Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dyt. Meral KORAL | 7 Mayıs 2016, Cumartesi

Sağlıklı yaşlılık dönemi için sağlıklı beslenme önerileri

Paylaş  
49
117
52

Sağlık genel olarak; “Bedensel, ruhsal ve sosyal bakımlardan tam bir iyilik halidir” şeklinde tanımlanmaktadır.Yaşlanma ise, yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma, çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin giderek azalması olarak tanımlanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, yaşlanan dünyamızın yaşlanan insanları göz önüne alınarak; yaşlıların özellikle sağlık açısından ayrıcalıklı bir risk grubu oluşturduğunun bilincinde olmalı , daha sonra da toplumda bir duyarlılık oluşmasına katkıda bulunmalıyız.

Sağlıklı bir yaşlılık süresince sağlıklı beslenmek için beslenme önerileri:

Besin çeşitliliği sağlanmalıdır

Karbohidrat, protein, yağlar, vitaminler, mineraller, posa ve su vücudun sağlıklı çalışabilmesi için ihtiyacı olan besin öğeleridir. Vücudun ihtiyaç duyduğu tüm bu besin ögelerini tek başına sağlayan mucize bir besin yoktur. Besinlerimizi içermiş oldukları besin ögelerine göre süt ve süt ürünleri, et ve benzeri besinler (et, yumurta, kuru baklagiller,yağlı tohumlar), taze sebze ve meyveler, ekmek ve tahıl grubu (pirinç, bulgur vb.) gibi 4 grupta sınıflandırabiliriz. Besin çeşitliliğini sağlamak için her öğünde, bu dört besin grubundaki besinler birlikte yaşlı bireyin

gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmelidir. Yine farklı öğünlerde, aynı besin grubundan

farklı besinler seçilerek çeşitlilik sağlanmalıdır. Az miktarlarda öğün sayısı artırılarak tüketilecek öğünler sindirim güçlüğünü önleyecektir.

İdeal vücut ağırlığı ve kas gücü korunmalıdır

Bireyler yaşlandıkça, gençlik yıllarına göre daha az enerji harcarlar. Kas kütlesi vegücündeki azalma, fiziksel aktivitede azalmaya neden olur. Bunun sonucunda metabolik hız ve kemik mineral yoğunluğu da azalır. Yaşlanma ile oluşan enerji harcamasındaki azalma, enerji tüketimindeki azalma ile dengelenerek, ideal vücut ağırlığı sürdürülmeli ve vücut yağının artması önlenmelidir. Şişmanlık beraberinde kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, kanser gibi hastalıklara da zemin hazırlar.

Yaşlılarda ağırlık kaybı ve kazanımına dikkat edilmelidir. Bu değişikliklerin zamanında

farkedilebilmesi için, haftalık olarak vücut ağırlığı izlenmelidir. Son altı aylık zaman diliminde 4.5-5 kg istem dışı ağırlık kaybı veya kazanımı kötü beslenmenin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir ve nedenleri araştırılmalıdır.

İdeal vücut ağırlığının korunması, kas kuvvetinin sağlanması, kemik mineral kaybının önlenmesi için fiziksel aktivite arttırılmalıdır.

Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır

Vitaminler, mineraller ve fitokimyasal olarak isimlendirilen ögelerden zengin olan, sebze ve meyvelerin bol ve çeşitli tüketilmesinin kalp hastalıkları, bazı kanser türleri ve insüline bağlı olmayan diyabetten (şeker hastalığından) korunmada, hipetansiyonun önlenmesi ve kontrolünde, katarakt ve diğer bazı göz hastalıklarından korunmada etkili olduğu bilinmektedir. Sebze ve meyveler pişirilerek veya çiğ olarak tüketilebilir. Pişirme, birçok sebzenin aromasını arttırır ve sindirimini kolaylaştırır. Çiğneme ve yutma güçlüğü olan yaşlılar genelde tüm sebze ve meyveleri pişirerek tüketme yolunu tercih edebilirler. Ancak, aşırı pişirilmiş sebzelerde besin ögelerinde kayıplar oluşur. Sebzelerin besleyici değerini

kaybetmemeleri için yağda kızartma yerine kendi suyunda pişirme yöntemi tercih edilmeli ve pişirme suları dökülmemelidir. Aksi takdirde suda eriyen vitaminlerde önemli kayıplar oluşmaktadır. Günde 400 gramın üzerinde sebze ve meyve tüketilmelidir.

