Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 16 Mayıs 2018, Çarşamba

Ödül - Eylem - Kudüs

Paylaş  
7
2
7

Uzun süren bir eleme, binlerce kitap, kat ve kat fazlası okur… Türkiye Altın Kalem Ödülleri… Tüm okurlara, jüriye ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkürler. Ödülden daha büyüğü, okurla buluşma, yeniden ve yeniden göz göze gelme. 

Bu vesile ile gittiğim İstanbul’da, ödül töreninin ve medya işlerinin ardından gece sonlanırken, salonun dışındaki gürültülerin, atılan sloganların ve yakılan ateşlerin bir protesto olduğunu anlamak zor değildi. 

ABD’nin İsrail’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını protesto eden grup, bir yandan da “Mücahit Erbakan” sloganı atmaktaydı. Merhum Erbakan’ı severim. Allah rahmet eylesin. Türk politika tarihinin, eğitimli, zeki ve bir o kadar nazik siyasetçisiydi. Politikacıların Erbakan’ın politik hayatından öğrenecekleri şeyler var.

Benim gördüğüm eylem olaysız sonuçlandı. Ama ne yazık ki Kudüs’te öyle olmadı. 

Ne ilginç br tesadüf ki, eylem yapılırken ben, salonun içinde “Kristal Gece” romanım için ödül alıyordum. Kristal Gece için hep, “keşke Holokost hiç olmasaydı da ben varsın yazmasaydım” derim. Ödül de öyle. Ama yaşandı bir kere. Ne var ki unutturmamak insanlık görevi. Kristal Gece’de okur bilir, konu Filistinli ve İsrailli müslüman ve yahudilerim dostluklarını da anlatıyor.     

Şimdi ortada olmayan bir dostluk bu. 

Peki ne oluyor da, inançlar ve devletler düzeyinde “halklar” dostluklardan yoksunlaşıp hatta düşmanlaşıyorlar?

Asıl olan mesele bu sorunun cevabında. Bu noktaya nasıl gelindiğini anlamak, çözümü insanlığa doğrudan armağan etmez ama gerçeklerin konuşulmaya başlanması barış için önemli yüzleşme süreçleridir. 

Bir ülkenim (ABD) büyükelçiliğini bir adresten başka bir adrese taşıması tarihte ilk mi? Elbette değil. Ancak bu taşınmayı nasıl okumak istersek ona göre yargı oluşturuyoruz. Bu bir aradalığı sona erdiren de, ayrılığı uzatan da, hatta düşmanlığı körükleyen de halklar değil. Ekipleri ile liderlikler ve etraflarına yılan gibi çöreklenmiş menfaat odakları oluyor.

Toplumların arasında ne yazık ki maddi değeri olan gerçek menfaatler olmadığı sürece, ya da toplumlar geleceklerini ve refahlarını kurgularken, birbirlerine gerçekten ihtiyaç duymuyorlarsa, ayrılmalar kalıcıdır. Ama bu menfaatler gün gelir fazlası ile ortaya çıkarsa da, yeniden başlamak için bir tek gece yeter.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
13 Aralık 2018, Perşembe    Merec-el Bahreyn
12 Aralık 2018, Çarşamba    Kurtuluş
10 Aralık 2018, Pazartesi    Nice sözcük dizgilerine Kıbrıs Postası…
10 Aralık 2018, Pazartesi    Nasıl kaçılır?
7 Aralık 2018, Cuma    Kısa ve öz bir yazı olacak!
5 Aralık 2018, Çarşamba    Devlet ahlak kurallarını test edebilir mi?
4 Aralık 2018, Salı    Denizin sonu var mı?
3 Aralık 2018, Pazartesi    Geçen zamanın acıları
30 Kasım 2018, Cuma    Birkaç satır umut
27 Kasım 2018, Salı    Tevekkül: Gönül tokluğu

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Merec-el Bahreyn
Ferhat ATİK | 13 Aralık 2018, Perşembe
Merec-el Bahreyn
Yaşam öylesine ağır gelir ki bazen, insan sığınmak ister.
Böyle zaman ve duygularda her birey, kendince şeyler yaparak, bir sığınma yolu arayışına girer. Kolay değildir. Sufiler bu durumun sabırla a...
Kurtuluş
Ferhat ATİK | 12 Aralık 2018, Çarşamba
Bazı acılar toplumsaldır.
Bunun başını çekenler ise tarih önünde vücuda gelirler. Tarih boyunca yaşarlar, artan anlam kazanırlar. Onlar yaşarlarken, toplumun önünde giderler. Kendi çağlarında çektikleri acılar, hep ü...
Nice sözcük dizgilerine Kıbrıs Postası…
Ferhat ATİK | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Ara sıra dil ile ilgili yazılar yazmayı önemsiyorum.
Çünkü, dili gelişmeyen bireylerden oluşan toplumda bir çok şey gelişmez, gelişemez.
İnsan, sözcüklerle ve en iyi bildiği dil ile düşünür. Türkler Türkçe ile İngil...