Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Vatan MEHMET | 14 Ocak 2019, Pazartesi

KKTC, adı gibi en özel!  

Paylaş  
24
75
24

Mutluluk bir duygu hali değil… Öyle varsayanlar bunu çoğunlukla “hazla” karıştırıyor ve bu nedenle mutluluğu bazı anlar ve zamanlarla değerlendiriyor.

Mutluluk bir “karakterdir”.

Yani değişmez.

Mutlu karakter, ne kazandığına sevinir mesela…

Ne de kaybettiğine…

Çünkü kendinde rubibiyyet vehmeden insan dünyaya “alacaklı” gelmiyor.

Her bakımdan “borçlu” doğuyor…

Mutlu karakter her halükarda mutludur ve haz peşinde koşmaya ihtiyacı yoktur.

**

Bu işin bireye dair psikoloji-felsefesi…

Ülkeler için uygulanan mutluluk endekslerininkriterleri böyle değil…

Liste, kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hâsıla, sosyal destek, sağlıklı ömür beklentisi, yaşam tercihlerini yapabilme özgürlüğü, cömertlik, yolsuzluk algısı gibi kriterlerden oluşuyor.

BM’nin hazırladığı Mutluluk Endeksi’nin ilk 5’inde Finlandiya, Norveç Danimarka, İzlanda ve İsviçre yer alıyor…

Devamla Hollanda, Kanada, Yeni Zelanda, İsveç ve Avustralya takip etmiş.

KKTC ise Rusya'yı geçerek 58'inci sırada yer almış.

Yani pusulaya göre Kuzeyliler genel olarak mutlu.

Tartışılır bir şey bu…

**

Ama ülkemizle ilgili olan asıl enteresan konu bu değil…

Tuhaf ve analize muhtaç olan “güvenlik” konusu ve boyutları…

Value Penguin 106 ülke kapsamında yaptığı araştırmasına göre Güney Kıbrıs, dünyada nüfusu 5 milyonun altında olan ülkeler kategorisinde “en güvenli” ülke...

Biz onlardan çok çok daha iyiyiz.

Zaten altı üstü beş yüz bin kişiyiz.

Bazen izole olmak, bireysel ve uluslararası negatif olaylardan koruyor.Akdeniz’in ortasında devam eden göçmen krizini bu nedenle hissetmiyoruz…

100-200 deniz mili ötede sürensavaşlardan haberdar olmak bir yana, etrafımızdaki savaş gemilerini bile algılamıyoruz.

Kapalı kutuyuz.

Yatırım için değil belki ama yaşantı için KKTC, Güney Kıbrıs’tan çok çok daha güvenli…

2019’da hala süren pasaportsuz geçişlere rağmen “biz kapılarımız açık uyurduk, ne oldu bize” yakınması bunun en belirgin örneği…

Otomobillerin kapısını açık unutmak hala uykuyu kaçıran bir şey değil ama...

Yirmi milletten yüz bin öğrenci var… Dört mevsim yirmi dört saat sokaktalar…

Kapkaç, taciz yok.

Hiç boşalmayan eğlence mekânlarında bunca sarhoşluk içinde bıçaklanma ağır kavga gibi suçlar da yok…

Gasp, kundaklama suçları nadir.

Soygun kırk yılda bir.

Cinayet varsa memlekette 3-4 gün manşet haber olabilecek sesi getiriyor.

Çünkü ciddi bir adli mesele yok.

Ufacık bir arbedenin bile günlerce konuşulduğu doğru Kıbrıs’ta…

Bu hadiselerin arttığından yakınmak da biraz komik duruyor.

Çünkü bunu başka hangi ülke ile kıyaslasak tablo ortada.

**

Başında işaret ettiğimiz asıl tuhaf olan şey ise, bireysel ve toplumsal alanda gözlemlenebilecek suçların azlığına mukâbil“uluslararası organize suçlar” bakımından ülkemiz dünya çapında…

Hatta ciddi bir üs.

Bütün numuneler var.

Mesela kara para aklama…

Tüm ciddi raporlarda hatırı sayılır yerimiz var.

Vergi operasyonları...Hâkeza.

Sınır ihlalleri, hava sahası gevşeklikleri…

Güney’de suç organize edenler bile ailesini kuzeye emanet ediyor.

Ya başkasının toprağı üzerinden mal, arazi gasp etme?

Uluslararası çapta dik alası bizde.

