Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhat İNCİRLİ | 23 Nisan 2019, Salı

Afrikalı öğrenci ve göçmen sorunu!

Paylaş  
23
23
20

Daha önce de yazdım...

Afrikalı öğrenci ve göçmenler ile diğer ülkelerden gelen göçmenlerin çoğalması, polis açısından ciddi sıkıntı yaratacak...

Daha önce Türkiye’den gelen göçmenlerle ilgili olarak da sıkıntı yaşanmıştı.

Bu sıkıntı aslında çift taraflıdır.

Birincisi ve üzerinde duracağımız “sıkıntı”, kültürlerini anlamakta zorluk çekeceğimiz bu kardeşlerimizin “suç” işleme farklılıklarını çözmekte başarısız olma olasılığımızdır.

İkincisi ise onlara karşı eğitimsizliğimizin yarattığı ırkçı tavırlarımızdır.

-*-*-

Afrikalı kardeşlerimizi ya da onların olası suçlarını “eleştirmek” maksadıyla yazmıyorum...

Gayet doğal bir şeydir bu...

Polisi de eleştirmiyorum...

Kültürlerini, alışkanlıklarını, farklı yaşam inançlarını bilmediğiniz insanlarla ilgili toplumsal sorunları çözmek kolay değildir...

-*-*-

İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, Danimarka, İsveç, İsviçre, İtalya gibi çok göçmen alan ülkeler de benzer sorunları yaşar.

-*-*-

Haspolat-TaşkentAnayoluüzerindegeçtiğimizgünbirgencincesedinibulan polis kimliğini tespit etmekte çok zorlandı…

Önce, “Austine Wallie” dendi, daha sonra, “Walshak Augustine Ngok” açıklaması yapıldı…

-*-*-

Bırakın kimliği, eğlenceleri, konuşmaları, yemeleri, içmeleri, sarhoşlukları, polisle konuşmaları ve daha bir yığın alışkanlıkları farklı olabilecek bu insanlara karşı, polisin çok eğitimli olması kaçınılmazdır.

-*-*-

Polisin bu konuda eğitilme şansı var mı?

Çok zayıftır.

Polisine eleman açığı da ciddi boyuttadır.

Dolayısıyla bu soruna çözüm bulunmasının ciddi sıkıntıları söz konusudur.

-*-*-

Ve haliyle, (en acısı) devletinizin ya da hükümetinizin bu konuda eli kolu da bağlıdır.

Yok da be YÖK!

KKTC üniversitelerinde okula gitmeden diploma alanlar var mı?

Mutlaka vardır...

Peki Türkiye’de veya başka ülkelerde yok mu?

Kesinlikle vardır.

Hatta Türkiye’de “çok daha fazla vardır” dersem, yalan söylemiş olmam...

-*-*-

Mesele bu değil ama...

Mesele, YÖK’ün bu konuda kamuoyuna resmi açıklama yapmış olması meselesidir...

-*-*-

Efendim gizli mi tutmalıydı?

Efendim kabahat bizim üniversitelerimizde değil mi?

-*-*-

Bu soruları yanıtlayalım;

Evet, YÖK bunu gizli tutmalıydı... Dünkü Kıbrıs Postası’nda sevgili Vatan Mehmet’in de yorumladığı gibi, “KKTC’deki ilgili bakanlığa ve YÖDAK’a bilgi vermekle, ‘tedbir alın kardeşim’ demekle yetinmeliydi...

Evet, bizim üniversitelerimizde de kabahat var ammma...

-*-*-

Evet işin amması var!

Neden mi?

Üniversitelerimiz, bizim göz bebeğimiz ve can damarımızdır.

Arada kuruları yakalım tabii ki ama yaşlara dikkat etmemiz kaçınılmazdır.

Eğer anavatan dediğimiz ülkenin bir kurumu, “... yakın” der ve kuruların yanında yaşları da bertaraf ederse, etmeye kalkarsa, o kuruma “haddini bildirmek”, bu ülkeyi yönettiğini iddia eden herkesin temel görevidir.

