Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 10 Şubat 2019, Pazar

Bu yazıyı 19 Mart'a kadar kesip saklayın!

Paylaş  
22
27
19

Mağusa Türk Gücü...

Efsane kulüp başkanlarından biri, Dr. Derviş Eroğlu...

1945’te kuruldu...

Nea Salamina...

“Yeni Salamis” diye Türkçeleştirebiliriz sanırım...

Eski bir “Mağusa” takımı...

1974 sonrası faaliyetlerini Larnaka’da sürdürüyor...

 

-*-*-

 

Kıbrıslı Rumlarda futbol kulüplerinin siyasi karakterleri vardı eskiden...

Hala öyle olduğu söyleniyor.

Mesela hala APOEL için faşistlerin takımı dendiğini biliyoruz ve bu takımın bazı taraftar gruplarının Neo Nazi olduklarını dahi işitiyoruz...

Nea Salamina, “solcuların” takımı...

Öyle biliyorum.

 

-*-*-

 

Efendim, Monako merkezli, “Peace and Sport” adlı bir kurum, Nea Salamina ile Mağusa Türk Gücü arasında, 19 Mart günü bir “maç” ya da “maçla karışık barış etkinliği” organize etti...

Çok güzel...

Yürekten destekliyorum...

 

-*-*-

 

Nikos Anastasiades ve Mustafa Akıncı da maçı izlemek için davet edildi...

Maçın sponsorluğunu, “Peace and Sport” kurumu üstlenmiş durumda...

Bu kurumun başkanı Monako Prensi Albert...

Prens, maça gelemeyecek... Ama başkan yardımcısını çok iyi tanıyoruz... Ünlü futbolcu Didier Drogba...

Drogba’nın maça gelmesi bekleniyor...

Ve Sir Stelios Hadjiyioannou...

Kendisine ait vakıf, maçın sponsorunun sponsorluğunu üstlenmiş durumda...

 

-*-*-

 

Bazı sorularım var; çok merak ediyorum...

Maça, her iki takım “resmi formaları ile mi çıkacak?”

UEFA ve FIFA, dostluk, kardeşlik, barış amaçlı da olsa bu maça “onay” verdi mi?

 

-*-*-

 

Eğer verdiyse; bir sonraki projede, Türkiye’den, Yunanistan’dan birer takım da katılır ve dörtlü turnuva yaparsak, nasıl olur?

Şöyle sormak istiyorum:

“... Kıbrıs Ligi, KKTC ligi, TC ligi ve Yunan Ligi’nin şampiyon takımları, her yıl, dörtlü bir dostluk turnuvası yapamaz mı?”

 

-*-*-

 

Ve son bir soru:

“... Nea Salamina, Pile’de, Mağusa Türk Gücü ile dostluk maçı yapabiliyorsa, Fenerbahçe yapamaz mı?”

 

-*-*-

 

Ve affınıza sığınarak bir soru daha;

“... Hangi kurukafa, hangi mankafa, hangi gerikafa, hangi geri zeka, bu yıl çocuklarımızın CONIFA Şampiyonası’na katılmasını engellemiştir? Yani, Dağlık Karabağ’a gitseydik, KKTC Ermenistan’ı tanımış mı olacaktı?”

 

-*-*-

 

Ve bir yorum; müsaadenizle:

Efendiler, hanım efendiler...

Erdoğan’ın dediği gibi “eyyyyy milliyetçiler”; “nereden bu noktaya geldin, nasıl böyle bir sonuç çıkardın” demeyin ama “eğer Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümünü istiyorsa, ben de Suudi Prens Salman’ın babasıyım...”

 

-*-*-

 

Kimse kimseyi kandırmasın...

“Ne alakası mı var?”

İyi düşünün; çok alakası var...

Tamamen tükeninceye kadar düşünme şansınız var...

Bir kaç yıl yani...

İyi Pazarlar efendim.

İyi Pazarlar...

Hepimize, hepinize yuh olsun; yazıklar olsun!

