Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Vatan MEHMET | 30 Kasım 2018, Cuma

“Kaşıkçı” gazeteciliği

Paylaş  
12
30
9

“Kaşıkçı” gazeteciliği

Kaşıkçı cinayeti tüm yönleri ile literatürlük.

Yer, zaman, mekân, usul ve algının yön değiştirmesi gibi birbirinden bağımsız “ilkler”ve garâbetler içeriyor.

Herkes hemfikir ki hadise küresel aktörlerin, bölgesel hesaplarında yaşadığı çok yönlü gerilimin de bir yansıması, patlaması…

Tüm bunları da Türkiye’yi de hedef alan bir taşta çok kuş hesaplı “başarısız bir istihbarat operasyonu” olduğu –yine Türkiye sayesinde-ortaya çıkabildiği için konuşabiliyoruz. Bilindiği gibi yalancı, yalanı atmayı başaramayana denir. Gerçek yalancılar hakkında bir fikrimiz yoktur.

Kaşıkçı olayı başarılı bir operasyon olsaydı malum elçilikten çıkan dublörünün Türkiye’nin başına açacağı olası işleri bu noktadan tahmin etmek mümkün bile değil.

**

İki şey, bilhassamerhum Kaşıkçı hakkında başından beri yanlış telaffuz ediliyor.

İlki Kaşıkçı’nın “Gazeteci” olduğu…

İkincisi “Suudi Rejimine Muhalif Bir Gazeteci” olduğu…

Bunu soran oldu: Suudi rejim kötüdür, yanlıştır demişliği var mı Kaşıkçı’nın?

Öyle olsa Arap Baharı konseptinin CIA adına bir aktörü, bölgede yalnızca medya alanında değil, başka kategorilerde de idareci bir ismi olmazdı yaşarken.

Ortadan kaldırılması için yalnızca Suudi ailesi hakkında bildikleri ve ilişki ağı fazlasıyla yeterli olan Kaşıkçı’nın gazeteciliği ise Batıda istihbarat daire başkanlıklarına, Ortadoğu’da ise kırk yıldızlı istihbarat şeflerineüstelik yıllarca ve en kritik dönüşüm dönemlerinde danışmanlık yapmadan, yani neredeyse adeta güvenlik bürokratı olmadan evvel kişisel mazisinde kalmış bir hatıraya benziyor.

Brexit ardından Çin’le yeni İpek Yolu işine çoktan girişen İngiltere’nin (Arap NATO’su, AB Ordusu ve İran’ın ber-tarafının telaffuz edildiği bölgede) Amerika ve İsrail ikilisinin planlarından rahatsızlık duyduğu bir ortamda MI6’nın kolladığı, hatta öldürülmeden bir gün önce –bir karineye göre- İngiliz ajanların kurtarmak maksatlı kaçırmak istediği, bir kavirivayete göre de İngilizlerin bunu Türk istihbaratı ile paylaştığı bir gazeteci tipi de ne demek oluyor!

Kimseye Washington Post’ta yazdığı için “gazeteci” denmez.

Ama öldürülmeden iki hafta önce Rothschild Ailesi ile görüşebilecek kadar “haberci” olmak demek ki birine gazeteci demek için yeterli…

Kaşıkçı’nın kişiliği ve ilişkiler ağı onu ikili üçlü oynayan bir istihbarat maşasına daha çok benzettiği için bu bir “gazeteci infazı” değil.

Maalesef parlak gazetecilerin kariyer yolculuğu da zaten ilkesiz kişilikleri nedeniyle özellikle bu coğrafyada devletlerle kesişir ve bir noktada da kabiliyetlerine göre devşirilirler.

CIA ile MOSSAD’ın temizlediği Kaşıkçı, ABD’nin yeryüzündeki en büyük ve sarsılmaz tek müttefiki olan bu Arap Prens takımı ile planlarının “atıklarındandır”…

Zaten Salman’ın bir ‘siz istediniz; biz de yaptık’ demediği kalmıştı ki onu da dedi, diyor ya da diyecek.

