Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Kutay BEKTAŞOĞLU | 14 Aralık 2015, Pazartesi

"Kıbrıs'a su boru hattı, Türkiye'nin nefes borusudur"

Paylaş  
79
166
59

Ortadoğu’da, özellikle Suriye ve Irak merkezli yürütülen savaş, bölgesel denklem ve dengeleri değiştiriyor. Değişen stratejiler, ‘’yeni sorun’’ ve gelişmeleri de ortaya çıkarıyor... Bölgesel aktör olabilme iddiasındaki, devletlerin ve toplumsal dinamiklerin, yeni denge ve denklemde yer alabilmelerinin kaçınılmaz yolu, ‘’yeni Suriyede’’ ve Irak’ta oluşacak yapılanma içerisinde, ne kadar ve ne şekilde yer alabileceklerine bağlı olacaktır... Bunun yanında, Rusya’nın Suriyedeki savaşa, daha aktif ve askeri müdahalesi, bölgede, değişmekte olan güç dengelerini , daha da netleştirmeye başlamıştır...

‘’TAMPON BÖLGEDEN , KIBRIS’TA SU PROJESİNE’’

Türkiye’yi Ortadoğuya ve Avrupaya bağlayan , onu denklemin ‘’etkili bir gücü’’ yapabilecek ilişki ağları, oldukça sorunlu...Bu kaos ve kördüğüm içerisinde; Kıbrıs, Türkiye’yi hem Avrupaya , hem de Ortadoğuya bağlayan ‘’sorunsuz bir sorundur’’. Türkiye açısından , ‘’sorunsuz Kıbrıs sorunu’nun’’ önemi paha biçilmezdir. Biz, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar , ‘’Kıbrıs sorunu’nu’’ , Avrupanın bir sorunu olarak gördükçe... ‘’Çözümün’’ de, sadece Avrupadan gelmesini beklediğimiz sürece, sadece bekleyeceğiz... Ortadoğuyu yakıp yıkanlar. Orayı sorun yumağı haline getirip, sömürü ağlarını yeniden örenler. Kendileri için sorunsuz, bizler için ‘’sorunlu’’ olan, ‘’sorunsuz Kıbrıs sorunu’nu’’ da devam ettireceklerdir...

‘’Yeni Ortadoğu’nun’’ kurulması, esasen bölgenin yeraltı ve yerüstü doğal kaynaklarının, daha kordineli paylaşılması ve sömürülmesini hedeflemektedir. Bu paylaşımdan, Türkiye, tüm ‘’enrjik’’ çabalarına rağmen, beklentilerini karşılayamamaktadır... Ortadoğu politikası, esasen ‘’Kürt sorunu’’ odaklı olmasına rağmen, bölgede ‘’Kürt siyaseti’’ yükselişte... Bunun yanında ve buna bağlı olarak, Suriyedeki Rojava oluşumunda, kantonlar arasındaki bağın, coğrafik olarak da bütünleşmesinin önünde , Erfin ile Kobani arasındaki bölge kalmıştır...Aslında en önemli düğüm, bu bölgede oluştu. Herkesin hesabı burada. Dönemsel sürecin, belki de son aşaması , burada düğümlendi...

Bölge, genel olarak, her an her şeye gebe olmasına rağmen, Erfin - Kobani arasındaki bölge, Kürtlerin denetimine geçerse; İran – Irak- Suriye ( Rojava bölgesi) ile, İrandan Akdenize kadar, bir ‘’koridor’’ oluşur. Bu muhtemel ‘’koridor’’ , Rus ve İran doğal gaz ve petrol’ü için , ‘’alternatif’’ bir yol haritası olabilir. Ondandır ki, Türkiye, Rojava kantonlarının coğrafik olarak da birleşmesini, adeta ‘’savaş nedeni’’ sayıyor. Hem Suriyede yeni bir ‘’statü’ye’’ sahip , ‘’Kürt özerk bölgesi’’ ; hem de özellikle Rusya için (ancak, sürecin seyrine göre, ABD için veya ‘’ortak’’ da olabilir.) yeni bir yol haritası... Bu arada gözlerden kaçmasın, ‘’uçak krizi’’ sonrasında, Rusya, Türkiye ile ilgili olan , ‘’mavi akım’’ projesini de, ‘’askıya aldığını’’ açıkladı...

