Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 18 Temmuz 2018, Çarşamba

Ferdi Başkan, Zorlu, İnönü ve tarihi gerçekler…

Paylaş  
55
5
50

 

Geçen gün Ferdi Sabit Soyer başkanım, canlı yayın programıma konuk olduktan sonra anlattı.

Yıl 1973…

Ferdi Başkan Ankara’da genç bir öğrencidir…

Bir gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gidip, ‘ben Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarının onaylandığı 1959 yılında TBMM’de yapılan gizli oturumdaki tutanaklarını görmek istiyorum’ demiş.

Kapıdaki adam da ona ‘şu şu şekilde başvurunu yap’ diye yol göstermiş.

O da gidip gerekli yerlere dilekçelerini yazıp başvurularını yapmış…

Başvurudan sonra kendisine cevap gelmiş, isteği kabul görmüş.

 Ferdi Başkan: “Beni bir odaya aldılar, önüme tutanakları koydular, başıma da bir adam dikiverdiler. Ne kalem ne kağıt, ne de fotoğraf makinesine izin yoktu.”

Eh, Ferdi Başkanın hafıza nasıldır bilirsiniz…

Eskiler ‘Fil Hafızası’ diye amiyane bir tabir kullanır, mahzur görsün, ben de aynını söyleyeceğim…

Elbette, o 1973’te gördüğü tutanakta okuduğunu bana anlattı, ben de ondan duyduğumu size anlatıyorum.

Şöyle ki, zamanın Menderes Hükümeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğumuna yol açan anlaşmalarını Londra ve Zürih’te imzalar gelir.

Arada, Adnan Menderes’i taşıyan uçak Londra yakınlarında inişe geçtiği sırada düşer ancak mucize eseri Başbakan hayatta kalır… Kaderin cilvesi artık…

Neyse uzatmayayım, Menderes hastaneden taburcu olduktan sonra, anlaşma TBMM’nin onayına sunulur.

Tarih 4 Mart 1959’dur.

Görüşme anlaşmanın imza edildiği şekliyle, ‘kuruluş-garanti-askeri ve Kıbrıs

Cumhuriyeti’nin anayasası’ olmak üzere dört ana konu üzerinde yapılacaktır.O güne  

kadar, zamanın ana muhalefeti, İsmet İnönü’lü CHP, Menderes’in DP hükümetini

Kıbrıs’ta ‘bir oldu bitti’ yaratmakla suçlamakta, yerden yere vurmaktadır. İnönü ayrıca söz konusu anlaşmanın ‘taksim tezinin gerçekleşmesine imkan vermeyeceğini’ de söylemekte ve bu konuda hiddetli eleştiriler yapmaktadır.

İsmet Paşa’nın bir diğer kızdığı konu, anlaşmanın ‘Enosis tezine’ kapıyı kapatmadığı yönündedir.

Ve en nihayetinde, CHP, anlaşmanın emperyalist İngiltere ve Amerika’nın oyunu olduğu konusunda da bir takım ideolojik tepkiler de vermektedir.

Bütün bu gerginlik arasında kürsüye ilk çıkan Menderes olur.

16 kişinin öldüğü kazanın etkilerinin yanı sıra, CHP’nin son derece sert iç politika muhalefeti ile bitkin durumda olan Başbakan, fazla bir laf etmez, sadece konunun özünden bahsedip, kürsüden iner.

Ardından sıra, anlaşmanın mimarı olan Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’ya gelir.

“Anlaşmanın mimarı olarak, gerek Kıbrıslı Rumların gerekse de Kıbrıslı Türklerin minnettar olması gereken bir kişi” olarak onu rahmetle anan Ferdi Başkan’a göre, o görüşmeden 2 yıl sonra Yassıada’da idam sehpasında boynuna urgan geçirilen Zorlu, sırf bu anlaşma yüzünden bazı çevreler tarafından asla affedilmemiştir.

