Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 16 Nisan 2019, Salı

Kaotik siyasi ortam, Binali Yıldırım'ın en büyük şanssızlığı

Paylaş  
19
21
18

Binali Yıldırım’ı dinledim dün...

Söylediklerinin “yalan, yanlış, propaganda” olduğunu asla düşünmüyorum...

Aynı durumda olsa, CHP de bir başka parti de elbette itiraz ederdi; sonuna kadar hukuki yolları denerdi ve varsa gücünü de kullanırdı!

Hatta CHP, geçen yerel seçim, buna benzer itirazları yapmış...

Ama Binali Yıldırım bence çok şanssız...

-*-*-

Türkiye’nin içine sürüklendiği kaotik siyasi ortam, Yıldırım’ın en büyük şanssızlığı...

Diyelim ki gerçekten Ak Parti veya Yıldırım haklı; sayım ya da seçim yenilendi ve kazandılar...

Böyle bir “kazanım”; mevcut siyasi ortamda “kabul” görür mü?

-*-*-

Bence kesinlikle görmez.

Ne ulusal sınırlar, ne de uluslararası çevreler böyle bir sonucu kabul eder.

Haliyle, Yıldırım’ın en büyük şanssızlığı burada.

-*-*-

Türkiye’de iki keskin cephe oluştuğu gayet net görünüyor.

Biri, “liderlik sıkıntısını henüz yaşamamış”, Erdoğan ve Ak Parti önderliğindeki cephe...

İkincisi ise “liderlik sıkıntısı had safhada olan”, Kemalist cephe... Bu cepheye CHP’nin önderlik ettiği ortada ama CHP’nin veya Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliği, güçlü ve sürükleyici bir önderlik değil...

-*-*-

Bazı tahminlerde bulunmak istiyorum...

Birincisi; İstanbul’da seçim tekrarlanır veya sonuç değişirse; kaotik siyasi ortam sokağa da yayılabilir. Hatta yayılır...

-*-*-

Bu noktada; “... Yasal hakkımızı kullandık, sonuç değişmedi, 10 bin 12 bin gibi çok küçük bir farkla kaybettik; Ekrem İmamoğlu’na başarı diliyoruz, yolu açık olsun” demek; gerginliği hafifletebilecek tek çaredir diye düşünüyorum.

-*-*-

Haaaa, elbette uzaktan gazel okumak kolay.

“... Ne demek! Seçimleri yenilemek de sayımı tekrarlatmak da hukuki hakkımızdır” diyenlere saygım sonsuz... İtirazım da yok...

Sadece seçimlerin yenilenmesi ve sayımın günlerdir sonlandırılamaması, gerginliğin artmasını sağlamaktan başka işe yaramaz...

Bu saatten sonra yenilenecek seçimlerde Binali yıldırım yüzde 95 oy alsa da “vicdanların başkanı” olamaz.

Bilmem anlatabildim mi?

-*-*-

“Erdoğan haklıdır, haksızdır, doğrudur, yanlıştır” gibisinden bir yorum salatasına da girmek istemem...

Ama, Erdoğan’ın çok uzayan “liderlik” görevi; haliyle kendisine bazı “demokrasi” dışı yakıştırmaların yapılmasını da doğal hale getirmiştir.

Ve İstanbul seçimlerine müdahale de “hukukidir, yasal haktır, demokratik tavırdır”ın ötesinde, Erdoğan’ın müdahalesine mal edilmektedir ve sonuç değişirse ya da seçim yenilenirse, mal edilme ayyuka çıkacaktır.

Erdoğan, hem içte hem de dışta kaybettiği “demokratik bir karakter olma” özelliğini daha da kaybedecektir.

Ganimet beytambal!

Biz bu davayı nerede kaybettik?

“Hayır efendim, kaybetmedik, bak dağlarda bayraklarımız dalgalanıyor, anavatanımız da yanımızda!”

Böyle de düşünebilirsiniz tabii ki!

Saygım sonsuz...

-*-*-

Peki derelerin yataklarını neden müdahaleyle değiştirmişiz?

Veya derelere neden müdahale etmişiz?

“Sahipsizlikten” değil mi?

Evet, “gavurun malı, beytambal kalsın” zihniyetinden değil mi?

-*-*-

Kıbrıs gazetesinin dünkü manşetindeki haber, bence “ilaç”tır bu konuda!

Su baskınlarına sebep olacak şekilde, derelere sekiz yerde müdahale etmişiz...

-*-*-

Sadece bunlar değil ki!

Derelerde, bentleri yıktık!

İhmal ettik!

-*-*-

Neden Güney’de benzer ihmal ve ihlaller olmadı?

Çünkü oradaki toprak ve dereler, “ganimet” değil!

Bilmem anlatabildim mi?

-*-*-

Peki toprağa gömülen fidanlar?

“Bu memleketin toprağı beytambalgalsın” zihniyetinin bir sonucu değil mi sence?

Sevgili Ömer Sarıoğlu kardeşim bir hadisi hatırlattı dün:

“Kıyamet kopmaya yakınken elinizde bir ağaç fidanı varsa ve onu dikmeye vakit bulabilirseniz onu dikin”.

 Ve benim de, İslam Dini Peygamberi Hz. Muhammed’e ait olduğu söylenen bir sözü geldi aklıma:

““Kim bir fidan diker veya ekin eker de bundan insanlar ve kuşlar faydalanırsa bunlar onun için hayır ve berekettir”...

-*-*-

Biz ne yaptık!

Toplu mezar kazdık!

İçine canlı fidanları gömdük!

