Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ulaş BARIŞ | 7 Kasım 2019, Perşembe

Çok güzel temaslar bunlar...

Paylaş  
19
13
19

Çözüm güçlerinin en örgütlü partisi ve lokomotifi olan CTP, dün kendisinden beklediğimiz yönde harekete geçerek, Tufan Erhürman başkanlığındaki heyetle, güneye geçerek Andros Kiprianu başkanlığındaki AKEL heyeti ile görüştü.

Açıkçası o ana kadar umutsuz ve mutsuz bir gün geçiren bendenizin suratına büyük bir gülücük koyan bu ziyaret basit bir görüşmeden ötesidir.

Öyle ki gerçekleştirilen bu ziyaret ve sonrasındaki açıklamalar, hem bazı algıların kırılması hem de çarpıtma ve yalan anketlerle yapılan algı operasyonları gündemde cirit atarken çok anlamlıdır.

Birincisi, adada federal çözümün en güçlü ve örgütlü iki partisinin bir araya gelip sonucunda da ortak açıklama yapması, liderlere destek mesajları göndermesi çok manalıdır. Her ne kadar AKEL ile Anastasiadis arasında büyük kavgalar yaşansa da, AKEL'in hele de Kiprianu gibi bir genel sekreteri varken, çözüm yolunda atılacak her adımda Rum lidere destek olacağından şüphem yoktur.

Yine bu ziyaret sonunda yapılan açıklamalar geçen hafta 2.Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın yaptığı ve kuzeydeki çözüm güçlerini 'ayrışmış' gibi gösteren talihsiz açıklamaları izole etmesi açısından önemlidir. Çünkü onun zedelediğini, bu ziyarette ortak dille verilen 'liderlere destek' mesajı tamir etmiştir.

İkincisi, Tufan Erhürman'ın güneye geçip bu teması yapması, kendisinden beklediğimiz bir harekettir. Özellikle başbakanlığı sırasında "14 aydır güneye geçmedim" şeklinde bir açıklama yapması, görev süresinde daha çok iç konulara eğilmesi ve çözüm konusunda beklenen performansı gösterememesi başta bu satırların yazarı olmak üzere, çok kişinin tepkisini beraberinde getirmişti.

Hemen her yazımda, adamızı bölmeye, bizi bilinmez yerlere sürüklemeye yemin etmiş statükocu taksimciler ile mücadele etmek için saflarımızı sıklaştırmaya ihtiyacımız olduğunu belirtmiştim.

Geçen haftaki yazdığım "Çözümün Lokomotifi" başlıklı makalemi de bu bağlamda "CTP'nin hâlâ daha çözümün en örgütlü ve en önemli lokomotifi olduğuna dair inancım vardır. Yapılması gereken şey, federal çözüm saflarını sıklaştırmaktır, ayrıştırmak değil… Bu noktada CTP'nin tarihi bir sorumluluğu ve de misyonu vardır…" diye bitirmiştim.

Dolayısıyla Tufan Hoca'nın ziyareti de, çıkışta yaptığı açıklamalar da, işte bu tarihi görevin sorumluluğu ve misyonunu ortaya koyar niteliktedir.

Açıklamalarında "İki liderden irade göstermelerini bekliyoruz" diyen Tufan Hoca, Crans Montana zirvesinden sonra BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, geçmiştekilerden farklı, sonuç odaklı, geçmiş mutabakatların kabulüne dayanan ve ucu açık olmayan bir müzakere sistematiği gerektiğini söylediğini anımsattı.

Bu bağlamda başta siyasi eşitlik olmak üzere Kıbrıs sorununa ilişkin temel parametrelerin ne olduğunun da belli olduğunu dile getiren Tufan Hoca, bunların hem BM raporlarına hem de Guterres'in açıklamalarına yansıdığını da belirtti ve ekledi: "Çabamız Berlin’den beşli görüşmenin kapısı aralanarak çıkılmasına katkı koymaktır. 25 Kasım’daki zirvenin ardından AKEL ile yeniden bir araya geleceğiz…"

Yine Hoca gibi Kiprianu da aynen Tufan Hoca gibi samimi konuşarak "Arzumuz bu üçlü buluşmanın beşli konferansın yolunu açmasıdır ve bu konferansta da BM Genel Sekreteri’nin çerçevesini, bugüne kadar varılan görüş birliklerini içeren ve BM kararları ile Doruk Anlaşmalarını temel alan referans şartlarının benimsenmesidir” dedi.

Adanın her iki tarafındaki çözüm güçlerinin yüreğine su serpen bu açıklamalar, sonsuza kadar bölünme tehlikesinin artık elle tutulur bir noktada olduğunun açık olduğu şu günlerde olumlu olduğu kadar umut vericidir de.

Bu yüzden, hadi arkadaşlar, zaman kavga zamanı değil, safları sıklaştırma, çözüm ve özgürlük zamanıdır!

Zaman adamızı birleştirme ve sonsuza kadar huzur içinde yaşama zamandır!

Onun için #İşimiz gücümüz çözüm olsun!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
4
 
0
 
2
 
2
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
14 Kasım 2019, Perşembe
Tutkish power         - Ankara
Degil akel isterse zeus la poseidonla gorussun bos once nicos sampsonla gorussunler

YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Kasım 2019, Çarşamba    Bölmek, birleştirmekten çok daha zordur...
16 Kasım 2019, Cumartesi    Guterres, rapor, liderler ve Berlin...
14 Kasım 2019, Perşembe    Söylenenler ve söylenmeyenler...
12 Kasım 2019, Salı    Bir anket ve olmayacak dualar...
9 Kasım 2019, Cumartesi    Bitmeyen masal: KKTC bütçesi...
6 Kasım 2019, Çarşamba    Ich Bin 'Ein' Berliner!
5 Kasım 2019, Salı    Kapıdaki düşman ve federalizmin önemi...
3 Kasım 2019, Pazar    Mektuplar ve bazı yorumlar...
2 Kasım 2019, Cumartesi    Tutankamon'un laneti...
1 Kasım 2019, Cuma    Berlin zirvesinden neler bekleniyor?

banner
banner
banner
banner

Bölmek, birleştirmekten çok daha zordur...
Ulaş BARIŞ | 20 Kasım 2019, Çarşamba
Dün sabah saatlerinde sevgili dostum Hüseyin Ekmekçi'nin programına katılan Dışişleri Bakanı Kudret Özersay enteresan açıklamalar yapmış.
Mesela şu ifadeleri çok manidar: "Eğer Rum tarafı, BM'ye üye olacak ikinci bir...
Guterres, rapor, liderler ve Berlin...
Ulaş BARIŞ | 16 Kasım 2019, Cumartesi
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 11 Nisan 2019-30 Ekim 2019'u kapsayan İyi Niyet Ofis'i (Good Office) raporu Güvenlik Konseyi’ne sunuldu. Ön taslak olarak sunulan rapor, pek bir değişikliğe uğra...
Söylenenler ve söylenmeyenler...
Ulaş BARIŞ | 14 Kasım 2019, Perşembe
Nikos Anastasiadis, 2.Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın kendisine söylediği ve Kıbrıs sorunundaki diyalogun yeniden başlaması amacı ile yaklaşan üçlü Berlin görüşmesini “boşuna para” olarak nitelendirdiğine dair iddia...