Hoş, bugün de aynı çevreler onu minnetle anmaz…

Uzatmayayım, Zorlu, kürsüde uzun bir konuşma yaparak, anlaşmayı enine boyuna anlatır.

Muhalefet oturduğu sıralardan Zorlu’ya laf atmakta, onun sözünü sık sık kesmektedir.

Ancak kendinden emin Zorlu, Ferdi Başkanın hafızasında kaldığına göre, şöyle ifadeleri kullanır:

“Bu anlaşmaya kadar Kıbrıslı Türkler, yıllardır ada üzerinde yaşamasına rağmen bir toplum olmaktan uzak, bir azınlık durumunda idi. İşbu anlaşma ile bu statü toplum düzeyine (ya da halk)  yükseltilmekte, artık adadaki yönetimde söz sahibi birer efendi haline gelmektedir.”

Zorlu, bununla da yetinmez, şunları da ekler:

“Ve Türkiye, yıllar önce haklarını kaybettiği ada üzerinde, hem de uluslararası bir anlaşma tahtında resmi garantör olarak tekrar söz sahibi olacaktır. ”

Zorlu bu ifadeleri kullandıktan sonra kürsüye İsmet İnönü gelir…

İsmet Paşa kendine has ifadeleri ile “Bu anlaşmayı onaylamıyorum ama bu tıpkı bizim Lozan’da yaşadığımız gibi bir kazanımdır. Bu yüzden de sokakta ‘vatanı sattınız’ propagandası yapmayacağım. Zorlu Bey’in de hakkını vermek isterim” der.

Sonuçta, konuşmalar biter, oylama yapılır ve söz konusu anlaşma 347 kabul, 138 ret ve 2 çekimser oyla kabul edilir.

Böylece Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması Türkiye tarafından resmen kabul edilir.

İşte böyle…

Geldiğimiz noktaya bir nebze olsun ışık tutması dileğiyle…

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
7
 
0
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Eylül 2018, Pazar    Bu işi temizlemek Başbakan'a düşer...
21 Eylül 2018, Cuma    Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
3 Eylül 2018, Pazartesi    Kissinger'in tavsiyesi, adanın kaderi...
1 Eylül 2018, Cumartesi    Marazi zihin faaliyetleri
5 Temmuz 2018, Perşembe    Lute hanım ve olası senaryolar
26 Haziran 2018, Salı    Akıncı, stratejik anlaşma ve tek yumurta ikizleri...
11 Ağustos 2017, Cuma    Veda yazısı...
9 Ağustos 2017, Çarşamba    Düşman ikizler...
8 Ağustos 2017, Salı    Aslında ev yok…
6 Ağustos 2017, Pazar    Kefaretin bedeli...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bu işi temizlemek Başbakan'a düşer...
Ulaş BARIŞ | 23 Eylül 2018, Pazar
Cumhurbaşkanı çok üzgündür.
Sadece üzgün değil ayrıca kızgındır da...
Cumhurbaşkanı derken Mustafa Akıncı’dan bahsediyorum.
Üzüntüsünün ve kızgınlığının sebebi ise Derinya ve Aplıç kapılarına saplanıp kalan siyasi ...
Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
Ulaş BARIŞ | 21 Eylül 2018, Cuma
Bütünü henüz yokmuş, parça parça yapalım…
Geçen gün programda Araştırmacı ve benim gibi Kıbrıs sorunu için fazlaca mesai yapan Mete Hatay, ‘big bang’ ya da Türkçesi ile ‘toptan/bütünlüklü çözüm’ yerine, ‘parça parça ...
Kissinger'in tavsiyesi, adanın kaderi...
Ulaş BARIŞ | 3 Eylül 2018, Pazartesi
Tarih 13 Ağustos 1974…Sabah saat 9.00…Yer Oval Ofis, Beyaz Saray-Washington…
Amerikan Başkanı Gerald Ford, Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger ile Ulusal Güvenlik Konseyi’nden General Brent ...