Yine eski eser kaçırma…

Bu konuda da göbek taşı gibiyiz.

Dünya uyuşturucu trafiğinde ise anlamlı bir geçiş noktasındayız.

Üstelik çok güvenli!

Bu en çok üstü alenen ört bas edilen bir başka uluslararası organize suç…

Limanlarımız cidden meçhul yerler.

Yetti mi?

Her türlü yer altı örgütlenme… Silahsızı, silahlısı…

Her çeşit terör örgütlerinin, uluslararası istihbarat servislerinin beşinci kol faaliyetleri…

Uluslararası dinleme, takip operasyonları.

Uluslararası siber suçlar için de pek müsaidiz.

Sanal bahis ve sair…

Çok örnek var.

Hepsi de ciddi.

Bireysel ve toplumsal suçlarda en güvenli, uluslararası organize suçlarda ise şaşırtıcıyız.

Dünyada bunun bu şekilde gözlemlenebildiği bir başka ülke yok.

KKTC, adı gibi en özel!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
14 Ocak 2019, Pazartesi
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Sn Mehmet yine de mevcut durumumuzda çok daha iyi bir noktada olabilirdik / olabiliriz.... O kapı pencere açık uyuma işi de siyasi amaçlar için sömürülen bir söylem... O dönemlerde kantonlarda yaşayan Kıbrıs Türklerinin kantonlarını nöbet bekleyen mücahitler vardı. Ayrıca kantonlarda, köylerde herkes birbirini tanır durumda iken hırsızlık gibi olaylar çok yaygın değildi. Zaten yapabilecek kişilerde bilinirdi. Bütün bunların yanında bölge güvenliğinden sorumlu komutanlar polisiye ve mahkemelik bazı olayları pratik yollardan çözüp huzursuzluk verenlerin şimdiki gibi yüzsüzlük yapıp polisin ve mahkemelerin zamanını çalmasına mani olmaktaydılar... Bu kapı pencere açık uyuma işini siyasete vuranlar o zamanlarda ve günümüzde teşkilat işlerinden rahatsız olan zihniyetlerdir ki söylemleri tam bir çelişkidir. Ama onlara göre madalyon hep tek taraflıdır.

YAZARIN SON 10 YAZISI
13 Mayıs 2019, Pazartesi    UBP-CTP bozulurken Türkeş ile görüşen kimdi?
9 Mayıs 2019, Perşembe    Yeniden beka
6 Mayıs 2019, Pazartesi    İki toplumlu sanat
29 Nisan 2019, Pazartesi    Kolpa delik: Kara Delik
22 Nisan 2019, Pazartesi    İstanbul'a düşen 'Joker Yıldırım'
18 Mart 2019, Pazartesi    Yeni Zelanda ve bizim Kıbrıs Türk Solu
28 Ocak 2019, Pazartesi    İki devletli 'baklanın' sıhhate faydaları  
8 Ocak 2019, Salı    Kapatın şu Meteoroloji Dairesi'ni demedik mi!
7 Ocak 2019, Pazartesi    'Küreselci' finali göremeyeceğiz
31 Aralık 2018, Pazartesi    Aslolan mangaldır, Happy Christmas!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

UBP-CTP bozulurken Türkeş ile görüşen kimdi?
Vatan MEHMET | 13 Mayıs 2019, Pazartesi
KKTC tarihinde ilk kez kurulan 4’lü koalisyon hükümeti bozuldu.
Bu da nice umutlar barındırıyordu ama kimse sihrine başından inanmadı.
Hâmisi Cumhurbaşkanı Akıncı deniyordu.
Seçilmemişi “seçilmişlere” tercih eden C...
Yeniden beka
Vatan MEHMET | 9 Mayıs 2019, Perşembe
Genel Başkan Erdoğan ilk gece balkona yalnızca eşi Emine Hanımla çıkmış, teşkilatına bu resim ile mesaj vermiş ve “ilçeler bizde” diyerek Türkiye Genelindeki “Cumhur İttifakı” tablosuna ‘zafer’ tadında dikkat çekmişti...
İki toplumlu sanat
Vatan MEHMET | 6 Mayıs 2019, Pazartesi
"Yalnızca kendi halkının davasını görebilen kişi kendi halkına da ihanet ediyor demektir. Zira bu halkın da diğerleriyle beraber karmakarışık bir halde içine düşeceği katliamları hazırlamış olmaktadır. Değişim için ça...