Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Bengü ŞONYA | 2 Aralık 2013, Pazartesi

Kurt var!!

Paylaş  
43
111
50

Yalancı çobanın hikayesini bilmeyenimiz yok. İnandırıcılık ortadan kalkarsa ve “Kurt” gerçekten gelip sürüyü telef etmeye başlarsa, yapılacak “kurt var” çağrılarına elbette kimsenin inanmasını bekleyemezsiniz. Son örnek Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu. Böyle girişimlere şüphenin verdiği avantajı tanısanız bile sonucun yine de %50-%50 olacağı bir gerçektir. Tek umut tesellisi “kurt” un gerçek olmamasının ortaya çıkmasıdır. Ancak sürecin aleyhimize çalışması durumunda tek sorumlu ve suçlu olarak KTFF yi gösteremeyiz. Yıllardır yalandan “kurt var” diye çağıranlar birinci sorumlulardır.

Kıbrıs siyasi hayatındaki çıkar gruplarının ve onları koruyup kollayan başlarındaki şemsiye tutucuların, çıkara dayalı siyasi hayatlarını sürdürmek için halkımıza rum’u birçok kez “kurt” olarak takdim ettikleri bir gerçektir. Birçok kez bu söylemi kullanırken kişisel çıkarlar halkın çıkarları önünde tutulmuş veya kişisel çıkarlar halkın çıkarlarıymış gibi gösterilerek saltanat devam ettirilmiştir.

Örneğin, Kıbrıs sorununun bu gün geldiği noktaya baktığımız zaman görüşme sürecinde ortaya çıkan ve üzerinde fırtınalar kopardığımız çapraz oy konusu gerçekte bizleri ne kadar etkileyecekti diye düşünmemek elde değil. Çapraz oy’a karşı çıkma propagandaları Rum’la yapılacak olan bir anlaşmada Türk tarafını gerçekten zayıflatacak bir durumu engelleme çalışmaları mıydı, yoksa çapraz oy’a karşı olduğunu söyleyen bir adayın kazanabilmesi için yapılmış bir manevra mıydı? O günden bu güne yaşanan olaylarla ikinci seçenek artık ağır basmaktadır. Peki o zaman 2015 yılında yapılacak olan seçimlerde aynı adayın kazanabilmesi için ortaya atılacak ola ve deneyimle asparagas olsılığı yüksek iddialara bir kez daha bu halkı inandırabilecekler mi?

Ayakları çukurda, melekeleri teklemeye başlayan babacan, tonton, saftorik ve geriatrik görüntülü dedelerin siyasette bir inat bir murat ısrarı Afrika ülkelerine mahsus bir görüntüdür. Kırk ve ellili yaşlarda Amerika, İngiltere ve hatta Türkiye’yi yöneten zihinlerle bunları yan yana koyunuz ve oturup ağlayınız. Dedeler bizleri “kurt” laran koruyacak kahramanlar olarak ortada durduğu sürece oturup nerede yanlış yaptığımızı düşünmemiz gerekmektedir.

“Bir musibet bin nasihatten evladır”. Kim demişse doğru demiş. Kaçıncı “musibet” i yaşıyoruz acaba? Kaç defa aldatılacağız? Hani siyasi partiler yasası değiştirilecek ve milletvekili transferleri önlenecekti? Komitedeki isimler yasanın hazırlanmamasından sorumlu olanlardır. Yok eğer onlar değilse sorumluların kim olduklarını açıklamaları gerekmektedir.

Siyasi partiler yasasına ek olarak Cumhuriyet Meclisimizde anayasamızda yapılması gereken değişiklikler görüşülmektedir. ancak bunların arasında Cumhurbaşkanlığı ile ilgili maddelerin olup olmadığını bilmiyoruz. Ülkemizde özellikle son birkaç yıl içerisinde yaşanan siyasi dalgalanmaların kaynak noktası olarak gösterilen adres Cumhurbaşkanlığıdır.

