Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 10 Temmuz 2019, Çarşamba

"Eylül'e kadar beklersek, ne sen kalın ne de ben!"

Paylaş  
20
16
19

Dün, Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının yaptığı Kıbrıs MEB’i ile ilgili bilgilendirme toplantısına katıldık. Bakanlık Müdürü, Büyükelçi Tassos Conis tarafından slayt gösterimi ile yapılan sunum oldukça önemli bilgiler ile doluydu.

Bu konuyla ilgili geniş haberi, bugünkü sayımızda sizlere sunduğumuz için, özetle bahsedeyim.

Ancak, kendi adıma söylemem gerekirse, gerek günlük yaptığım programlarda gerekse de yazdığım makalelerde söylediğim ve ortaya koyduğum tezlerden farklı bir şey duyduğumu iddia edemem.

Mesela, Türkiye’nin adanın batısında sürdürdüğü faaliyetlerin, Kıbrıslı Türklerin haklarını korumak için değil, bizzat Türkiye’nin kıta sahanlığı iddiası kapsamında olduğunu benim gibi Conis de söylüyor.

Ve bu garip durumun bizi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kaynaklanan haklarımızı, o bölgeler üzerinden konuşacak olursak, yine Kıbrıs Cumhuriyeti’nden alıp, Türkiye’ye vermek gibi, oldukça anlaşılmaz bir duruma soktuğunu yine Conis de ifade ediyor.

Ayrıca, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın Rumlara önerdiği, “doğal gaz işini şirketler üzerinden çözelim” şeklindeki teklifin Rumlar tarafından “ciddiyetsiz” bulunduğunu da söylemek isterim.

Anlaşılan odur ki, Hoca’nın “iki devlet olarak çözemiyoruz madem, yetkilerimizi şirketlere delege edelim” önerisi Rumların canını sıkmış. E tabii, bir tarafta AB üyesi, BM üyesi, tanınmış bir ülke, öte yandan kendini tanınmış zanneden ancak kabile gibi yönetilen ‘tanınmamış bir devletin’ varlığı var. Hoca, bizim yetkilerimiz zaten ‘laletayin’ diye başkasına vermekten çekinmiyor ancak tanınmış devletlerin böyle bir ‘sorumsuzluğu’ elbette ki olamaz.

Bir de, Cumhurbaşkanı Akıncı başta olmak üzere, Türk tarafının üzerinde ısrar ettiği Doğal Gaz Ortak Komitesi’nin de ‘olmayacak dua’ olduğunu anladık.

Bu noktada Conis’in dediği, böyle bir komitenin ancak ‘devletler’ arasında olabileceğini, burada muhatabın tanınmış bir devlet olmadığını ve bu komite kurulursa, işin ‘toplumlararası düzeye’ ineceğidir.

Yaklaşık 2 saat süren ve soru cevap kısmı ile devam eden bilgilendirmenin sonunda bakanlığın oldukça mütevazi kantininde hep beraber yemek de yedik.

Yemeğe geçerken, Bakanlık Basın Danışmanlığı Sözcüsü Demetris Samuel’e “Bakan beyler bizimle gayrıresmî de olsa görüşecek mi?” diye sordum.

Demetris de “olabilir, boş vakti olursa gelecektir” diye cevap verdi.

Nitekim, aşağıda yemek yerken, Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis de bizlere katıldı.

Tek tek herkesin elini sıkan ve hal hatır soran Hristodulidis’in, oldukça mütevazi bir insan olduğunu söylemem lazım.

Ayrıca şakacı da bir adam.

Onunla Crans Montana’da, Mont Pelerin’de ve Cenevre’de birçok kez defalar aynı ortamda bulunmuş, çoğu zaman da ‘kötü polis’ rolü oynadığı için kızdığımı da hatırlıyorum.

Beni görünce “Seni tanıyorum. Seni herkes tanıyor” diye laf atıyor, gülüyorum.

Masaları dönüp dolaştıktan sonra, yanımdaki Serhat İncirli’nin göbeğine vurup “büyüttün ha” diyor.

Serhat Abi gülerek bir şeyler anlatıyor, gülüyoruz.

Sonra Hristodulidis, kendisine soru sormaya hazırlanan halimi fark etmiş olsa gerek, bana dönerek “Lute yakında geliyor. Muhtemelen 20 Temmuz sonrası” diyor.