 

-*-*-

 

Tamam, tamam açık yazayım...

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun Dünya’dan izole edilmiş olmasının tek sebebi siyasettir. Ve bu siyaseti yönetenler de Türkiye’dedir...

Bunu yazmanın, söylemenin “Türkiye düşmanlığı” olduğunu iddia edecek olanlara da tavsiyem, önce Erdoğan nefretinden kurtulmaları, sonra konuşmalarıdır.

Çünkü bunu yazmak ve söylemek, Türkiye düşmanlığı değildir.

Gerçekleri konuşmaktır.

 

-*-*-

 

Kıbrıslı Türkleri kandırmaktan ve kullanmaktan vazgeçin...

Yeter!

 

-*-*-

 

Size bir şey söyleyeyim mi?

Mağusa Türk Gücü, 19 Mart’taki bu maça gidemeyecek...

Bir yere yazın ve şimdiden tedbir alın...

Rezil olacağız...

Bakın görün...

İnşallah haksız çıkarım...

Ama yazın bir yere, lütfen yazın, not edin!

                                                         

“1974’te öyle bir mıçtılar ki”, temizleyemiyoruz!

 

Kıbrıs sorunu nasıl çözülür?

Çok karmaşık bir sorun, asla çözülmez...

Şöyle çözülür, böyle çözülür, şu şekilde çözülür, bu şekilde çözülür...

Elbette müzakere edilmelidir ve elbette taraflar taviz vermelidir...

Ama şu gerçek asla göz ardı edilmemelidir:

“... Kimin ne kadar hakları ihlal edildi; kim ne kadar mağdur oldu evet anlaşılır şeylerdir ama eğer Türkiye tatmin edilmezse, yani Türkiye bu işten bir şey alamayacaksa, bu sorun çözülmez!”...

Ya da şu şekilde izah etmem lazım diye düşünüyorum:

“... Türkiye’nin ya elini – ayağını çektirecek bir kuvvet uygulayacaksınız ya da elini – ayağını çekmesinin bedelini ödeyeceksiniz...”

Veya bir şekil daha vardır:

“... Türkiye’nin Ada’nın yarısının yöneticisi, sahibi, ne bileyim “masteri” olduğunu kabul edeceksiniz...

Hepiniz!

Hepimiz!

 

-*-*-

 

Türkiyesiz çözüm olmaz mı?

Canlarım benim, çözüm zaten Türkiye ile olmuyor.

Dolayısıyla doğalgazdı, askerdi bir şeyler yapacaksınız...

Veya ne bileyim, Çin, Amerika, Rusya baskı uygulayacak ki bunun pek işleyeceğini sanmam!

 

-*-*-

 

Peki bizim görüş belirticiler ne olacak?

“Ben dahil”, bir yığın gazeteci ya da siyasi, çözümün nasıl olması gerektiği konusunda her Allah’ın günü veya bir sonraki günü bir şeyler söylemiyor muyuz?

 

-*-*-

 

Federal çözümdü, gevşekti, yavşaktı, konfederaldı...

Federal olmazdı, ayrı devlet olmalıydı!

BM kararları vardı!

Silah zoruyla ele geçirilen topraklar üzerinde bağımsız bir devlet kurulamazdı!

Falan ve de filan!

 

-*-*-

 

Kısacası sevgili dostlar; Türkiye’ye “ok” dedirtecek, adına ister rüşvet dersiniz, ister taviz, ister bedel bilemem ama bazı ödemeler yapmazsanız, bu iş olmayacak.

“Yapmıyoruz, ekso Atilla abodin Gibros” mu diyorsunuz?

Ömür boyu gitmez!

Bence işin aslı ve de özü budur!

 

-*-*-

 

Nasıl mı?

Doğalgazdan pay olabilir...

Türkiye üzerinden taşıyacaksınız...

Kıbrıs’ta askeri üs olabilir ki sanırım bu zaten olmazsa olmazdır...

 

-*-*-

 

Bilemem!

