Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Kutay BEKTAŞOĞLU | 19 Mart 2015, Perşembe

Kıbrıs'ta “çözüm”den Türkiye'de “çözüm sürecine”

Paylaş  
64
145
73

Türkiye’nin, “Arab Baharı” sürecinde, hemen hemen hiçbir öngörüsü tutmamıştır. Takındığı tavır ve ilişki ağları sayesinde de, “değersiz bir yalnızlık” içerisine girmiştir. Türkiye’nin, Yeni Ortadoğu’nun oluşum sürecindeki denklemlerdeki yeri, bir türlü beklediği gibi olamadı.  Suriye direnirken, Suriyedeki “dıştan güdümlü” muhalefetin açmazları ve tıkanıklığı, adeta Türkiye’nin bir iç sorununa dönüştü. Ayrıca, aynı dönemde, Kürt hareketinin yükselişi, “Kobani Direnişi” ve Kürtlerin, bölgenin önemli bir gücü olarak, kendilerini kabul ettirmeleri, Türkiye’nin önleyemediği gelişmeler olmuştur. Türkiye’nin kendine özgün çıkar, beklenti ve öngörüleri zaman içinde bölgesel denklemle çelişti. Türkiye’nin Ortadoğu politikasının açmazları ve “Kürt sorunu” nun bölgesel bir sorun olarak kabul görmesi, Türkiye’nin iç ve dış politik denklemini alt üst etti. Böylece, Türkiye’nin iç ve dış politik denklemine yeni bir dizaynın gerekliliği de, ortaya çıkmışa benziyor. 

Artık,Türkiye’nin sınırları dışında, “Kıbrıs sorunu”’nun yanına, bölgesel olarak ,“Kürt sorunu” da eklemleniyor...  Bundan sonra Türkiye’nin amacı, muhtemelen Türkiye’deki “Çözüm Sürecini” ,  Kıbrıs’taki “Çözüm Süreci” ne benzetmek olacaktır. 

BÖLGEDE  KÜRTLER  DİKKATE  ALINMAK  ZORUNDA

Türkiye’nin Ortadoğu politikasını belirleyen,esasen “Kürt Sorunu” ve bu doğrultudaki gelişmeler olmuştur. Bölgenin,  yeraltı ve yerüstü enerji kaynaklarından pay kapma  çabası da, bölgesel olarak “Kürt Sorunu” bağlantılı olarak ele alınmaya çalışılmıştır...

Türkiye, “düştü dücecek” diyerek ,Kobani’ nin düşmesi gerektiğini hesap ederken, “Kobani Direnişi”, Kürt hareketine ivme kazandırmıştır.Ayrıca, kendi içerisinde de birtakım dengelerin, yeniden kurulmasına  hizmet etmiştir. Kobani direnişi ve “Rojava olayı” ,Barzaninin de, Rojava oluşumuna yaklaşımında, değişikliğe gitmesini zorunlu hale getirmiştir. Başlangıçta, emparyalist güçler, bölgesel devletler ve ‘’IŞİD’’ ile  ‘’birlikte’’ ,Rojava’yı boğmaya çalışan, Barzani yönetimindeki “bölgesel Kürt yönetimi” olmuştur. Ancak sürecin ilerleyişi ve son Kobani direnişi ile “farklı” bir tutum almak zorunda kalmışlardır. ABD ve “Batı Bloğu” da, hesap ve planlarında olmamasına rağmen, kendi çıkarları doğrultunsunda, “Kobani direnişi”’ ne, sonradan destek ve katkı sağlamışlardır. Bu durum, yeni dengelerde ,Kürtlerin önemli bir yerinin  olacağının da habercisi olmuştur... Bu nedenle de, ‘’Barzani” ‘yi, Rojova oluşumuna bulaştırılmaya çalışıyorlar. Bu arada, ‘’Rojava oluşumunun’’, “ kontrol altında” yönlenirilebilmesi de, planlarının bir parçasası olarak algılanmalıdır. Artık, Barzani mi Rojavayı, Rojava mı “Bölgesel Kürt Yönetimini”, yoksa ikisi birbirini mi etkiler. Onu zamanla göreceğiz... Ama görünen o ki, yeni dizayn içerisinde, Kürtler artık bölgesel bir güç olarak kabul görme durumuna gelmişlerdir... 