-*-*-

Her ne kadar kendini hala Hatay’da ağa sanan vekilimiz Bertan Zaroğlu’nun da!

Şaka yaptım...

Bertan Zaroğlu da, Erhan Arıklı da, İzzet İzcan da, Alpay Durduran da, Ersin Tatar da, Derviş Eroğlu da, Özer Kanlı da, Tufan Erhürman da, Kudret Özersay da...

“Ben KKTC’nin bir siyasetçisiyim” diyen herkesin bu konuda dik durması kaçınılmazdır.

-*-*-

Protokol çalışmaları, ayar çekme konuşmaları, para verdiydik, vermediydik, özelleştirdiydik, özelleştirmediydik, reçete vardı da uyduyduk veya uymadıydık konusu bir yana...

Türkiye’den bu büyüklükte bir tokat yediğimizi hatırlamıyorum...

-*-*-

Gazeteleri yazıyor...

Üniversitelerimizi kötülüyor...

Bir dereceye kadar anlıyorum; rekabet vardır ve TC’deki üniversiteler, bizdekilerin popüler olmasını pek hazmetmemektedir...

Ama bunun devlet aliyle yapılması, ayıp ötesidir.

Kimse kusura bakmasın ama “Rauf Denktaş’tan, Adnan Menderes’ten, Fatin Rüştü Zorlu’dan, Alparslan Türkeş’ten, Bülent Ecevit’ten, Turhan Feyzioğlu’ndan, Necmettin Erbakan’dan, Süleyman Demirel’den, hatta biraz Turgut Özal’dan kalma “milli dava”, YÖK’ün bu açıklaması ile hançerlerin en ciddisi ile sırtından hançerlenmiştir...

Bunun başka bir açıklaması da yoktur!

-*-*-

Aynı şeyi “ben” söylesem “zaten haindir” diyecektiniz...

Aynı şeyi, “Rum Tarafı” söylese, “Rum – Yunan zihniyeti nefes bile almamızı istemiyor” diyecektiniz...

Lütfen şimdi de bir şey deyin!

En azından, “Yok da be YÖK” deyin!

Korkmayın!

Güvenlik ve garantiler devam ediyor, Rumlar sizi kesmez!

Hayırlı olsun

Dörtlü Koalisyon gitti gidiyor!

“Üç vakte kadar” demiştim yaklaşık üç hafta önce...

Aslında, “üç güne kadar kesin gider” demişti çok önemli bir kaynağım...

Üç hafta doldu dolacak!

Falımız doğru çıktı, çıkacak gibi!

-*-*-

Yeni bir hükümet elinde sihirli değnekle mi gelecek?

Elbette hayır!

Peki, yeni bir hükümet, Türkiye ne isterse kabul mu edecek?

Reçeteler anında yaşama mı geçecek?

-*-*-

Çok riskli bir durum!

Sendikalar, bazı reçeteleri yaşama geçirtmeyebilir!

-*-*-

Ama asıl meseleyi unutacağız bir süre...

Yeni bir hükümet oluşacak...

Yeni bakanlar, yeni atamalar, yeni müsteşarlar, yeni özel kalem müdürleri...

Birçok kuruma yeni müdür...

-*-*-

Dörtlü Koalisyon’un yaptığı atamaların neredeyse tamamı, odalarındaki mefruşatı yeniledi, değiştirdi.

Devlet dairelerinde değil sadece.

Bazı kurumlarda bile...

Televizyonlar yenilendi, dev ekranlı olanlar değiştirildi falan...

Çiçekler alındı, gönderildi.

Tebrik ziyaretleri yapıldı.

-*-*-

Toplumun parası, resmen çullisine harcandı.

Yine harcanacak.

-*-*-

Yönetim kurulları değişecek.

Bazı memurlar yer değiştirecek.