“Peki” diyorum “Liderlerin de katılımı ile üçlü bir zirve olasılığından bahsediliyor. Var mı böyle bir şey planlarda?” diye soruyorum.

“Üçlü değil de beşli” diyor.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın geçtiğimiz haftalarda yaptığı “gayriresmî beşli görüşme” çağrısını hatırlatıyorum.

“Evet, bir gayriresmî beşli görüşme öngörülüyor” diye cevap veriyor Dışişleri Bakanı.

“Peki, ne zaman bir tarih öngörüyoruz?” diye üsteliyorum tabii, ardından da ekliyorum: “En uygunu sanırım Eylül’deki New York BM toplantıları…”

Bu noktada, Sayın Bakan bana konuşmamızın ‘off the record’ olduğunu konusunda herhangi bir uyarı yapmadığı için, dediklerini yazmakta serbest olduğumu hatırlatarak, aldığım cevap karşısında şok olduğumu ifade etmek isterim: “Eylül’e kadar beklersek, ne sen ne de ben kalırız!”

Koskoca Dışişleri Bakanı adam…

Vardır bir bildiği…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
6
 
0
 
1
 
3
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
10 Temmuz 2019, Çarşamba
Enseye tokat gobegw saplak         - Lefkosa
Eyi dalgaya aldilar sizi arkanizdan da gulmeye devam etmistir Kibris Turk unun haklarini koruyan taninmis esprituel disisleri bakani

10 Temmuz 2019, Çarşamba
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Kendi içinde çelişkili bir yazı. Bir tarafa Sayınlar, Dışişleri Bakanları, tanınmış ve üyeliği olan devlet sıfatları ve ayrıca mütevazi kişilikler diğer tarafta temsil ettiği makamı yazmaktan kaçınılan Hoca kişisi ve tanınmayan ayrıca kabile gibi yönetilen bir devlet. Ne dengesiz bir yaklaşım. O zaman Sn Akıncı’ya ısrarla Sn Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı derken yüceltmiş mi oluyorsun? Kendi ifadenle kabile gibi yönetilen toplum lideri deyiver da yazın tutarlı olsun. Bu yaklaşımlar varken ne Rumların ne da başka birinin bizleri aşağılamasına hiç gerek yok. Kendi yerli üretimimiz hepsinden iyi....

YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Eylül 2019, Perşembe    Anlatılmayan gerçekler, çarpıtılan tarih...
11 Eylül 2019, Çarşamba    Bakış açısı değişmelidir...
27 Temmuz 2019, Cumartesi    Maraş işi bahane, esas mevzu şahane...
23 Temmuz 2019, Salı    Yeni tarih, yeni umutlar...
18 Temmuz 2019, Perşembe    Politika ve siyaset...
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Reddedilen teklifler, büyüyen tehlikeler...
12 Temmuz 2019, Cuma    ALO, 'Tikanis re gardaş?'
3 Temmuz 2019, Çarşamba    KKTC'nin "Süleyman Demirel'i"...
2 Temmuz 2019, Salı    Ya barışmakla uğraşacaksın ya da savaşmakla...
29 Haziran 2019, Cumartesi    Eski Başbakanın para kasaları ve kayıp Maraş altınları...

banner
banner
banner
banner
banner

Anlatılmayan gerçekler, çarpıtılan tarih...
Ulaş BARIŞ | 12 Eylül 2019, Perşembe
Geçen gün çok sevdiğim bir dostum ile 1974 meselesini tartışırken “e Rumlar da rahat durmadı, Türkiye’ye müdahale etme hakkını verdi” minvalinde bir cümle kurunca, “esas rahat durmayan faşist Yunan Cuntası ve onun bur...
Bakış açısı değişmelidir...
Ulaş BARIŞ | 11 Eylül 2019, Çarşamba
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı defalarca aynı şeyi tekrar etti ve etmektedir: “Ucu açık ve sonuç odaklı olmayan bir müzakere sürecine girmeye hiç niyetimiz yoktur.”
Kardeşimin 3 yaşındaki ikiz çocuklarının bile rahatlı...
Maraş işi bahane, esas mevzu şahane...
Ulaş BARIŞ | 27 Temmuz 2019, Cumartesi
Geçtiğimiz gün ordularının başındaki muzaffer bir başkomutan edasıyla Maraş’a giren ve bunun görüntüleri basına dağıtan Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, bu müstesna ziyaretin ardından bir de basın bildirisi patlatarak...