SÜLEYMAN  ŞAH  TÜRBESİ  NEYİ  ANLATIYOR

Türkiye’nin, Suriye’ye ve Rojava oluşumuna karşı, müdahale etme gerekçesi olarak da kullanmaya çalıştığı “Süleyman Şah Türbesi” ni, Kürtlerin ve İŞİD’ in yardımı ile  yeni yerine taşıdığı iddia ediliyor... Türbenin  bulunduğu Karakozak köyünden, ‘’IŞİD’’ in Kürtler tarafından çıkartılacağı, gelişmelerle hemen hemen belli olduğu için mi?  türbe taşındı... Türkiye seçim öncesi Kürtlerle veya İŞİD ile yeni bir “sorunla” karşı karşıya kalmamak için, “anlaşılarak” mı, türbe şimdiki  yerine taşınmıştır? Taşınan yer, öyle bir yer ki,Türkiye – Suriye  (Kürtlerin denetimindeki Rojava bölgesi) sınırının 200m ilerisi... 

Türbe, şimdiki yerine, muhtemelen belli pazarlıklarla yerleştirilmiştir. Belli ki, “Rojava Oluşumu”, bu duruma, ‘’kendini kabul ettirebilme’’ düşüncesiyle, sıcak bakmıştır. Ancak unutulmamalı ki, Türkiye’ nin, bu bölgede, bir “Tampon Bölge” projesi, planı ve isteği de vardır. Daha önce , böyle bir projesi olduğunu açıklamıştı. Görünen o ki, türbe 200m Türkiye sınırına yaklaşmıştır. Ancak, Suriye topraklarında, kendine yer bulmuştur. Türkiye’ ye getirilmemiştir. Artık, “Tampon Bölge” için, gerekirse, tütbe de bir gerekçe olabilir... 

Süleyman Şah türbesi , artık türbe olmaktan çıkmıştır. O, artık Suriye’ deki gelişme ve dengelerin, Türkiye adına, aktif bir parçası haline gelmiştir...Özellikle, “Rojava Oluşumunun” gelişim seyrine göre, türbenin yeni yerinin anlamı, daha net ortaya çıkacaktır...   

Daha önceleri,  “Kobani’ nin düşmesi de, düşmemesi de, Türkiye için bir handikaptır. Ancak Kobani düşmeyecek ve ondan sonra,Türkiye’ de başlamayan “ Çözüm Süreci” başlama durumuna gelebilecektir” diye yazmıştım... Bugünlerde ise, AKP ve HDP ortak bir açıklama yaparak, on madde üzerinden, “Çözüm Sürecinin”  başlayabileceğini, “tedirgin” bir şekilde ifade ediyorlar. “Çözüm süreci”, Kürtler açısından bölgede çoktan başlamıştı. Ancak AKP veya devlet açısından durum pek öyleye benzemiyor... Ne var ki, HDP bu koşullarda, seçim barajını aşabilirse “çözüm süreci” , Türkiye açısından da başlayacaktır.  Görünen o ki, HDP barajı aşacaktır... 

‘’ÇÖZÜM SÜREÇLERİ’’ , “NAKAVT”  HAMLESİNE DÖNÜŞMESİN

Küresel güçlerin, sömürü ağları içerisindeki bölgemizde, dengeler ve yeni sömürü ağları, yeniden kurulmaya çalışılıyor.  Oluşturulan denklemlerin çözümünde, ezilen, sömürülen kesimlerin, çıkarlarına yer olmadığı, süreç içerisinde defalarca kanıtlanmıştır. Çok dillendirilen, ve bölgesel sorunlar haline gelmiş olan, Filistin ve Kürt sorunlarının çözümü, ne bölgesel devletler, ne de emperyalistlerin umurunda değildir. Hiçbir zaman da samimi bir yaklaşım ortaya koymamışlardır. Tüm bunlara örnek, bölgesel sorunları etkileyen, yönlendirebilen, ABD ve “Batı Bloğu” çıkar  ve projeleri doğrultusunda şekillenebilen bir “sorunsuz Kıbrıs sorunu” da vardır. Ancak bölgsel bir sorun olamamıştır. Aslında bölgesel projelerin önemli bir amacı da, “Kürt sorunu” nu , “sorunsuz Kürt sorunu”. “Filistin sorununu” da “sorunsuz Filistin sorunu” haline getirmektir... Bu haliyle “Sorunsuz kıbrıs Sorunu”, Kürt ve Filistin sorunu “çözümüne!”, bir örnektir. Irak  ve Suriye’ de oluşturulmaya çalışılan parçalı yapılara da bir örnektir. 