Dileriz İngiltere ve Türkiye Veliaht konusunda dilediğini elde edebilir.

Bunu takip etmek lazım.

**

Kaşıkçı, adını bildiğimiz ünlü tüm istihbarat birimlerinin fiziksel takibi;

Dijital dinlemesi ve en acayibi de tüm onların gözleri önünde,

Belgeli ve bile bile;

Tam olarak hepsinin;

Hatta tamamının “huzurunda”öldürülmüştür…

Kaşıkçı’nın İstanbul’da katli, şahsının ötesinde, coğrafyada yakın zamanda olacakların bir final sahnesine yaklaştığımızı -en az 15 Temmuz kadar-bize gösteren, apaydınlık bir alanda koca bir kara delik niteliğinde bir emare özelliği taşıyor…

Buna layık yer de zaten olsa olsa Viyana Sözleşmeleri ile korunan bir konsolosluk binası olurdu ki dünyada böylesi bir cinayetin de örneği yok.

**

Bir gazeteci isek değinmeden olmaz: Kaşıkçı’nın evlenme niyeti de ilginç doğrusu.

İşi, yani tüm olup biteni, yani kırk çeşit istihbaratı evlenmeyi düşündüğü hanımefendi bozdu deniyor.

Bunca takip altında sözde kimse O’nun varlığını hesaba katamamış öyle mi?

Bunu da yutmayacak kadar gazeteciyiz doğrusu bre biladerler.

Çünkü Kaşıkçı değiliz!

Biz gazeteciyiz!

Yerseniz!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Aralık 2018, Çarşamba    'Gel, ne olursan ol yine gel' Mevlana'cılığı
10 Aralık 2018, Pazartesi    Doğal afet ve suni yurtseverler
26 Kasım 2018, Pazartesi    Araştırma Komitesi Ergenekon'a var da FETÖ'ye yok mu?
19 Kasım 2018, Pazartesi    Ne Mutlu Kıbrıslı Türküm Diyene!
12 Kasım 2018, Pazartesi    Bu koalisyon bitecekse...
6 Kasım 2018, Salı    Kraliçenin patatesi
10 Eylül 2018, Pazartesi    Süt verelim, Euro alalım
13 Ağustos 2018, Pazartesi    'TL eridi Euro verin' solculuğu
16 Temmuz 2018, Pazartesi    Sampson'dan Simpson'a
13 Temmuz 2018, Cuma    Erdoğan neden önce Azerbaycan’a gitti

banner
banner
banner
banner
banner
banner

'Gel, ne olursan ol yine gel' Mevlana'cılığı
Vatan MEHMET | 12 Aralık 2018, Çarşamba
"Eskiden tasavvufun kendi vardı adı yoktu. Şimdi adı var kendi yok"
Bûşenci

Her yıl olduğu gibi Mevlana Haftası başladı, başlıyormuş mu ne!
Batı’nın Mevlana’yı anlama ekseni ve Mevlana’ya göster...
Doğal afet ve suni yurtseverler
Vatan MEHMET | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Doğrudur, kimselerin çocukluğundaki gibi değil.
Ne yazlar eski yaz.
Ne de kışlar…
Teknik olarak son Buzul Çağı’nın hala bitiş dönemindeymişiz…
Küresel ısınma, iklim değişikliği gibi şüpheli bilimselliklerden biz d...
Araştırma Komitesi Ergenekon'a var da FETÖ'ye yok mu?
Vatan MEHMET | 26 Kasım 2018, Pazartesi
Kıbrıs, Türkiye'deki derin devletin 50’lerin ortalarından beri laboratuvarı oldu…
Özel Harp Dairesi aracılığıyla Kıbrıs'ta bir nevi önce test edildi.
“Kurtarılmış Bölge” Kıbrıs’ta her şey, en evvel “milli” idi ve Tü...