Bilmem!

Müzakere ediyorsunuz, bunları konuşun...

 

-*-*-

 

Ya da gücünüz varsa, çıkarabilirseniz, çıkarın yani!

Geçmişte bir Rum lider de söylemişti; Türk uçakları 9 dakikada Ada’ya bomba yağdırabilir.

İçinde şu yaşıyordu, bu yaşıyordu umurunda bile olmadan...

24 saatte taşınacak tarım işçileri ile de, Trodos zirvesi dahil, her boşluğa patates ekilir...

AB ve Amerika buna müsaade etmez mi diyorsunuz?

RMMO bizi ya da sizi (her neyse işte), “korur” mu diyeceksiniz?

 

-*-*-

 

Haaaaa; hakkıydı, hakkı değildi ayrı mesele...

O’nu kemikleri çürüsün Grivas ve EOKA – B’ci kahramanlara söyleyin!

Oturamadılar oturdukları yerde...

Çoook affedersiniz ama “1974’te öyle bir mıçtılar ki”, temizleyemiyoruz!

                                                         

Evet, bu geceye katılmanın şartı göğüs dekoltesi!

Dün de yazmıştık… AIDS araştırmaları için destek toplamayı ve bu hastalığı engellemeyi amaçlayan amFAR'ın geleneksel gala gecelerinden 21'incisi, ABD’nin New York kentinde geçtiğimiz gün yapıldı… Geceye bir çok ünlü katılırken, bunlardan biri de Kim Kardashian’dı… Ne demiştik dün? “… Sanki, geceye katılımın en önemli şartı, göğüslerin büyük oranda gösterilmesi gibiydi”… Evet öyleydi… Tüm kıyafetlerde göğüs dekoltesi abartılıydı… Kardashian’ın kıyafetinde abartının az daha ötesiydi…

          

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
23
 
0
 
1
 
2
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Şubat 2019, Perşembe    Gahbe para!
20 Şubat 2019, Çarşamba    Zavro bir ilişki!
19 Şubat 2019, Salı    Hesap lütfen!
18 Şubat 2019, Pazartesi    "Gözeklenin da siz da temizlenmeyesiniz!"
17 Şubat 2019, Pazar    Benim anladığım elektrik kavgası!
16 Şubat 2019, Cumartesi    Biz neyi doğru hesapladık ki?
15 Şubat 2019, Cuma    Dolmaları iki iki götürüyorlar!
14 Şubat 2019, Perşembe    KKTC'nin dostu Müslüman ve Türk devletler!
13 Şubat 2019, Çarşamba    Yok oluyoruz hiç mi umurunuzda değil?
12 Şubat 2019, Salı    Çok büyük acı!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Gahbe para!
Serhat İNCİRLİ | 21 Şubat 2019, Perşembe
Gahbe para!
Para, her şeyi yapabilir mi?
Yani, ne bileyim, para sevgiyi bile satın alabilir mi?
Tartışırız bir gün!
Ama çok ciddi ekonomik sıkıntı çeken ve dış rezervleri tükenmekte olan Pakistan, Suudi Arabistan'...
Zavro bir ilişki!
Serhat İNCİRLİ | 20 Şubat 2019, Çarşamba
Zavro bir ilişki!
Çalışma izni olmayan Vietnamlı kadına 10 gün hapis...
Yasalar öyle emrediyor...
Kanun var hukuk var...
O kadını çalıştırana para cezası.
Dışişleri Bakanı’na sandalye fırlatan adam dışarı; “yıkım...
Hesap lütfen!
Serhat İNCİRLİ | 19 Şubat 2019, Salı
Fazıl Önder öldürüldü...
Katil veya katilleri bulundu mu?
Hayır!
Berber Ahmet Yahya öldürüldü...
Katil veya katilleri bulundu mu?
Hayır!
Ahmet Muzaffer Gürkan?
Ayhan Hikmet?
Derviş Ali Kavazoğlu?
Özer Elmas?
...