Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 11 Şubat 2019, Pazartesi

Chingachgook ve Uncas ölünce, tek bir Mohikan kalmayacak (2)  

Paylaş  
15
17
12

“Nisan 2018”de, “Chingachgook ve Uncas ölünce, tek bir Mohikan kalmayacak!” başlığıyla bir yazı yazmıştım…

Üç haftadan beri, Kıbrıs Postası için yaptığım söyleşiler bana hep o yazıyı hatırlatıyor...

Üç söyleşide de, “1974 sonrası çok başarısız olduğumuz” dile getiriliyor.

Ve tükenişimiz... 

Bugün, (yani dün), kendime bir iyilik yaptım ve Nisan 2018’deki yazının bazı yerlerini kısaltarak, bazı yerlerine de eklemeler yaparak, bir kez daha kullanıyorum.

“Kendime iyilik yapmak mı?”…

“Pazardır” dedim; “uzun uzadıya zaman ayırmadım” anlamında…

Evet; yazıya başlayalım…

-*-*-

1974 bitti!

160 bin Rum, 30 bin kadar da Türk yer değiştirdi...

30 bin Türk, 160 bin Rum’un malını bölüşemedi!

Öyle bir ganimet, öyle bir hırsızlık ,öyle bir görgüsüzlüktü ki yaşanan; hala devam ediyor...

43 yıldır aynı malları dağıtıyoruz, yutuyoruz...

Güneyde “iskan mağduru” diye mezar taşında yazı var mı merak ediyorum!

Yoktur eminim!

Bizde çoktur!

(Savaş Boransel ile üç hafta önce yaptığım söyleşide dile getirilen de bunun tıpkısıydı… Sadece ganimet dağıttık ve hala o ganimetin elimizden gitmemesi için çözüm karşıtlığı yapıyoruz; başka bir icraat yok…)

-*-*-

Savaşı kazandık!

Ama diplomaside kaybettik!

Kazanırmış gibi yaptık!

Oysa, devletimiz vardı savaştan önce; sonra devletsiz kaldık!

Veya varmış gibi yaptık!

Döndük, gittik, hiç utanmadan, hiç çekinmeden, terk ettiğimiz devletin pasaportlarına hücum ettik.

(Not: Herkes Rum devleti dediği devletin pasaportunu aldı ve her türlü haktan da hakkıymışçasına yararlanıyor; Niyazi Kızılyürek aday olmuş, kızıyorlar. Utanmaz bile değilsiniz… Hele çocuklarını Güney Lefkoşa’daki English School’da okutan bir kardeşim var; Kızılyürek’in toplumuna hanet ettiğini söylemez mi? Dedim ulan… Neyse!)

-*-*-

Dönümlerce narenciye bıraktılar bize...

Yarısını söktük!

Yarısını ya kuruttuk, ya da verimsiz, kalitesiz hale soktuk!

Bir tek banana bahçemiz kalmadı.

Kolokas sadece Yeşilırmak’ta yetişiyor, Yeşilköy’de su tükendi.

Güneyde, bahçeler kalitelilendirildi; muz bahçeleri teşviklendirildi...

Patatesi satamamak gibi bir dertleri yok!

-*-*-

En büyük liman bizdeydi.

Mağusa Limanı!

Türküsü kaldı sadece!

Güneyde mi?

Limasol’a dev bir liman inşa ettiler.

Denizi doldurdular.

Larnaka’ya keza...

Baf’a da, Laçi’ye de...

Ve onlarca sapasağlam balıkçı barınağı...

-*-*-

Turizm 1974’ten önce sadece Kuzeydeydi...

Şimdi Güney Dünya’nın lider turizm destinasyonları arasında.

Ayia Napa bir yanda, beş yıldızlı, yedi yıldızlı kaliteli oteller öte yanda...

Reklamı, tanıtımı öyle bir başardılar ki; biz değil bu konuda sınıfta kalmak, direkt okuldan atıldık!

