Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 28 Haziran 2017, Çarşamba

Kritik zirvede belirsiz niyetler...

Paylaş  
51
86
46

Size bu satırları Crans-Montana yolunda 36 bin feet civarı yüksek bir yerlerden yazıyorum.

Uçaklardan hala daha içime bir ürperti girmiyor değil ama bu kez cam kenarını kaptım, kendimi daha rahat hissediyorum. 

Ancak kendini rahat hissetmeyen niceleri var...

Mesela Rum lider Anastasiadis...

Özel Danışman Eide'nin zirveye 'rehber olması' için hazırlayıp geçen hafta sunduğu belgeyi 'yok hükmünde' saymış bizimki... Tek o değil, Yunanistan da öyle yapmış...

Koskoca Cumhurbaşkanı basit bir belgeyi şıp diye anlayacak kapasiteye sahipken, bunu anlamamazlıktan gelip, son saniye böyle derse o zaman Türkeş'in tartışma yaratan 'zoraki' açıklamasındaki dağınık taşlar da yerine oturuyor.

Basınımızda bugünkü bazı yazılarda Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in 'Zirveye BM'nin zoruyla gidiyoruz' açıklamasını sanki de Türkiye zorla gidiyormuş gibi algılayanlar olduğunu gördüm. 

Arkadaşlar yapmayın Allah aşkına, orada kasıt Rum tarafıydı ve nitekim Anastasiadis 'Belge yok hükmündedir' açıklaması ile bunu teyit etmiştir, bu çok açıktır.

Ancak açık olmayan şey Rumların bu işe ne kadar niyetli olduğudur. 

Rumların garantilerde en azından 'tek taraflı müdahale olması ve askerlerin çekilmesi' konusunda kendilerine göre haklı itirazları vardır. 

Benim için sorun yok, ben komple askersiz, garantisiz adayı savunuyorum da, toplumunuzun büyük bir kısmı garantilerin bir şekilde devam etmesinden yanadır. Bunu ne yapacağız?

İşte o yüzden Rum tarafının 'sıfır asker sıfır garanti' noktasında ısrarı bu işin başlamadan bitmesi anlamına gelecektir.

Ve yine Türkiye'nin tek taraflı müdahale ısrarı sürerse aynı şey olacaktır...

Öte yandan sermayesi, nüfusu ve diğer etkenleriyle ile adanın kuzeyinde zaten olan Türkiye'nin asker çekme konusunda katı bir tutumda olacağını hiç sanmıyorum.

Barış Burcu'nun 'Garantiler tabu değildir' açıklaması ile başlayan bu süreç bugün Türkiye'yi Cenevre'den sonra ikinci kez masaya oturup garantileri konuşma noktasına getirmiştir.

Ve bizim toplumumuzda buna bile burun kıvıranlar vardır.

Neymiş?

Türkiye samimi değilmiş.

Samimi değilse masada ne arar?

Göstermelik mi?

Dalga mı geçiyoruz nedir?

Bir kısım arkadaşımız da BM'nin süreç çökünce 'suçlanmamak için' bu konferansı göstermelik olarak düzenlediğini yazmış zaten, onlar ayrı telde...

BM'nin böyle bir derdi olsaydı Enosis krizi döneminde aradan sıyrılır, 'aha kavga ettiler' deyip hiç de suçlanmazdı.

Zaten neyi suçlayacaksınız?

Sabahtan akşama tarafların 'gavga galabasını' çeken Eide'yi mi?

Anlamıyorum. 

Eline klavyeyi alan herkesin politik analist kesildiği bu günlerde Politik Bilimler mezunu birisi olarak o kadar cahil hissediyorum ki anlatamam zaten...

Hiçbir şeyi anlamıyorum, bilmiyorum, öğrenmiyorum...

Zirveyi başlamadan bitirenler, sonuç bildirgesi yazanlar, taksim edenler, gazı bölüşenler vs da gider...

Ha bir de 'yaşşayın vallahi, işiniz yeme, içme ve gezme' diyenlerimiz var...

Herhalde görev için gittiğimiz yerlerde gözlerimizi bandajla kapatıp bulunduğumuz süre içinde yemeden içmeden çalışmamız özlenir...

İşin şakası bu 'hiçbir şey olmazcı' kafaların hele de çözümcü olanları beni illet ediyor.

Bu arkadaşlar geleceği görme yetilerini kullanarak sürecin akıbetini şıp diye söyleyebiliyorlar.

Onların gördüğünü kör olan ben göremiyorum...

Tüm bunlardan öte Kıbrıs Postası olarak Crans Montana'da olacağız. 

An be an tüm gelişmeleri sizlere aktarmak için çok çalışacağız. 

Tek dileğim hayırlı haberler vermek...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
1
 
0
 
2
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
28 Haziran 2017, Çarşamba
Gıbrız Türkü         - Seherin Kuzeyi
Sağlık ve umut dolu nice zirvelere...

YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Eylül 2018, Pazar    Bu işi temizlemek Başbakan'a düşer...
21 Eylül 2018, Cuma    Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
3 Eylül 2018, Pazartesi    Kissinger'in tavsiyesi, adanın kaderi...
1 Eylül 2018, Cumartesi    Marazi zihin faaliyetleri
18 Temmuz 2018, Çarşamba    Ferdi Başkan, Zorlu, İnönü ve tarihi gerçekler…
5 Temmuz 2018, Perşembe    Lute hanım ve olası senaryolar
26 Haziran 2018, Salı    Akıncı, stratejik anlaşma ve tek yumurta ikizleri...
11 Ağustos 2017, Cuma    Veda yazısı...
9 Ağustos 2017, Çarşamba    Düşman ikizler...
8 Ağustos 2017, Salı    Aslında ev yok…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu işi temizlemek Başbakan'a düşer...
Ulaş BARIŞ | 23 Eylül 2018, Pazar
Cumhurbaşkanı çok üzgündür.
Sadece üzgün değil ayrıca kızgındır da...
Cumhurbaşkanı derken Mustafa Akıncı’dan bahsediyorum.
Üzüntüsünün ve kızgınlığının sebebi ise Derinya ve Aplıç kapılarına saplanıp kalan siyasi ...
Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
Ulaş BARIŞ | 21 Eylül 2018, Cuma
Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
Geçen gün programda Araştırmacı ve benim gibi Kıbrıs sorunu için fazlaca mesai yapan Mete Hatay, ‘big bang’ ya da Türkçesi ile ‘toptan/bütünlüklü çözüm’ yerine, ‘parça parça ...
Kissinger'in tavsiyesi, adanın kaderi...
Ulaş BARIŞ | 3 Eylül 2018, Pazartesi
Tarih 13 Ağustos 1974…Sabah saat 9.00…Yer Oval Ofis, Beyaz Saray-Washington…
Amerikan Başkanı Gerald Ford, Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger ile Ulusal Güvenlik Konseyi’nden General Brent ...