Papazın ordusuna da, imamın ordusuna da...” demişti...

O günden üzeri çizilmişti...

Üzerine din derslerinin seçmeli olması konusundaki duruşu da gayet netti...

Böyle bir ortamda, son derece mutaassıp bir Eğitim Bakanı ile buluşmak ve üstelik O’ndan para değilse bile destek istemek; ölüden gözyaşı beklemekten bile daha imkansızdı...

-*-*-

Daha direkt yazacak olursak; Cemal hoca, düşüncelerini Türkiye’nin mutlak kontrolündeki KKTC hükümetinde bir kukla olarak ifade etme özgürlüğüne sahip olmadığını çok iyi bilmek zorundaydı...

Koltuk sevdası mı?

Yakından tanıdığım bir insan; öyle bir sevdası olmadığı kanısındayım ama yine de “iktidar hırsı” belli ki bir yerlerinde saklıymış...

Cemal hoca ne ile karşılaşacağını bilmeliydi ve bu derece aşağılanmamalıydı!

-*-*-

Efendim Cemal hoca demiş ki, “randevumuz yoktu”...

Hayır, randevu vardı.

Hatta çok güvenilir bir kaynaktan öğrendiğime göre, TC Meclis Başkanı Binali Yıldırım ve TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cemal hoca ile görüşmeyen Eğitim Bakanı’nı arayıp, görüşmesini rica etmişler... Bunu diplomatik bir skandal olabileceğini belirtmişler... Hatta “ırkçı” bir tavır olacağını anlatmışlar,  “Yunan bakan dahi gelse görüşmeniz gerekir” uyarısında falan bulunmuşlar...

Eğitim Bakanı ne mi demiş?

“Zerre umurumda değil, ben imam’ın ordusu’nun neferiyim...

-*-*-

Cemal hoca, “İmamın Ordusu” derken kimi kast etmişti?

Bence önce Recep Tayyip Erdoğan’ı kast etmişti ama tepkiler üzerine “yok yahu öyle değil”e getirmişti!

Peki TC Eğitim Bakanı kimi kast ediyor?

Yanıt net ve tek: Erdoğan!

Zaten Binali Yıldırım ve Mevlut Çavuşoğlu’nu takmamasının sebebi de Erdoğan tarafından atanmış olmasının rahatlığı... 

-*-*-

Gelelim meseleye, ikinci açıdan bakma meselesine...

Birincisine “mutaassıp bakış” demiştik...

İkincisine, “ilerici bakış” diyebiliriz...

-*-*-

Sevgili Cemal hocam, gittiniz, görüşemediniz...

Ve sizin şahsınızda, ülkedeki tüm ilericiler aşağılanmıştır...

“Olay öyle gelişmedi” diye açıklamalar yapmanın bir anlamı yok...

İnanılır gibi değil ama sizi hatalı bulanlar da var...

Din dersleri konusundaki duruşunuzu, “İmam” ifadenizi ve hatta şahsınızın her pozisyonunu asla kabul etmeyen bir zihniyetle karşı karşıyasınız...

-*-*-

Ya boynunuzu eğeceksiniz ve bir koltuk uğruna bakanmışsınız gibi davranacaksınız; ya da “bu ülkenin tüm kurumları TC’nin kontrolündedir, biat etmezsek maaş alamayacağız” gerçeğini de halka anlatarak, istifa edeceksiniz...

-*-*-

Haaaa Başbakan ve Dışişleri Bakanı mı?

Ortada ciddi bir diplomatik skandal söz konusudur.

TC Eğitim Bakanı’nın tavrı, aşağılayıcı, ayıp, kötü bir tavırdır...

“Düşmanlık” içermektedir...

Cemal hoca gibi düşünen herkese “düşman” bakan bir TC’li eğitim Bakanı söz konusudur...

-*-*-

Bazıları diyor ki; ekonomik durumu mazeret gösterip, Kıbrıs sorununda Rumlara teslim olmak isteyenler var...

Asla!

Ekonomik durum, çözümün şart olduğunun bir ispatıdır sadece.

Kimseye teslim olmak da söz konusu değildir!

Teslim olmamızı isteyen biri varsa, o da TC’nin Eğitim Bakanı’dır...

Dolayısıyla, Kıbrıs sorununun çözümü, Kıbrıs Türk toplumunun varlığı açısından elzemdir.

Başka şansımız da yoktur.

-*-*-

Ya kendi ülkemizin yarısının efendisi; tamamının da vatandaşı olacağız; ya da tükeneceğiz...

Yani, federal çözümün tek alternatifi vardır o alternatif de ölümdür...

TC Eğitim Bakanı bunu bize net bir şekilde ispat etmiştir; kendisine teşekkürü de bir borç bilirim...

TC Eğitim Bakanı neyi ispat etmiştir; bunu bir daha izah edelim:

“... Ya bizim gibi düşünecek, bizim gibi yaşayacaksınız, ya da öleceksiniz!”

-*-*-

Bu arada eklemek lazım; doğru yorumlandığında ve güncelleştirilebilirse; İslam, dünya’nın en doğru, en iyi dinidir...

İyi yorumlanmadığı ve mutaassıp tavırla inanıldığı anda ise son derece tehlikelidir...