Tart edildik!

-*-*-

Siyasette de onlar başarılı oldu.

AB’ye girdiler...

Biz sığıntı, ezik, kurtarılmış asalaklar olduk...

-*-*-

Suyumuzu tükettik.

Dağlarımızı oyduk.

Lanet olsun, ağaç bırakmadık!

Zeytinleri, harnupları da tıpkı portakal ağaçları gibi yok ettik!

-*-*-

Denizlerimize ya lağım akıttığımız için ya da çok pahalı olduğundan giremiyoruz...

Onlar parasız giriyor ve lağım akıtmıyor...

*-*-

Yollarımız monobadiden bir kalite yukarı!

Onlarda yollar yol!

Sokaklar daha temiz!

Görüntü, Manhattan ve Karaçi!

Bölünmüş başkent Lefkoşa’nın Güneyi ile Kuzeyi arasındaki gelişmişlik farkı 43 sene değilse bile, en az çeyrek asır!

-*-*-

Bizde bütün kararlar Lefkoşa’da değil, Ankara’da alınıyor.

Onlarda kararlar Lefkoşa’da alınıyor Atina’ya gerekirse bilgi veriliyor.

İlişkileri bizdeki gibi “metazori samimiyetsiz çıkar ilişkisi” değil; “saygıya dayalı iki kardeş AB üyesi ülke ilişkisi”...

-*-*-

Vatandaşları, ceplerinde paranın, akşamdan sabaha değer kaybettiğine hiç tanık olmadı.

Biz 40 senedir, akşam yatıyoruz, uyurken yoksullaşıyoruz...

-*-*-

Kültürlerini, yaşam şekillerini, Kıbrıslılıklarını kaybetme gibi bir korkuları hiç yok.

Hatta tüm dünya “Kıbrıslı”yı, “Rum” sanıyor, “Elen” kabul ediyor.

-*-*-

Tüm dünya ile spor yapıyorlar.

Tüm dünya ile her türlü ilişkileri var. (Biz Dağlık Karabağ’a, Ermenistan askeri işgalini tanır olmamak için gidemiyoruz ve hiç utanmıyoruz bunu yaparken)

Seçilmiş cumhurbaşkanlarına tüm Dünya saygılı.

Cumhurbaşkanları, iş yapar gibi görünmek için panayır panayır gezmek ve abidikgubidik örgütlerle sohbet edermiş gibi yapmak; sanatçılara falan kokteyller verirmiş gibi davranmak zorunda değil...

-*-*-

Yeni yollar yaptılar demiştik ya...

Eski yolları bizim gibi yıkıp iptal etmediler...

Dileyen, nostalji yaşayabilir...

(Ve hepsinden önemlisi; yol yaparken, hemen yan tarafta İngilizlerin taştan geniş köprülerini de örnek alamadık biz… İki küçük büz koyduk; seller olunca da birbirimizi suçlamaktan başka bir şey yapmadık…)

-*-*-

… Mıçmadılar denizlerine...

Her yanı işlediler toprağın...

Köyleri pırıl pırıl...Köy evlerinin önleri tertemiz...

Her evin önünde onlarca çiçek saksısı var; eski tip tenekelerden yapılmış...

-*-*-

Çöreğin, pilavunanın, peksemetin, zivaniyanın, Komandarya’nın, şarabın kalitesini bozmamışlar...

O şarap evlerine bayıldım. Bayılıyorum… O Platres...O Argos...

Yemyeşil!

-*-*-

Güneş parkları kurmuşlar...

Rüzgar enerjisi ürettikleri parklar inşa etmişler...

Suyu yönetiyorlar...

Biz suyumuzu tükettik, elektriğimiz yetmiyor...

Yönetemedik... Ne suyu, ne elektriği, ne de “devlet”i!