Kürt ve Filistin “çözüm süreçlerini”, Kıbrıs sorunundan ayıran birçok özellik vardır. Ancak, önemli bir durum da, Filistinlilerin ve Kürtlerin buıgün verdikleri mücadelelerdir... Bizde sorun var, bizi dikkate almadan bu sorun çözülemez. Bizim de taleplerimiz, haklarımız ve hayal ettiğimiz bir geleceğimiz var... demektedirler. Şimdilik,bizim gibi, “denklemin gönüllü sabiti” olmak istemeyenler, seslerini duyuruyorlar. Ve etkindirler. Kıbrısta ise Kıbrıslı Türkler ve Rumlar “Gönüllü Sabit” olmayı çoktan kabul etmişlerdir. Taraflarını, hep emperyalist projelerden yana belirlemişlerdir.  

Türkiye’ deki Kürt sorununa ilişkin, “ çözüm süreci” nin samimiyetini anlamak için tarafların, “ Kıbrıs Sorunu” nundaki samimiyetine bakmak yeterlidir... Bu şekliyle, 40 yıldır süren “Kıbrısta çözüm” süreci, birkaç 40 yıl daha süreceğe benziyor... Ne , ‘’Gali fikirler dizisi”, ne “güven artırıcı önlemler”, ne “Annan Planı”, ne de benzerlerinde, ne Kıbrıslı Türklerin, nede Kıbrıslı Rumların sözü geçmedi. Tümünde de, zamana ve dengelere oynandı...Yeni bölgesel denge ve projelere göre, statiko’da ayarlamalar yapılmaya çalışıldı...

“Çözüm süreçlerinde”, halklar ve onların örgütlü güçleri, tarafını, emperyalist projelerin muhalif tarafında belirlerlerse, “çözüm süreci” nin, halklar adına bir anlamı olur... 

Kıbrıs’ ta “Çözüm Süreci” ,özellikle Kıbrıslı Türkler  için ,“nakavt hamlesi” sürecine dönüşmüştür. Kürtler , bu süreçten ders çıkartmalıdırlar...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
27 Temmuz 2017, Perşembe    Müzakereler ve bizdeki "solun!" düşündürdükleri
21 Haziran 2017, Çarşamba    "Katar krizi, Trump ve İran"
22 Şubat 2017, Çarşamba    "Arab diktatörlüklerine giden yol"
3 Kasım 2016, Perşembe    "Büyük Ortadoğu Projesi'nden, Kıbrıs'ta düzenleme sürecine (2)"
31 Ekim 2016, Pazartesi    "Büyük Ortadoğu Projesi'nden, Kıbrıs'ta düzenleme sürecine"(1)
6 Ekim 2016, Perşembe    "Fırat kalkanı ve Kıbrıs'ta çözüm"
30 Mayıs 2016, Pazartesi    "Yeni Ortadoğu'da, yeniden eski ayarlar ve Kıbrıs"
14 Ocak 2016, Perşembe    "Yeni Ortadoğu’da İsrail ve Kıbrıs"
14 Aralık 2015, Pazartesi    "Kıbrıs'a su boru hattı, Türkiye'nin nefes borusudur"
7 Aralık 2015, Pazartesi    "Bölgede Rusya ile İran artık daha rahat"

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Müzakereler ve bizdeki "solun!" düşündürdükleri
Kutay BEKTAŞOĞLU | 27 Temmuz 2017, Perşembe
Artık kendi kendimizi kandırmaya son verelim.
Bölgesel gelişmelere, yeniden ve yeniden oluşan dengelere baktığımızda, her dönemin değişmezi ve denklemlerdeki yeri, Kıbrısın bugünkü durumudur.
Onyıllardır süren “görü...
"Katar krizi, Trump ve İran"
Kutay BEKTAŞOĞLU | 21 Haziran 2017, Çarşamba
Bölgemizde, emperyalistler arası rekabet ve bölgesel dinamiklerin etkisiyle,denklem ve dengeler yeniden şekilleniyor…Önceleri, demokrasi ve daha yaşanası bir gelecek uyduruk söylemiyle; bölgeyi, yenilenen sömürü...
"Arab diktatörlüklerine giden yol"
Kutay BEKTAŞOĞLU | 22 Şubat 2017, Çarşamba
Rusya’nın,bölgedeki etki gücünün artması; ABD ve Türkiye’nin, bölgedeki ‘’alanını’’ daraltmıştır.Onları, kendi iç çelişkileri ve tıkanmışlıklarıyla birlikte, adete çembere almıştır.
Astana’da, Türkiye-Rusya ilişkiler...