Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 20 Haziran 2017, Salı

Sosyal medyanın "alemcileri" ve çözümün sayısız yararı…

Paylaş  
55
79
54

“Turistik geziye gidiyorlar…”

“Oh ne güzel, halkın parasıyla ye iç gez…”

“İsviçre uğurlu gelmedi, Güney Amerika’yı da denesinler…”

“Crans-Montana mı? Tony Montana’nın akrabası mı oluyor bu?”

28 Haziran’da İsviçre’nin Crans-Montana kasabasında başlayacak Kıbrıs Konferansı hakkında yapılan sığ espriler bunlar…

Çoğunda bir umutsuzluk, bir dalga geçme, bir kaderine razı olma durumu.

Diyecek laf bulamıyorum böylelerine...

Herkes dalgasını geçmeye devam etsin ama bence.

Ne de olsa bu adanın kuzeyi dönülmez akşamın ufkunu çoktan geçti…

Onun için bu son şansı da böyle abuk sabuk espriler, dalga geçmeler ve laf atmalarla harcayalım.

“Bir şey olmaz…”

“Boşuna gidiyorlar…”

“Çözecek adam Lefkoşa’da da çözer, ne işi var İsviçre Alpleri’nde?”

Bütün gün sosyal medyada dönen geyikler bunlar…

İlgili bütün taraflar çözüme yakınız diyor ama belli ki birçoğumuz siyasi uzman olduğumuzdan bunu yemiyoruz…

Barometreden çözüm ihtimali yazma esprisini bu arkadaşlara tepki olsun diye çıkarmıştım ama baktım ki en sonunda en fazla onlar sahiplenmiş.

Tamam be gumbarolar.

Umut etmeyin yahu…

Bir şey olmaz diye diye gezin, dolaşın.

Olacaksa da olmasın deyin.

Böyle eyiyik ne de olsa.

Kapıları bile açamayanlar çözümü nasıl yapacak deyin…

Akıncı Türkiye’nin kuklası deyin.

Deyin oğlu deyin…

Yani çözüm istemeyenleri anlarım.

Çözüme o ya da bu sebepten evet demeyecekleri anlarım.

Gerçekten geçmişin acılarını unutmayanların çözümü istememesini, bunu arzulamamasını anlarım.

Ama çözümcü olduğunu iddia eden, sonra da dalga geçip ‘Olmayacak zaten’ diye böbürlenenlere hiç tahammülüm yok…

Dahası başarısız biten her zirve sonrası bu tiplerin çıkıp da “Ben demiştim” şeklinde konuşmalarına ayrıca illet oluyorum.

Ancak ne derlerse desinler Kıbrıs sorununun çözülmeye ihtiyacı vardır.

Kıbrıslı Türklerin özel olarak çözüme çok ihtiyacı vardır.

Kıbrıslı Rumların, 2004 yılından farklı olarak çözüme çok ihtiyaçları vardır.

Bölgedeki egemen diğer güçlerin bir ‘kazan-kazan’ formülü ışığında çözüme ihtiyacı vardır.

Dolayısıyla tüm bunları bir araya koyup düşündüğümüzde Crans-Montana boş bir uğraş nasıl olabilir?

Gerçekten mantığım almıyor ama nasıl olacak da bu zirveden elimiz boş döneceğiz?

Böyle bir dünya olduğunu sanmıyorum.

Oraya çözüm için gidildiğine samimi olarak inanıyorum.

Gerek tarafların gerekse de garantörlerin bu işi bir şekilde kotaracağına inanıyorum.

Başka nereye inanayım?

Bet ofislerini kapatacağınıza mı?

Yoksa taş ocaklarını bitireceğinize mi?

Yoksa yolsuzlukları, adaletsizlikleri çözüm olmadan halledebileceğinize mi inanayım?

Kusura bakmayın ama içinde yaşadığımız sistem bir grup insanı idare etmek için kurulmuş, her tarafı çarpık bir sistemdir ve düzelme şansı yoktur.

Köy köy gezip, traktör üzerine fotoğraf çektirmek yerine her gün Lokmacı Barikatı’nda eylem yapan Unite Cyprus Now eylemlerine destek olmak çok daha mantıklı bir davranıştır.

Onu beğenmezseniz siz kendi sinerjinizi yaratıp öyle destek olabilirsiniz ama yeter ki destek olun.

Çünkü çözüme destek olmak, o yolda çalışmak, liderlere ve ilgili diğer taraflar üzerinde baskı kurmak bu içinde yaşadığımız çarpık düzenden kurtulmanın en kestirme yoludur.

Çözümle birlikte gökten para yağacak sorunlarımız da ertesi gün bitecek değildir ama sorun çözmenin temeli adil, çalışabilir, denetimi güçlü ve sorunlara hızlı çözüm bulacak mekanizmalardır.

Çözüme ulaşmanın bize sağlayacağı en önemli fırsat bu mekanizmaların kurulmasıdır.

Ondandır ki ‘çözümün sayılmayacak kadar çok yararı vardır’ öngörüsü son derece doğru bir tespittir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
5
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
20 Haziran 2017, Salı
hüseyin bezirgan         - gönyeli
göz görür can çeker cıvıl cıvıl birbirinden güzel avrupa şehirleri benim temennim biran önce muktesebatın içine girmektir yoks kc pasaportuyla dünyayı gezebiliyoruz esas konu bu değildir

YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Nisan 2019, Çarşamba    186 sayılı karar ve gerçekler...
21 Şubat 2019, Perşembe    Dikilitaş siyaseti...
16 Şubat 2019, Cumartesi    Makarios, Anastasiadis, liderlik ve Akıncı’nın tarihi uyarısı...
12 Şubat 2019, Salı    Ayrılarak mı birleşiyoruz, birleşerek mi ayrılıyoruz?
6 Şubat 2019, Çarşamba    Gerçek Türkiye düşmanı kim?
10 Ocak 2019, Perşembe    BM adadan giderse…
9 Ocak 2019, Çarşamba    BM'nin mandası, Özersayların hayali...
10 Aralık 2018, Pazartesi    Hep zirvede olmak…
28 Kasım 2018, Çarşamba    Gözleri tamamen kapalı
24 Kasım 2018, Cumartesi    Felaket saati aleyhimize işliyor…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

186 sayılı karar ve gerçekler...
Ulaş BARIŞ | 24 Nisan 2019, Çarşamba
21 Aralık 1963’te Kıbrıs’ta başlayan ve giderek tırmanan şiddet olaylarının önüne geçmek isteyen BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs olaylarını görüşmek üzere 18 Şubat 1964 günü toplanır. İsmet İnönü başbakanlığındaki CHP-AP ...
Dikilitaş siyaseti...
Ulaş BARIŞ | 21 Şubat 2019, Perşembe
Dikilitaş siyaseti...
KKTC Anaysasının Cumhuriyet Meclisi’nin toplantılarını ve çalışmalarını düzenleyen 81.maddesinin 6 fıkrası, meclisin nasıl olağanüstü toplantıya çağrılabileceğini düzenler.
Bu bağlamda, meclis,...
Makarios, Anastasiadis, liderlik ve Akıncı’nın tarihi uyarısı...
Ulaş BARIŞ | 16 Şubat 2019, Cumartesi
Makarios, Anastasiadis, liderlik ve Akıncı’nın tarihi uyarısı…
Merhum Cumhurbaşkanları Başpiskopos Makarios ve Rauf Raif Denktaş, 12 Şubat 1977 tarihinde, zamanın BM Genel Sekreteri Avusturyalı Kurt Waldheim himayele...