Evet, yönetemedik! (Kıb – Tek rant kavgasında, sözde solcu siyasiler de kavganın başrolünde)

-*-*-

Nüfusumuzu bilmiyoruz yahu!

Kimse bilmiyor!

Ve 198 bin 875 araç varmış yollarımızda; bunların 156 bin 616’sının seyrüseferi bulunuyormuş; dün itibarıyla 41 bini aşkın aracın ise seyrüseferi bulunmuyormuş!

Ve neymiş?

Güvenlik ve garanti mi istiyormuşuz?

Hadi oradan?

Neyimiz kaldı ki güvenlik ve garantisini istiyorsunuz?

Şunu açıkça söyleyin yahu!

“Statüko devam edecek” deyin, kandırmayın bizi!

-*-*-

Ama unutmayın; yoksullaşan halk, her gün cebindeki parası eriyen insanlar; yarın, günübirlik ucuz işçi olarak gidip, Güneydeki otellerde, yollarda, bahçelerde çalışmak zorunda kalacak...

Anavatan mı dediniz?

43 senedir o milli geliri bir türlü artıramadınız kardeşim!

25 bin Dolar mı demiştiniz?

Kaç senedir aynı şeyi söylüyorsunuz?

Kaç sene?

Kaç sene daha dayanacağız?

-*-*-

Haaa unutmadan şunu söyleyeyim; Güneyden çok daha kaliteli kumarhanelerimiz var...

Sevgili başbakanımız Tufan Erhürman, “kumarhanelerle anılmak istemiyoruz” diyor her gittiği yerde...

İyi ki kumarhaneler var Sayın Başbakan...

Neyle anılacaktık?

Üç beş köy festivalimizde gördüğünüz bir kaç kavanoz ceviz macunu, son Mohikanlar gibi tükenmemek için koşuşturan Kalavaçlı Ömer Meraklı ve direnen üç beş dizlikli ağabeyimiz dışında “neyimiz” kaldı ki?

Tıpkı Chingachgook, Mohikanların son kabile reisi ve oğlu Uncas; “Son Mohikan”...

Chingachgook ve Uncas ölünce, tek bir Mohikan kalmayacak...

Bilmem anlatabildim mi?

-*-*-

Bu yazıda bahsetmediğim bir şey var...

Bugün Kıbrıs Postası’nda söyleşisi yayınlanacak Hüsamettin Maviay’ın söyledikleri...

Bir: İngilizleri resmen dolandırdık ve kaçırdık. Onlara ipotekli evler satıp, hayatlarını körelttik...

İki: Kudret Özersay ve Halkın Partisi... Evet, tek başına iktidar olmadı ama dörtlü koalisyon, fiyasko... Halkın umudu değiş; statükonun değişmezliğinin ispatı oldunuz. Üzgünüm...

        

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
13
 
0
 
25
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
5
ONAY BEKLEYENLER
0
11 Şubat 2019, Pazartesi
Nihat         - Magusa
Allah galiga degildir.Rumun bedduasi 100 atom bombasina bedeldir.74den sonar olu topragi attilar uzerimize.

11 Şubat 2019, Pazartesi
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Sn İncirli eğer bu mohikanların boşuboşuna ölmesini istemiyorsan tam da bugün yazmış olduğun gibi “ mohikanların” özeleştirisini yap. Sen senin için hiç önemi olmayan ancak birçok mohikan için çok önemli olan bazı mohikan değerlerini aşağıladıkça mohikan halkı söylediklerini sallamaz.... Ve sahtekar mohikanlara fırsat doğar. Hem de bizzat senin katkılarınla.... O yüzden artık vermek istediğin mesajlarda şahsi egon için mohikanları kurban etmekten vazgeç....

