Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 22 Haziran 2017, Perşembe

Garantici toplum…

Paylaş  
68
108
63

28 Haziran’da Crans-Montana’da yapılacak Kıbrıs Konferansı öncesi son derece hızlı bir diplomasi trafiği yaşanıyor.

Tuğrul Türkeş’in ani ziyaretinin yanı sıra, Cumhurbaşkanı ve heyetinin bugün Ankara’ya çalışma ziyareti yapacağını da öğrendik.

Ayrıca dün beklenildiği üzere Özel Danışman Espen Barth Eide hazırladığı belgeyi taraflara sundu.

Ben bu satırları yazarken belge ile ilgili adanın her iki tarafında da sessizlik hâkimdi…

Gerçi belge de öneri belgesi değil, bir durum bildirme belgesidir, bu yüzden de çok büyük anlamlar yüklememek lazımdır.

Sonuçta her iki tarafın garanti ve güvenlik konusundaki duruşları malumdur…

Ve bu duruşlar arasında büyük ayrıklıklar olduğu daha da malumdur.

Bir gerçek var ki Kıbrıslı Rumlar garanti falan istemezken, biz tam anlamıyla ‘garantici’ bir toplum olup çıkmışız…

Bugün gazetemizde okuyacağınız üzere Sürdürülebilir Barış ve Demokratik Kalkınma Merkezi (SeeD) ve Güvenlik Diyaloğu İnisiyatifi’nin iki toplumlu yürüttüğü araştırmanın garantiler başlığında son derece çarpıcı farklılıklar dikkat çekiyor.

1.511 Kıbrıslı Rum ve 1.509 Kıbrıslı Türk’ün katıldığı araştırmada katılımcılara yöneltilen “1960 garanti sisteminin çözümden sonra 5 yıl daha aynen devam etmesi ve ardından iptal edilmesi” fikrine Kıbrıslı Rumların yüzde 76’sı hayır (daha az güvende hissetme) derken, Kıbrıslı Türklerin yüzde 36’sı buna destek vermiş. Yüzde 37’lik bir kısım bunun daha ‘az güvende’ hissetmesini sağlayacak bir opsiyon olduğunu belirtirken, yüzde 27’lik bir kısım şu anki durumdan daha farklı hissetmeyeceğini söylüyor.

Kıbrıs Türk liderliğinin dillendirdiği formül olan, 1960 garanti sisteminde yapılacak bir yeni düzenleme ile Türkiye’nin sadece adanın kuzeyinin garantörü, Yunanistan’ın da adanın güneyinin garantörü olması fikrine Kıbrıslı Rumların yüzde 79’u karşı çıkıyor. Bu soruya cevap veren Kıbrıslı Türkler ise bu fikre yüzde 52 oranında destek veriyor.

Tek taraflı müdahale hakkının ortadan kaldırılması ancak tüm çareler tüketildiğinde Kıbrıs Türk kurucu devletinin parlamentosundan onay alındıktan sonra Türkiye’nin müdahale etmesi fikrine ise Kıbrıslı Rumların yüzde 88’i olumsuz bakarken, Kıbrıslı Türklerin yüzde 46’sı bu öneriye destek çıkıyor.

Kıbrıslı Rumların yüzde 83’ü adadaki, Türk ve Yunan askerlerinin ayrılması ile birlikte kendilerini daha güvende hissedeceğini söylerken, Kıbrıslı Türklerin yüzde 53’lük bir kısmı böyle bir senaryoda kendilerini ‘daha az güvende’ hissedeceklerini düşünüyor.

Güney kurucu devletinde konuşlanmış bir Yunan askeri üssü olması durumunda Kıbrıslı Rumların yüzde 44’ü kendilerini daha güvende hissedeceğini söylerken, Kıbrıslı Türklerin yüzde 68’i adanın kuzeyinde Türk askeri üssü olmasının kendilerini daha güvende hissettireceğini düşünüyor.

Adadan İngiliz üsleri de dahil tüm askerlerin çekilmesi durumunda Kıbrıslı Rumların yüzde 78’lik bir kısmı kendilerini daha güvende hissedeceğini söylerken bu oran Kıbrıslı Türkler arasında sadece yüzde 20 olarak dikkat çekiyor. Bu senaryoda Kıbrıslı Türklerin yüzde 49’u kendini ‘daha az güvende’ olarak niteliyor.

Yani anlayacağınız Kıbrıslı Rumlar askersiz ve garantisiz bir ada isterken, biz Kıbrıslı Türkler ille de garanti ve asker diye diretiyoruz.

Hele de İngiliz üslerinin kapatılmasına o kadar az destek vermemizin mantığını anlamak zor.

Kıbrıslı Rumların yüzde 90’ı Türkiye’nin garantisine karşı çıkarken bizim yüzde 34’ümüz Yunanistan’ın garantisine olumlu bakabiliyoruz.

Bu nasıl bir lahana turşusudur, nasıl bir alakadır bunu da bilmek zor.

Sanırım bizim toplumun eskilerin tabiri ile ‘kendini siuurtaya’ yani güvenceye alma istenci 1974’ten beri ‘ekmek elden su golimbadan’ yaşamaktan geliyor.

