Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 18 Temmuz 2018, Çarşamba

Ferdi Başkan, Zorlu, İnönü ve tarihi gerçekler…

Paylaş  
68
14
63

 

Geçen gün Ferdi Sabit Soyer başkanım, canlı yayın programıma konuk olduktan sonra anlattı.

Yıl 1973…

Ferdi Başkan Ankara’da genç bir öğrencidir…

Bir gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gidip, ‘ben Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarının onaylandığı 1959 yılında TBMM’de yapılan gizli oturumdaki tutanaklarını görmek istiyorum’ demiş.

Kapıdaki adam da ona ‘şu şu şekilde başvurunu yap’ diye yol göstermiş.

O da gidip gerekli yerlere dilekçelerini yazıp başvurularını yapmış…

Başvurudan sonra kendisine cevap gelmiş, isteği kabul görmüş.

 Ferdi Başkan: “Beni bir odaya aldılar, önüme tutanakları koydular, başıma da bir adam dikiverdiler. Ne kalem ne kağıt, ne de fotoğraf makinesine izin yoktu.”

Eh, Ferdi Başkanın hafıza nasıldır bilirsiniz…

Eskiler ‘Fil Hafızası’ diye amiyane bir tabir kullanır, mahzur görsün, ben de aynını söyleyeceğim…

Elbette, o 1973’te gördüğü tutanakta okuduğunu bana anlattı, ben de ondan duyduğumu size anlatıyorum.

Şöyle ki, zamanın Menderes Hükümeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğumuna yol açan anlaşmalarını Londra ve Zürih’te imzalar gelir.

Arada, Adnan Menderes’i taşıyan uçak Londra yakınlarında inişe geçtiği sırada düşer ancak mucize eseri Başbakan hayatta kalır… Kaderin cilvesi artık…

Neyse uzatmayayım, Menderes hastaneden taburcu olduktan sonra, anlaşma TBMM’nin onayına sunulur.

Tarih 4 Mart 1959’dur.

Görüşme anlaşmanın imza edildiği şekliyle, ‘kuruluş-garanti-askeri ve Kıbrıs

Cumhuriyeti’nin anayasası’ olmak üzere dört ana konu üzerinde yapılacaktır.O güne  

kadar, zamanın ana muhalefeti, İsmet İnönü’lü CHP, Menderes’in DP hükümetini

Kıbrıs’ta ‘bir oldu bitti’ yaratmakla suçlamakta, yerden yere vurmaktadır. İnönü ayrıca söz konusu anlaşmanın ‘taksim tezinin gerçekleşmesine imkan vermeyeceğini’ de söylemekte ve bu konuda hiddetli eleştiriler yapmaktadır.

İsmet Paşa’nın bir diğer kızdığı konu, anlaşmanın ‘Enosis tezine’ kapıyı kapatmadığı yönündedir.

Ve en nihayetinde, CHP, anlaşmanın emperyalist İngiltere ve Amerika’nın oyunu olduğu konusunda da bir takım ideolojik tepkiler de vermektedir.

Bütün bu gerginlik arasında kürsüye ilk çıkan Menderes olur.

16 kişinin öldüğü kazanın etkilerinin yanı sıra, CHP’nin son derece sert iç politika muhalefeti ile bitkin durumda olan Başbakan, fazla bir laf etmez, sadece konunun özünden bahsedip, kürsüden iner.

Ardından sıra, anlaşmanın mimarı olan Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ya gelir.

“Anlaşmanın mimarı olarak, gerek Kıbrıslı Rumların gerekse de Kıbrıslı Türklerin minnettar olması gereken bir kişi” olarak onu rahmetle anan Ferdi Başkan’a göre, o görüşmeden 2 yıl sonra Yassıada’da idam sehpasında boynuna urgan geçirilen Zorlu, sırf bu anlaşma yüzünden bazı çevreler tarafından asla affedilmemiştir.

