Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 5 Şubat 2019, Salı

Rauf Denktaş hayatını neye adamıştı?

Paylaş  
14
18
12

Aydın Denktaş’a Allah’tan rahmet dileklerimi bir kez daha iletiyorum...

Gerçekten, insan düşündüğü zaman, çok da kolay olmayan bir yaşamının olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz...

Evet, 1940’lı, 1950’li yıllarda öyleydi... Genç kızlar “bugün” çocuk olarak kabul edilen yaşta evleniyor ve doğum da yapabiliyordu...

Ama 12’sinde sözlenmek, 14’ünde nişanlanmak ve 16’sında evlenmek; üstelik de tüm yaşamını siyasetle geçirmiş; görüşlerini beğensek de beğenmesek de Dünya çapında bir marka olmuş Rauf Denktaş’la yarım asırdan çok fazla birlikte yaşam geçirmek hiç de kolay değildi...

Lefkoşa’da dün toprağa verilen Aydın Dektaş’ın çocuklarına, torunlarına ve tüm ülkemize bir kez daha başsağlığı dilerim...

-*-*-

Denktaş...

Rauf Raif Denktaş, sadece Kıbrıslı Türklerin değil, Türkiye’nin ve kesinlikle Dünya’nın da siyasetinde yerini almış önemli bir isimdir...

Kıbrıs sorunu ile ilgilenilsin veya ilgilenilmesin; Dünya’nın belki de çözümsüz kalmış en eski “sorununun” en önemli aktörlerinden biri Rauf Denktaş’tır...

-*-*-

Digital ortamda, internette, yıllar önce birçok haber ajansının, birçok gazete veya televizyonun arşivleri yer alır...

Zaman zaman saçma sapan filmler izlemek yerine, bu arşivlere dalmak; tarih kitabı okumak gibidir...

-*-*-

Dün de öyle yaptım...

Kesinlikle Aydın Denktaş’ın cenazesine gitmek istedim ama sol ayağımdaki sıkıntı, polis ve park sorunu nedeniyle uzağa park edip gitme şansım olmadı...

Uzun yürüyemiyorum...

Çok üzüldüm...

-*-*-

AP’nin arşivine girdim...

“Cyprus Denktash” yazdım arama motoruna...

Rastgele çekilmiş filmlere baktım...

Aniden 1974 yılı içerisinde çekilmiş bir film gözüme ilişti...

Denktaş çok genç... Tam elli yaşında... Benim şu andaki yaşımdan bir yaş küçük...

Yaklaşık 2,5 dakikalık bir söyleşi...

Muhabir Denktaş’a soruyor...

“... Bu gidişat, sizi ayrı ve tamamen bağımsız devletin zeminini hazırlamaya mı götürüyor?”

Ve Denktaş yanıtlıyor:

“... Ayrı bir devlete gitmek gibi bir ihtiyacımız yoktur... Bir federal devlet içerisinde otonomi statüsü bizim için yeterlidir. Ben Kıbrıs’ın bağımsızlığına inanıyorum. Ben Kıbrıs’ın, Türkiye ve Yunanistan arasındaki barış için de köprü olacağına inanıyorum.... Ben hayatımı buna adamış biriyim...”

-*-*-

1974 yılı içerisinde yapılmış bir söyleşi...

Daha göçmenler bile tam yer değiştirmemiş...

Sonraları Denktaş’ın düşünceleri değişti mi?

Elbette değişebilir...

Yorum yapacak değilim...

Ama, 1974’te durum buydu...

Denktaş, ne ilginçtir, aynen benim gibi düşünüyordu...

-*-*-

Not: İnternette bahsettiğim söyleşiyi bulamayan beni arasın... Telefonuma da kaydettim bu söyleşiyi; gönderebilirim...

-*-*-

İkinci bir not: Türkiye’de aşırı Türk milliyetçisi Yılmaz Özdil, Aydın hanımın ölümü üzerine, kendi üslubuyla hoş bir yazı yazdı... Özdil, daha önceki yazılarında olduğu gibi, Kıbrıs konusunda çok eksik veya çok hatalı bilgilere sahip olduğunu bir kez daha ispatladı... Abartacak diye, ciddi maddi hatalar yapıyor... Bana göre bu ve benzer hatalar veya manipülatif dezenformasyon maksatlı yanlışlar, bence “Kıbrıs milli davası” adı verilen “meselenin” en ciddi hatasıdır... Ayrıca belirtmek istedim...

-*-*-

Mesela, Özdil diyor ki Rauf Denktaş için; “Beşparmak Dağları'nda kan gövdeyi götürürken çekilmiş siyah beyaz bir fotoğrafı var mesela… Belinde kemer gibi sarılmış mermi şeritleri, elinde hafif makineli, ölümle kalım arasındaki ince çizgide, sanırsın piknik yapıyor, öylesine rahat, gülümsüyor...”

Ciddi abartı var burada... O bahsedilen fotoğraf, Erenköy’de çekildi... Denktaş 1964’te Erenköy’de bir gün bile kalmadı...

Özdil, “Hani derler ya ölümlerden ölüm beğen diye, hep öyle oldu, defalarca ölümden döndü, kafasının üstünden cayır cayır mermilerin geçtiği de oldu, hemen dibine havan topunun düştüğü de oldu, en yakın arkadaşları kucağında şehit oldu, hem Ada'da hem Londra'da suikastlardan kurtuldu” diye yazmış...