Garantici toplum vesselam…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
2
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
7
ONAY BEKLEYENLER
0
23 Haziran 2017, Cuma
tarık özgenç         - lefkoşa
yazarın şimdiye kadar okuduğum en tutarsız yazısı - garanti isteyen insanlarımızı kendi espri anlayışı içerisinde ekeştirmeye çalışmış ki buda pek etik olmamış

23 Haziran 2017, Cuma
İbrahim Elitok         - Gönyeli
Gardaş bu zamanda sen ne yen bilmem ama garanti köy hellimi yeycen garantici olacan.

22 Haziran 2017, Perşembe
Okuyucu         - Lefkosa
Yorumcular yazardan daha mantikli. Yazar anlasma olsun nasil olursa olsun modunda, belliki "anlasma" fikrini takintilastirmis ve icini de dolayisiyla bosaltmis. Garantisiz anlasmanin yurumeyeceginin farkinda degil ya da umurunda degil. Baris takintisi olanlarin gozleri ne zaman acilacak?

22 Haziran 2017, Perşembe
Rakamların dili         - İstatistikistan
Rkamlara istediğiniz yalanı söyletebilirsiniz. İşte bu yüzden aynı istatistiki çalışmayı hem muhalefet hem de iktidar birbirinden çok uzak şekilde yorumlayabilir.... Tıpkı bu yazıda bakış açınızdan yorumlanan rakamlar gibi Sn Ulaş. Gerçekler bu ki toplumun ortak hareket etmey hazır olmadığını gösterdiği gibi... Ya da bizim bakış açımız ile 2004 referandumunun yalınızca bizim tarafta çıkn sonucuna odalanı hayaller kurmak gibi... Rum tarafında çıkan sonucu ve bizim tarafta çıkan sonucu alt alta koyup topladığımızda sonuç hayallerle örtüşmüyor.

22 Haziran 2017, Perşembe
ahmet b.         - lşa
zannedersem 63 - 74 dönemini unuttunuz zaten birçok insanımızın garantici olmasının nedenide bu dönem değilmidir

22 Haziran 2017, Perşembe
selçuk         - Lefkoşa
Siz bu işi ben haklı çıktım demek için kullanmaya başladınız ve saplantı haline döndürdünüz.Nüfus olarak daha fazla olan ve geçmişte de çok masum olmayan bir toplum tabii ki garanti istemez neden istesin biri müdahale edip yapacağı işi engellesin diye mi? Tarihten haberinizin olmadığını söyleyemem ancak mahallede benim dediğim oldu deyip haklı çıkmak uğruna cidden saçmalamaya başladınız artık.

22 Haziran 2017, Perşembe
selçuk         - Lefkoşa
Siz bu işi ben haklı çıktım demek için kullanmaya başladınız ve saplantı haline döndürdünüz.Nüfus olarak daha fazla olan ve geçmişte de çok masum olmayan bir toplum tabii ki garanti istemez neden istesin biri müdahale edip yapacağı işi engellesin diye mi? Tarihten haberinizin olmadığını söyleyemem ancak mahallede benim dediğim oldu deyip haklı çıkmak uğruna cidden saçmalamaya başladınız artık.

YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Şubat 2019, Perşembe    Dikilitaş siyaseti...
16 Şubat 2019, Cumartesi    Makarios, Anastasiadis, liderlik ve Akıncı’nın tarihi uyarısı...
12 Şubat 2019, Salı    Ayrılarak mı birleşiyoruz, birleşerek mi ayrılıyoruz?
6 Şubat 2019, Çarşamba    Gerçek Türkiye düşmanı kim?
10 Ocak 2019, Perşembe    BM adadan giderse…
9 Ocak 2019, Çarşamba    BM'nin mandası, Özersayların hayali...
10 Aralık 2018, Pazartesi    Hep zirvede olmak…
28 Kasım 2018, Çarşamba    Gözleri tamamen kapalı
24 Kasım 2018, Cumartesi    Felaket saati aleyhimize işliyor…
20 Kasım 2018, Salı    Anastasiadis’ten kritik sözler…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Dikilitaş siyaseti...
Ulaş BARIŞ | 21 Şubat 2019, Perşembe
Dikilitaş siyaseti...
KKTC Anaysasının Cumhuriyet Meclisi’nin toplantılarını ve çalışmalarını düzenleyen 81.maddesinin 6 fıkrası, meclisin nasıl olağanüstü toplantıya çağrılabileceğini düzenler.
Bu bağlamda, meclis,...
Makarios, Anastasiadis, liderlik ve Akıncı’nın tarihi uyarısı...
Ulaş BARIŞ | 16 Şubat 2019, Cumartesi
Makarios, Anastasiadis, liderlik ve Akıncı’nın tarihi uyarısı…
Merhum Cumhurbaşkanları Başpiskopos Makarios ve Rauf Raif Denktaş, 12 Şubat 1977 tarihinde, zamanın BM Genel Sekreteri Avusturyalı Kurt Waldheim himayele...
Ayrılarak mı birleşiyoruz, birleşerek mi ayrılıyoruz?
Ulaş BARIŞ | 12 Şubat 2019, Salı
Ayrılarak mı birleşiyoruz, birleşerek mi ayrılıyoruz?
İki lider, Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis, 26 Şubat günü bir kez daha bir araya gelecek. Masada bu kez ‘desantralize federasyon’ denilen, Türkçesi ‘adem-i m...