Sözde ‘’Arap baharı’’ ile hızlanan süreçte ,Türkiye’nin Ortadoğu politikası batağa saptanırken, ‘’Kıbrıs ağı’’, bundan ‘’muaf’’ oldu...Türk dış politikası, Kıbrıs’taki ‘’Annan planı’’ süreci ile birlikte, ’’sorunsuz Kıbrıs sorunu’’ sayesinde; Ortadoğu ve Avrupa ilişkilerindeki batakta, bir nefes aldı... ‘’Kıbrıs’’ sayesinde, kısmen kendine güveni geldi... Türkiye açısından, ilişki ağlarının ve bölgesel karmaşanın, bugünkü duruma gelebileceği olasılığı, şüphesiz ki, gözardı edilmemiştir...Buna bağlı olarak, Kıbrıs, hep hesapta olmuştur. Ve Türkiyeyi bölgeye bağlayan , en ‘’sorunsuz’’ ve ‘’sağlıklı’’ yol olan , ‘’Kıbrısta çözüm’’ sürecinde , herzamankine göre, biraz daha ‘’geri planda’’ gibi görünmeye çalışılmıştır... Çünkü, bu dönemde esas olan , ‘’Kıbrıs sorunu’nun çözümü’’ değil, Ortadoğudaki ‘’dengeye’’ katılım sorunu idi...

Bölgede, gelinen son aşamada; muhtemel, İran - Irak – Suriye(Rojava) koridoru ve ‘’enerji yol haritas’ına’’, alternatif olabilecek; ‘’Kıbrıs’a su boru hattı’’ nın döşenmesi, çok daha önemli ve stratejikti... Artık , ‘’su boru hattı’’; Türkiye’yi, Avrupaya da, ama özellikle de ortadoğuya bağlayan, kendisi açısından, en ‘’sağlıklı’’ ve ‘’sorunsuz’’ yoldur. Türkiye’nin, Ortadoğuda girdiği , ‘’nefes darlığına’’ çare olabilecek, ‘’sağlıklı bir nefes borusu’’ dur...Döşenen borulardan vs. den, suyun veya ‘’başka birşeyin’’, şu anda, akıp akmaması, o kadar da önemli değildir... Önemli olan, gelişen süreçte , dengelere etki edebilecek ‘’alternatiflerin’’ , canlı tutulmasıdır...

Ancak, döşenen ’’ boru hattı’nın’’ , esas ‘’işlevi’’ neye bağlıdır ?...

Rojava’nın coğrafik olarak birleşip , birleşememesine bağlıdır ; Türkiyenin orada ‘’tampon bölge’’ veya ‘’güvenlikli bölge’’ , kurup kuramamasına bağlıdır...Irak’ın parçalanmasındaki dengede ,Türkiye’nin ne kadar ‘’etkin’’ olabileceğine ; Musul’da , IŞİD’nin yerinin, nasıl ve kimler tarafından dolduracağına bağlıdır...

Eğer, Rojava coğrafik olarak da birleşirse, ve bu ‘’koridor’’ Rusya- İran etkinliğinde olur. O zaman ‘’su boru hattı’’ , ‘’gaz’a ‘’ gelip , ABD – Türkiye – İsrail(ve Kıbrıs) , ‘’alternatif yol hattı’’ olarak gündeme gelir...

Eğer, Rojava coğrafik olarak da birleşemezse , ‘’su boru hattı’’ projesi de, ‘’mavi akım’’ projesi de, muhtemelen, şimdilik askıda kalır...Dönemini ve görevini bekler... Süreç ilerler...Sürece ve dengeye göre, ‘’durumu’’ belirlenir...