Ekmek ve diğer tahıllar yeterli miktarda tüketilmelidir

Ekmek, pirinç, makarna, bulgur ve unla yapılan besinler karbohidratların zengin kaynağıdır. Tahıllar genellikle düşük yağlıdır ve kolesterol içermezler. Kepekli tüketildiklerinde B grubu vitaminler, E vitamini, özellikle demir, çinko, magnezyum ve fosfor olmak üzere bir çok minerali içerirler. Ayrıca posa sağlarlar. Bu nedenle kepekli tahılların şişmanlık, şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, bazı kanser türleri ve konstipasyonun önlenmesinde rolü vardır.

Doymuş yağ tüketimi azaltılmalıdır

Yaşlıların beslenmesinde doymuş ve trans yağların tüketimi azaltılmalıdır. Diyetle doymuş hayvansal yağların ve katı margarinlerin tüketiminin artması, kan kolesterol düzeyinin artmasına neden olur. Yüksek kan kolesterolü, kalp damar hastalıkları için risk faktörüdür. Diyette yağın azaltılmasında; kırmızı etin yerine derisiz tavuk veya hindi eti tercih edilmeli, etler görünen yağlarından temizlenmeli, et yemeklerine ilave yağ eklenmemeli, besinlerin yağı azaltılmış light olanları tercih edilmeli (light süt, light yoğurt, light peynir vb), yağ içeriği yüksek (özellikle margarin içeren) bisküvi, kraker ve kekler fazla tüketilmemeli, yemekler hazırlanırken yağda kızartma yerine ızgara, fırında pişirme ve haşlama yöntemleri uygulanmalıdır. Balık çoklu doymamış yağ asitleri (özellikle omega-3 yağ asitleri) içeriği nedeniyle, yaşlılarda haftada en az iki kez yenilmelidir. Bu yağ asitlerinin görme, bilişsel fonksiyon, kemik-eklem hastalıkları, kan lipitleri üzerine olumlu etkilerinin olduğu bilinmektedir.

Su ve diğer sıvılar yeterli miktarda tüketilmelidir

Yaşlıların günde en az 2 litre sıvı tüketmesi gereklidir. Gereksinmeyi karşılamak için günde 8-10 bardak sıvı tüketilmesi uygun olacaktır. Yaşlı bireyler susama hissini beklemeden belirli aralıklarla su içmelidir. Yeterli su veya sıvının tüketilmesi; normal böbrek fonksiyonlarının sürdürülmesi, idrar yolları enfeksiyonları, böbrek taşları ve kabızlığın önlenmesi açısından gereklidir. Taze sıkılmış meyve suları, süt, ayran ve çorbalar yaşlılar için uygun sıvı kaynaklarıdır ve aynı zamanda diğer besin ögelerini de içerirler. Yaşlı bireylerin sıvı alımında ve kalsiyum gereksinmesini karşılamada süt iyi bir içecektir. Kahve, çay ve kola gibi kafeinli içecekler orta derecede tüketilmeli, bitki çayları tercih etmelidir.

Posa tüketimi arttırılmalıdır

Posa içeriği yüksek besinler sırasıyla kuru baklagiller, tahıllar ve sebze meyvelerdir. Posa; şeker hastalığı, kanser ve koroner kalp hastalığı riskini azalttığı gibi bu hastalığı olan yaşlılarda tedavi edici özellik taşır. Kabızlığı önler, bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesi açısından önem taşır. Ayrıca kalın barsak kanseri oluşum riskini azaltır. Yaşlılarda yeterli posa alımının sağlanmasında; kurubaklagil yemekleri haftada 2-3 kez tüketilmeli, sebze ve meyve tüketimi arttırılmalı ve kepekli ekmek tercih edilmelidir.

Kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir

Yeterli kalsiyumun alınması kemik mineral kaybını azaltır, kemik sağlığının korunmasında önemli rol oynar. Bu nedenle yaşlılıkta kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketilmelidir. Kalsiyumun en iyi kaynağı süt ve süt türevleridir (yoğurt, peynir, çökelek vb.). Bazı yaşlıların süt şekeri laktozun sindiriminde sorunları vardır. Bu yaşlılarda bir defada az miktarlarda sütün içilmesi veya özel laktozu azaltılmış sütlerin tüketilmesi uygundur. Sütün yerine az yağlı ayran, yoğurt, peynir de tüketilebilir. Yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve pekmez de kalsiyumdan zengindir. Kalsiyumun vücutta kullanılabilmesi için D vitaminine gereksinme vardır. Besinlerle D vitamini gereksinmesi karşılanamadığından yaşlıların güneş ışınlarından yeterince yararlanması sağlanmalıdır. Evde cam arkasından güneşlenmede, ultraviyole ışınları camdan geçemediği için vücutta D vitamini sentezi yapılamaz.