Evet, toplu mezarlarla andığımız ve tarihimizin en kara lekeleri kadar büyük bir lekedir bu!

-*-*-

Peki ilgili şirket, neden yaptı bunu sizce?

Bence, “beytambalgalsın gavurun malı” dediği için!

-*-*-

İşte bu yüzden Kıbrıs sorunu çözülmelidir!

Çünkü, çözüm olmadığı sürece, üzerinde oturduğumuz bu topraklar, har vurup harman savuracağımız ve gözümüz gibi bakmayacağımız “ganimet beytambal” olarak kalacaktır!

Bunun adı tacizdir!

Polis milletvekilini durdurdu.

Aracına el koydu.

Anahtarını aldı.

Vekil, “Milletvekili dokunulmazlığı var, arabaya el koyamazsınız, bu bir suçtur” dedi.

Video çekti, canlı olarak paylaştı.

-*-*-

Dokunulmazlık bir yana.

Vekilin iddia ettiği gibi “bu bir skandal” mı değil mi bilemem...

Polisin niye böyle bir şey yaptığını da anlamadım.

Vekilin davacı olma hakkına saygım sonsuz.

-*-*-

Ama bildiğim tek şey, vekilin, polisleri canlı olarak yayınlamış olması ve polis memurunun adını – soyadını; ilgili amirin kimliğini açıklamasının en iyi tahminle “ayıp” olmasıdır. Asıl skandal bence budur.

-*-*-

“Kıbrıs Türk halkı bunu izlesin” dedi vekil.

İzledim!

-*-*-

Polis o araca veya anahtarına neden el koydu konusuna giremem, çünkü bilemem...

Ama vekilin yaptığı, açıkça tacizdir. Bundan eminim.

Ve vekil, polisin amiriymiş gibi davranmıştır.

Milletvekili, Türkiye’de polisin amiri mi değil mi bilemem ama burada kesinlikle değildir.

-*-*-

Polis, “emir aldım” demiştir ve anahtarı almıştır.

Bunu videoyla yayınlamak, “civilservant” olmak değil; kendini memleketin ağası ve sahibi sanmaktır.

“Süleyman Manavoğlu’nun şu anda bu skandala müdahale etmesini istiyorum” diye bağırmak bence “istifayı” da gerektirmektedir.

-*-*-

Kardeşim, sana karşı hukuksuzluk yapılması başka şeydir; hakkını aramak daha başka bir şeydir...

Ama bunun bir skandal ya da rezalet olduğuna karar vermek bambaşka bir şeydir!

Normal bir vatandaş olsaydın, “kızdın, yaptın” derdim...

Ama normal bir vatandaş olmadığını bağırarak dile getiren ve “dokunulmazlığım var, bana dokunamazsınız” diyen sendin! 

Olivia Culpo

Olivia Culpo, geçtiğimiz gün California’da, Coachella Müzik Festivali’nde görüntülendi. 26 yaşındaki model, 2012 Amerika ve Kainat güzeli... Ve çok güzel...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
1
 
0
 
0
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
16 Nisan 2019, Salı
gökhan magusalı         - magusa
toprağa gömülen fidanlar? YANİ FİDANLARI ÇÖPE Mİ ATMIŞLAR.BİR YAŞIMA DAHA GİRDİM. PEKİ KİM BUNLAR.NİYE AÇIKLAMIYORSUNUZ. HEY GİDİ HEY.KOLTUKLAR MAKAMLAR ŞAHANE.

YAZARIN SON 10 YAZISI
29 Nisan 2019, Pazartesi    Bu bir veda yazısı değil teşekkür yazısıdır
28 Nisan 2019, Pazar    Üretmeliyiz
27 Nisan 2019, Cumartesi    Türkiye bunu başarır mı?
26 Nisan 2019, Cuma    Her işin başı sağlık
25 Nisan 2019, Perşembe    Albayrak'ın Tatar ile görüşmesi meselesi!
24 Nisan 2019, Çarşamba    Yüzümüze gözümüze bulaşan bir mesele!
23 Nisan 2019, Salı    Afrikalı öğrenci ve göçmen sorunu!
22 Nisan 2019, Pazartesi    Siyaset ve Notre Dame Katedrali'nin kızı!
21 Nisan 2019, Pazar    Hal Yasası neden çıkarılacak?
20 Nisan 2019, Cumartesi    "Tükenişimiz" ne yazık ki kimsenin umurunda değil!

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu bir veda yazısı değil teşekkür yazısıdır
Serhat İNCİRLİ | 29 Nisan 2019, Pazartesi
Başlamadan belirteyim; ekmeğimi sadece gazetecilik denen meslekten kazanıyorum...
-*-*-
1989 yılında üniversitenin son sınıfıydım ve mezun olmam gereken yaz aylarında Girne’de garsonluk yapıyordum...
Voleybolcuydum...
Üretmeliyiz
Serhat İNCİRLİ | 28 Nisan 2019, Pazar
Karl Marx, 1846'da "Alman İdeolojisi" adlı eserini yazdı...
Marx'a göre, "çalışma hayatı yaratıcılıktan uzak olmamalı"...
Nasıl mı?
Yine Marx'a göre, "... Sabahları avlanırız, öğlen balık tutarız ve akşam opera ele...
Türkiye bunu başarır mı?
Serhat İNCİRLİ | 27 Nisan 2019, Cumartesi
Dünya’da petrol fiyatları artıyor...
Türkiye’nin genelde Amerika ve Avrupa Birliği ile özelde ise Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları nedeniyle bir çok ülkeyle ve ayrıca “İslam” içindeki “liderlik” kavgası nedeniyle ...