11 Şubat 2019, Pazartesi
Hasan         - Girne
Yazin super ama gelde at gozlukluklere anlatin anlata bilirseniz.Yalakalik,kisisel cikarlar onlari kor etmis.Devlet kurmusuz,kisisel cikarlar icin,devlet efendi değil, hizmetkar olmalıdır,bir devlet, parti görüşlerine göre idare olunmaz.Sagcisi,solcusu icine etti adanin kuzeyine.Bir devlette, kurnazların akıllı kimseler diye geçinmesi kadar, zararlı hiçbir şey yoktur.

11 Şubat 2019, Pazartesi
Nilda         - Lefkoşa
1974 savaşından önce, Kıbrıs Türk milletini, adanın yüzde 3 üne sıkıştırıp toptan imha etme düşüncesi içerisinde hala katletmeye çalışan bir yapı, Kıbrıs Türkünün devleti değil, Rumun devletidir.

Rum'un, BMdeki geleneksel dostlarını arkasını alıp, Kıbrıs Türküne ambargo uygulatması karşısında, Kıbrıs Türkünün bu zulmü atlatmak için yaptığı her şey (Kıbrıs C. pasaportu almak ve her türlü hakkından yararlanmak vb.) mübahtır.

Turizmde KKTC de bir yerlere geldi. Kıbrıs adasına gelen her 3 uçaktan 1 i Ercan'a iniyor!

"Kıbrıs Cumhuriyetinde kararlar Lefkoşada alınıyor Atinaya gerekirse bilgi veriliyor" denilmiş yazıda. Oysaki, hem Lefkoşada hem de Atinada kararlar, Brüksel ve Almanyada alınıyor!

11 Şubat 2019, Pazartesi
Nermin Anıl         - GIRNE
Her yazınızda yılmadan gerçekleri gözlerine sokuyorsunuz...ama nafile...
Yılmayın da zaten...

YAZARIN SON 10 YAZISI
29 Nisan 2019, Pazartesi    Bu bir veda yazısı değil teşekkür yazısıdır
28 Nisan 2019, Pazar    Üretmeliyiz
27 Nisan 2019, Cumartesi    Türkiye bunu başarır mı?
26 Nisan 2019, Cuma    Her işin başı sağlık
25 Nisan 2019, Perşembe    Albayrak'ın Tatar ile görüşmesi meselesi!
24 Nisan 2019, Çarşamba    Yüzümüze gözümüze bulaşan bir mesele!
23 Nisan 2019, Salı    Afrikalı öğrenci ve göçmen sorunu!
22 Nisan 2019, Pazartesi    Siyaset ve Notre Dame Katedrali'nin kızı!
21 Nisan 2019, Pazar    Hal Yasası neden çıkarılacak?
20 Nisan 2019, Cumartesi    "Tükenişimiz" ne yazık ki kimsenin umurunda değil!

banner
banner
banner
banner
banner

Bu bir veda yazısı değil teşekkür yazısıdır
Serhat İNCİRLİ | 29 Nisan 2019, Pazartesi
Başlamadan belirteyim; ekmeğimi sadece gazetecilik denen meslekten kazanıyorum...
-*-*-
1989 yılında üniversitenin son sınıfıydım ve mezun olmam gereken yaz aylarında Girne’de garsonluk yapıyordum...
Voleybolcuydum...
Üretmeliyiz
Serhat İNCİRLİ | 28 Nisan 2019, Pazar
Karl Marx, 1846'da "Alman İdeolojisi" adlı eserini yazdı...
Marx'a göre, "çalışma hayatı yaratıcılıktan uzak olmamalı"...
Nasıl mı?
Yine Marx'a göre, "... Sabahları avlanırız, öğlen balık tutarız ve akşam opera ele...
Türkiye bunu başarır mı?
Serhat İNCİRLİ | 27 Nisan 2019, Cumartesi
Dünya’da petrol fiyatları artıyor...
Türkiye’nin genelde Amerika ve Avrupa Birliği ile özelde ise Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları nedeniyle bir çok ülkeyle ve ayrıca “İslam” içindeki “liderlik” kavgası nedeniyle ...