Yine çok ciddi abartılı... Hatta yüzde 87 yanlış!

Ama Özdil’in yazdıkları arasında en kötüsü şu: “...Rauf esir düştü bi ara… Adaya paraşütle atlamıştı.”

E oha yani; Ada’ya paraşütle atlayan Cüneyt Arkın’dı ve film icabıydı...

Yapmayın Allah aşkına...

Halimize şükredelim!

Hükümeti öyle eleştirdik, böyle eleştirdik!

Gelmiş geçmiş tüm hükümetleri de yerden yere vurduk!

Neymiş efendim, dere yataklarına müdahale etmişler; inşaat izni vermişler, kapişari etmişler, İngiliz zamanından kalma bentleri yıkmışlar da falan filan...

Beterin beteri var canım kardeşlerim...

Bakın Avustralya’da neler olmuş!

Avustralya'nın Queensland eyaletinde aşırı sıcakların ardından başlayan şiddetli yağışların yol açtığı sellerde sokaklarda timsah ve yılanlar görülmeye başlanmış...

Halimize şükredelim!

Bizde timsah ve yılan yok Allah’a şükür!

Bunu da hükümetin pozitif karnesi olarak kabul edebiliriz!

Yani ne olmuş üç beş inşaat izinciği verilmişe!

Yılan – timsah olsaydı daha mı iyiydi?

1958 model araba antika mı klasik mi?

Türkiye’ye saldırmak başka şeydir, Türk dış politikasını ve özellikle de Kıbrısla ilgili tutumunu eleştirmek başka şey...

Eleştiri en doğal hak olmalıdır.

Haaaa birileri eleştirinin dozajını mı artırdı?

Oturun, cevap verin!

Ve deyin ki, “hatalısınız”...

Ama, “Akıncı ve Erhürman hiç ses çıkarmıyor” demek, Akıncı ve Erhürman’ı Türkiye’ye adice ve son derece çirkin bir üslupla gammazlamaktır...

Ahlaksızlıktır...

Hala 1958 model zavallılık devam ediyor!

1958 model arabalar en iyi ihtimalle “klasik” oldu...

Moda rüzgarı Barcelona’da esiyor

Barcelona Moda Haftası başladı... “Maite By Lola Casademunt” markası açılış gününde eserlerini podyuma taşıdı... Modellerin tümü çok güzeldi... İşte onlardan biri... Moda haftası 4 Şubat’ta başladı... 7 Şubat’ta sona erecek...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
22
 
0
 
0
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
5 Şubat 2019, Salı
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Serhat efendi size göre 1960 modeller hangi sınıfta olurlar?

5 Şubat 2019, Salı
Belgin         - Girne
Rauf Denktaş'ın asıl ve gerçek niyeti, Kıbrıs Türk milleti için egemen ve bağımsız bir ülke kurmaktı ve kurdu da: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti.

Gerisi laf-u güzaf. Allah rahmet eylesin. Ne kadar yüce bi insan ki, muhalifleri bile kendilerini haklı çıkarmak için, onun sözlerine yaptıklarına kendilerini dayandırma ihtiyacı hissettiriyor.

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Nisan 2019, Cuma    En güzel hareket!
18 Nisan 2019, Perşembe    Zaroğlu hata yaptığını kabul etmeli!
17 Nisan 2019, Çarşamba    Tabii ki çok yaşasın KKTC!
16 Nisan 2019, Salı    Kaotik siyasi ortam, Binali Yıldırım'ın en büyük şanssızlığı
15 Nisan 2019, Pazartesi    Federal çözümün alternatifi; iki ayrı devlet talep etmek olamaz
14 Nisan 2019, Pazar    Yeni Ercan çözümün en güzel hediyesi olmalı!
13 Nisan 2019, Cumartesi    Yeni Ercan
12 Nisan 2019, Cuma    Şükürler olsun!
11 Nisan 2019, Perşembe    "Rol model" uygulamasının önemi
10 Nisan 2019, Çarşamba    Her zaman her yerde haklı olmak çok zordur!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

En güzel hareket!
Serhat İNCİRLİ | 19 Nisan 2019, Cuma
Bu meseleyi hala uzatan kim?
Zaroğlu meselesinden bahsediyorum...
Mesela, “YDP Milletvekili Bertan Zaroğlu’nun görevli polislere ceza yazıp görevlerini yaptıkları için teşekkür edip ellerini sıktığı ama ...
Zaroğlu hata yaptığını kabul etmeli!
Serhat İNCİRLİ | 18 Nisan 2019, Perşembe
Bertan Zaroğlu’nun trafik kontrolü sırasında yaşananlarla ilgili canlı video yayını bir fiyaskodur.
Tavrı, vekil tavrı değil, ağa tavrıdır.
Yanlıştır.
Özür dilemesi gerekmektedir.
Polisi ve Polis Müdürlüğü’nü küçü...
Tabii ki çok yaşasın KKTC!
Serhat İNCİRLİ | 17 Nisan 2019, Çarşamba
Limonları kurumadı.
Portakal bahçeleri de.
Patateslerini yerinde ihraç ediyorlar.
Ortalık turist kaynıyor.
Limanları var.
Havaalanları da.
Şahap Aşıkoğlu hocamın dediği gibi, neredeyse Dünya’nın yarısı ile ulusl...