-*-*-

Yeni hükümet kurulacak.

Hayırlı ve de uğurlu olsun.

Çok büyük olasılıkla, UBP’de bazı küslükler de yaşanacak.

Çünkü en fazla “yedi kişi” bakan olacak...

Hatta “Maliye Bakanı dışarıdan gelecek, TC öyle istiyor” gibi “duyumlarım var...

-*-*-

Ama kimse, “Kıbrıs sorunu artık kesinlikle ve de kesinlikle çözülmelidir, bu garagözlüğe, bu sahteliğe, bu pseftoluğa bir son verilmelidir” demeyecek...

-*-*-

Kudret Özersay geçenlerde BM’yi aşağılamak için, “bize gurdalanın diyorlar” demişti...

Sevgili hocam, yıllardır gurdalanıyoruz zaten!

BM ile de hiç alakası yok bu gurdalanışın!

Kim “gurdalandırıyor” bizi keşke görseniz, bilseniz ya da konuşsanız!

Neyse, UBP – HP koalisyonu hayırlı olsun efendim...

23 Nisan Çocuk Bayramı’nız da kutlu olsun!

Bella Hadid

Bella Hadid... 22 yaşında... Dünya’nın en ünlü ve en çok kazanan modellerinden biri... Cannes sahillerinde tatil yapıyor... Denize giriyor... Ve fotoğrafçılara görüntü veriyor... Çok güzel kadın...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
1
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
23 Nisan 2019, Salı
GÖKHAN MAĞUSALI         - MAĞUSALI
Demek bu ülkede herşey doğal...9 gün okula git diplomayı kap doğal...İhaleyi kap fidanları çöpe at doğal...Her şey doğalsa öyle kalsın. Artık yorum da yazmayacağım. İyi günler.

YAZARIN SON 10 YAZISI
29 Nisan 2019, Pazartesi    Bu bir veda yazısı değil teşekkür yazısıdır
28 Nisan 2019, Pazar    Üretmeliyiz
27 Nisan 2019, Cumartesi    Türkiye bunu başarır mı?
26 Nisan 2019, Cuma    Her işin başı sağlık
25 Nisan 2019, Perşembe    Albayrak'ın Tatar ile görüşmesi meselesi!
24 Nisan 2019, Çarşamba    Yüzümüze gözümüze bulaşan bir mesele!
22 Nisan 2019, Pazartesi    Siyaset ve Notre Dame Katedrali'nin kızı!
21 Nisan 2019, Pazar    Hal Yasası neden çıkarılacak?
20 Nisan 2019, Cumartesi    "Tükenişimiz" ne yazık ki kimsenin umurunda değil!
19 Nisan 2019, Cuma    En güzel hareket!

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu bir veda yazısı değil teşekkür yazısıdır
Serhat İNCİRLİ | 29 Nisan 2019, Pazartesi
Başlamadan belirteyim; ekmeğimi sadece gazetecilik denen meslekten kazanıyorum...
-*-*-
1989 yılında üniversitenin son sınıfıydım ve mezun olmam gereken yaz aylarında Girne’de garsonluk yapıyordum...
Voleybolcuydum...
Üretmeliyiz
Serhat İNCİRLİ | 28 Nisan 2019, Pazar
Karl Marx, 1846'da "Alman İdeolojisi" adlı eserini yazdı...
Marx'a göre, "çalışma hayatı yaratıcılıktan uzak olmamalı"...
Nasıl mı?
Yine Marx'a göre, "... Sabahları avlanırız, öğlen balık tutarız ve akşam opera ele...
Türkiye bunu başarır mı?
Serhat İNCİRLİ | 27 Nisan 2019, Cumartesi
Dünya’da petrol fiyatları artıyor...
Türkiye’nin genelde Amerika ve Avrupa Birliği ile özelde ise Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları nedeniyle bir çok ülkeyle ve ayrıca “İslam” içindeki “liderlik” kavgası nedeniyle ...