Hoş, bugün de aynı çevreler onu minnetle anmaz…

Uzatmayayım, Zorlu, kürsüde uzun bir konuşma yaparak, anlaşmayı enine boyuna anlatır.

Muhalefet oturduğu sıralardan Zorlu’ya laf atmakta, onun sözünü sık sık kesmektedir.

Ancak kendinden emin Zorlu, Ferdi Başkanın hafızasında kaldığına göre, şöyle ifadeleri kullanır:

“Bu anlaşmaya kadar Kıbrıslı Türkler, yıllardır ada üzerinde yaşamasına rağmen bir toplum olmaktan uzak, bir azınlık durumunda idi. İşbu anlaşma ile bu statü toplum düzeyine (ya da halk)  yükseltilmekte, artık adadaki yönetimde söz sahibi birer efendi haline gelmektedir.”

Zorlu, bununla da yetinmez, şunları da ekler:

“Ve Türkiye, yıllar önce haklarını kaybettiği ada üzerinde, hem de uluslararası bir anlaşma tahtında resmi garantör olarak tekrar söz sahibi olacaktır. ”

Zorlu bu ifadeleri kullandıktan sonra kürsüye İsmet İnönü gelir…

İsmet Paşa kendine has ifadeleri ile “Bu anlaşmayı onaylamıyorum ama bu tıpkı bizim Lozan’da yaşadığımız gibi bir kazanımdır. Bu yüzden de sokakta ‘vatanı sattınız’ propagandası yapmayacağım. Zorlu Bey’in de hakkını vermek isterim” der.

Sonuçta, konuşmalar biter, oylama yapılır ve söz konusu anlaşma 347 kabul, 138 ret ve 2 çekimser oyla kabul edilir.

Böylece Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması Türkiye tarafından resmen kabul edilir.

İşte böyle…

Geldiğimiz noktaya bir nebze olsun ışık tutması dileğiyle…

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Temmuz 2019, Perşembe    Politika ve siyaset...
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Reddedilen teklifler, büyüyen tehlikeler...
12 Temmuz 2019, Cuma    ALO, 'Tikanis re gardaş?'
10 Temmuz 2019, Çarşamba    "Eylül'e kadar beklersek, ne sen kalın ne de ben!"
3 Temmuz 2019, Çarşamba    KKTC'nin "Süleyman Demirel'i"...
2 Temmuz 2019, Salı    Ya barışmakla uğraşacaksın ya da savaşmakla...
29 Haziran 2019, Cumartesi    Eski Başbakanın para kasaları ve kayıp Maraş altınları...
27 Haziran 2019, Perşembe    'Yalınayak, başı kabak' kalma korkusu...
25 Haziran 2019, Salı    Neler oluyor?
21 Haziran 2019, Cuma    Vegas'ta olan, Vegas'ta kalır...

banner
banner
banner
banner
banner

Politika ve siyaset...
Ulaş BARIŞ | 18 Temmuz 2019, Perşembe
Politika ve siyaset, kelime anlamı bakımı ile, bizim gibi toplumlarda ‘eş anlamlı’ olarak kabul edilir. Yani siyaset demek aslında politika demektir. Bu bağlamda politikacı demek, siyasetçi demekle bir tut...
Reddedilen teklifler, büyüyen tehlikeler...
Ulaş BARIŞ | 17 Temmuz 2019, Çarşamba
Geçtiğimiz hafta sonu Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yaptığı ‘ortak gaz komitesi kuralım’ önerisi, dün Rum Başkanlık Konseyi’nde masaya yatırıldı ve oybirliği ile reddedildi.
2011 yılında dö...
ALO, 'Tikanis re gardaş?'
Ulaş BARIŞ | 12 Temmuz 2019, Cuma
Liderlerin 28 Mayıs 2015’teki ilk resmi görüşmesinde ortaya konulan beş Güven Yaratıcı Önlemin (GYÖ) tümü, dün, adanın iki tarafında karşılıklı olarak ALO denmesiyle hayata geçti. Buna sonradan eklenen ve şu an 18 böl...