Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 9 Eylül 2018, Pazar

Yetki meselesi veya özür dileyebilme!

Paylaş  
23
17
20

Hükümete bir soru: Beyarmudu veya Kermiya’da geçişlerle ilgili sıkıntılar var... Bu sıkıntıları çözme yetkisi sizde mi yoksa Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’nde mi?

Soruyu açıyorum: Sınırlarımız ve sınır kapılarımızla ilgili yetki Türkiye’de mi KKTC’de mi?

Ve bağlıyorum: Eğer yetki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin KKTC’deki komutanlığında değil de bizim hükümetteyse; neden Kermiya’da vatandaşlar acı çekiyor? Neden Pileliler evlerine gitmek için saatlerce beklemek zorunda kalıyor?

Ve bir soru daha: Ya doğruyu söyleyin ve “yetki bizde değil” deyin ya da yetkiliyseniz, insanımızın sorunlarına çare üretemediğiniz için en azından özür dileyin...

Vallahi ayıp değil!

Pileliler resmen sıkıntı yaşıyor!

Ayrıca, şu anda ekonomik anlamda çok ihtiyacımız olan ve KKTC’ye alış veriş için gelmek isteyen binlerce Rum saatlerce kuyrukta bekletiliyor...

                                                        

Bazı sosyal medya paylaşımları...

 

Hükümetin ve devletin üst düzeyindeki bazı kişilerin sosyal medya paylaşımlarına çok dikkat etmesi gerekiyor...

Efendim bakanlar tatile çıkmasın mı?

Efendim, bakanlar, özel kalem müdürleri veya diğer yetkililer lüks alış verişler yapmasın mı? Mesela motosiklet almasın mı? Güney Kıbrıs’ta eğlence gecelerine katılmasın mı?

Ne demek?

Tabii ki yapsınlar, alsınlar, katılsınlar!

Ama, fotoğraflarını bari paylaşmasınlar...

Milletin maaşını alamadığı, özel sektörün anasının ağladığı, hayvancının biber gazıyla zehirlenip coplandığı, insanların can derdine düştüğü bu günlerde, sosyal medyada “şu motosikleti almıştım, buradaydım, Güney’de yemekteyim, Casino’da Ebru Gündeş dinledik” gibi fotoğraf paylaşımları var... İki gün içinde kaldırılmazsa, isimlerini buradan duyuracağımı açıkça beyan ederim...

                                                                    

Bir Pazar yazısı

 

Eveeeeeet; ulusal dava düştü demiştik ya; bazıları “asla” diye mesajlar atmıştı...

“Ulusal dava asla düşmez” diyenlere, “Temyiz hakkınız bile yok” diyorum!

Bir: Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti futbol maçı dahil her türlü resmi teması yapıyor... Ulusal maçlarda ulusal bayraklar göndere çekiliyor ve marşlar okunuyor.

Kimse de çıkıp itiraz etmiyor... “Neredesin anavatan?” diyen yok...

Ama Hollanda ve Fransa dışişleri bakanları kendileri ile görüşmemiş gelsin gitsin yazılı açıklamalar!

Film işiniz film!

 

-*-*-

 

Evet ulusal dava düşmüştür ve temyiz hakkınız da kalmamıştır.

İki: Güneye yerleşmeye başladı insanlarımız... Neden mi?

Çalışmak ve insanca yaşayabilmek için.

Ayrıca yeni bir cins yerleşme türü de baş gösterdi...

Güneyde yaşam süren Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarına bazı İngilizce eğitim veren okullar bedava... Veya ciddi burs olanakları söz konusu... Ne yapıyor bazı aileler? Gidiyor, Güneyde ev kiralıyor. Kuzeyde evi varsa, onu da kiraya veriyor falan... Güneyde yaşadığı için çocuklarını bedava okutuyor... İyi okullarda... Ve Kuzeyde ayda 500 Euro civarında bir para ödemekten de kurtuluyor... Bu arada Kermiya kapısı biraz daha sıkışıyor ama olsun; Güneyde hala iş bulmamışsa, sabah erken kalkıp işine Kuzeye geliyor... Öğle yemeğini yine annesinin evinde Kuzeyde yiyebiliyor...