Tuz ve sodyum tüketimi azaltılmalıdır

Az tuzlu besinler tercih edilmelidir. Sofrada yemeklere tuz eklemesi yapılmamalıdır. Aşırı tuz tüketimi hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve idrarda kalsiyum atımında artış nedeniyle osteoporoza neden olabilmektedir. Tuzun bileşimindeki sodyum, doğal olarak besinlerin yapısında da bulunur.Hayvansal kaynaklı yiyeceklerdeki sodyum, bitkisel kaynaklı olanlardan daha fazladır. Tuz kısıtlaması yapılan yaşlılarda az tuzlu ve tuzsuz pişirilen yemeklere çeşitli baharatların eklenmesi, lezzeti arttıracağından tüketimi kolaylaştıracaktır.

Şeker tüketimi azaltılmalıdır

Şekerler, basit karbonhidrat kaynağıdır. Yaşlılar duyu kaybı nedeniyle tuzlu ve şekerli besinleri daha çok tercih ederler. Yaşlı beslenmesinde basit şeker (çay şekeri, reçel, bal vb.) tüketimi azaltılmalıdır. Bunların yerine kompleks karbonhidratlardan (tahıllar, kurubaklagiller,patates vb.) zengin besinler tercih edilmelidir. Basit şekerler sadece enerji sağlarken, kompleks karbonhidratları içeren besinler ile enerjinin yanı sıra vücut çalışması için gerekli olan protein, vitamin, mineraller ve posa sağlanmış olur. Şişmanlık, şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları riski azaltılabilir. Şeker tüketimi sınırlandırılması ve ağız hijyenine dikkat edilmesi ile çürük oluşum oranı da azalacaktır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Ekim 2016, Cumartesi    Selülitten kurtulmak için beslenme önerileri
8 Ekim 2016, Cumartesi    Diyet destek ürünleri sağlığa yararlı mı?
1 Ekim 2016, Cumartesi    Gözün her gördüğü yiyeceği yiyerek sağlıklı olunur mu?
24 Eylül 2016, Cumartesi    Okul zili çaldı... Okula gönderirken çocuğumun sağlıklı beslenmesi için neler yapmalıyım?
17 Eylül 2016, Cumartesi    Zayıflık sağlığın göstergesi midir?
3 Eylül 2016, Cumartesi    Sağlıklı pişirme yöntemleri
27 Ağustos 2016, Cumartesi    Metabolizmanın olmazsa olmazı "su"
20 Ağustos 2016, Cumartesi    Beslenme ile kansızlık arasında bir ilişki var mı?
13 Ağustos 2016, Cumartesi    Sağlıklı bir kalbe sahibi olmanın püf noktaları
6 Ağustos 2016, Cumartesi    Yaz aylarının popüler meyvesi karpuz

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Selülitten kurtulmak için beslenme önerileri
Dyt. Meral KORAL | 15 Ekim 2016, Cumartesi
Kadınların korkulu rüyası selülit "acaba kaçınılmaz bir sağlık sorunu mu?. Yoksa "korunmanın bir çözümü var mı?" soruları özellikle görünümüne önem veren bayanların kafasını oldukça meşgul eder. Selülit sanıldığı gibi...
Diyet destek ürünleri sağlığa yararlı mı?
Dyt. Meral KORAL | 8 Ekim 2016, Cumartesi
Piyasada bulunan kapsül, tablet, kurutulmuş tohum, yaprak veya bitki gibi diyet eklerinin yararlı olup olmadığı halen çalışmalarla kanıtlanmaya çalışılmaktadır. Medyanın da yönlendirmesiyle halk arasında bunların muci...
Gözün her gördüğü yiyeceği yiyerek sağlıklı olunur mu?
Dyt. Meral KORAL | 1 Ekim 2016, Cumartesi
Bilinçli ve farkında olarak yapılan her şey daha anlamlı ve mutlu hissettirir düşüncesindeyim. Beslenirken de bilinçli ve farkına vararak beslenmenin sağlıklı beslenmemiz için daha özenli olacağımızın göstergesidir . ...