Fihi ma-fih

Yayın Tarihi: 25/04/17 07:30
okuma süresi: 3 dak.
A- A A+
Her şey artık daha zor. Yaşadığımız gerçek bir ahir zaman. Türkiye Diyanet İşleri Başkanı kandil gecesi özellikle gençleri uyarıyor.

"Sosyal medyada İslâm'la ilgili yazılanlara itibar etmeyin, Kur'an'dan, ilmihalden öğrenin" diyor.

Haklı. Her şey o kadar hızlı yozlaşıyor ki, paylaşıldıkça yanıltılan artıyor, kendi kalbimizden, kendi içimizden bizi uzaklaştırıyor.

Fihi ma-fih'e bir kez daha ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlıyoruz, zaman inançların doğru kaynaklarını bile zorladıkça.

*

Siyahlar içinde Konya'nın Şeker Tacirleri Hanı'na giren Ebubekir Selebaf adlı şeyhin müridi Şemsettin Muhammed; Şems-i Tebrizi'den başkası değildi. Hacı Bektaş Veli'nin "Makalat" adlı kitabında bir aradığı olduğu yazılmıştır. Aradığını Konya'da bulacaktı, kalbini dinleyince bunu biliyordu.

Mevlana'yı atının üstünde gelirken buldu. Atın dizginlerini tutarak sordu: "Ey bilginler bilgini, söyle bana, Muhammed mi büyüktür, yoksa Beyazıd Bistami mi?"

Mevlana, yolunu kesen bu garip yolcudan çok etkilenmiş, sorduğu sorudan ötürü şaşırmıştı.

"Bu nasıl sorudur?" diye kükredi. "O ki peygamberlerin sonuncusudur; onun yanında Beyazıd Bistami'nin sözü mü olur?"

Bunun üstüne Tebrizli Şems şöyle dedi: "Neden Muhammed 'Kalbim paslanır da bu yüzden Rabbime günde yetmiş kez istiğfar ederim' diyor da, Beyazıd, kendimi noksan sıfatlardan uzak tutarım, cübbemin içinde Allah'tan başka varlık yok' diyor; buna ne dersin?"

Bu soruyu Mevlana şöyle yanıtladı: "Muhammed her gün yetmiş makam aşıyordu. Her makamın yüceliğine vardığında önceki makam ve mertebedeki bilgisinin yetmezliğinden istiğfar ediyordu. Oysa Beyazıd ulaştığı makamın yüceliğinde doyuma ulaştı ve kendinden geçti, gücü sınırlıydı onun için böyle konuştu."

Tebrizli Şems bu yorum karşısında "Allah, Allah" diye haykırarak onu kucakladı. Evet, aradığı oydu. Kaynaklar, bu buluşmanın olduğu yeri Merec-el Bahreyn (iki denizin buluştuğu nokta) diye adlandırdı.

*

Bu yüce insanın; Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fihi Ma-Fih (Ne Varsa İçindedir), Mecalis-i Seb'a, Mektubat gibi ölümsüz eserlerin sahibi Allah dostu Mevlana Celaleddin-i Belhi Rumi'nin bugün ölüm yıl dönümü, kendi deyimi ile Şeb-i Arus, düğün gecesi. Mevlana bu geceyi Rabbine, sevgiliye kavuşma gecesi olarak düşündüğü için düğün gecesi olarak adlandırmıştı.

Onu rahmetle anarken bir sözüyle aşkın tüm çağları oluşunu paylaşalım.

"Yan diyorum içime! Sadece sen yan ve dayan diyorum gönlüme! Herkes mutlu olsun. Sen dayan! Aşk dediğin ya Allah'tan gelmeli ya Allah için olmalı ya da Allah'a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı."

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Dr. Ferhat ATİK yazıları