 

-*-*-

 

Not: Ulusal dava düşmüştür... Temyizi bile yok... Ve Dome Hotel’in yasal sahibi merhum Katsellis efendinin söyledikleri de gerçekleşmek üzeredir...

Ne demişti Katsellis?

“Vre bello Turggo Gibriyos, bir gün toplanıp, koşarak kaçacaksınız ve bizden yardım isteyeceksiniz!”...

Hayvancı, kızıp Güneye kaçmak istemiş, polis tarafından dövülmüştür...

Peki toplumu nasıl durduracaksınız? İş bulan herkes gitmeyecek mi? Üstelik, “ne iş olursa yaparım filemu” durumlarında...

Ne acı!

Ne ayıp!

Sahi siz 1974’te zafer kazanmamış mıydınız?

Ne oldu o zaferle taçlandırdığınız ulusal davanıza?

O dava düştü!

Temyiz hakkınız da yok!

 

-*-*-

 

Bu arada Elen milliyetçiliğine de lanet olsun...

Allah yattığın yerde kemiklerine rahat yüzü göstermesin Grivas!

Ve tüm Elen faşistleri...

Allah belanızı versin!

Oturamadınız oturduğunuz yerde!

Yok, Enosis yapacağız!

Gördünüz ananızın enosisini!

Şimdi siz de ağlayın, “Varoşamu, Cerinyamu, Ammohostosimu, Digomomu, Garavamu, Laptamu, Omoforfomu!”

Ağlayın da alacaksınız geri!

Ağlayın!

Sizin davanız da düşmüştür... Sizinki bizimkinden beter düşmüştür...

Bunu da eklemeden etmeyeceğim...

Ve tek şansımız kalmıştır; iki bölgeli, iki toplumlu federal çözüm...

                                                                

Can havli ile...

 

Bu sayfada geçtiğimiz gün de hayvancının yoksullaşma değil, ölüm korkusu ile eylem yaptığını yazmıştım...

Can havli ile eylem yapıyor hayvancı...

Şiddet mi?

Can havli ile de şiddete başvurmuş olabilir...

Orantısız güç kullanan polise hükmedemeyen siyasetimiz tüm olayların sorumlusudur.

Bu arada internette görüntülü paylaşımlar da çoğalıyor...

Bir arkadaş geçtiğimiz gün belki de KKTC’de sanal tarihin en ilginç paylaşımını yaptı.

Hükümetin dört koalisyon ortağına da ağza alınmayacak küfürlerle saldırdı.

Duyduklarıma inanamadım.

Her türlü eleştiriye saygım sonsuzdur ama mesele küfre, hakarete girdi mi, onaylamak doğru değildir...

Hükümet ortaklarına hakaret ederek çözüm bulacaksak sorunlarımıza; herkes aynısını yapsın...

Ama olmuyor...

Yine de belli ki o arkadaş, o paylaşımı can havli ile yapmıştır...

O arkadaşı, gerçek bir Kıbrıslı uysal insanı bu hale getirenler, yukarıda da belirttiğim gibi sorumluluğu üstlenmek zorundadır.

Efendim, “ellerinden gelen bu kadar mı?”

Hayır!

Kıbrıs sorunu çözülüp, Euro’ya geçebiliriz...

Bunun için çaba var mı?

Hayır!

Sadece Rum tarafını suçlama ve olmayacak talepleri, olabilir diye sunmak var...

Başka çareler var mı?

Evet vardır!

Madem ki çok zor durumdayız, tünel karanlık ve bizi daha kötü günler bekliyor; o zaman çok zenginlerin mevduatlarını traşlayın, TC bankalarının karlarına el koyun, kumarhanelerin yönetimine bir aylığına el koyun ve yine o bir aylık net kazançlarını ele geçirin... Krizden kurtuluncaya kadar da tüm vergi muafiyetlerini askıya alın...

                                                                     

Bu çocuklar suçlu mu?

 

İki Afrikalı gencin fotoğrafı var gazetelerde...

Biri güneyden uyuşturucu geçirmiş.

Öteki almış...