Eğer bir makama verilen yetkilerin sınırları net olarak belirlenmezse, ve eğer var olduğu düşünülen sınırların aşılması bir müeyyide getirmiyorsa o zaman o makamın elinin her şeyin içinde olması doğaldır. Anayasamız net olarak “cumhurbaşkanı tarafsızdır” demiyor. Cumhurbaşkanı andı içerisinde yer alan “....üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için...” ve 102. Maddenin 4. fıkrasında yer alan cümle içerisinde “ .... ve görevlerini tarafsız olarak yerine getirir..” dışında kesin bir emir yoktur. Cumhurbaşkanı sadece ve sadece vatana ihanetten yargılanabiliyor ve attığı hiç bir imzanın sorumluluğunu taşımamamaktadır. Ayrıca kendisine hareket serbestisi sağlayan örtülü bir ödeneği mevcuttur. Cumhurbaşkanının yetkileri konusunda anayasamız acil olarak tadilata muhtaçtır. Vatandaş kötü niyetli bir “Kadı” nın yaptığını kime şikayet edeceğini bilmelidir?

İnandırıcılık siyasette herşeydir. Rum gelecek bizi yok edecek söylemi bir korkunun tezahürü olabilir. Paranoya, veya doğru tespitlere dayandığı sürece gerçek de olabilir. Farklı olasılıkların sağlıklı bir şekilde birbirinden ayırt edilebilmesi Kıbrıs Türk’ü için yaşamsal önem taşımaktadır. Bu yüzden bu çağrıları yapacak olanların halk nezdinde inandırıcılıklarını yitirmesi halkımızı büyük tehlikelrle karşı karşıya bırakacaktır. İnandırıcılık kapısının açık tutulması için bu konuda sabıkası olanların bir daha şahsi çıkarları için korku nosyonunu kullanmalarına izin vermemiz gerekir. Esas olan sürüdür. Çoban bizi alakadar etmiyor.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Mayıs 2014, Pazartesi    Bağımsız olabilmek
5 Mayıs 2014, Pazartesi    Siyaset simsarları
28 Nisan 2014, Pazartesi    Bugün Pazartesi - taşlama
21 Nisan 2014, Pazartesi    Guguklar kanat çırpıyor
14 Nisan 2014, Pazartesi    İpotekli parti
7 Nisan 2014, Pazartesi    Saraybosna masal dünyası projesi
31 Mart 2014, Pazartesi    DP parti binasının altındaki zindanlar
24 Mart 2014, Pazartesi    Sorumluluğu üstleniyormuş!
24 Mart 2014, Pazartesi    Sorumluluğu üstleniyormuş!
17 Mart 2014, Pazartesi    CTP'yi anlamak

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bağımsız olabilmek
Bengü ŞONYA | 12 Mayıs 2014, Pazartesi
Devlet içerisindeki sayıştaylık hükümet çalışmalarının kontrolü açısından bağımsız, yargı ise kuvvetler ayrılığı prensibi nedeniyle bağımsız olması gereken kurumlardır. Bağımsız olmak, adil ve tarafsız görev icra edeb...
Siyaset simsarları
Bengü ŞONYA | 5 Mayıs 2014, Pazartesi
Tarihi boyunca Demokrat Parti,  liderliğinin kendine olan güvensizliğinden kaynaklanan “küçük olsun benim olsun” ve “yeter ki ben seçileyim gerisi tufan”
zihniyeti ile yönetildiği için he...
Bugün Pazartesi - taşlama
Bengü ŞONYA | 28 Nisan 2014, Pazartesi
Bugün Pazartesi. Özel sektör için yeni bir umut, yeni bir başlangıç. Bürokrasi için of, puf günü. Öğrenciler için gene okul, gene sınav. Akıllarda tek bir soru. Nerede kaldı bu tatil? Bu gün siyasiler Skaloşların üzer...