Sürecin gelişmesine göre , bölgede denklem ve dengeler sürekli değişiyor. Ve değişecek. Ancak, bu ‘’boru hattı’’ Türkiye’yi ; Ortadoğuya , Avrupaya , ‘’bölgesel denge ve denklemlere’’, ‘’ Kıbrıs üzerinden’’ bağlayan, en ‘’sağlıklı ve sorunsuz’’ yol olarak düşünülmüştür...

Bölgedeki tüm gelişmeler; birbiriyle bağlantılı ve birbirini hem etkiliyor , hem de tetikliyor. Görüldüğü gibi, hiçbiri de, diğerinden bağımsız değildir. Unutmayalım ki; ‘’Kıbrıs sorunu’’ da ,ve şimdiki ‘’çözüm süreci’’ de, ‘’boru hattı’’ da , bölgemizdeki gelişmelerden bağımsız değildir...Onun bir parçasıdır...

Yine, bu süreçte, Rojava’nın coğrafik olarak bütünleşmesinin engellenmesi, birçok gücün,, olmazsa olmazı haline gelmiştir. Bu durumda , o bölge, ‘’tampon bölge’’ olamayacaksa, coğrafik olarak kopuk kalan , ‘’Erfin kantonu’nun’’ , ‘’düşürülmesi’’ gündeme gelecektir. Ki gelmiştir. Böylesi bir durumda , İran-Irak-Suriye(Rojava) ‘’koridoru’nun oluşması ve tamamlanması daha da zorlaşır. Ayrıca, Rojava oluşumuna da darbe vurulmuş olunur. Bundan sonraki süreçte, sanırım ki, ‘’Musul’’ ile birlikte, Rojava’nın ‘’Erfin’’ kantonunu, daha çok konuşacağız... Dengeler ve koşullar çok değişti , ancak yine de, ikinci bir ‘’Kobani’’ benzeri süreci, ‘’Erfinde’’ de yaşatmaya çalışabilirler...

Su geldi , gelecek; aktı akacak ; vana kimin elinde; ‘’sorunsuz Kıbrıs sorunu’’ çözüldü çözülecek diye, boşuna nefes tüketmeyelim...Suyun , gazın ve Kıbrıs’ın, Ortadoğudaki ve dengelerdeki önemine ve rolüne bakın...

‘’Boru hattı’nın’’ nasıl işleyeceği , borunun nereye bağlanacağı, ‘’yeni Suriyede’’ ve bölgede oluşacak dengelere bağlıdır...

Yani, ‘’su boru hattı’’ , ‘’fasulye’nin daha iyi pişebilmesi’’ sorunu değildir...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Müzakereler ve bizdeki "solun!" düşündürdükleri
Kutay BEKTAŞOĞLU | 27 Temmuz 2017, Perşembe
Artık kendi kendimizi kandırmaya son verelim.
Bölgesel gelişmelere, yeniden ve yeniden oluşan dengelere baktığımızda, her dönemin değişmezi ve denklemlerdeki yeri, Kıbrısın bugünkü durumudur.
Onyıllardır süren “görü...
"Katar krizi, Trump ve İran"
Kutay BEKTAŞOĞLU | 21 Haziran 2017, Çarşamba
Bölgemizde, emperyalistler arası rekabet ve bölgesel dinamiklerin etkisiyle,denklem ve dengeler yeniden şekilleniyor…Önceleri, demokrasi ve daha yaşanası bir gelecek uyduruk söylemiyle; bölgeyi, yenilenen sömürü...
"Arab diktatörlüklerine giden yol"
Kutay BEKTAŞOĞLU | 22 Şubat 2017, Çarşamba
Rusya’nın,bölgedeki etki gücünün artması; ABD ve Türkiye’nin, bölgedeki ‘’alanını’’ daraltmıştır.Onları, kendi iç çelişkileri ve tıkanmışlıklarıyla birlikte, adete çembere almıştır.
Astana’da, Türkiye-Rusya ilişkiler...