Bu çocuklar okumaya geldiler.

Kandırıldılar...

Aldatıldılar.

“Gelin, üniversite var, iş var, para var, ailenize para bile gönderirsiniz” dediniz bu çocuklara...

Parasız kaldılar...

Ne yapacaklar?

Çalacaklar!

Vücutlarını satacaklar!

Uyuşturucu işine bulaştırılacaklar!

Yargıya müdahale gibi olmasın ama “gönderin evlerine lütfen”...

                                                          

Kate Beckinsale

 

Kate Beckinsale, 45 yaşında, İngiliz sinema oyuncusu... Çok güzel bir kadın... Pazar sayfamızın konuğu...

              

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
8
 
0
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
3
ONAY BEKLEYENLER
0
9 Eylül 2018, Pazar
Aysel Alp         - Girne
Sizin gerçekten duygusal yönleriniz var!
Bravo!
Siz kendi eşinizi iyi durumda bırakıp kaçtınız.
Bravo!
Yemek ve parada bıraktınız.
Bravo!
Kopeklerinizide çok iyi durumda bıraktınız.
Yine Bravo!
İşte erkeklik!

9 Eylül 2018, Pazar
Olgun Salahi         - Girne
Kuzeyde bu kadar kotu durum varken ,Sen niye yerlesmen guneye ,orda daha buyuk trasli gazetteler ve televisyon yayin kuruluslari var ,nasil olsa daha guzel parali is ala bilirsiniz.
Ayrica kurtulursunuz bu baskilardan ,euroyla odenin.
Hade bir ornek ol,soylediklerini yururluge koy .

9 Eylül 2018, Pazar
Reis cyprus         - Cyprus
İlle de çözüm gardasciğım. Ama bu hale getirenler gene bu çözümü avantaja getirip gene yolacaklar bizi gene sömurecekler gene itip kakacaklar biz hala daha uyumaya devam edeceyik.bu ülke gene çakalların elinde olacak.Afrika'nın hayvan topluluğunda tek istenmeyen hayvan Çakallardır.

YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Kasım 2018, Cumartesi    Doğal gaz meselesi ve figüran bile olamamak!
16 Kasım 2018, Cuma    Aplıç’tan geçtik!
15 Kasım 2018, Perşembe    KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
14 Kasım 2018, Çarşamba    Molohiya! Molohiya! Not marijuhana!
13 Kasım 2018, Salı    2020’de örtülü ödenek kimin olacak?
12 Kasım 2018, Pazartesi    What can I do for you?  
11 Kasım 2018, Pazar    Yılmaz Özdil'in hatırlattığı!
10 Kasım 2018, Cumartesi    UBP'nin işi kolay değil! (Bir adet UBP yorumu)
9 Kasım 2018, Cuma    Eşit devlet mi? Hadi oradan!
8 Kasım 2018, Perşembe    Toplumsal yokluk!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Doğal gaz meselesi ve figüran bile olamamak!
Serhat İNCİRLİ | 17 Kasım 2018, Cumartesi
Doğal gaz meselesi ve figüran bile olamamak!
ExxonMobil...
Çarşamba gününden beri gaz arıyor, dün bu arama resmen başladı...
Francis Fannonda dün Ada’ya geldi...
Yorgos Lakkotripis ile görüştü...
Fannon, Amerikan...
Aplıç’tan geçtik!
Serhat İNCİRLİ | 16 Kasım 2018, Cuma
Aplıç’tan geçtik!
Lefke Barajı..
1973’te en son gördüm herhalde...
Yaş altıydı...
Hatırlıyor muyum!
Evet!
Ve dün oradaydım...
Aplıç’tan geçtim, barajı gördüm, ağzına kadar su dolu...
Nostalji’nin dibiydi...
B...
KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
Serhat İNCİRLİ | 15 Kasım 2018, Perşembe
KKTC’yi “KKTC” yapmayan gerçekler
Türkiye’nin, tüm komşularının toprak bütünlüğüne saygısını bir yana bıraktım...
Kürt sorunu nedeniyle, Türkiye’nin “Garantörü olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti sınırları içerisinde etnik kö...