Bu tehlike; Kıbrıs sorunu çözülmediği takdirde; Kıbrıslı Türkleri tüketecektir... Bundan kimse uçarak veya koşarak kaçamaz...

Ama Kıbrıslı Rumlara da çağrımdır; Kıbrıslı Türkler tükendikten sonra ve hatta şu anda tamamen susturulmuş haldeyken dahi; elinizi anlaşmak için uzattığınızı düşünün; anında topuklara kadar yutulacaksınız!

-*-*-

Çok üzgünüm ama Cemal hocanın şahsında yaşadığımız utancı sindirebilenler eminim olacaktır... Hatta Cemal hocayı, “anavatana saygısızlık yaptı, müstahakkıydı” diye eleştirecek olanlar da...

Ama, ben demokratım, ilericiyim diyen birinin bunu hazmedip susması, koltuk sevdalısı olmanın ötesinde, makam deliliği gibi bir şeydir... Özür dilerim ama böyledir...

Ne mi yapmalısınız?

Bu sabah istifa edin; (Akıncı, Erhürman, Özyiğit ve tüm CTP’li TDP’li vekiller)... Akşam üzeri en önde yürüyün...

Veya, Kudret hocamla birlikte, içimizi temizlemeye devam edin!

“Temizleyin!!! bizi!”



Can havli ile...

“Can havli ile” ne demektir?

“Ölüm korkusundan kaynaklanan güçlü bir tepkiyle...” demektir...

“Can havli ile eylem yapmak” nedir?

Ölüm korkusundan kaynaklanan güçlü bir tepkiyle bir eylem yapmaktır...

Hayvancımız, köylümüz dün ölüm korkusu ile eylem yaptı...

Can havli ile...

Vatandaşın, hayvancının artık ölüm korkusu söz konusudur.

Ve gözü kapalıdır...

-*-*-

Evet, bu ülkede çok ciddi anlamda mutlu bir kesim olabilir...

Vardır da...

Ama büyük çoğunluk, borçludur, dar gelirlidir ve bundan ötesi, bundan kötüsü ölümdür...

-*-*-

Hükümet, evet elinden geleni yapmaktadır.

Ama “elimizden gelen bu kadardır” demek, siyasetin kuralları arasında bulunmamaktadır.

Ölüm noktasına gelen, ölüm korkusunun, yani can havlinin sardığı insanımızın önüne çıkıp da açıklama yapmakla bu iş olmayacaktır...

“Dolar şu kadar olduydu; arpa fiyatı arttıydı!” olmaz ki!

Siz ne yaptıydınız?

-*-*-

Haaa yapamıyor musunuz?

Hiiç bir şey olmuyor mu?

Elinizden gelen bir şey yok mu?

O zaman niye oturuyorsunuz?

Başkası gelmesin diye mi?

Yapamıyorsanız, gideceksiniz!






Natalie Portman

75’inci Venedik Film Festivali sürüyor... "VoxLux" adlı film de festivalde yarışanlar arasında... Bu filmin gösterimine 37 yaşındaki İsrailli – Amerikalı ünlü aktris NataliePortman da katıldı... Çok güzeldi...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
3
 
0
 
1
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
25 Eylül 2018, Salı    Barış Burcu ve hizaya gelmek!
24 Eylül 2018, Pazartesi    Özel yaşama girmemek esas olmalıdır
23 Eylül 2018, Pazar    Eyvallah- İnşallah!
22 Eylül 2018, Cumartesi    Gelecek endişem korkunçtur!
21 Eylül 2018, Cuma    Polis beni labord etti! Cezamı ödemeyeceğim!
20 Eylül 2018, Perşembe    Ya çözüm ya da iki büyük balık bizi yutacak!
19 Eylül 2018, Çarşamba    Türkiye’ye baskı yapmak mevcut konjonktürde hikayedir!
18 Eylül 2018, Salı    Eğitim yorumu!
17 Eylül 2018, Pazartesi    Nazi kafası il turizm ve sınır kapıları!
16 Eylül 2018, Pazar    İki şarkı... Onlar Trump'a ve Pinochet'e söylemişler!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Barış Burcu ve hizaya gelmek!
Serhat İNCİRLİ | 25 Eylül 2018, Salı
Barış Burcu ve hizaya gelmek!
Barış Burcu ne yapmış, ne yapmış?
Yüksek Lisans yapmış!
Evet...
Bitirdiği veya bitireceği günlerde, henüz devlet çalışanı olmadığı zamanlarda sabah programıma konuk da olmuştu...
-*-...
Özel yaşama girmemek esas olmalıdır
Serhat İNCİRLİ | 24 Eylül 2018, Pazartesi
Bir gazetemiz geçtiğimiz günlerde UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün boşandığı eşinin bazı iddialarını manşetinden yayınladı...
Elbette kimseye “doğrudur yaptığınız” veya “yanlıştır yaptığınız” demek “haddime” değ...
Eyvallah- İnşallah!
Serhat İNCİRLİ | 23 Eylül 2018, Pazar
Türkiye’nin çıkarları mı yoksa Kıbrıs Türk toplumunun çıkarları mı?
“Ayrımız gayrımız olamaz!” mı diyorsunuz?
Mutlaka böyle düşünenler vardır ama “ayrımız ve de gayrımız net bir şekilde ortadadır” diyenler de!
 
-...